Ana içeriğe geç
Sözlük

evleri ile cümle

evleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.市内にあった家屋の3分の1が損壊し、人口は半減した。
Çift New York'ta yaşasalar da Edinburgh'da da evleri vardır.どちらの夫婦もニューヨーク在住である。
Bütün evleri bitirmeden de kendi evlerine gelemzler.「みんな家に帰るまで隠れなさい。
Buna rağmen Csaba, çamurlu sokakları ve tıkış tıkış evleri ile büyük bir köye benzer.それにもかかわらず、チャバはぬかるんだ通りと密集した家々の並ぶ、大きな村のような状態のままだった。
21 Kasım'da evlerinde küçük bir cenaze töreni yapıldı.18日に密葬が自宅で行われた。
İngiliz Palladyan evleri, artık İtalya'daki asılları gibi küçük ama seçkin haftasonu inziva evleri değildi.イングランドのパッラーディオ家屋はもはや小さいが洗練された週末を過ごすものとなっており、それからイタリアの家屋が認識されるものになった。
Üç yaşında evlerinin yakınındaki İbtidaî Okulu'na (ilkokul) gitti.3歳で自宅近くの保育園に入園。
Bunun üzerine Doktor'un adını ve evlerinin adresini verir.彼らはあなたとあなたの妻の名前を聞き、彼らはあなたとあなたの子供の住所を聞いた」。
Cumartesi günleri evlerinin yanına kurulan pazarda köfte satarak geçimlerini sağlar.^ 周一は柊と立ち寄ったコンビニで購入している。
TV ekipleri bir sonraki gün evlerindeydi.当時テレビ密着自宅取材あり。
Evlerinde çok sayıda köpek beslemektedirler.家に大型犬を飼っている。
750.000 Kosovalı mülteci evlerine geri döndü.3週間の間に、50万人のアルバニア人難民が故郷に戻った。
Kádár, kaçaklara güven içinde evlerine dönebileceklerine dair söz verdiyse de, bu sözü tutamadı.残業で早く帰宅できない場合はと更に問われると「昼休みの間に。
Her gün tanrıların ilâhi diyardan insan dünyasındaki evleri olan tapınaklara geldiğine inanılırdı.こうして神々は私をあらゆる場所に、わたしが住まう家とともに作り出した。
Doktor: İnsanları iyileştirmek için evlerine gidin.実家に戻り療養。
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.現在の日本のサンゴ礁のほとんどが裾礁である。
Yeni kütüphane binası eski ahşap evlerin ortamına uyacak şekilde tasarlanmıştır.漂流郵便局は木造の旧郵便局舎を改装して開設された。
Köy çevresinde çeşitli büyüklüklerde birçok mağara vardır (cin evleri).砂漠の各地には大小様々なダンジョンがある。
Evleri betonarmedir.住宅も目立つ。
Eski Mısırlı insanlar Bes için evlerinde köşeler hazırlardı.古代エジプトにおいて、家は日干しレンガで造られていた。
Bakımsızdır ama 3 katlı mağara evleri görülmeye değerdir.現在に段築は見られないが、墳丘は3段築成とされる。
Genel olarak evlerde ve evlerin civarında bulunur.主に民家やその周辺に生息する。
Bu yüzden komşularının evlerinde tuhaf bir şeyler olduğundan şüphelenmektedir.更に、アパートでは妙な隣人2人に構われる。
Taş evleri mevcuttur.礎石が現存している。
Yeni yapılan evleri, yeni nesil tatil amaçlı kullanmaktadır.新人ゆえに休みが欲しいらしい。
Bunun yanında ailelere, evlerinde destek sağlamak amacıyla oluşturulan bir ekip de bulunur.その他にも、母子家庭で家計を助けるべくアルバイトにも奔走する苦労人。
İki odalı küçük evleri dönmelidir.7つの小部屋に分かれている。
Gökyüzünden evlerin üstlerine düşen küllerin ağırlığı nedeniyle pek çok ev çöktü.非常に多数の家屋が火山灰の重みに耐えかねて押し潰されてしまった。
Evleri ve bağları yakıldı.倉庫及び本宅を焼失。
Onları tutsak aldı ve evlerini yıktı.彼らは住居を蹂躙し、住民を拉致した。
Akşam, ayı yine evlerine gelince sevinmişler.子供たちは、昼食に一旦家に戻った後、午後はまた家々を回る。
Bayram sabahı sahah namazı öncesi evlerin önünde ateş yakılır.愛馬は呼延灼の朝影の仔、早影。
