Aslına bakarsanız, bu dönemde kiraların da düştüğüne şahit olduk. İnsanlar başka evlere taşındılar.Và thực tế là ở Vùng Vịnh, từ 2001 đến gần 2003. giá thuê đang giảm xuống.
Aslına bakarsanız, bu dönemde kiraların da düştüğüne şahit olduk. İnsanlar başka evlere taşındılar.Στην πραγματικότητα στην περιοχή του Κόλπου της Καλιφόρνια, από το 2001 μέχρι το 2003 τα ενοίκια μειώνονταν.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.A v té době byl tohle počítač, který si lidi kupovali domů.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.Et à cette époque, chez moi tout le monde l'achetait.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.또 그 시절, 집에서도, 이게 당시 사람들이 샀던 컴퓨터인데요.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.Mniej więcej w tym samym czasie w Wielkiej Brytanii, ludzie kupowali ten komputer.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.Nello stesso periodo, a casa, questo era il computer che la gente comprava.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.Pada saat yang sama, untuk di rumah, inilah komputer yang banyak dibeli orang.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.Rond die tijd was dit de computer die de mensen in huis namen.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.Szintén ekkoriban az emberek ilyen számítógépeket vettek otthonra.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.Tot în acea perioadă, acasă, acesta era computerul pe care îl cumpărau oamenii.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.Und zur selben Zeit war dies der Computer, den sich Leute in ihre Wohnung stellten.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.Và cũng khoảng thời gian đó, ở nhà đây là chiếc máy tính mà mọi người mua.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.Επίσης, εκείνη την περίοδο, στα σπίτια, αυτός ήταν ο υπολογιστής που αγόραζε ο κόσμος.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.Десь тоді ж вдома з'явився ось такий комп'ютер, для масового ринку.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.И приблизительно в то же время, дома у меня был такой компьютер, какой все покупали.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.По същото време хората купуваха този компютър.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.בערך באותו הזמן גם, זה היה המחשב שאנשים היו קונים הביתה.
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.وفي تلك الأثناء، في المنزل كان هذا الحاسب الذي يشترونه
Ayrıca o sıralarda, evlere de, insanlar bu bilgisayarı alıyordu.こちら 1キロバイトのシンクレアZX80です
Belediye yılın başında evlere öğretim yükümlüğü bildirisini (oppivelvollisuusilmoitus) gönderir.I början av året skickar staden en anmälan om läroplikt (oppivelvollisuusilmoitus) till hemmen.
Belediye yılın başında evlere öğretim yükümlüğü bildirisini (oppivelvollisuusilmoitus) gönderir.Kaupunki lähettää vuoden alussa koteihin oppivelvollisuusilmoituksen.
Belediye yılın başında evlere öğretim yükümlüğü bildirisini (oppivelvollisuusilmoitus) gönderir.تقوم البلدية بإرسال بلاغ عن إلزامية التعليم (oppivelvollisuusilmoitus) في بداية العام إلى المنازل.
"Belki," diye düşündüm "bu karıncalara evler yaparsam, o evlere taşınırlar."Asa ca m-am gandit "Poate, daca fac cateva apartamente pentru aceste furnici, o sa se mute in ele."
"Belki," diye düşündüm "bu karıncalara evler yaparsam, o evlere taşınırlar.""Misschien als ik wat appartementjes voor ze maak, komen ze er wonen."
"Belki," diye düşündüm "bu karıncalara evler yaparsam, o evlere taşınırlar."Pomyślałem "Może jeśli zrobiłbym im mieszkania, wprowadziłby się do nich".
"Belki," diye düşündüm "bu karıncalara evler yaparsam, o evlere taşınırlar."Rồi tôi nghĩ "Có lẽ, nếu tôi làm cho các con kiến một vài căn hộ chúng nó sẽ đến sống."
"Belki," diye düşündüm "bu karıncalara evler yaparsam, o evlere taşınırlar."Ну я подумал, "Возможно, если я построю этим муравьям квартиры, они туда переедут."
Beni ara. Tamir için evlere gidiyorum.Appelle-moi, tu auras un service après-vente.
Beni ara. Tamir için evlere gidiyorum.Ich mach Hausbesuche.
"bu karıncalara evler yaparsam, o evlere taşınırlar.""Ak by som im spravil nejaké bývanie, možno by sa nasťahovali."
"bu karıncalara evler yaparsam, o evlere taşınırlar.""Forse, se facessi degli appartamenti per le formiche, loro li abiterebbero."
"bu karıncalara evler yaparsam, o evlere taşınırlar."이 개미들을 위해 집을 만들어주면 개미들이 이사오겠지" 라고 생각했죠.
"bu karıncalara evler yaparsam, o evlere taşınırlar.""Peut-être, si je faisais des appartements pour ces fourmis, elles y emménageraient."
"bu karıncalara evler yaparsam, o evlere taşınırlar.""Quizá... si les construyo unos apartamentos, ellas se van a mudar".
"bu karıncalara evler yaparsam, o evlere taşınırlar.""Talvez se eu fizer apartamentos para as formigas, "elas se mudem para lá". (Risos)
"bu karıncalara evler yaparsam, o evlere taşınırlar.""Vielleicht, wenn ich diesen Ameisen ein paar Wohnungen mache, ziehen sie da ein."
"bu karıncalara evler yaparsam, o evlere taşınırlar.""Вероятно, ако направя на тези мравки апартаменти, те ще се нанесат в тях."
"bu karıncalara evler yaparsam, o evlere taşınırlar."אם אבנה לנמלים האלה כמה דירות, הן יעברו לגור בהן."
"bu karıncalara evler yaparsam, o evlere taşınırlar."صنعت لهم بعض الشقق فسوف يسكنوها."
"bu karıncalara evler yaparsam, o evlere taşınırlar.""引っ越してくるんじゃないかな" (笑)
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Bili so vijaki v hiše in loputanje vrata za seboj, z novicami.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Boli vybiehanie do domov a zabuchla dvere za nimi, s novinkami.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Byli śrub do domów i zatrzaskując za sobą drzwi, z wiadomością.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Byli vybíhání do domů a zabouchla dveře za nimi, s novinkami.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.De var bultning in i hus och smällande dörrar bakom dem, med nyheten.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Ei au fost ancorare în case şi trântind uşile în spatele lor, cu ştiri.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Eles estavam trancando em casa e batendo a porta atrás deles, com a notícia.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Erano bullonatura nelle case e sbattendo la porta dietro di loro, con la notizia.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Fueron pernos en las casas y golpear las puertas detrás de ellos, con la noticia.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.He olivat seulomiseen taloihin ja paiskautuvista ovet takana, kanssa uutisia.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Họ đã được sàng vào nhà và đóng sầm cánh cửa phía sau họ, với tin tức.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Ils ont été boulonnage dans les maisons et en claquant la porte derrière eux, avec les nouvelles.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.그들이 집집으로 추대 및 소식, 그들 뒤에 문을를 공격했다.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Mereka lari ke dalam rumah dan membanting pintu di belakang mereka, dengan berita.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Ők csavarkötés a házakba becsapódás az ajtót maguk mögött, és a híreket.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Sie wurden in die Häuser Schrauben und knallte die Tür hinter ihnen, mit den Nachrichten.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Ze werden bouten in de huizen en slaande de deuren achter hen, met het nieuws.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Ήταν γαζών σε σπίτια και χτυπώντας την πόρτα πίσω τους, με την είδηση.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Вони були болтів в будинку і, грюкнувши дверима за ними, з новинами.