evlerde ile cümle

evlerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Cam evlerde yaşayan insanlar taş fırlatmalılar.People who live in glass houses shouldn't throw stones.
Camdan evlerde oturanlar başkalarının evlerine taş atmamalıdır.Those who live in houses made of glass mustn't throw stones at the houses of other people.
Tom evlerden birine doğru gitti ve kapıyı çaldı.Tom walked up to one of the houses and knocked the door.
Tom evlerden birine yaklaşıp kapısını çaldı.Tom walked up to one of the houses and knocked the door.
Bu şimdiye kadar gördüğüm en güzel evlerden biri.This is one of the nicest houses I've ever seen.
Evlerde çiçekler var.There are flowers in the houses.
Sade tasarımlı evlerden hoşlanıyor.He is a fan of simple home design.
Kadınlar sokak satıcısı olarak veya evlerde hizmetçi olarak para kazandı.Women earned cash in other ways as street vendors or as maids in ladino homes.
Bonham Carter ve Burton, Londra'da bulunan Belsize Park'ta bitişik evlerde yaşamaya başladı.Bonham Carter and Burton lived in two adjoining houses in Belsize Park, London.
Bu evlerde ayrı ayrı odalar vardır.In fact, they have separate rooms.
Birçok insan, tepelerdeki Yaodong ismi verilen evlerde yaşamaktaydı.Much of the population lived in dwellings called yaodongs in these cliffs.
Köleler ayrıca evlerde istihdam edilmiştir.Slaves were also employed in the home.
Ekmek evlerde kadınlar tarafından yapılır.Household chores are carried out by women.
Hemen hemen tüm evlerde güneş enerjisi sistemi kullanılmaktadır.A number of domestic solar energy systems are in use in houses around the country.
İnsanlar bu dönemlerde zaman zaman evlerde havyaları ile birlikte kalmışlardır.People in Galilee regularly had to leave their homes during these shellings.
Yerleşimi, birbirine yakın mahalli yerleşimi andıran evlerden oluşmaktadır.The houses are deemed to be among the most sophisticated dwellings of their time.
Daha çok terk edilmiş evlerde rastlanır.It consisted of abandoned homes.
Evlerde çalışan kadınlar fiziksel ve cinsel istismar uğradı.Other youth were sent to homes in which they experienced physical and sexual abuse.
Evlerdeki ateşi korur.Fire Safety In Buildings.
İlk olarak evlerde özel ders vermiştir.Initially he gave private lessons.
Mimari olarak tek katlı evlerin yanı sıra çift katlı evlerde bulunmaktadır.Some of the old rail sheds remain there along with several houses.
Şehir yüksek bir kaya üzerine oturtulan kale ve kalenin çevresindeki evlerden oluşmaktaydı.The upper part of the hull between the main and upper decks curved inwards (tumblehome).
Evlerdeki ana görevleri sahibi adına ticaret yapmak ve gezilerde ona eşlik etmekti.The domestic's main role was to stand in for his master at his trade and to accompany him on trips.
Evlerde kullanılan fırınlar genellikle elektrikle çalışır.Zone dampers as used in home HVAC systems are usually electrically powered.
"ABD'deki televizyon kanallarının evlerdeki bulunuşlarına oranları listesi"."Database of Mobile Home Parks in the United States".
Mum makası günümüzde hala evlerde ve kiliselerde kullanılmaktadır.Extinguishers are still commonly used in homes and churches.
Yıl boyunca yaşayan sakinlerin çoğu mobil evlerde yaşamaktda.Most of the year-round inhabitants live in mobile homes.
Bayrama evlerde devam edilir.Houses in Motion.
Genelde evlerde topraklı priz kullanılır.The complete version is usually used on domestic occasions.
Evlerde sıkça yapılır.It is often made at home.
Köy seyirlik oyunları da düğünlerde ve kışın evlerde oynanırdı.Judy continued performing magic acts at birthday parties and fraternity houses.
Başka veri kaynaklarını kullanarak ayrıca hangi evlerde beyaz insanların oturduklarını da göstermiş.And he got, from other data sources, information to show which houses are occupied by white people.
