Ana içeriğe geç
Sözlük

evler ile cümle

evler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şarkı popüler Amerikan müziğinin evlere ulaşmasına yardım etmiştir.それは彼の音楽が、そこに暮らすアメリカ人の生活に寄り添っていたからである。
Zaman zaman evlerine kadar gidip, çeşitli hediyeleri götürmektedir.世界各地に出張し、お土産を持ち帰る。
İzlanda kökenli torf çatılı geleneksel evleri parklarda yaşatılmaktadır.アイスランドに起源がある伝統的な芝土屋根の家が公園に復元され展示されている。
Karşılığında ev sahibi ona teşekkür etmektedir, evlerinde kaldığı için.その後、伝助になついたため、やむを得ず自宅に連れて帰り飼う事に。
Ayrıca mahalle villa tipi evler yapmaya müsaittir.また、周辺には武家屋敷などが並ぶようになる。
Evlerde günlük bir yemek olarak yaygınlaşmayışının en önemli nedeni yapılışındaki zorluktur.用途がきわめて広く頻繁に用いられるため、日常の食事に欠かせない調味料となっている。
Aileleri ve evleri bulunur.アースやその家族が住んでいる。
Tarlalar evlerden uzaktadır.家は村の外れに在る。
Bu evler şehrin hemen dışında inşa edildi.これらの家々は市郊外に固まって建てられた。
Evlerine giderlerken, arabada yan yana otururlar ve Summer Tom’u evinde yapacağı partiye çağırır.回家的路上,他們同乘一車,Summer邀請Tom參加在她家的一個派對。
Eserde Edward Darley Boit'in dört kızı Paris'teki evlerinde betimlenmiştir.画中人为爱德华·达里·博伊特身处巴黎宅邸的四个女儿。
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.数万人已经逃离家园。
Bu evlerden birçoğu İsrail askerlerinin baskınlarından dolayı terk edilmişti ve daha sonra yok edilmişlerdi.许多这些房屋是因为以色列的行动被放弃,后来被摧毁的。
Bu dönemde ABD'deki evlerin yüzde beşinden azında DVD oynatıcı mevcuttu.當時,只有不到5%的美國家庭擁有DVD播放機。
Suriye İç Savaşında evleri yıkıldı.叙利亚内战时,馬爾迪尼的房子被摧毁。
Evleri toprak altındadır.她的家在地底下。
Ancak onların gidebilecekleri tek evleri vardır; o da yine sokaklardır.牠們的地盤只是用來繁殖的,牠們會走到地盤以外的地方覓食。
Fakat orada hala su birikintisi vardı ve civar evlerin kadınları çamaşırlarını burada yıkarlardı.昔時橋下有水流經,有婦人會在這裡洗衣。
Fiziksel yaşı 26 olan Esme, eski evleri restore etmekten hoşlanmaktadır.原作小說中,26歲的覺喜歡早季。
Evlerdeki ana görevleri sahibi adına ticaret yapmak ve gezilerde ona eşlik etmekti.家仆的主要任务是在交易时替主人站好位置以及陪伴主人旅行。
Patlamalar o kadar güçlüydü ki yakındaki evlerin bacalarını devirdi ve bir mil içerisindeki camları kırdı.”爆炸过于强烈,打翻了附近的烟囱,震破了一英里范围内的所有玻璃窗。
İnsanlar için artık konunun merak edilir hiçbir yanı kalmamıştır, bu yüzden evlerine dönerler.於眾人開始厭倦尋找真相時又一次被冷待,再度隻身離去。
Evler de küçüktür.小的亦無家產。
Evleri betonarmedir.家园建设。
Yalnızca erkeklerce kullanılan evlerdir.僅男性使用。
Evler devlet tarafından yapılmıştır.房屋建于民国年间。
Ölüler evlerin taban altına gömülmüştür.死去的人会被埋葬在房子地板之下。
Özellikle büyükşehirlerde evler oldukça pahalıdır.特别是该寺的大殿,十分高大。
Kışlık evler (Merkezî ve Aşağı hnax, Yukarı konax) iki tiptir.收錄林慧萍的【走在陽光裡】、【無情弦】兩張專輯的精選。
Yahudilerin bir arada oturdukları ev veya evlerin topluluğu.參加各地猶太人與猶太教堂的聚會。
Bu görüntü onlara tam o noktada yeni evlerini kurmalarını öğütleyen bir kehaneti tamamlamaktaydı.這正應驗了他們要找一個新家園的預言。
Evler genelde 2 katlıdır.种子通常2粒。
Prens onlara evlerine götürmüş.國王陛下在他的住處接見了它。
Kırsal bölgelerde kendi evlerinde yaşayanların oranı daha yüksektir.因此,生活在农村地区的人的自杀率更高。
Petrischevo köyünde Zoya, at ahırları ve evleri ateşe vermeyi başardı.在佩特里谢沃村,卓娅试图放火烧毁德军马厩。
Eşi evlerindeki merdivenden düşerek hayatını kaybetti.家中階梯跌下身亡。
Samanbahöe Evleri projesi üç aşamada tamamlanır.歌剧院的建造计划一共有三个阶段。
Evlerinde çok sayıda köpek beslemektedirler.自己也飼養了很多狗。
Bazı kanalların üzerinde tekne evler bulunur.在运河多个通航区域皆有一条航道标志。
Ailesi kısa bir süre sonra iflas etti ve evlerinden çıkarıldılar.易家蘭一氣之下把他們趕出了家門。
Otlak olmadığı için evlerde suni yemlerle beslenmektedir.因属众缺乏食物,发张家口仓粟赈济。
İki kız kardeşin yolları bu evlerde ayrılır.两个女儿的出路就是出家。
Ekmek evlerde kadınlar tarafından yapılır.这些织物是妇女们制作的。
Evler birbirine çok yakın olarak dizilmiştir.諸比丘即與出家受具足戒。
Evler genelde güneye bakar.常见于南方。
Yöreye ait eski ahşap işlemeli evlerin pek çoğu yanmış veya yıkılmıştır.很多以木材興建的古老房屋被大火焚毀。
Böylece evlerinin her tarafından her bir zerre Hametz’i arındırırlar.在《伊蘇·始源》裡則散佈在每一層迷宮裡。
1925'ten itibaren kerpiç evler yapılmaya başlanmıştır.1925年开始铺设柏油路。
Gaz kömürden daha pahalı olduğu için, bu yeni teknoloji önce burjuvaların evlerinde kullanıldı.哥德式建築復興初期,鐵已在哥德式建築物中使用。
Hastaların çoğu aynı gün evlerine dönüp bir gün sonra da normal yaşamalarına dönebilirler.治疗可以很快完成,患者一般在治疗的当天就可回家,1-2天后即可回归正常生活。
Evlerden getirilen tatlılar yenir.在家里吃甜食都会挨骂。
Ertesi gün geldiklerinde evler boşalmıştır ve ortalıkta kimse yoktur.Yerleşke terkedilmiştir.留塞內月餘後遁逃,漢軍追出塞外後就撤軍了,不能有所殺。
Akşamları evlerde günlük av maceraları anlatılır.參與者每天晚上必須回到信號小屋。
Simpsonlar kendi evlerini alana kadar ailesiyle birlikte Springfield’ın aşağı doğu kısmında yaşadı.在辛普森一家人买下了他们家的第一套房子前,他一直同他父母住在一起。
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.許多當地的岩石是油頁岩。
Mahallenin içme suyu şebekesi vardır;ama evlere çekilmemiştir.kanalizasyon şebekesi yoktur.村子裡有自來水,但它沒有連接到家家戶戶。
Evlerin çoğu yakın zamanda restore edilmiştir.其余各堂大多已恢复开放。
İngiltere'nin en büyük malikane evlerinden biri olan saray 1705-1722 yılları arasında inşa edilmiştir.布伦海姆宫是英國最大的建築之一,建造時間為1705年至1722年之間。
Bayram sabahı sahah namazı öncesi evlerin önünde ateş yakılır.元朝、明朝,该寺为名刹。
Dağ kraterinin kenar tepelerinde profesyonel gözlem evleri de bulunmaktadır.在見到建造船塢的山上亦有憲兵駐守。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod