Evleri tamamen taş ve tek kattır.Все дома были деревянными и одноэтажными.
Köyün evleri tamamen ahşaptır.Все дома в деревне деревянные.
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.Многие древние сооружения на сегодняшний день лежат в руинах.
Sonrasında öğrenci evlerinde kaldı.Поселился в студенческом общежитие.
Bu dönemde aile Topağacı semtindeki evlerinde yaşadı.Жил в доме для престарелых в этом же городе.
Şehri terk ederken cemaat evlerini yakarlar.Перед уходом жители сожгли свои дома.
Evlerin çoğu ahşaptır.Большинство зданий были деревянными.
Bu yüzden mahalle halkı evlerini başka yana taşımışlardır.Окрестные жители стали покидать свои дома.
Güvenli evlerinde birçok silah bulundurur.В их домах было обнаружено оружие.
Prens onlara evlerine götürmüş.Царевны отвели её в дом отца.
Bu sistemde sermaye sahibi hammaddeyi evlerinde çalışmak isteyenlere veriyor.Это был подарок для хозяев дома, в котором они будут жить.
250 erkek ve kadın evlerinden tarlaya sürüldü.На фронт из села ушли 950 мужчин и женщин.
Evleri herkese açıktır.Все дома просторные.
Aile geçmişleri ve evleri ile gurur duymaktadırlar.Она потеряла воспоминания о своём прошлом и семье.
"Elazığ'daki deprem, kerpiç evleri yıktı".Последствия землетрясения не ограничились разрушенными домами.
Bu örümcek ortalığı kasıp kavurur, insanların evlerini yakıp yıkar.Что заставляло этих людей сжигать дома и убивать себе подобных?
2000 verilerine göre Louisiana da 194.000 insan evlerinde Fransızca konuşmaktadır.По данным переписи 2000 года 92,25 % населения Мэна говорит дома на английском.
Ocaklar ise evlerin hem içinde hem de dışında yer alıyordu.Обитель не была устроена ни внутренне, ни внешне.
Peter, Stewie için kendi evlerinde şaşaalı bir parti hazırladığı yalanını söyler.Питер собирает для Стьюи игровую площадку за домом.
Daha sonra iki kardeş düşmanla savaşıp onları yenerler ve evlerine dönerler.Теперь два родные брата спорят о престоле, и если не старший, то младший получит его.
Grup bir hapishane bulur ve orayı yeni evleri yapmaya karar verir.Она нашла Землю и решила сделать её новым домом для своего народа.
Kiremitten şapkalı bacalar, Muğla evlerinin simgesi sayılır.Остатки маски образуют подобие заколки в волосах.
Almanya'da, Lebensborn evlerinde yaklaşık 8.000 çocuk dünyaya geldi.На сегодняшний день в Чили проживает более 800 тысяч человек, рождённых за границей.
Cuma akşamı, her iki taraf da kendi evlerinde çalgılı eğlence düzenler.На Рождество они вместе украшают дома праздничную ель.
Eğer bu centilmenler evlerinize girmek isterse, siz evleriniz terk edin.لو أراد هؤلاء النبلاء دخول منازلكم، اتركوا منازلكم.
Yeni kütüphane binası eski ahşap evlerin ortamına uyacak şekilde tasarlanmıştır.وقد صمم مبنى المكتبة الجديدة ليتناسب مع بيئة المنازل الخشبية القديمة.
Bart, kısa bir süre sonra doğar ve çift, ilk evlerini satın alır.ووُلد بارت بعدها بفترة قصيرة، وقام الزوجان بشراء بيتهم الأول.
Evlerinin Müslümanlarınkinden yüksek olmaması gerekiyordu.بيوتهم لا يمكن أن ترتفع عن بيوت المسلمين.
Yüzde 92'sinin cep telefonu vardır ve evlerin yüzde 58'inde internet bağlantısı vardır.يمتلك حوالي 92 ٪ هاتفاً محمولاً و 85٪ اتصالاً بالإنترنت في المنزل في عام 2009.
Ayrıca, hiçbir itfaiye görevlisinin bu tabloları kendi evlerine sokmak istemedikleri iddia edildi.وأكمل بأنه ليس هناك رجل إطفاء يسمح بدخول هذه اللوحة إلى منزله.
Daha sonrasında da köydeki evlerinin ateşler içinde yanmasını izliyorlar.وبعدها أضرمت النار في منازل القرية.
İçlerinden çoğu öldü, bazıları evlerine dönebildi.فعرض بهم وذلوّا ، واشتهى الكثيرون منهم الموت .
