evlerde ile cümle

evlerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu hanehalklarının %47,85'i kiralık evlerde oturmaktadır ve bu rakam İngiltere'nin tümü için %31,38'dir.47,85 % aller Wohnungen Hulls waren Mietwohnungen, der nationale Schnitt lag hier bei 31,38 %.
Bu evlerde en fazla birkaç gün kalmaktadır.In ihnen ist die Aufenthaltszeit nur wenige Tage.
Camilerde ve evlerde mersiyeler okunur.Siehe dazu Plaketten und Denkmäler an Häusern in Düren.
Yakın devirde inşa edilen evlerde ise, 'hayat' doğrudan kapalı olarak yapılmaktadır.Etwas näher dem Herzen der Schöpfung als üblich.
Bu yüzden evlerde de görülebilirler.Man kann sie auch in Wohnungen finden.
Emniyet binası yakınındaki evlerde yaşayan 20 kişi de yaralandı.Weitere 20 Personen in der Umgebung der Absturzstelle wurden verletzt.
(Perili evlerden birinde yaşanıyorsa on saatte 15 büyü yapılması koşulu aranır).Bei guten Verhältnissen ist mit zehn Stunden Gehzeit (ohne Pausen) zu rechnen.
Çoğunluğu eski evlerden oluşan bir mahalledir.Größtenteils stammen sie aus den ehemaligen Kolonien.
Köleler ayrıca evlerde istihdam edilmiştir.Außerdem scheinen Sklaven gehalten worden zu sein.
Evlerde robot kullanımı giderek artmaktadır.In den Häusern überwiegt die Wohnnutzung.
Ben bu evlerden pek çok gördüm ki, bilerek bahsedebilirim.Darüber habe ich oft nachgedacht, und ich glaube, ich weiß es.
17-18 Mayıs günlerinde şehirdeki evlerde yapılan aramalar sonrasında tutuklamalar da gerçekleştirildi.Dort fanden in der Stadtverwaltung am 17. und 18. Mai die Gerichtsverhandlungen statt.
Eski tarihsel yapıyı taşıyan ahşap evlerden birçok örnek halen göze çarpmaktadır.Von der alten Geschichte legen auch einige alte Gebäude Zeugnis ab.
Farklı bölümlerde farklı evlerde yaşar.Sie befand sich in unterschiedlichen Häusern.
Monica Bellucci ile eşinin, aralarındaki ilişkinin rutinleşmemesi için ayrı evlerde yaşadıkları bilinmektedir.Sie und auch Oma Kulick bemerken, dass sich beide Brüder in ihrer Aussage widersprechen.
Ölümlerin çoğu Kapı Dağı yöresindeki bu kerpiç evlerde yaşandı.Viele dieser geweihten Stätten wurden auf den Bergen der Region angelegt.
Bu evlerde ayrı ayrı odalar vardır.Ils disposent de chambres individuelles.
Köleler ayrıca evlerde istihdam edilmiştir.Enfin, les esclaves sont également employés à la maison.
Ömer evlerden birine girer.Intérieur d'une des maisons.
İlk olarak evlerde özel ders vermiştir.Au début il prenait des leçons particulières à la maison.
Villalar bölgesinde ise tripleks ikiz evlerden oluşan siteler vardır.Toponyme assez répandu aux Pays-Bas, Driehuizen signifie trois maisons.
Evlerde yaşarlar.Tu habites ta maison.
Ben bu evlerden pek çok gördüm ki, bilerek bahsedebilirim.J'ai déjà vécu toutes mes toiles, si l'on puis dire.
Evlerde sıkça yapılır.Elles sont souvent construites à la maison.
Çoğunluğu eski evlerden oluşan bir mahalledir.Le village est très majoritairement composé d'anciennes maisons.
Tek katlı evlerde ise sokak cephesinde hiç pencere yoktur.L'intérieur hormis les portes ne possèdent aucune fenêtre.
Azrail kılıcını evlerdeki kovalarda yıkadığına inanılırmış.La clémence remettant dans son fourreau son épée.
Oggy'nin evi, diğer evlerden biraz farklıdır.Le jardin de la maison de roseaux est différent.
Aşağı bürümde şu an 4 ev bulunmakta ve bu evlerde hiç kimse yaşamamaktadır.Il abrite 14 magasins, mais personne n'y a son domicile aujourd'hui.
