evlerde ile cümle
evlerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Halen daha eski evlerde oturmakta olan aileler de vardır.Декілька сімей лишилося жити на старому місці.
Ekmek evlerde kadınlar tarafından yapılır.Chýše jsou stavěny ženami.
Evlerde telefon vardır.V domech chyběly telefonní linky.
İlk olarak evlerde özel ders vermiştir.Nejprve se vyučovalo po jednotlivých domech.
Bu yüzden evlerde de görülebilirler.Můžeme se s nimi setkat v domácích chovech.
Avluya bakan evlerde girişte bulunan odaya "ayat" adı verilir.U nábytku se dveře nazývají dvířka.
Evlerde yaşarlar.Domy če.
Bugün, buna rağmen insanlar apartmalarda ve daha modern evlerde yaşarlar.Dnes žijí ve vesnicích v domech s elektřinou a dalšími modernějšími předměty denní potřeby.
Eskiden Siam kentinin yarısı bambu sandalların üzerinde suda yüzen evlerden oluşurdu.Ve středověkém Japonsku se luky vyráběly z bambusových stromků.
Evler genelde beton yapı tarzında olup eskiden kalma kerpiç ve taş evlerde mevcuttur.Základy bývaly kamenné, dnes obvykle betonové a větší domy jsou podsklepené.
Evlerde ve lokantalarda da yerel yiyecekler genelde elle yenir.Místní restaurace a hospůdky rovněž nabízejí speciální jídla.
Evlerde daha çok bulunur.Mai multe găsiți aici.
Tarlalar evlerden uzaktadır.Terenurile sportive sunt lângă cămin.
Köyde bulunan bazı evlerde aynı Rus mimari üslubunda yapılmıştır.Deasupra pronaosului este amplasată clopotnița construită în stil rusesc.
Noel arifesi gecesi evlerde Noel Baba ve geyikleri için yiyecekler bırakılır.În Statele Unite, copiii lasă în seara de Ajun prăjituri și lapte pentru Moș Crăciun.
Tarlalar evlerden uzaktadır.Tornya messze kimagaslik a házak közül.
Ekmek evlerde kadınlar tarafından yapılır.A kenyeret az asszonyok készítik el otthon.
Bu yüzden evlerde de görülebilirler.Ezt otthon is meg tudod tenni.
Bununla birlikte modern evlerde yaşayan İnuitler de vardır.Jelenleg modern lakások vannak benne.
Evlerde ve bodrumlarda yaşar.Házakban, pincékben telel át.
Bu evlerde ayrı ayrı odalar vardır.A házban minden fiúnak külön szobája volt.
Daha çok terk edilmiş evlerde rastlanır.Egy elhagyatott házat találnak.
Yıl boyunca yaşayan sakinlerin çoğu mobil evlerde yaşamaktda.Az utazók legtöbb esetben rákényszerülnek, hogy az autóban aludjanak.
Kablonet'te doğrudan evlerdeki kablolu televizyon hattına takılan bir modem ile internet sağlanır.Kábelnet – Kábeltelevíziós hálózaton nyújtott széles sávú internet szolgáltatás.
1955 - Evlerde kullanılan mikrodalga fırınların ilk örneği Tappan şirketi tarafından satışa çıkarıldı.1955 – Bemutatják az első mikrohullámú sütőt (Tappan cég székhelyén).
Tarlalar evlerden uzaktadır.Kenellä on kotinsa kaukana.
Bu sayede insan yaşamının en güzel dilimleri evlerde sürdürülebilmekteydi.Näin valmistelet elämäsi parhaan puheen.
Buduq evleri tarihen 2 odalı evlerden oluşan olmuş ve alt kattan genelde hayvan korunması için kullanılmıştır.Tyypillisessä talossa on kaksi kerrosta, joista ylin on asuinkäytössä ja alin kotieläinten suojana.
Genellikle evlerde kullanılan vanilya doğal değildir.Kotikäyttöön myytävissä ilmapuntareissa sitä ei yleensä ole.
Bununla birlikte modern evlerde yaşayan İnuitler de vardır.Nykyisin tämänkin osuuden varrella on moderneja asuintaloja.