Sonrasında boşalttıkları evleri ve saklandıkları yerleri ateşe vererek askeri harekatı güçleştirdiler.وبعد ذلك قد صعبوا حركات الجيش مطلقين النار على الأماكن التي اختبئوا فيها والبيوت التي دخلوها.
Çok eski Osmanlı evleri vardır.ويوجد به العديد من البيوت الطينية القديمة.
Evleri mezarları hâline geldi.يوم خروج أهل القبور من قبورهم .
Dizide bütün ahtapotların evleri aynı görünümdedir.جميع مباني الوزارات متطابقة في المظهر.
Taş evlerin ise çoğu yıkılmıştır.دُمّرت المنازل في معظمها.
Aile geçmişleri ve evleri ile gurur duymaktadırlar.الشوق إلى البيت والأصدقاء القدامى .
Bu kullanım, Hindistan, Çin ve Sahraaltı Afrika'daki evlerin %80'inin enerji kaynağıdır.ويتم استخدامها كمصدر رئيسٍ للطاقة في 80% من المنازل في الهند والصين والدول الأفريقية جنوب الصحراء.
Polis, üst düzey yetkililerin evlerini aradı ama bir şey bulamadı.نصحت الشرطة السكان بالبقاء في منازلهم وقامت بتفتيش المنطقة، ولكن لم يعثروا على شيء.
Bazı enkaz parçaları da Hrabove'da ki evlerin yakınına düştü.بعض الحطام سقط بالقرب من منازل في خرابوف.
Evleri herkese açıktır.الحائط متاح للجميع.
Devlet evleri ve arazileri yurttaşlarına kullanmaları için verir.توزيع ونقل الأراضي السكنية للمواطنين.
Heradot Mısırlıların, hayvanlarını kendi evlerinde tutan biricik toplum olduğunu gözlemlemiştir.وقد لاحظ هيرودوت أن المصريين هو الشعب الوحيد في ذلك الوقت الذي ربى الحيوانات داخل منازلهم.
İngiltere'nin en büyük malikane evlerinden biri olan saray 1705-1722 yılları arasında inşa edilmiştir.تم بناء القصر، كواحد من أكبر البيوت في إنجلترا، بين 1705 وحوالي عام 1724.
Hatta bunun için de evlerini satarlar.كما قاموا كذلك بتفجير منازلهم.
Onlara evlerini bulduracak hiçbir ipucu bırakmaz.لم يبق أي أثر من منازلها.
30 cm külün binalara yığılması evlerin yıkılmasına neden olabilir.حاويات أي أكثر من 40 قدما سيكون من الصعب التنقل في بعض المناطق السكنية.
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.تكون معظمها في العصر الحجري الحديث.
"Kudretli Oğuz beylerini hep çağırdılar evlerine getirdiler.ودائمًا ما كان يتم دعوة سادة الأغوز العظماء، ويحضرونهم إلى منازلهم، ويُضيفون بأفخم الضيافات.
Olaylarda Azerilerin evleri yakıldı, sokaklarda Azeri olduğu düşünülenler öldürüldü.حرقت منازل الازرين و كل من اعتقدوا أنة ازرى.
Gayr-i müslimlerin evlerine giderek, onlara İslâmiyeti anlatırdı.فمضى أصاحبُه في سبيلهم وتركوه وحده، ولم يكن له في نفسه حيلة، فأدركه جنود إسماعيل وأخذوه أسيرا.
Evlerimizin neşesiydi.موسوعة أهل البيت.
Halk topraklara el koyup kendi evlerini inşa ettiler.وقد قام الاهالي بمجهودهم الذاتي ببناء منازلهم.
Edirne evlerinin hepsinin genişçe bahçeleri vardı.كان بها منازل بني حارثة من الأوس.
Evlerine girdikten sonra, Simpsonlar televizyon izlemek için kanepeye otururlar.Ao entrar em sua casa, os Simpsons sentam em seu sofá para assistir televisão.
Malibu, California, ve Chicago'da evleri mevcuttur.Tem casas em Malibu, Califórnia, e em Chicago.
Evlerine giderlerken, arabada yan yana otururlar ve Summer Tom’u evinde yapacağı partiye çağırır.Eles se sentam lado a lado na viagem para casa e Summer convida Tom para uma festa em seu apartamento.
Bart, kısa bir süre sonra doğar ve çift, ilk evlerini satın alır.Bart nasceu logo depois, e o casal comprou sua primeira casa.
Evleri, Ibrox Stadyumu, şehrin güneybatısındadır.O seu terreno de origem, Ibrox Stadium, está no sudoeste da cidade.