Fabrika işi ürünlere önemli bir alternatif oluşturunca evlerde bu ürünlerin yapılması engellenmeye başladı.L'acquéreur ayant décidé de transformer les bâtiments en appartements, la production a dû quitter les lieux.
Evlerde genelde tuvalet bulunmamaktadır.Les femmes n'ont parfois pas de toilettes sur leur lieu de travail.
Mahallenin [[içme suyu şebekesi ve evlerde su imkâni mevcuttur Kanalizasyon altyapısi henuz yoktur.Que ce soit au Dooroy ou au Boɗa'ngal, le mbaroodi Dooroy ne peut habiter que dans un point d'eau.
Kadınlar sokak satıcısı olarak veya evlerde hizmetçi olarak para kazandı.Las mujeres ganaban dinero como vendedoras ambulantes o sirvientas.
Birçok insan, tepelerdeki Yaodong ismi verilen evlerde yaşamaktaydı.La mayoría de la población vivía en residencias llamadas yaodongs, en esos acantilados.
Evlerde davet ağırlıklıdır.La acogida en las salas es difícil.
Evlerdeki ateşi korur.Domesticaban las llamas.
Daha çok terk edilmiş evlerde rastlanır.Entran en una casa abandonada.
Taş evlerden ibarettir.Las casas son de piedra.
Kikladlar'ın hayatı yerleşik yaşam üzerine kuruluydu ve taş evlerde yaşarlardı.Las tierras de George eran rentables y vivían en una casa grande.
Bu evlerde ayrı ayrı odalar vardır.Se dividen así habitaciones diferentes.
Camdan evlerde oturanlar başkalarının evlerine taş atmamalıdır.Chi vive in una casa di vetro non dovrebbe gettar sassi contro le case altrui.
Yakın devirde inşa edilen evlerde ise, 'hayat' doğrudan kapalı olarak yapılmaktadır.Le case, che erano costruite sui ripidi pendii, erano disposte in modo ravvicinato e una sopra l'altra.
Birçok insan, tepelerdeki Yaodong ismi verilen evlerde yaşamaktaydı.Molta della popolazione viveva in caverne chiamate Yaodong scavate in questi monti.
Çoğunluğu eski evlerden oluşan bir mahalledir.I quartieri tradizionali derivano in gran parte da antiche zone urbane.
Son Yıllarda teknolojinin gelişmesi ile mahallede bazı evlerde internet de bulunmaktadır.Durante il miglioramento della tecnologia in quasi tutti i settori.
Daha çok terk edilmiş evlerde rastlanır.Si rifugia probabilmente negli edifici abbandonati.
Bugün, buna rağmen insanlar apartmalarda ve daha modern evlerde yaşarlar.Ныне люди обычно живут в квартирах и более модернизированных жилищах.
İnsanlar bu dönemlerde zaman zaman evlerde havyaları ile birlikte kalmışlardır.Помимо людей Землю в это время будут населять игвы.
Babası Shivrampant Mumbai'de evlerde hizmetli olarak çalıştı, daha sonra Kandalgaon'da çiftçilik yaptı.Его отец, Шиврампант, работал в качестве домашнего слуги в Мумбаи, а затем стал мелким фермером в Кандалгаоне.
Geceleri, sulara yakın yerlerdeki mezarlıklarda ya da boş evlerde rastlanırlar.Ночуют на кладбищах или в пустых домах.
Evlerdeki ateşi korur.В домах возникли пожары.
Bazı evlerde de duvarda görülür.Встречаются также на стенах зданий.
Mum makası günümüzde hala evlerde ve kiliselerde kullanılmaktadır.В наши дни используется в церквях и монастырях страны.
Evlerde yaşarlar.Жилые дома.
Kadınlar ve kızlar ise normal evlerde (Enpiar) kalırlar.В укрытии и самец и самка делят между собой заботу о потомстве.
Daha çok terk edilmiş evlerde rastlanır.Появляется в старых или незанятых домах.
Çoğunlukla bahçeli evlerde oturulur.Часто встречается в садах.
Evlerde telefon vardır.Дому кто-то звонит.
Tarlalar evlerden uzaktadır.Кошки оказываются вдали от дома.
Savaşlarda başarılı olan atlar bazen evlerde misafir edilmiştir.Чуланы иногда устраивают в городских жилищах.

İlgili Sayfalar