Ana içeriğe geç
Sözlük

evleri ile cümle

evleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Peter, Quahog'daki evlerini gizlice sattığını söyleyerek onları yeniden işe alır.Peter contrata-os de volta e admite que vendeu secretamente a antiga casa de Quahog.
Çok sayıda insanı öldürdü ve evlerini, topraklarını yaktı.Cortou muitas pessoas e destruiu casas e terras.
Ailesi evlerinde onu beklerken Fransız metresi Madame Aubert ile diğer yolculara gösteriş yapmaktadır.Ele mostra sua amante francesa Madame Aubert para outros passageiros enquanto sua família o espera em casa.
Bazı enkaz parçaları da Hrabove'da ki evlerin yakınına düştü.Alguns dos destroços caíram perto das casas de Hrabove.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Cerca de 2.000 pessoas tiveram que abandonar suas casas.
İlk evlerin kurulduğu yere bir de mektep yapılmıştır.Onde tambem foram construidas as primeiras casas.
Bunların çoğu evlerin altındadır.A maior parte estão localizadas em cabines.
Ayrıca Gstaad'ın kayak merkezinde bir evleri mevcut.Eles também são donos de uma casa na estação de esqui Suíça de Gstaad.
Toulouse ve Lille'deki opera evlerinde de görev yaptı.Ele conduziu também as Óperas de Lille e Toulouse.
Ardından, 1894'te, Deyra' da başlayan yangın evlerin birçoğunu yok etti.Em 1894, um grande incêndio em Deira destruiu a maioria das casas.
Dükkanları, evleri, arabaları, ellerine ne geçerse her şeyi yağmalamaktadırlar.Tua casa, tuas mulheres, teus carros, tua terra, possam estar muito bem.
Aile yeni evlerine doğru yola çıkarlar.Eles vão para a nova casa deles.
Yazlık evleri ve yüzme havuzları vardır.É verão!É piscina!
Hatta bunun için de evlerini satarlar.Enquanto isso faziam as compras necessárias aos seus lares.
Böylece katı çikolata satan "çikolata evleri" bütün Avrupa'ya yayıldı.Logo a bebida se tornaria popular, e as "casas de chocolate" se espalharam por toda a Europa.
Beverly Hills'teki evlerinde yaşıyorlar.Tem uma casa em Beverly Hills.
Kısa bir süre sonra ayılır ve hepsi evlerine dağılırlar.Pára-se com tudo e voltam todos para casa?
İnsanlar iktisada dayalı olarak yaşadıklarından, tamamı, kendi evlerini yapmış ve işlerini kurmuşlardır.Agora os personagens são quase adultos, têm sua própria casa e cuidam da própria vida.
Nihâyet 1929 yılında evleri yakıldı.As casas foram construídas em 1921.
Kadınlar evlerine dönerler.A família regressa a casa.
Mart ve Nisan aylarında çoğunluğu Kürtlerden oluşan yaklaşık 2 milyon Iraklı evlerini terk etti.Em julho e agosto, eles nunca estiveram separados por mais de dois home runs.
21 Kasım'da evlerinde küçük bir cenaze töreni yapıldı.Ela foi enterrada em 23 de novembro numa pequena cerimônia em sua cidade natal.
Los Angeles ve Massachusetts'te evleri vardır.A família tem casas em Los Angeles e em Austin.
Bölgede bulunan eski evlerin çoğu yüz yıldan yaşlıdır.Muitas das casas ultrapassam os 300 anos de idade.
Hastaların çoğu aynı gün evlerine dönüp bir gün sonra da normal yaşamalarına dönebilirler.O paciente vai para casa no mesmo dia e pode retornar às suas atividades normais em até 2 dias.
Bu dönemde ABD'deki evlerin yüzde beşinden azında DVD oynatıcı mevcuttu.Neste ano, por exemplo, dois filmes norte-americanos ocuparam dois terços do nosso parque exibidor.”
Taş evlerin ise çoğu yıkılmıştır.A maioria dos castelos estão destruídos.
Prens onlara evlerine götürmüş.O governo pediu às pessoas para irem para suas casas.
Evleri herkese açıktır.Casa para todos!