Geleneklerin temeli, baharı karşılamak için evleri çiçekler ve çiçek açan dallarla süslemektir.この日、ロマの伝統では、彼らの家々に花や、花のついた小枝を飾り、春を迎える。
Ülkeyi ilgilendiren önemli kararlar yöneticilerin evlerindeki özel toplantılarda alınırdı.特に重要な政策に関しては、さらに大臣の会議で審議される。
Çok sayıda insanı öldürdü ve evlerini, topraklarını yaktı.彼は数多くの人々を斬り殺し、家々や土地を破壊した。
Azîz Jülyen ve eşiyle Basilissa evleri bir yoksulun evine dönüştürdüler.夫妻共によく仏に帰依し、また供養し祇園精舎の東に建立した。
Evlerin çoğu kullanılamaz haldedir.その大半は利用されないまま放置されていた。
Güvenli evlerinde birçok silah bulundurur.多くの機銃で武装している。
Yesilce yaylasında doğal bütünlüğü bozmaması için yapılan evlerin (betonarme] olmasına izin verilmemektedir.吉田司家による横綱免許ではないため日本相撲協会公認の横綱には加えられていない。
Bunların çoğu evlerin altındadır.そのほとんどが家屋を一体化している。
Ölüler evlerin taban altına gömülmüştür.死ぬと亡骸は家の床下に屈葬された。
Biraz ilerdede taş evleri (Sar nehri-Mozel bölgesinden) ve Konz istasyonundan bir yük katarı bulunur.下り線東側(雀田寄り)に駅舎があり、ホームと駅舎は構内踏切で繋がる。
Ayrıca bazı hayvanat bahçelerinin kelebeklere ayrılan kelebek evleri de bulunur.ペットたち専用の部屋や、ペットたちが遊べる広間もある。
Bırakın ki biz de yaşama dair biraz daha umutla evlerimize dönelim.その後、愛想を尽かして実家に帰ってしまう。
Yeni evlerine gelip evi gördüğünde Meg evi beğenmez.警察が来ると興奮するので家には来ないで下さい。
Zaman zaman evlerine kadar gidip, çeşitli hediyeleri götürmektedir.世界各地に出張し、お土産を持ち帰る。
İzlanda kökenli torf çatılı geleneksel evleri parklarda yaşatılmaktadır.アイスランドに起源がある伝統的な芝土屋根の家が公園に復元され展示されている。
Karşılığında ev sahibi ona teşekkür etmektedir, evlerinde kaldığı için.その後、伝助になついたため、やむを得ず自宅に連れて帰り飼う事に。
Aileleri ve evleri bulunur.アースやその家族が住んでいる。
Evlerine giderlerken, arabada yan yana otururlar ve Summer Tom’u evinde yapacağı partiye çağırır.回家的路上,他們同乘一車,Summer邀請Tom參加在她家的一個派對。
Eserde Edward Darley Boit'in dört kızı Paris'teki evlerinde betimlenmiştir.画中人为爱德华·达里·博伊特身处巴黎宅邸的四个女儿。
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.数万人已经逃离家园。
Bu dönemde ABD'deki evlerin yüzde beşinden azında DVD oynatıcı mevcuttu.當時,只有不到5%的美國家庭擁有DVD播放機。
Suriye İç Savaşında evleri yıkıldı.叙利亚内战时,馬爾迪尼的房子被摧毁。
Evleri toprak altındadır.她的家在地底下。
Ancak onların gidebilecekleri tek evleri vardır; o da yine sokaklardır.牠們的地盤只是用來繁殖的,牠們會走到地盤以外的地方覓食。
Fakat orada hala su birikintisi vardı ve civar evlerin kadınları çamaşırlarını burada yıkarlardı.昔時橋下有水流經,有婦人會在這裡洗衣。
Fiziksel yaşı 26 olan Esme, eski evleri restore etmekten hoşlanmaktadır.原作小說中,26歲的覺喜歡早季。
Patlamalar o kadar güçlüydü ki yakındaki evlerin bacalarını devirdi ve bir mil içerisindeki camları kırdı.”爆炸过于强烈,打翻了附近的烟囱,震破了一英里范围内的所有玻璃窗。
İnsanlar için artık konunun merak edilir hiçbir yanı kalmamıştır, bu yüzden evlerine dönerler.於眾人開始厭倦尋找真相時又一次被冷待,再度隻身離去。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod