Direct To Home (DTH) televizyonu Romanya'daki evlere 25 ila 40 TV kanalı götürecek.Direct To Home (DTH) television will offer 25 to 40 TV channels to any house in Romania.
Ramazan'ın amacı, zengin ve fakir tüm evlere neşe getirmek.The goal of Ramadan is to bring joy to every home, rich or poor.
Bu evlere giden misafirlere de siniler ya da tepsiler ile yemek götürülür.The guests who go to these houses are also brought food with trays.
Evlere ve işyerlerine verilen elektrik alternatif akımdır.AC is the form of electric power delivered to businesses and residences.
Babası çocuklara tek başına bakamadı ve çoğunu bakıcı evlere yerleştirdi. [1]His father was unable to care for the children alone and he placed many of them in foster homes.[5]
Verilen cevap evlere şenlikti.Die Antwort sorgte allseits für Erheiterung.
Su şebekesi evlere kadar döşenmiştir.Die Wassergräben erhielten ihr Wasser aus der Urft.
Kılınan bayram namazıyla evlere gelinir.Das Gebet als Ortsgespräch.
Bunun üzerine evlere servis yapılmaktadır.In den Häusern sind die Hausbäume erhalten.
2005 yılından bu yana evlere içme suyu sağlanmaktadır.Seit 2005 wird hier Whisky gebrannt.
Su şebekesi evlere kadar döşenmiştir.Il est alimenté en eau par l'Argens, toute proche.
Evlere ve eşyalara verilen zarar oldukça büyüktü .Ses dégâts sur le matériel agricole et dans les maisons sont très importants.
İçme suyu evlere gelmektedir.L'eau potable est arrivée dans chaque maison.
Askerler evlere davet edilir ve yemek ikram edilir.Là ils sont désarmés et invités à déjeuner.
Evlere internet bağlantısı sağlanmaktadır.Toutes les habitations sont équipées d’une connexion Internet.
Bunun üzerine evlere servis yapılmaktadır.Elle concerne les lieux (biens immeubles) non entretenus.
Köye göç edenler Ermenilerin terk etmiş oldukları evlere yerleşmişlerdir.Des Albanais s'établissent dans les maisons laissées vides par les réfugiés.
Roma kulübeleri yerini evlere bırakır ve yk.L'armée romaine met le siège devant la ville.
Magnavox Odyssey evlere giren ilk video oyun konsoludur.Commercialisation de la première console de jeux vidéo pour particuliers : la Magnavox Odyssey.
1967 yılında, Yahudiler göz altına alınarak işkenceden geçirilmiş ve Yahudilere ait evlere el konmuştur.En 1967, los judíos fueron detenidos y torturados, y las casas de los judíos fueron confiscadas.
Evlere kadar su tesisatı mevcuttur.Se canalizó el agua hasta las casas.
Magnavox Odyssey evlere giren ilk video oyun konsoludur.La primera videoconsola casera Magnavox Odyssey sale al mercado.
Askerler evlere davet edilir ve yemek ikram edilir.Los muertos son recordados, y se les invita a cenar con los vivos.
Köyün içme suyu şebekesi vardır bütün evlere sular bağlanmıştır. kanalizasyon şebekesi vardır.Un joven entra en un tranquilo pueblo, donde cada casa o construcción dispone de un molino de agua.
Bazen evlere temizliğe gider.Talvolta entra nelle case.
Bu süpermarket evlere yalnızca cumartesi günü servis yapıyor.Этот супермаркет осуществляет доставку только по субботам.
Su şebekesi evlere kadar döşenmiştir.Вода помещалась в танки (ёмкости).
(NDP Diğer yandan Ordu protestoculara evlere gitmesi konusunda uyarıda bulundu.(Недовольство в партийном руководстве и в СССР вызывала его ориентация на национальные военные кадры.)
Kılınan bayram namazıyla evlere gelinir.Молитвы совершают в закрытой одежде, обращаясь лицом к Мекке (кибла).
Bazen evlere temizliğe gider.Иногда обнаруживается в домах.
Evlere ve eşyalara verilen zarar oldukça büyüktü .Зданиям и земельным участкам был нанесён серьёзный ущерб.
Bu evlere ve iş yerlerine yayıldı.Возводились дома и служебные постройки.
