12. yüzyılda şehir refaha kavuştu, kiliseler, manastırlar ve evler inşa edildi.במאות ה-12 וה-13 קם הכפר: נבנו ביצורים, כנסיות ובתי מגורים.
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.היום כמעט כולם גדלים בבתים מאבן".
Bazı evlerde yalnızca bu çorba özellikle kış günleri her gün yenir.לובד המדבר פורח ברוב חודשי השנה, ובעיקר בימי החורף.
Tüm öğrenciler evlerine gitti.כל התלמידים הלכו הביתה.
Tüm öğrenciler evlerine gitti.כל הסטודנטים הלכו הביתה.
İçlerinden çoğu öldü, bazıları evlerine dönebildi.Впоследсвие повечето от тях се завръщат.
Evlerinde misafir olur.Чувствай се като у дома си.
Zaten pis evleri seçermiş.Преобладават няколкоетажните къщи.
Evlere ve eşyalara verilen zarar oldukça büyüktü .Грабежите и щетите върху жилищата били огромни.
Bununla birlikte modern evlerde yaşayan İnuitler de vardır.Има строителство и на съвременни модерни жилищни кооперации.
O günden beri evlerini genişlettiler, bir kitapçı dükkânı açtılar ve sık sık seyahat ediyorlar.От този момент те разширяват дома си, обикалят света и заедно отварят книжарница.
Daha çok terk edilmiş evlerde rastlanır.Настаняват се в порутени и изоставени къщи.
Yeni yeni evler inşa edilmektedir.Строят се нови сгради.
Bonham Carter ve Burton, Londra'da bulunan Belsize Park'ta bitişik evlerde yaşamaya başladı.Бъртън и Бонъм Картър живеят в прилепени къщи, свързани с коридор, в Лондон.
Bölgede bulunan eski evlerin çoğu yüz yıldan yaşlıdır.Огромна част от сградите са на повече от сто години.
Aynı zamanda evlerinin yanında "El Gaucho" isimli bir de restoranları bulunmaktadır.Санети живее близо до езерото Комо, където държи и ресторант на име „El Gaucho“.
Yaylada bulunan evler Hemşin mimarisine göre inşa edilmiştir.Архитектурните решения на сградата са в духа на банската укрепена къща.
Köy evleri yıkılıp viran olur.Къщите пустеят, рушат се.
Babası evlerinde küçük bir tıbbi klinik işletmektedir bütün aileyi kendi işinde kullanmaktadır.Родителите му притежават малка бакалница и от всеки в семейството се очаква да работи в нея.
Mahallenin İçi, evlerin bahçeleri meyve ağaçları, üzüm asmaları ile bir yeşil görünüm içindedir.При тях раят изобилства от много вкусни ястия, сладки шербети и удоволствия.
Ayrıca mahalle villa tipi evler yapmaya müsaittir.Частни домове в селото също предлагат квартири.
Evler genellikle iki bölüme ayrılmıştır.Обикновено всяко семейно жилище се дели на две отделения.
Bazı kanalların üzerinde tekne evler bulunur.В обширните водни пространства плават кораби.
İnsan evlerinin duvarlarında yaşarlar.Някои живеят в жилищата на човека.
Evlerde makromeye asılı sevilerek bakılan türü gelintacıdır (Saxifraga stolonifera).Бедреницата (Saxifraga stolonifera) е вид покритосеменни растения от семейство Каменоломкови (Saxifragaceae).
Zamanla bu şatonun etrafına evler yapılmış ve ortaya çıkan yerleşim birimine de Meyi denmiş.Замъкът е превърнат в резиденция и е украсен отвътре.
Başlangıçta yeşil arazide derme çatma şekillerde geçici olarak kurulan evlerden oluşuyordu.В Древна Гърция отначало се пишело върху животински кожи.
Ocaklar ise hem evlerin içinde hem de dışında yer alıyordu.Кладенци е имало обаче и в дворовете, а на някои места – и в самите къщи.
Askere gidecek gençlerde yaklaşık son bir aylarını evlere davete giderek geçirirler.За ваканцията момчето е пратено у дома за един месец.
Evler 2 veya 3 kattan oluşmaktadır.Жилищата им са построени на 2-3 места.
Tarlalar evlerden uzaktadır.Появяват се колоните пред къщите.
Kuzey Amerika Opera evlerinde en çok temsil edilen 20 opera eseri listesinde 11. sırada yer almıştır.Тя се намира на 20-то място в списъка на Opera America за най-представяни опери в Северна Америка .
İlk evlerin kurulduğu yere bir de mektep yapılmıştır.На мястото на първата, която е била разрушена, са били построени къщи.
Genellikle evlerin arka bahçe kısmında bulunur.Обикновено в центъра на ранчото се намира домът.
Buna göre evlerin duvarlarındaki köşeli kesme taşlar oldukça pürüzsüz hepsi aynı boyutlardaydı.Днес още си личи къде са били каменните зидове на къщите, те са били сравнително ниски.
Demir Çağı boyunca İzmir evleri, büyüklü küçüklü tek odalı yapılardan oluşmakta idi.През Желязната епоха къщите били малки, с една стая.
Böylece yeni göçmenler için 1933'te evler yapıldı.Новата 1913 г. изселниците посрещат в чужди домове.
Sonrasında öğrenci evlerinde kaldı.Той остава с учениците след училище.
Yeni evler, fabrikalar inşa edildi.Започнало изграждането на нови къщи и стопански постройки.
Japonya'da evlerin %58 kırsal bölgede yer almaktadır.82% от населението ѝ обитава селските райони.
Köprünün üzerinde evler ve caddeler bulunmaktadır.По моста минават шосейни и железопътни линии.
Eski köydeki evler yıkılarak harabe olmuştur.Непокътнати остават къщите в Стария град.
Ziyaret Tepesi'nden Gölceğiz Yaylasının evlerinin yanında Söğüteli Köyü'nün bulunduğu vadi izlenebilmektedir.Върхът, под който тя извира, се вижда от селото целият обвит в преспи.
Az sonra bu bölgedeki ilk evler kurulmuştur.Около него са построени първите минни сгради.
Kadınlar evlerine dönerler.Призовава бежанците да се завърнат у дома.
Bireyler bu çerçeve içinde kendilerini evlerinde hissederler.Няколко семейства са се събирали в домовете си.
Bir kısım ahşap evler söküldü, yerlerine beton binalar oturtuldu.Там те изсичат част от гората и построяват своите къщи.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Стотици хиляди напускат домовете си в търсене на спасение.
Evler genelde güneye bakar.Те обикновено били ориентирани на юг.
İnsanlar iktisada dayalı olarak yaşadıklarından, tamamı, kendi evlerini yapmış ve işlerini kurmuşlardır.Трудно живеели и се разпръснали наоколо, като всеки избрал място и построил къща.
Ertesi gün geldiklerinde evler boşalmıştır ve ortalıkta kimse yoktur.Yerleşke terkedilmiştir.Жителите на селото, останали без домове след наводняването им, се изселват.
Yaşadığı evlerin bazıları müze hâline dönüştürülmüştür.Днес някои от местата, където е живял, са превърнати в музеи.
Müstakil evler ve iki katlı yapılar çok nadirdir.Павилиони и други леки постройки се срещат по-рядко.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Рицарите губят една трета от броя си и Малта губи една трета от населението си.
Evler iki katlı ve çoğunlukla küçük bir avluya (hayat) sahiptir.Къщата е двуетажна и е с малки размери.
Bu evler daha çok büyük şehirlerdeki gecekonduları andırıyor.Заводите са съсредоточени в по-големите градове.
Geleneksel Rus evleri ahşaptan inşa edilir.Традиционните руски къщи са построени от дърво.
Evlerine girdikten sonra, Simpsonlar televizyon izlemek için kanepeye otururlar.Nakon ulaska u kuću obitelj se smješta na svoj kauč kako bi gledali televiziju.
Daha çok terk edilmiş evlerde rastlanır.Neke su kuće napuštene.
İnsan evlerinin duvarlarında yaşarlar.Živjele su u ženskim kućama.