evlerde ile cümle

evlerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Emniyet binası yakınındaki evlerde yaşayan 20 kişi de yaralandı.Rundt 280 personer er bosatt i bygden Skomrak.
Yerleşimi, birbirine yakın mahalli yerleşimi andıran evlerden oluşmaktadır.Sebagai contoh yaitu pemanfaatan gua sebagai tempat tinggal.
Evlerde genelde misafirlere teh manis (şekerli çay) veya kopi tubruk (bir tür Endonez kahvesi) ikram edilir.Rumah tangga Indonesia biasanya menyajikan teh manis, dan kopi tubruk untuk tamu.
Köleler ayrıca evlerde istihdam edilmiştir.Ibadah masih dilaksanakan di rumah-rumah.
Av için yetiştirilmesinin yanı sıra, evlerde süs köpeği olarak da beslenmektedir.Tatkala itu Ahlun nujum Belalang ada di rumahnya sedang merojak sireh hendak dimakannya.
Bugün, buna rağmen insanlar apartmalarda ve daha modern evlerde yaşarlar.Tuy nhiên, ngày nay, người dân sống trong các căn hộ và những ngôi nhà đã được hiện đại hóa hơn.
Tek katlı evlerde ise sokak cephesinde hiç pencere yoktur.Vì thế, anh không còn thấy được con phố ngoài cửa sổ.
Bu yüzden evlerde de görülebilirler.Chúng cũng có thể dùng để trông nhà cửa.
Kadınlar sokak satıcısı olarak veya evlerde hizmetçi olarak para kazandı.Ông kiếm tiền bằng cách làm việc trong các cửa hàng chè như một người phục vụ.
Kışlık evlerde de bazen çeşitlilik görülebiliyor.Mùa đông đôi khi có sương muối.
Tarlalar evlerden uzaktadır.Chuồng trại nên làm xa nhà ở.
Genelde evlerde topraklı priz kullanılır.在家は、一般に絵像を用いる。
Köy bir dağ yamacına yapılmış evlerden oluşur.同町は磐梯山が臨める地域である。
Bu evlerde ayrı ayrı odalar vardır.あの家には秘密の部屋がある。
Evlerdeki ateşi korur.火々里家に仕えている。
Mutfak, Evlerde yemeklerin hazırlandığı odaya verilen ad.指示された部屋に夕餉を運ぶ。
Genel olarak evlerde ve evlerin civarında bulunur.主に民家やその周辺に生息する。
Küçük evlerden saray tanımına giren yapılara kadar çeşitli boyutlarda olabilirdi.小さな個体から、ビルを覆う巨大な個体まで様々なサイズが存在する。
Modern evlerde tuvalet genellikle küvet ya da duş gibi bir yıkanma tertibatı ile aynı odaya yerleştirilmiştir.大抵は浴室内に独立した固定家具として設置されるか、シャワーとともに置かれる。
Buzdolapları ise soğutucu makinelerin evlerde kullanılan tipidir.The Big 家庭用大型冷蔵庫。
Evlerde yaşarlar.実家暮らし。
Emniyet binası yakınındaki evlerde yaşayan 20 kişi de yaralandı.近隣の建物住人二人が死亡した。
Bu gruplar, belirli zaman ve yerlerde evlerde toplanır.それらに関わる人々はやがて、ある場所へと集まっていく。
Evlerde kapı bulunamamış olması nedeniyle girişlerin tavandan olduğu düşünülmektedir.中央の廊下には屋根が無かったと思われる。
Bazı evlerde yatak, hatta oturma mobilyası yerine kullanılmaktadır.一部のサークルの部室、合宿所としても利用されている。
Banyosu olmayan evlerde, tuvaletler bina dışına taş ya da piriket kullanılarak yapılmıştır.井戸端、外水道、また庭のない家庭では浴室などでも行われる。
Evlerde sıkça yapılır.時に家能。
Evlerde günlük bir yemek olarak yaygınlaşmayışının en önemli nedeni yapılışındaki zorluktur.用途がきわめて広く頻繁に用いられるため、日常の食事に欠かせない調味料となっている。
Tarlalar evlerden uzaktadır.家は村の外れに在る。
Bu evlerden birçoğu İsrail askerlerinin baskınlarından dolayı terk edilmişti ve daha sonra yok edilmişlerdi.许多这些房屋是因为以色列的行动被放弃,后来被摧毁的。
Evlerdeki ana görevleri sahibi adına ticaret yapmak ve gezilerde ona eşlik etmekti.家仆的主要任务是在交易时替主人站好位置以及陪伴主人旅行。
Otlak olmadığı için evlerde suni yemlerle beslenmektedir.因属众缺乏食物,发张家口仓粟赈济。
İki kız kardeşin yolları bu evlerde ayrılır.两个女儿的出路就是出家。
Ekmek evlerde kadınlar tarafından yapılır.这些织物是妇女们制作的。
Evlerden getirilen tatlılar yenir.在家里吃甜食都会挨骂。
Akşamları evlerde günlük av maceraları anlatılır.參與者每天晚上必須回到信號小屋。
İlk olarak evlerde özel ders vermiştir.后来,他任教于家乡的小学。
Babası Shivrampant Mumbai'de evlerde hizmetli olarak çalıştı, daha sonra Kandalgaon'da çiftçilik yaptı.그의 아버지 쉬브람판트는 뭄바이에서 가정집의 하인으로 일했고 후에 칸달가온에서 소농이 되었다.