Dünyanın birçok yerinde pizza evlere servis edildiği için tüketimi oldukça yüksektir.Эта пицца доступна во многих магазинах в стране.
Yemekler genelde lokantada sunulur ve yenir ama paket servisi ve evlere servisi olan lokantalar da vardır.Обычно это завтрак и ужин, но в некоторых отелях может быть завтрак и обед.
Bunun üzerine evlere servis yapılmaktadır.النسب: يعود نسب آل عزازي إلى آل البيت، وهم من ذرية محمد صلى الله عليه وسلم.
Su: (1958)'de evlere su verilmiştir. elektrik: (1982)'de elektrik verilmiştir.1958 : الكهرباء (خصخصت عام 1992).
Ayrıca oyuncular devriyelerden gizlenmek için evlere de girebiliyorlar.Pode igualmente infiltrar-se nas casas dos apoiantes da realeza.
Askerler evlere davet edilir ve yemek ikram edilir.As famílias visitadas oferecem-lhes comida e dinheiro.
1967 yılında, Yahudiler göz altına alınarak işkenceden geçirilmiş ve Yahudilere ait evlere el konmuştur.Eles estavam dentro de casa com medo da perseguição dos judeus.
Su şebekesi evlere kadar döşenmiştir.De woningen zijn allen aan het water gelegen.
Evlere ve eşyalara verilen zarar oldukça büyüktü .De schade aan en in de woningen was enorm.
Mezarlık dönüşünden sonra evlere büyüklere ziyaretlere gidilir.Als het donker is, komen de bewoners van het huisje thuis.
(NDP Diğer yandan Ordu protestoculara evlere gitmesi konusunda uyarıda bulundu.(Volgens het KNIL-reglement hadden soldaten het recht gedemobiliseerd te worden in een plaats naar hun keuze.)
Bazen evlere temizliğe gider.Soms gaan ze gebouwen binnen.
Geçimlerini diğer evlere yardım ederek sağlarlar.“Ik zal jullie mijn andere vestigingen laten zien.
Ayrıca evlere de su bağlanılmıştır.Woda porwała także domy.
Geçimlerini diğer evlere yardım ederek sağlarlar.Zawsze chętny do pomocy innym mieszkańcom swojego domu.
Su şebekesi evlere kadar döşenmiştir.Dostarczana jest do nich woda z ujęcia koło Mosiny.
Her yıl zenginler listesinde yer alan Will, Amerika'nın çeşitli eyaletlerinde evlere sahiptir.Serierna fokuserar på förmögna hemmafruar i flera olika regioner i USA.
Yörede bu evlere evcik denmektedir.Det blev en fristad för dessa familjer.
Bazen evlere temizliğe gider.Den vilar ibland i byggnader.
Bazı roketler evlere ve işe giden insanların arabalarına isabet etti.Складно уявити що могло статися, якби вагонетки падали на будинки людей.
Evlere ve eşyalara verilen zarar oldukça büyüktü .На зведення та оздоблення будинку були витрачені великі кошти.
Ailenin dört torunu ayrı evlere çıkarlar.А їх чотири доньки жили окремими родинами.
Kimono giydiricileri lisanslı olarak kuaför salonlarında çalışırlar ve evlere de giderler.Oblékači kimona pracují také v kadeřnických salónech a jezdí i k zákazníkům domů.
Birinci kısım, çeşitli teatral perili evlere dayanan bir perili evi içermektedir.Zajímavostí je učebna č. 13, jež je vybavena nábytkem napodobujícím vybavení za první republiky.
Mekke'ye inen hacı adayları evlere yerleşir ve Umre yaparlar.Valčíkovi přišli do kostela, připravit se na smrt.
Magnavox Odyssey evlere giren ilk video oyun konsoludur.Magnavox Odyssey este prima consolă de jocuri din lume.
(NDP Diğer yandan Ordu protestoculara evlere gitmesi konusunda uyarıda bulundu.(Rusia a negat în mod repetat trimiterea de trupe sau echipamente militare în estul Ucrainei.)
Evlere ve işyerlerine verilen elektrik alternatif akımdır.Az iparban és a háztartásokban jellemzően váltakozó áramot használnak energiaforrásként.