Atölyelerin hepsi evlerin içinde yer alıyordu.Skuespillerne mister alt, siden boligene deres også var der.
Bu opera Mozart'ın ölümünden sonra birçok yıl popüler olarak opera evlerinde sahnelendi.Operaen forble populær i mange år etter at Mozart døde.
Evleri koruyan ruhtur.Kongsvinger holder hus.
İki odalı küçük evleri dönmelidir.De små rommene er adskilt.
Bir diğer örnek ise sivri çatılı evlerdir.Et annet eksempel er de hodeskaller som er funnet.
Emniyet binası yakınındaki evlerde yaşayan 20 kişi de yaralandı.Rundt 280 personer er bosatt i bygden Skomrak.
Bunun en göze çarpan örnekleri, yerleşim yerlerinde bulunan tarihi eser niteliğindeki evlerdir.Dan sesungguhnya rumah yang paling lemah adalah rumah laba-laba kalau mereka mengetahui (Quran, 29:41).
Aynı zamanda evlerinin yanında "El Gaucho" isimli bir de restoranları bulunmaktadır.Mereka tinggal di dekat Danau Como, Dimana Mereka memiliki restoran dengan nama "El Gaucho".
Yerleşimi, birbirine yakın mahalli yerleşimi andıran evlerden oluşmaktadır.Sebagai contoh yaitu pemanfaatan gua sebagai tempat tinggal.
Gazze’ye yakın İsrail şehirlerindeki evler ve araçlar zarar gördü.Kendaraan-kendaraan dan rumah-rumah rusak oleh rudal-rudal di beberapa kota Israel dekat Gaza.
Evleri, Ibrox Stadyumu, şehrin güneybatısındadır.Tempat tinggal mereka, Stadion Ibrox, berada di barat daya kota.
Evleri betonarmedir.Menghias rumah.
Heradot Mısırlıların, hayvanlarını kendi evlerinde tutan biricik toplum olduğunu gözlemlemiştir.Herodotus mengamati bahwa bangsa Mesir adalah satu-satunya bangsa yang menyimpan hewan di rumah mereka.
Evler ağırlıklı olarak betonarmedır.Rumah-rumah berderet padat.
Bu kullanım, Hindistan, Çin ve Sahraaltı Afrika'daki evlerin %80'inin enerji kaynağıdır.Bahan ini digunakan sebagai sumber energi utama di 80% rumah-rumah di India, Cina, dan Afrika sub-Sahara.
Auvers'deki Evler, Vincent van Gogh tarafından yapılan bir yağlı boya resimdir.Rumah-Rumah di Auvers adalah sebuah lukisan minyak karya Vincent van Gogh.
Magnavox Odyssey evlere giren ilk video oyun konsoludur.Magnavox Odyssey adalah konsol permainan video rumah komersial pertama.
Bu görüntü onlara tam o noktada yeni evlerini kurmalarını öğütleyen bir kehaneti tamamlamaktaydı.Penampakan ini menggenapi nubuat yang mengatakan bahwa mereka harus mendirikan rumah baru di tempat itu.
Bünyesinde evler, bir kütüphane, üç restoran ve bir konservatuvar vardır.Di gedung ini juga memiliki sebuah perpustakaan, 3 buah restoran dan sebuah Gedung Konservasi.
Buna rağmen Csaba, çamurlu sokakları ve tıkış tıkış evleri ile büyük bir köye benzer.Namun, Csaba masih mirip sebuah desa besar, dengan jalan-jalan berlumpur dan rumah-rumah yang padat.
Köydeki evlerin çoğunluğu doğal afetlerden (Yağmur vb.) dolayı oturulmayacak durumdadır.Kebanyakan ukiran hiasan rumah Aceh tidak mengandung lambang tertentu, melainkan sebagai unsur keindahan saja.
Daha sonra evlerinde Unownlar ortaya çıkar.Pada pertemuan selanjutnya yakni dirumah KH.
Ardından, 1894'te, Deyra' da başlayan yangın evlerin birçoğunu yok etti.Kemudian, tahun 1894, kebakaran terjadi di Deira, menghanguskan banyak rumah.
Gerçi, evlerinde sürekli çeşitli müzikler dinlenirdi.Ia sering mendampingi tur musik mereka di berbagai daerah.
Chicago, Illinois'deki evlerinde beraber yaşamaktadırlar.Mereka tinggal bersama di Illinois.
Evlerde genelde misafirlere teh manis (şekerli çay) veya kopi tubruk (bir tür Endonez kahvesi) ikram edilir.Rumah tangga Indonesia biasanya menyajikan teh manis, dan kopi tubruk untuk tamu.
Polis, üst düzey yetkililerin evlerini aradı ama bir şey bulamadı.Polisi yang curiga datang menggeledah rumah Bang, namun tidak menemukan apapun.
İçlerinden çoğu öldü, bazıları evlerine dönebildi.Ada pula sebagian yang terbunuh dan sebagian pemimpinnya ditawan.
Deniz kenarında bakımlı cami ve evler ile yemyeşil dağlara sahiptir.Ia juga melahirkan Pontos (laut) dan para Urea (bukit-bukit) dengan cara yang sama.
Köleler ayrıca evlerde istihdam edilmiştir.Ibadah masih dilaksanakan di rumah-rumah.