Peki balon evlerde yaşasaydık ne olurdu?So what if we were living in balloon houses?
Birazdan başına gelecek olan şey, dünyanın her köşesinde, ofislerde, evlerde hergün tekrarlanıyor.What is about to happen to him occurs daily in offices and homes all over the world
Eileen Foster evlerde büyüdüm.Eileen grew up in Foster homes.
Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.Sardinians live in vertical houses, up and down the stairs.
10 veya 20 yıl içinde, Amerikan çocukların çoğu babalarının olmadığı evlerde doğacaklar.Within a decade or two, most American children will be born into homes with no father.
Evlerde iç mimarları kullanıyoruz.We use interior designers.
Ve ben bu evlerden birinde yaşamak istiyorum.And I want to live in one of these houses.
Evlerde kameraların bir şey yaptıklarına pek inanmıyoruz.We don't really believe in cameras to do things in homes.
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,He has lived in desolate cities, in houses which no one inhabited, which were ready to become heaps.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.My people will live in a peaceful habitation, in safe dwellings, and in quiet resting places.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.Every day, in the temple and at home, they never stopped teaching and preaching Jesus, the Christ.
(Bu kandil) Allah'ın yükseltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerdedir.In houses which God has permitted to be raised, and His name is celebrated therein.
Kandil, Allah'ın yükseltilmesine ve içinde adının anılmasına izin verdiği evlerdedir.In houses which God has permitted to be raised, and His name is celebrated therein.
Tanıklık ederlerse, onları, ölünceye veya ALLAH onlara bir yol açıncaya kadar evlerde tutun.If they testify, confine them to the homes until death claims them, or God makes a way for them.
(Böyle bir ışık ve hidayet), içlerinde ismi anıldığı için ALLAH'ın onaylayıp yükselttiği evlerdedir.In houses which God has permitted to be raised, and His name is celebrated therein.
Eğitim faaliyetleri, 2000 yılına kadar Mala Recica kasabasındaki müstakil evlerde yürütüldü.Until 2000, it organised instruction in private homes in the village of Mala Recica.
Kutlamalar özel evlerde yapılıyor veya şirketler tarafından çalışanların çocuklarına veriliyor.Celebrations are held in private homes or are thrown by companies for their employees' children.
Sırbistan'da dayak cezası okullarda yasadışı olmasına karşı evlerde değil.Corporal punishment in Serbia is illegal in schools but not in homes.
Evlerde bile insanlar maskeler takıyorlar.Even at home, people don masks.
Köleler ayrıca evlerde istihdam edilmiştir.Slaves were also employed in the home.
Evlerdeki ana görevleri sahibi adına ticaret yapmak ve gezilerde ona eşlik etmekti.The domestic's main role was to stand in for his master at his trade and to accompany him on trips.
Bireysel aileler Dinarik evleri olarak bilinen evlerde birlikte yaşıyordu.Individual families lived together in houses known as Dinaric houses.
Evlerden birinde birçok altın nesnenin yer aldığı bir hazine bulundu.In one of the houses was found a treasure hoard of many golden objects.
Tek tip bir zemin planının bağımsız evlerden oluşur.It consists of free-standing houses of a uniform ground plan.
Yasal olarak ayık erkek kardeşe ait olan aile çiftliğindeki bitişik evlerde yaşıyorlar.They live in adjacent houses on the family farm, legally owned by the sober brother.
[102] Pek çok gereç evlerde yapılmakla birlikte Endüstri Devrimi Amerika’da da başlıyordu.Many also hoped to establish a uniform currency and national copyright and immigration laws.
Dağlardaki evlerde drenaj kanalları, tuvaletler veya akan su yoktu.Houses — in the mountains — had no drainage channels, toilets, or running water.
İslam yasaları başlangıçta camilerde ve özel evlerde toplanan çalışma çevrelerinde öğretildi.Islamic law was initially taught in study circles that gathered in mosques and private homes.

İlgili Sayfalar