Evlere odaklanmalıyız.Tenemos que centrarnos en los hogares.
Evlere odaklanmalıyız.Trebuie să ne concentrăm pe domiciliu.
Evlere odaklanmalıyız.We moeten ons focussen op de woning.
Evlere odaklanmalıyız.Wir müssen uns auf das Zuhause konzentrieren.
Evlere odaklanmalıyız.Πρέπει να εστιάσουμε την προσοχή μας στο σπίτι.
Evlere odaklanmalıyız.Надо вернуть дом человека в центр системы.
Evlere odaklanmalıyız.Трябва да се съсредоточим върху дома.
Evlere odaklanmalıyız.מגל המבוגרים שמגיע?
Evlere odaklanmalıyız.يجب أن نركز على المنزل.
Evlere odaklanmalıyız.より個人的な医療対策を目指し
Evlere olan talebin artmasını sağlayan etkenler neler olabilir? . Bunu yeşille yazalım. Talep Etmenleri.Și poate mai târziu voi face un alt film despre cum anume se face acest lucru.
Evlere olan talebin artmasını sağlayan etkenler neler olabilir? .¿Cuáles son los impulsores de la demanda que podrían hacer que el precio de las viviendas aumenten?
Evlere olan talebin artmasını sağlayan etkenler neler olabilir? .Jaké hnací síly poptávky můžou... ...zvýšit ceny nemovitostí?
Evlere olan talebin artmasını sağlayan etkenler neler olabilir? .Jakie są czynniki propopytowe, które mogą spowodować, że ceny domów pójdą w górę?
Evlere olan talebin artmasını sağlayan etkenler neler olabilir? .Quais são os drivers demanda que poderia fazer os preços da habitação ir mais alto?
Evlere olan talebin artmasını sağlayan etkenler neler olabilir? .Wat zijn vraagdrijvers die ervoor kunnen zorgen dat huizenprijzen hoger worden?
Evlere olan talebin artmasını sağlayan etkenler neler olabilir? .Ποιοί είναι οι παράγοντες της ζήτησης που θα μπορούσαν να οδηγήσουν τις τιμές των σπιτιών σε αύξηση?
Evlere olan talebin artmasını sağlayan etkenler neler olabilir? .Какво ще доведе до увеличение на търсенето на жилища?
Evlere olan talebin artmasını sağlayan etkenler neler olabilir? .Які є фактори попиту, що можуть спричинити зростання цін на житло?
Evlere olan talebin artmasını sağlayan etkenler neler olabilir? .何ですか? それを緑で書いてみましょう。
Evlere servis yokmuş.Eles não fazem entregas!
Evlere servis yokmuş.Ils ne livrent pas!
Evlere servis yokmuş.Non consegnano a domicilio.
Evlere servis yokmuş.Δεν κάνουν διανομή.
Evlere servis yokmuş.У них нет доставки.
Evlere servis yokmuş.取りに行かなきゃ
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Chúng lần lượt bò vào và quyết định không trả cho tôi chút tiền thuê nào.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Ci entrarono, e decisero di non pagarmi alcun affitto.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Elas mudaram-se e decidiram não me pagar renda.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Et elles ont emménagé, et ont décidé de ne pas me payer de loyer.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.그렇게 개미들은 이사를 했고, 집세는 내지 않더군요.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Nasťahovali sa a rozhodli sa, že nebudú platiť nájomné.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Si furnicile s-au mutat si au decis sa nu-mi plateasca nici o chirie.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Und sie zogen ein und entschieden, mir keine Miete zu zahlen.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Wprowadziły się, i ani myślały płacić czynsz.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Y entonces se mudaron, pero decidieron no pagarme el alquiler.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Ze kwamen er wonen en besloten geen huur te betalen.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.И они туда переехали, решив не платить мне за аренду помещения.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.Нанасяха се и решиха да не ми плащат никакъв наем.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.והן עברו לגור שם, והחליטו לא לשלם לי דמי שכירות.
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.فسكنوها وقرروا عدم دفع الإيجار(ضحك)
Evlere taşındılar ve bana kira ödememeye karar verdiler.(笑)
Göz diktikleri tarlaları zorla alır, evlere el koyarlar. Birini evinden, bir başkasını mirasından ederler.De attrår Marker og raner dem, Huse og tager dem, undertrykker Mand og Hus, Ejendom og Ejer.
Göz diktikleri tarlaları zorla alır, evlere el koyarlar. Birini evinden, bir başkasını mirasından ederler.밭들을 탐하여 빼앗고 집들을 탐하여 취하니 그들이 사람과 그 집 사람과 그 산업을 학대하도다
Göz diktikleri tarlaları zorla alır, evlere el koyarlar. Birini evinden, bir başkasını mirasından ederler.Žiadostiví sú polí a rabujú, i domov, a berú a utiskujú muža i jeho dom, a to každého i jeho dedičstvo.
Göz diktikleri tarlaları zorla alır, evlere el koyarlar. Birini evinden, bir başkasını mirasından ederler.Пожелают полей и берут их силою, домов, – и отнимают их; обирают человека и его дом, мужа и его наследие.
Göz diktikleri tarlaları zorla alır, evlere el koyarlar. Birini evinden, bir başkasını mirasından ederler.וחמדו שדות וגזלו ובתים ונשאו ועשקו גבר וביתו ואיש ונחלתו׃
Göz diktikleri tarlaları zorla alır, evlere el koyarlar. Birini evinden, bir başkasını mirasından ederler.فانهم يشتهون الحقول ويغتصبونها والبيوت ويأخذونها ويظلمون الرجل وبيته والانسان وميراثه.
Göz diktikleri tarlaları zorla alır, evlere el koyarlar. Birini evinden, bir başkasını mirasından ederler.他 們 貪 圖 田 地 就 佔 據 . 貪 圖 房 屋 便 奪 取 . 他 們 欺 壓 人 、 霸 佔 房 屋 和 產 業
Göz diktikleri tarlaları zorla alır, evlere el koyarlar. Birini evinden, bir başkasını mirasından ederler.他 們貪圖 田地 就 佔據 . 貪圖 房屋 便 奪取 . 他 們欺壓人 、 霸佔 房屋 和 產業
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.Aku bahkan mengajak teman-temanku datang ke sukuku
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.Dokonca som zobral kamarátov do mojej komunity. Spolu sme inštalovali svetlá na domy, ktoré ich nemali.
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.Ik nam zelfs mijn vrienden mee naar mijn dorp. We installeren lichten op de huizen die er nog geen hadden.
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.저는 친구들을 저희 마을에 데려가서, 함께 아무것도 없던 집들에
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.Дори няколко приятели дойдоха в моя край и заедно поставихме лампички на къщи, където нямаше.
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.Я навіть привів друзів до своєї громади, і ми встановлюємо освітлення у будинках, які його не мають.
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.אפילו הבאתי את חברי אל הקהילה שלי, ואנו מתקינים את התאורה בבתים
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.حتى أني أخذت أصدقائي لمجتمعي، و قمنا بتركيب الأنوار في البيوت
Hatta arkadaşlarımı bizim oralara götürdüm ve olmayan evlere ışık düzenekleri yerleştirmeye başladık.まだライトを付けていない家庭に ライトを取り付けています 同時に 設置方法も みんなに教えています
Her gece otellere, evlere, dairelere çalışmaya gittim.Cada noche iba a posadas, hoteles y apartamentos para trabajar.