Ekmek evlerde kadınlar tarafından yapılır.빵을 만드는 작업은 여성의 몫이었다.
Evlerde davet ağırlıklıdır.가정에는 무심하다.
Oggy'nin evi, diğer evlerden biraz farklıdır.이러한 이유 때문에 가이젤의 집안은 다른 집안과는 달랐다.
Bu yüzden evlerde de görülebilirler.또한 그곳으로 집을 살 수도 있다.
Kışlık evlerde de bazen çeşitlilik görülebiliyor.그러나 겨울에는 때때로 변덕스럽게 눈이 오기도 한다.
Dadı, evlerde çocuğa bakan kimse.맞벌이 부부라 아이를 어린이집에 맡기고 있다.
Bu yüzden evlerde de görülebilirler.כלומר, הם חייבים להיות בבית.
Tarlalar evlerden uzaktadır.המוקדים היו מחוץ לבתים.
Evlerde yaşarlar.הנשים בבית.
Modern evlerde tuvalet genellikle küvet ya da duş gibi bir yıkanma tertibatı ile aynı odaya yerleştirilmiştir.הספוג המשמש לרחצה נמצא לרוב באמבטיה או במקלחת.
İki kız kardeşin yolları bu evlerde ayrılır.(מחלה על שני הבתים שלכם!)
Köyde bulunan bazı evlerde aynı Rus mimari üslubunda yapılmıştır.באזור הבניין נמצאים גם שרידי מבנים הרוסים.
Bu evlerde ayrı ayrı odalar vardır.בתעשיות השונות קיימים חדרים שונים.
Evlerdeki ana görevleri sahibi adına ticaret yapmak ve gezilerde ona eşlik etmekti.כמקובל בחאנים דומים הוקדשה קומתו הראשונה למסחר והשנייה למגורים.
26 Şubat - İstanbul Belediyesi, evlerdeki kafeslerin kaldırılması kararını aldı.26 באוגוסט – מתקבלת החלטה של הסובייט העליון על כך שניתן לבנות בתים פרטיים באופן עצמאי.
Bazı evlerde yalnızca bu çorba özellikle kış günleri her gün yenir.לובד המדבר פורח ברוב חודשי השנה, ובעיקר בימי החורף.
Bununla birlikte modern evlerde yaşayan İnuitler de vardır.Има строителство и на съвременни модерни жилищни кооперации.
Daha çok terk edilmiş evlerde rastlanır.Настаняват се в порутени и изоставени къщи.
Bonham Carter ve Burton, Londra'da bulunan Belsize Park'ta bitişik evlerde yaşamaya başladı.Бъртън и Бонъм Картър живеят в прилепени къщи, свързани с коридор, в Лондон.
Evlerde makromeye asılı sevilerek bakılan türü gelintacıdır (Saxifraga stolonifera).Бедреницата (Saxifraga stolonifera) е вид покритосеменни растения от семейство Каменоломкови (Saxifragaceae).
Başlangıçta yeşil arazide derme çatma şekillerde geçici olarak kurulan evlerden oluşuyordu.В Древна Гърция отначало се пишело върху животински кожи.
Tarlalar evlerden uzaktadır.Появяват се колоните пред къщите.

İlgili Sayfalar