Suriye İç Savaşında evleri yıkıldı.A casa de Mardini foi destruída na Guerra Civil Síria.
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.A maioria das pedras rúnicas da Inglaterra estão na Uplândia.
Gece tanıdıkların evleri gizlice dinlenir.Varrer a casa à noite expulsa a tranquilidade.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Abandonou a casa da família mudando-se para um pequeno apartamento.
2002 itibarıyla Roma ve Todi'de evleri bulunmaktadır.Em 2002 tinha uma casa em Roma e outra em Todi (Itália).
Evlerini boşaltıp bıraktık.Assim, a casa ficou abandonada.
Bryggen evleri günümüzde müze, mağaza, restoran ve bar olarak hizmet vermektedir. ^Hoje, Bryggen possui casas, museus, lojas, restaurantes e pubs.
Yeşil ağaç kurbağaları evlerin içindeki lavabo ve tuvalet gibi su kaynaklarına yerleşmeleriyle de tanınırlar.Relas-verdes são bem conhecidas por habitarem fontes de água dentro de casas, como lavatórios ou retretes.
Edirne evlerinin hepsinin genişçe bahçeleri vardı.Todos os edifícios do palácio tinham sólidos subterrâneos.
Yapılan deprem evleri hala kullanılmaktadır.A infra-estrutura desportiva ainda é utilizada.
Sonrasında öğrenci evlerinde kaldı.Mais tarde frequentaram as escolas locais.
Palovit, Trovit'e giden arabalar bu yayladaki evlerin arasından geçer.'S - Esses caras estão alojados em edifícios ao longo das linhas de guerra.
Publarda ve evlerin kapalı kapıları ardında büyük bir protesto hareketinin planları yapılmaya devam ediyordu.Em portas de fábricas ou em praças ele tinha um grande poder de mobilização.
Bu dönemde aile Topağacı semtindeki evlerinde yaşadı.Nesse período morou na casa de seu tio-padrinho.
Evlerin birbirine yakın olduğu yerleşmelerdir.De woningen zijn gespiegeld ten opzichte van elkaar.
Evleri, Ibrox Stadyumu, şehrin güneybatısındadır.Hun thuisbasis, Ibrox Stadium, ligt in het zuidwesten van de stad.
Çoğu gün sonunda evlerine giderler ve kazandıklarıyla ailelerine katkıda bulunurlar.Zij gaan aan het eind van de dag naar huis om hun verdienste aan hun familie af te dragen.
Semt halkı panik içinde evlerine koşuşurlar.De mensen rennen in paniek uit hun huizen.
Hatta bunun için de evlerini satarlar.Zo wil ze zelfs hun huis verkopen.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Het achtergebleven gezin moest verhuizen naar een veel eenvoudigere woning.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Duizenden burgers werden gedwongen hun huizen te verlaten.
Bireyler bu çerçeve içinde kendilerini evlerinde hissederler.Maar lelijkerds zoals ik voelen zich daar juist thuis.
Zaman zaman evlerine kadar gidip, çeşitli hediyeleri götürmektedir.Hij komt daardoor terecht in diverse steden en stuurt cadeaus naar huis.
Evlerimizin neşesiydi.Huiselijk vermaak.
Görüşmeler ve barış anlaşmaları tamamlandıktan sonra askerler evlerine döndü.Na overgave en wapenstilstand keerden de vluchtelingen naar huis terug.
Köyün adı (Maskan/Meskâni Karér) "Karer evleri" anlamına gelir.De naam betekent "huis van vrouwen" (Casa delle Mogli).
Bu arada evlerinin kilerinde bir kimya laboratuvarı kurdu.Daarom heeft hij in zijn woning een laboratorium ingericht.
İki Yahudi çocuğunu evlerine götürdüler .Samen hebben zij hun twee kinderen ook Joods opgevoed.
Bu evlerin her biri bir sanat eseridir.Elk van deze steden was een kunstwerk op zichzelf.
Bunların çoğu evlerin altındadır.De meeste woningen zijn daarop aangesloten.
Pleasure Slaves (Zevk Köleleri): Köle evlerinde özel eğitim almış kölelerdir.Avadiem (עבדים , Slaven) - gaat over het bezit van slaven.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod