Evlerine girdikten sonra, Simpsonlar televizyon izlemek için kanepeye otururlar.לאחר שכולם מגיעים לביתם, הם מתיישבים על הספה בסלון על מנת לצפות בטלוויזיה.
Üç hafta sonra, Katie onları ziyaret eder ve evlerinde tuhaf şeylerin meydana geldiğinden bahseder.שלושה שבועות לאחר מכן, קייטי מבקרת בביתם של דניאל וקריסטי, ומספרת להם שדברים מוזרים החלו לקרות בבית שלה.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.לפחות מאה אלף איש נאלצו לעזוב את בתיהם.
Evler devlet tarafından yapılmıştır.בניית דירות על ידי המדינה.
Düzenli evler yapılmıştır.ושוחזרו בתים רגילים.
14 Haziran itibarıyla evlerini terkeden kişi sayısı 1.3 milyona ulaşmıştır.ב-14 ביוני החלה החזרתם של 1.3 מיליון פליטים.
Çoğu gün sonunda evlerine giderler ve kazandıklarıyla ailelerine katkıda bulunurlar.רובם חזרו לאחר כמה שנים לאזורי המחיה שלהם ושילמו את המיסים עם הכסף שהרוויחו.
Evlerin çoğu kullanılamaz haldedir.עם זאת, למרבית הבניינים לא ניתן להיכנס.
Genellikle evlerin arka bahçe kısmında bulunur.מרבה לבלות בחצר האחורית שלהם.
Fabrikalar, belediye binaları, santraller, köprüler, çoğu yollar ve evlerin %80'i moloz yığınına döndü.מפעלים, מבני שלטון, תחנות כוח, גשרים ו-80% מהכבישים נהרסו.
Evlerin kapıları hep doğuya açılır.כל פתחי בתי המגורים פנו לצד מזרח.
Haziran ve Temmuz aylarında üç kadın daha evlerinde öldürüldü, ikisinin boğazı kesilmişti.ביוני ויולי של אותה שנה שלוש נשים נוספות נרצחו.
Ertesi gün geldiklerinde evler boşalmıştır ve ortalıkta kimse yoktur.Yerleşke terkedilmiştir.לאחר ארבעה חודשים נכשלה היוזמה - מים לא נמצאו במקום, וההתיישבות ננטשה.
Evlerin temeli taştan yapılmıştır.בתים אלו נבנו על יסודות אבן.
Kısa bir süre sonra ayılır ve hepsi evlerine dağılırlar.הם נפרדים בסוף הערב, והולכים כל אחד לביתו לבד.
Evler, sosyal yapılar ve tapınaklar Agora'nın etrafına inşâ edilirdi.בתי המגורים, בנייני הציבור והמקדשים מוקמו סביב האגורה.
2011 Eylül’de, 6 fakir aile için evler yapıldı.באוקטובר 2013 התגוררו במתחם שש משפחות יהודיות.
Evleri mezarları hâline geldi.הקברים נחפרו בין הבתים.
21 Kasım'da evlerinde küçük bir cenaze töreni yapıldı.הלוויתה נערכה ב-21 בנובמבר בבית הלוויות קטן בפילדלפיה.
İbrik yakın zamana kadar evlerimize su kaynağından su getirilirken kullanılırdı.הנחל היה בעבר נחל איתן עד לתפיסת המים לצורכי שאיבה.
Bu taşlarla evlerin büyük çoğunluğu inşa edilmiştir.באזור זה מרבית הבתים בנויים מאבנים מסוג זה.
Aynı şey Yahudiler'i evlerinde saklayanlar için de geçerli olacaktı.בנוסף לכך החביא יהודים בביתו.
Bu yüzden evlerde de görülebilirler.כלומר, הם חייבים להיות בבית.
Evleri betonarmedir.נגעי בתים.
İki katlı avlulu evlere giriş avludan yapılır.לשם כך נבנה ביתן מיוחד בכניסה.
Evlerinde misafir olur.אורחים רבים התארחו בביתם.
Şehirdeki ilk evler kalenin etrafında yapılmıştır.הבתים הראשונים נבנו סביב לכנסייה.
Tarlalar evlerden uzaktadır.המוקדים היו מחוץ לבתים.
Evlerde yaşarlar.הנשים בבית.
Toprak evler zamanla yerini betonlaşmaya bırakmaktadır.האזורים האדמומיים נוטים להתפשט עם הזמן.
Modern evlerde tuvalet genellikle küvet ya da duş gibi bir yıkanma tertibatı ile aynı odaya yerleştirilmiştir.הספוג המשמש לרחצה נמצא לרוב באמבטיה או במקלחת.
Evlere ve eşyalara verilen zarar oldukça büyüktü .נזק רב נגרם לבתים ולרכוש.
İki kız kardeşin yolları bu evlerde ayrılır.(מחלה על שני הבתים שלכם!)
Tapınak bölgesinde şimdi burada tasvir edemeyeceğim başka güzel ve soylu evler de mevcuttu.”אין בבית שום דבר שיכול להפוך חדר ליפה ונוח".
Öğrenciler Hogwart Ekspresi ile yaz tatili için evlerine giderler.משפחת יורגנסון מגיעה למקום בקיץ לחופשה.
Köylüler hep birlikte yürüyüş halinde evlerine dönerler..ללכת להרים זה כמו ללכת הביתה...
Patlamalar o kadar güçlüydü ki yakındaki evlerin bacalarını devirdi ve bir mil içerisindeki camları kırdı.הפיצוצים היו חזקים כל כך שהם הפילו את הארובות הסמוכות ושברו את שמשות הזכוכית ברדיוס של מייל מהכיכר.
Yanlış cevap vermişse ödülün yarısıyla evlerine dönerler.לאחר פינוי ראשון חצי מהם הולכים הביתה.
Dik çatılı tipik evleri ile dikkat çeker.הלב דואב לראות את שברי הבתים.
Zaten pis evleri seçermiş.להתעלם מהבתים הלא תקינים.
Geleneksel olarak bu gecede çocuklar dışarı çıkar ve evleri dolaşmaya başlarlar.רווקות מוקדמת: בשלב זה הילדים עוזבים את הבית ומתחילים להתכונן לקרירה.
1970 yılında Bakırköy Halk Evleri Deneme Sahnesi'ni kurdu.ב-1970 הומר הצל"ש לעיטור המופת.
Evlerin tuvaletleri evin dışındaydı.שירותי שדה ומקלחת היו מחוץ לבתים.
Bu eser 20. yüzyılda dünya opera evlerinin repretuvarlarında devamlı bulunmuştur.לאחר כ-20 שנה נחנך בית האופרה הנוכחי.
Aynı yıl kendi evlerinde düzenlenen 2015 Copa America'da Şili kadrosunda yine Medel yer aldı.בשנת 2015 לקח חלק האצטדיון באירוח משחקי הקופה אמריקה שנערכו בצ'ילה באותה השנה.
Ama evlere yerleşmeyen Gömeçliler, nedeniyle evler belediyeye kalır.אין בילוי משותף של צריכת בידור, אנשים נשארים בבית.
Evler genelde 2 katlıdır.הבית כלל 2 קומות.
Polis, üst düzey yetkililerin evlerini aradı ama bir şey bulamadı.המשטרה נהגה לפשוט על ביתה מדי פעם, אך לא מצאו דבר.
Evlerin çoğu yakın zamanda restore edilmiştir.מרבית המבנה עבר בניה-מחדש פעמים רבות בתקופות האחרונות.
Köyde bulunan bazı evlerde aynı Rus mimari üslubunda yapılmıştır.באזור הבניין נמצאים גם שרידי מבנים הרוסים.
Yayla evlerinin bir bölümü taş duvarlarla ve ahşapla yapılır.שאר קירות הבית עשויים מאבנים גדולות או מקרשים.
Bu evlerde ayrı ayrı odalar vardır.בתעשיות השונות קיימים חדרים שונים.
Bu sistem üst sınıfların evlerinde yaygın olarak kullanıldı.בארץ הוא נפוץ בבתות של האזור הים-תיכוני.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.המצב הכלכלי של המשפחה מידרדר והם נאלצים לעבור לדירה קטנה יותר באותו הבית.
Evlerdeki ana görevleri sahibi adına ticaret yapmak ve gezilerde ona eşlik etmekti.כמקובל בחאנים דומים הוקדשה קומתו הראשונה למסחר והשנייה למגורים.
Şehirden üç kanal geçer ve bunlar evlerin içinden akar.השיר בנוי משלושה בתים ומחורז בחריזה חובקת.
26 Şubat - İstanbul Belediyesi, evlerdeki kafeslerin kaldırılması kararını aldı.26 באוגוסט – מתקבלת החלטה של הסובייט העליון על כך שניתן לבנות בתים פרטיים באופן עצמאי.
Taş evlerin ise çoğu yıkılmıştır.מרבית הבתים בעיר נהרסו.
Karşılığında ev sahibi ona teşekkür etmektedir, evlerinde kaldığı için.בתמורה לנכס, מסרה לה העירייה דירה לרשותה למגוריה.
Bu değişiklik evleri numaralandırırken soldan sağa değil de sağdan sola sıralamak gibi aynı etkiye sahiptir.שינוי זה משקף את שינוי כיוון הקריאה בעברית, מימין לשמאל, לעומת האנגלית.