evlerde ile cümle
evlerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ekmek evlerde kadınlar tarafından yapılır.Бурки изготавливались женщинами.
Böylece ağaç evlerde barınma sağlanır.На деревьях они чувствуют себя как дома.
Evlerde su şebekesi vardır.В части домов есть водопровод.
Rizi (Lehce: Ryży ) ailesinin evi köydeki en gösterişli evlerden biriydi.Они окружили дом семьи Ахмети, одной из самых состоятельных в деревне.
Çoğunluğu eski evlerden oluşan bir mahalledir.Большинство их принадлежат к Древневосточным церквам.
Evlerde de rastlanabilir.Могут обитать в домах.
Tüketici elektroniği, genel olarak evlerde günlük kullanıma yönelik elektronik veya dijital ürünlerdir.Для приготовления еды на каждый день они как и весь мир используют электрические или газовые плиты.
Evlerde bile Türkçe konuşmak yasaklanmıştır.في البيت تحدثوا باللغة التركية.
Evlerde telefon vardır.في البيوت أسرار.
Babası Shivrampant Mumbai'de evlerde hizmetli olarak çalıştı, daha sonra Kandalgaon'da çiftçilik yaptı.عمل والده، شيفرامبانت، كخادم منزلي في مدينة مومباي وأصبح لاحقا مزارعا بسيطا في كاندالغوان.
Evlerdeki ana görevleri sahibi adına ticaret yapmak ve gezilerde ona eşlik etmekti.وكان الدور الرئيسي للعبد في المنزل هو النيابة عن سيده في تجارته، ومصاحبته في الرحلات.
Daha çok terk edilmiş evlerde rastlanır.وسكنوا في بيوت مدمرة .
Bu sebeple evlerden uzak bahçelerde yetiştirilir.وهي تزرع في البيوت المحمية.
Bursa'da evlerde de yapılan tatlı, aynı zamanda seyyar satıcılarda satılmaktadır.يُصنع في البيت كما في يٌباع في محلات الأكلات السريعة.
Evlerde yaşarlar.تجلس في المنزل ...
Büyük evlerde kaybolup, baz istasyonlarını bulamama riskleri bulunmaktadır.تزداد فرص انتشارها في المنازل التي تفتقر إلى شروط النظافة الأساسية.
Evlerde kullanılan fırınlar genellikle elektrikle çalışır.تكون مخمدات المنطقة كما تستخدم في أنظمة HVAC المنزلية عادةً تعمل بالطاقة الكهربائية.
Evlerde sıkça yapılır.وغالبا ما يسري في الأسر.
Oggy'nin evi, diğer evlerden biraz farklıdır.O ritual de uma casa de Ketu é diferente dos das casas de outras nações.
Tek katlı evlerde ise sokak cephesinde hiç pencere yoktur.Em alguns cômodos, as paredes também não têm janelas.
Evlerde robot kullanımı giderek artmaktadır.O uso de robôs domésticos está aumentando rapidamente.
Köleler ayrıca evlerde istihdam edilmiştir.Slaven werden ook in huis tewerkgesteld.
Birçok insan, tepelerdeki Yaodong ismi verilen evlerde yaşamaktaydı.Het grootste deel van de bevolking woonde in huizen in de klif, yaodong genoemd.
Bu yüzden birçok kişi veya aile kiralık evlerde yaşarlar.Sommige mensen bezitten of huren meer dan één woning.
Bırakıldığı evlerde istenmeyen Cafer böylece 12 ev dolaşır.Het is een onbewoonde hut waar plaats is voor 12 mensen.
Mahallenin [[içme suyu şebekesi vardır ve evlerde su bulunuyor. kanalizasyon şebekesi vardır.Dit zijn huizen met een eigen of gedeelde aanlegsteiger; aan de waterkant.
Çoğunluğu eski evlerden oluşan bir mahalledir.De buurt bestaat vooral uit oudere woningen.
İlk olarak evlerde özel ders vermiştir.Aanvankelijk kreeg ze thuisonderricht.
Evlerde yaşarlar.Hij woont in Huizen.
Bu gruplar, belirli zaman ve yerlerde evlerde toplanır.Deze teams treffen elkaar één keer thuis en één keer uit.
Bugün, buna rağmen insanlar apartmalarda ve daha modern evlerde yaşarlar.Veel Wachagga wonen tegenwoordig echter in moderne huizen.
Şehir yüksek bir kaya üzerine oturtulan kale ve kalenin çevresindeki evlerden oluşmaktaydı.Została wzniesiona wokół potężnej skały wyróżniającej się na tle otaczającej miasto równiny.
Evlerde saksı çiçeği olarak yetiştirilir.W szklarniach hodowane są kwiaty.
Ayrıca öğrencilerimiz kiralık evlerden de faydalanabilmektedirler.Seniorzy mogą również czerpać korzyści w wynajmu dotychczasowego mieszkania.
Genel olarak evlerde ve evlerin civarında bulunur.Często znajdowany w pobliżu i wewnątrz domów.
Evlerde telefon vardır.Do domów przylegają komórki.
Sıradan evlerde otururlar ve sıradan işlerde çalışırlar.Mieszkają w dużych budynkach i nie pracują.
Çoğunluğu eski evlerden oluşan bir mahalledir.Większość zabudowań znajduje poza starą częścią miasta.
Pazar sabahları, evlerden katlama kokuları yayılır.Wczesnym rankiem w Palmową Niedzielę przebrani chłopcy chodzą po domach.
İlk olarak evlerde özel ders vermiştir.Początkowo pobierał prywatne lekcje w domu.
Ömer evlerden birine girer.O zmierzchu zapukali do jednego z domów.
1992 - İstanbul'da evlerde doğal gaz kullanılmaya başladı.W latach 1991–1992 we wsi zainstalowane zostały przyłącza gazowe do mieszkań.
Dadı, evlerde çocuğa bakan kimse.Macocha oddała chłopców do domu dziecka.
Evlerde genelde tuvalet bulunmamaktadır.Lokaltåg har ofta inga toaletter.
Bazı evlerde de duvarda görülür.Vissa möbler kan placeras på väggen.
Dadı, evlerde çocuğa bakan kimse.I skolan går en tjej som anställs som barnflicka hemma hos familjen.
Bunlara ilaveten bayrak başka mekanlarda, binalarda, inşaat yerlerinde ve evlerde de bulunabilir.Man kan till och med hitta mynt här och där på marken, i lådor eller på andra ställen.
Çoğunluğu eski evlerden oluşan bir mahalledir.Hyllstofta består mest av gamla hus.
Tek katlı evlerde ise sokak cephesinde hiç pencere yoktur.Vissa sammanträdesrum saknar fönster av säkerhetsskäl.
Ayrıca evlerde de bayramlaşma yapılır.Det händer även att boet byggs inomhus.
Yetiştirilen üzümler pazarlarda satılmakla birlikte evlerde pekmez ve şarap yapımında da kullanılmaktadır.Utbildade sommelierer arbetar, förutom på restauranger, även med inköp och marknadsföring av viner.
Evlerde sıkça yapılır.Часто трапляється в будинках.
Evlerde saksı çiçeği olarak yetiştirilir.Тому навколо будинку ростуть квіти.
Evlerdeki ateşi korur.Вогнища розташовувалися в будинках.
Bugün milyonlarca kızıl yanaklı su kaplumbağasına ev hayvanı olarak evlerde bakılmaktadır.В домашніх умовах утримують червоновухих прісноводних черепах.
Hemen hemen tüm evlerde güneş enerjisi sistemi kullanılmaktadır.З допомогою сучасної техніки в багатьох місцях використовується сонячна енергія.
Bazı evlerde çekme helva yapılır.В деяких будинках влаштовуються ялинки.
Evlerde davet ağırlıklıdır.У домашніх умовах торт випікати важко.
Tarlalar evlerden uzaktadır.Отже, коти виявилися далеко від дому.
Kışın ısınmak için evlerde odun ve kömür yakılır.Для печі в хаті на зиму заготовлялися дрова, рідше вугілля.