Geleneksel sedirli evlerde özellikle kırsal kesimde hala kullananlar vardır.Etenkin maaseudulla asutaan edelleen osittain perinteisissä asumuksissa.
Dadı, evlerde çocuğa bakan kimse.Hoitotyö tehdään lapsen kotona.
Bu yüzden evlerde de görülebilirler.Siellä he tapaavat myös Namin.
Çoğunlukla bahçeli evlerde oturulur.Se vierailee joskus taajamien puutarhoissa.
Mısır evlerde ateş üzerinde ve yağ içinde patlatılır.Valkoisten taloja tuikattiin tuleen ja karjaa silvottiin.
Gerçek güveler, evlerde yaşayan küçük parlak böceklerdir.Sirkkalinnut ovat pieniä kasvillisuuden kätköissä eläviä kerttuja.
Evlerde yaşarlar.Talo jossa asun.
Evlerde en çok kullanılan bölüm ilk giriş bölümü olup "Hayat" da denir.Levyn kuuluisimpia kappaleita ovat ”Vankilalaulu” ja ”Ellu”.
Bazı eski evlerde yöreye özgü ahşap pencere kafesleri (müşrefiye) bulunur.Kaupungin vanhassa osassa on koristeellisia puisia asuintaloja.
Çantı evlerde temel taşlardan oluşur.Kivistä tehtiin suorakulmaisten talojen perusta.
Bu evlerde ayrı ayrı odalar vardır.Taloissa oli useita huoneita.
Köleler ayrıca evlerde istihdam edilmiştir.Οι δούλοι επίσης εργάζονταν κατ’ οίκον.
Yerleşik halk ise kerpiç ve ahşap malzemeden yapılan evlerde kalıyordu.Οι πρώτοι κάτοικοι έμεναν σε πρόχειρες καλύβες κατασκευασμένες από ξύλα και καλάμια της λίμνης.
Evlerde yaşarlar.Τις Κατοικίες.
Farklı bölümlerde farklı evlerde yaşar.Σε κάθε επεισόδιο, ζει σε διαφορετικό σπίτι.
Genç bir kadınla birlikte evlerden birine hapsedilir.Μια γυναίκα είναι κλειδωμένη έξω απ´το σπίτι της.
İlk olarak evlerde özel ders vermiştir.Αρχικά παρακολούθησε μαθήματα σε κάποια ιδιωτικά σχολεία.
Evlerde robot kullanımı giderek artmaktadır.Η χρήση των εσωτερικών ρομπότ αυξάνεται γρήγορα.
Evlerde de rastlanabilir.Μπορεί να παρασκευαστεί και στο σπίτι.
Bu yüzden evlerde de görülebilirler.De kunne også tages med til hjemmene.
Daha çok terk edilmiş evlerde rastlanır.Den gik for udsolgte huse.
Yerleşik halk ise kerpiç ve ahşap malzemeden yapılan evlerde kalıyordu.Fastboende evener boede i hytter af jord og træ.
Semt daha çok bir mesken bölgesi ve küçük bahçeli evlerden oluşuyor.Hver mark/eng består af mindst ét lille hus/hytte og en stald.
Bazı evlerde yalnızca bu çorba özellikle kış günleri her gün yenir.Den spises året rundt, men især i vintermånederne.
Köleler ayrıca evlerde istihdam edilmiştir.Slaver var også tilstede i hjemmet.
Bu yüzden evlerde de görülebilirler.De kunne også taes med til hjemmene.
Evlerde ve bodrumlarda yaşar.Inne i hus, inne i hytter.
Yakın devirde inşa edilen evlerde ise, 'hayat' doğrudan kapalı olarak yapılmaktadır.Alle hagebyens hus står fremdeles ved lag, om enn noen er påbygd og ombygd.
Tarlalar evlerden uzaktadır.Avdelingene varierer fra hus til hus.
Sıradan evlerde otururlar ve sıradan işlerde çalışırlar.De bodde i vanlige hus og tjente penger ved å jobbe for andre.