Ancak 1834 yılında şehirde yer alan ahşap evlerin büyük kısmı yandı.Pada tahun 1834, sebagian besar kota ini terbakar bersama rumah-rumah kayunya.
Böylece katı çikolata satan "çikolata evleri" bütün Avrupa'ya yayıldı.Bahkan ada jenis cokelat panas yang lebih kental di Eropa.
Diğer filmdeki evlerle arasında bir bağlantı olabilir.Kamu bisa menonton film bersama teman-temanmu di cinema.
Aileleri ve evleri bulunur.Misalnya: keluarga dan kelompoknya.
Evler merkezi ısıtma ile ısınmakta olup her eve su kaynağı ulaşmaktadır.Bandara dihangatkan dengan pemanas wilayah dengan sumber dari panas bumi.
Semt halkı panik içinde evlerine koşuşurlar.Anak kesembilan berlari pulang ketakutan.
Bundan sonra gelen misafirler evlerine dönerler.Tamu-tamu sudah kembali ke tempat asalnya.
Bu nedenle dünya opera evleri tarafından sık sık sahnelenmiştir.Karya-karyanya sering dipentaskan di teater opera di seluruh dunia.
Bu sırada Georino da ortaya çıkıp karısına hemen evlerine dönmesini bildirir.Ellison lalu berkata kepadanya, mereka harus segera keluar dari rumah.
Av için yetiştirilmesinin yanı sıra, evlerde süs köpeği olarak da beslenmektedir.Tatkala itu Ahlun nujum Belalang ada di rumahnya sedang merojak sireh hendak dimakannya.
Evlerin çoğu kullanılamaz haldedir.Kebanyakan rumah Palimbangan tidak menggunakan anjung.
Bunların çoğu evlerin altındadır.Kebanyakan dari mereka ditempatkan di unit-unit keluarga.
Londra Köprüsü üzerinde bulunan evler de yanmaya başlamıştı.Kepala mereka kemudian ditancapkan di Jembatan London.
Bu duvarlara yakın olan bazı evlerin denize battığı görülmüştür.Sebuah lapangan rumah bergerak yang dibangun dekat dengan dinding laut diterjang berat.
Artık fakirdir, evlerinin bir odasını bir kadına kiralamışlardır.Mereka menyambung hidup dengan menyewakan rumah kos yang ada diseberang rumah mereka.
Evlerin kapıları hep doğuya açılır.Cửa của mọi ngôi nhà luôn luôn mở về phía đông.
Çoğu gün sonunda evlerine giderler ve kazandıklarıyla ailelerine katkıda bulunurlar.Đa số về nhà vào cuối ngày và góp phần kiếm được của mình cho gia đình.
Beverly Hills, Los Angeles County'nin ve ülkenin en büyük evlerine sahiptir.Beverly Hills có những ngôi nhà lớn nhất Quận Los Angeles và của cả quốc gia.
Bugün, buna rağmen insanlar apartmalarda ve daha modern evlerde yaşarlar.Tuy nhiên, ngày nay, người dân sống trong các căn hộ và những ngôi nhà đã được hiện đại hóa hơn.
Evlerine giderlerken, arabada yan yana otururlar ve Summer Tom’u evinde yapacağı partiye çağırır.Họ ngồi cạnh nhau trong chuyến đi về nhà, và Summer mời Tom đến một bữa tiệc tại nhà cô.
Popüler inancın aksine, evler su üzerinde değil, bataklık topraklarında inşa edildi.Trái ngược với niềm tin phổ biến, các ngôi nhà không được dựng lên trên mặt nước, mà chỉ là trên các đầm lầy.
İnşa edilen evler satılabilmekte.Ngôi nhà bị đem bán.
Bu dönemde ABD'deki evlerin yüzde beşinden azında DVD oynatıcı mevcuttu.Thời bấy giờ, không tới 5% các hộ gia đình Mỹ có đầu đĩa DVD.
Yerel halk, evlerinde ve topraklarında yasa dışı kazı yapmaya devam ederek tarihi anıtlara zarar vermektedir.Người dân địa phương tiếp tục đào bới bất hợp pháp trong nhà và đất của họ, làm hư hỏng các di tích lịch sử.
Sıklıkla evlerin içinde veya pencerelerde, evdeki ışığa gelen böcekleri yerken görülebilir.Chúng đôi khi được tìm thấy trên cửa sổ hay trong nhà, ăn côn trùng bị ánh đèn thu hút.
Gayzerlerden gelen buhar ve sıcak su 1943 yılından bu yana evleri ısıtmak için kullanılmaktadır.Nước nóng và hơi nước từ các mạch nước phun cũng được sử dụng để sưởi ấm nhà cửa từ năm 1943 tại Iceland.
Evlerin çoğu yakın zamanda restore edilmiştir.Hầu hết các cấu trúc được xây dựng lại nhiều lần sau đó.
Ayrıca isteyen öğrencileri Noel tatilinde evlerine de götürmektedir.Học sinh có thể về nhà trong kì nghỉ Giáng Sinh.
Bu yangının ardından şehir yeniden kuruldu ve evler sadece taştan yapıldı.Sau khi ngọn lửa đó, trung tâm thành phố được xây dựng lại chỉ với các tòa nhà bằng đá.
Aynı zamanda evlerinin yanında "El Gaucho" isimli bir de restoranları bulunmaktadır.Họ sống gần Lake Como, nơi họ sở hữu 1 nhà hàng tên là "El Gaucho".