Evleri betonarmedir.Menghias rumah.
Heradot Mısırlıların, hayvanlarını kendi evlerinde tutan biricik toplum olduğunu gözlemlemiştir.Herodotus mengamati bahwa bangsa Mesir adalah satu-satunya bangsa yang menyimpan hewan di rumah mereka.
Bu kullanım, Hindistan, Çin ve Sahraaltı Afrika'daki evlerin %80'inin enerji kaynağıdır.Bahan ini digunakan sebagai sumber energi utama di 80% rumah-rumah di India, Cina, dan Afrika sub-Sahara.
Bu görüntü onlara tam o noktada yeni evlerini kurmalarını öğütleyen bir kehaneti tamamlamaktaydı.Penampakan ini menggenapi nubuat yang mengatakan bahwa mereka harus mendirikan rumah baru di tempat itu.
Buna rağmen Csaba, çamurlu sokakları ve tıkış tıkış evleri ile büyük bir köye benzer.Namun, Csaba masih mirip sebuah desa besar, dengan jalan-jalan berlumpur dan rumah-rumah yang padat.
Köydeki evlerin çoğunluğu doğal afetlerden (Yağmur vb.) dolayı oturulmayacak durumdadır.Kebanyakan ukiran hiasan rumah Aceh tidak mengandung lambang tertentu, melainkan sebagai unsur keindahan saja.
Daha sonra evlerinde Unownlar ortaya çıkar.Pada pertemuan selanjutnya yakni dirumah KH.
Ardından, 1894'te, Deyra' da başlayan yangın evlerin birçoğunu yok etti.Kemudian, tahun 1894, kebakaran terjadi di Deira, menghanguskan banyak rumah.
Gerçi, evlerinde sürekli çeşitli müzikler dinlenirdi.Ia sering mendampingi tur musik mereka di berbagai daerah.
Chicago, Illinois'deki evlerinde beraber yaşamaktadırlar.Mereka tinggal bersama di Illinois.
Polis, üst düzey yetkililerin evlerini aradı ama bir şey bulamadı.Polisi yang curiga datang menggeledah rumah Bang, namun tidak menemukan apapun.
İçlerinden çoğu öldü, bazıları evlerine dönebildi.Ada pula sebagian yang terbunuh dan sebagian pemimpinnya ditawan.
Ancak 1834 yılında şehirde yer alan ahşap evlerin büyük kısmı yandı.Pada tahun 1834, sebagian besar kota ini terbakar bersama rumah-rumah kayunya.
Böylece katı çikolata satan "çikolata evleri" bütün Avrupa'ya yayıldı.Bahkan ada jenis cokelat panas yang lebih kental di Eropa.
Aileleri ve evleri bulunur.Misalnya: keluarga dan kelompoknya.
Semt halkı panik içinde evlerine koşuşurlar.Anak kesembilan berlari pulang ketakutan.
Bundan sonra gelen misafirler evlerine dönerler.Tamu-tamu sudah kembali ke tempat asalnya.
Bu nedenle dünya opera evleri tarafından sık sık sahnelenmiştir.Karya-karyanya sering dipentaskan di teater opera di seluruh dunia.
Bu sırada Georino da ortaya çıkıp karısına hemen evlerine dönmesini bildirir.Ellison lalu berkata kepadanya, mereka harus segera keluar dari rumah.
Evlerin çoğu kullanılamaz haldedir.Kebanyakan rumah Palimbangan tidak menggunakan anjung.
Bunların çoğu evlerin altındadır.Kebanyakan dari mereka ditempatkan di unit-unit keluarga.
Bu duvarlara yakın olan bazı evlerin denize battığı görülmüştür.Sebuah lapangan rumah bergerak yang dibangun dekat dengan dinding laut diterjang berat.
Artık fakirdir, evlerinin bir odasını bir kadına kiralamışlardır.Mereka menyambung hidup dengan menyewakan rumah kos yang ada diseberang rumah mereka.
Evlerin kapıları hep doğuya açılır.Cửa của mọi ngôi nhà luôn luôn mở về phía đông.
Çoğu gün sonunda evlerine giderler ve kazandıklarıyla ailelerine katkıda bulunurlar.Đa số về nhà vào cuối ngày và góp phần kiếm được của mình cho gia đình.
Beverly Hills, Los Angeles County'nin ve ülkenin en büyük evlerine sahiptir.Beverly Hills có những ngôi nhà lớn nhất Quận Los Angeles và của cả quốc gia.
Evlerine giderlerken, arabada yan yana otururlar ve Summer Tom’u evinde yapacağı partiye çağırır.Họ ngồi cạnh nhau trong chuyến đi về nhà, và Summer mời Tom đến một bữa tiệc tại nhà cô.
Bu dönemde ABD'deki evlerin yüzde beşinden azında DVD oynatıcı mevcuttu.Thời bấy giờ, không tới 5% các hộ gia đình Mỹ có đầu đĩa DVD.
Yerel halk, evlerinde ve topraklarında yasa dışı kazı yapmaya devam ederek tarihi anıtlara zarar vermektedir.Người dân địa phương tiếp tục đào bới bất hợp pháp trong nhà và đất của họ, làm hư hỏng các di tích lịch sử.
Sıklıkla evlerin içinde veya pencerelerde, evdeki ışığa gelen böcekleri yerken görülebilir.Chúng đôi khi được tìm thấy trên cửa sổ hay trong nhà, ăn côn trùng bị ánh đèn thu hút.
Gayzerlerden gelen buhar ve sıcak su 1943 yılından bu yana evleri ısıtmak için kullanılmaktadır.Nước nóng và hơi nước từ các mạch nước phun cũng được sử dụng để sưởi ấm nhà cửa từ năm 1943 tại Iceland.
Evlerin çoğu yakın zamanda restore edilmiştir.Hầu hết các cấu trúc được xây dựng lại nhiều lần sau đó.
Ayrıca isteyen öğrencileri Noel tatilinde evlerine de götürmektedir.Học sinh có thể về nhà trong kì nghỉ Giáng Sinh.
Aynı zamanda evlerinin yanında "El Gaucho" isimli bir de restoranları bulunmaktadır.Họ sống gần Lake Como, nơi họ sở hữu 1 nhà hàng tên là "El Gaucho".
Bölgede bulunan eski evlerin çoğu yüz yıldan yaşlıdır.Nhiều ngôi nhà truyền thống ở đây có tuổi đời lên tới trên 300 năm tuổi.
Doktor: İnsanları iyileştirmek için evlerine gidin.Cuội vui lòng theo về nhà, lấy lá chữa cho.
Ruslar esirleri keserek evleri ve manastırları yağmaladılar.Người Rus cướp bóc các ngôi nhà và các tu viện, giết người, bắt tù nhân.
Evlerinin önü Mersin, Sular içmem kadınım tersin tersin.Ông vội chạy về nhà, lấy nước thanh tẩy bà.
Fiziksel yaşı 26 olan Esme, eski evleri restore etmekten hoşlanmaktadır.Bà thích khôi phục những ngôi nhà cũ và tuổi trước khi biến đổi là 26.
İngiltere'nin en büyük malikane evlerinden biri olan saray 1705-1722 yılları arasında inşa edilmiştir.Lâu đài này, một trong những tòa nhà lớn nhất nước Anh, được xây dựng giữa 1705 và khoảng năm 1722.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Đã có ít nhất 11.000 người mất nhà cửa.
Çok sayıda insanı öldürdü ve evlerini, topraklarını yaktı.Những kẻ tấn công đã đốt cháy những căn nhà và giết chết nhiều người dân.
Ailesi evlerinde onu beklerken Fransız metresi Madame Aubert ile diğer yolculara gösteriş yapmaktadır.Ông khoe cô tình nhân người Pháp Madame Aubert với những hành khách khác khi vợ và ba con gái đang đợi ở nhà.
İkinci Dünya Savaşı sırasında 1944 yılında bir bomba ile Berlin’deki evleri yok oldu.Năm 1942, căn nhà của ông tại Berlin bị bom đạn tàn phá.
Burada, dünyanın önde gelen astronomik gözlem evlerinden olan Roque de los Muchachos Gözlemevi bulunmaktadır.Các kính thiên văn của Đài quan sát Roque de los Muchachos nằm rất gần đến đỉnh núi.
Sit alanı içinde, evlerin yakınında ya da altında mezarlar bulundu.Bên dưới các hàng, ở chỗ ngang mặt đường, là các hầm mộ hoặc phòng xây ngầm.
Çevrede kullanılan geleneksel eşyalar bu evlerin içinde ve dışında sergilenmektedir.Phương pháp này sử dụng được trong nhà và ngoài trời.
Karşılığında ev sahibi ona teşekkür etmektedir, evlerinde kaldığı için.Sau, nhờ người quen vận động nên ông được thả, chịu sự quản thúc ở quê nhà.
Halen bazı evlerin önünde su kuyusu bulunmaktadır.Cũng có vài di tích các bể chứa nước cùng nhiều di tích các tòa nhà.
Çoğu dul kadınların hane reisliği yaptığı her 100 haneden 14’ü evlerini terk etmek zorunda kalmıştır.Tổ Địch đưa hơn 100 gia đình trong họ tộc mình đi lánh ở Hoài Tứ.
La Boca orijinal evleri ile ünlüdür.Las Vegas còn nổi tiếng về nhà thờ tiệc cưới.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Ngay cả khi đó, số lượng trong đàn của chúng đã giảm đến một phần ba và số lượng con non giảm còn một nửa.
Prens onlara evlerine götürmüş.Chúa đã gọi nó về nhà.
Bunu Mahallenin doğusunda bulunan taş oyularak yapılan kaya evlerinden anlamaktayız.Nó cũng được biết đến với những hố đá vôi sụt ở phía đông bắc của vườn quốc gia.
Evleri ahşaptır.Củi an toàn.
Hastaların çoğu aynı gün evlerine dönüp bir gün sonra da normal yaşamalarına dönebilirler.Thông thường bệnh nhân có thể ra về sau vài giờ và tham gia được những hoạt động bình thường hàng ngày.
Yüzde 92'sinin cep telefonu vardır ve evlerin yüzde 58'inde internet bağlantısı vardır.92%は携帯電話を持っており、58%は自宅からのブロードバンド接続が可能である。
Eğer bu centilmenler evlerinize girmek isterse, siz evleriniz terk edin.もしこの紳士たちがあなた方の故郷を占領したなら、あなた方は立ち退くことになる。
Bırakın evlerine dönsünler, bırakın ailelerine kavuşsunlar.家族に知らせるため急いで帰宅する。
Ancak yaz aylarında önemli bir geri dönüş yaşanmakta ve evlerin büyük bir kısmı dolmaktadır.信仰は赤の月が主流であり、また彷徨いの月の種族も多く住んでいる。