Bir avlunun etrafında sıralı birimlerden oluşan evlerin tarihi 150-200 yıl kadardır.Locuințe din zona Anatoliei care să aibă peste 150-200 de ani se găsesc greu.
Gerçi, evlerinde sürekli çeşitli müzikler dinlenirdi.Acasă la familia lui erau organizate regulat seri muzicale.
Bu dönemde bir - iki katlı evler inşa edildi.Pe acel loc au fost construite ulterior două locuințe private cu etaj.
Daha pahalı ve daha geniş evler doğrudan sokağa bakıyordu.Casele săsești aveau latura mai scurtă înspre stradă.
Ayrıca bu bina ve çevresindeki evlerin kiraları oldukça yüksektir.Prețurile locuințelor și terenurilor din acest cartier continuă să fie mari.
Evler birbiri ardına yandılar.Casele au luat foc una după alta.
Bu evler karanlık ve kirli.Aceste case sunt întunecate și murdare.
Birçoğu depremden sonra evlerini kaybetti.Mulți și-au pierdut casele după cutremur.
Bu evlerin hepsi benzer.Toate aceste case se aseamănă.
1952'den itibaren müstakil evlerin inşası için ilk parsellerin dağıtımına başlandı.Din anul 1952 s-a început repartizarea primelor loturi pentru construcția caselor individuale.
1901 -1911 arasında inşa ettiği küçük ve konforlu evleri Prairie Evleri serisi olarak anılmaktadır.Az 1901 és 1911 között tervezett lakóépületei az úgynevezett Prairie House-ok voltak.
Hatta bunun için de evlerini satarlar.Ezután a háziak megvendégelik őket.
Bu evler şehrin hemen dışında inşa edildi.Ezek a házak szorosan egymás mellé épültek a városon kívül.
Panikleyen vatandaşlar evlerini boşaltmaya, sokaklarda ve geçitlerde toplanmaya başladı.A pánikba esett lakosok elhagyták házaikat, az utcákon és a sikátorokban gyülekeztek.
Bazen Persler Yahudilerin evlerine giriyor canlarının istediğini alıyorlar.Néha a perzsák betörnek a zsidók lakhelyeibe és elvesznek, akármit akarnak.
Tarlalar evlerden uzaktadır.Tornya messze kimagaslik a házak közül.
Evleri herkese açıktır.Lakása mindenki számára nyitva volt.
Beverly Hills, Los Angeles County'nin ve ülkenin en büyük evlerine sahiptir.Beverly Hillsben találhatóak Los Angeles megye és talán az USA legnagyobb házai.
Yahudi geleneklerince mezarlıklar dua evlerinin yakınında bulunmamalıdır.A zsidó szokás szerint ugyanis a temetőket nem helyezik a zsinagógák mellé.
Eilis İrlanda yatılı evlerinde yaşamaktadır ve her gece ev sahibeleriyle akşam yemeği yemektedir.Egy ír vendégházban lakik ahol minden este együtt vacsoráznak a többi lakóval.
Peter, Quahog'daki evlerini gizlice sattığını söyleyerek onları yeniden işe alır.Peter azonban újra alkalmazza őket, miután bevallja, hogy eladta a régi quahogi házukat.
Londra Köprüsü üzerinde bulunan evler de yanmaya başlamıştı.A London Bridge házai is égtek.
Ondan önceki Yunan evleri yan yana dizilmiş “megaron”lardan oluşuyordu.Korábban a házak egymás mellett álló megaronokból épültek fel.
Ekmek evlerde kadınlar tarafından yapılır.A kenyeret az asszonyok készítik el otthon.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Népességének egyharmada elpusztult, a városi lakosoknak a fele.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Ennek következtében több tízezren hagyták el házaikat.
Çevrede kullanılan geleneksel eşyalar bu evlerin içinde ve dışında sergilenmektedir.Ezt a technikát is alkalmazzák az épületeken kívül és belül is.
Yapılan deprem evleri hala kullanılmaktadır.A lerombolt házakat újjáépítették.
Osetlerden evlerini geri satın aldılar.Házát gyűjtők vásárolják.
Yani evler dağınık bir şekilde yer almaktadır.Házai szétszórtan terülnek el.
Bu yüzden evlerde de görülebilirler.Ezt otthon is meg tudod tenni.
Bu evlerin bir bölümü günümüzde otel olarak hizmet vermektedir.Ma az épület egy részét egy szálloda foglalja el.
Evleri mezarları hâline geldi.Házsongárdi séta sírjaik közt.
Prens onlara evlerine götürmüş.Egy férfi vitte haza őket.
Ardından, 1894'te, Deyra' da başlayan yangın evlerin birçoğunu yok etti.A második 1894-ben, amikor Deirában pusztított tűzvész, s a legtöbb otthon leégett.
Nihâyet 1929 yılında evleri yakıldı.1928-ban 27 háza leégett.
Japonya'da evler, geleneksel ve modern stillerde üretilmişlerdir.Japánban számos stílusban képviseltetik magukat előadók, a hagyományos és modern stílusokban egyaránt.
Eski yapı taştan evler vardır.Régi házai kőből épültek.
Evlerin çoğu kullanılamaz haldedir.A kastély nagy része kihasználatlanul áll.
Bodø'da Altı bin kişi yaşıyordu ve 3500 kişi saldırıda evlerini kaybetti.6000 lakosából 3500 vesztette el otthonát a támadáskor.
Evlere ve işyerlerine verilen elektrik alternatif akımdır.Az iparban és a háztartásokban jellemzően váltakozó áramot használnak energiaforrásként.
Hacılar’a benzer dikdörtgen planlı evlerin duvarları geometrik motifli resimlerle bezelidir.Az épületek a hacilariakhoz hasonlóak, rajtuk geometrikus mintázatú képekkel.
Bununla birlikte modern evlerde yaşayan İnuitler de vardır.Jelenleg modern lakások vannak benne.
Evler de küçüktür.Maga az épület kicsiny.
Halen bazı evlerin önünde su kuyusu bulunmaktadır.A házak előtt vízelvezető árkok húzódtak.
Daha sonrasında da köydeki evlerinin ateşler içinde yanmasını izliyorlar.Körülnézve látta hogy háza lángokban áll.
Evlerini boşaltıp bıraktık.A házukat üresen találták.
Az sonra bu bölgedeki ilk evler kurulmuştur.Ekkor épültek az első lakótelepek.
Görüşmeler ve barış anlaşmaları tamamlandıktan sonra askerler evlerine döndü.Miután újra béke lett a katonák visszatértek állomáshelyükre.
Evleri kerpiçten yapılmıştır.Házaikat vályogból készítették.
Wittgenstein bir süre özellikle evlerin iç mimarisi ve dizaynı ile ilgilenmiştir.A Bauhaus szellemisége főleg a bútor- és interieurtervezésben jelentkezett.
Evleri genellikle üç-dört katlı ve bahçelidir.Ezek általában 3-4 szobás, középfolyosós épületek voltak.
Evlerde ve bodrumlarda yaşar.Házakban, pincékben telel át.
Bu evlerde ayrı ayrı odalar vardır.A házban minden fiúnak külön szobája volt.
Geleneklerin temeli, baharı karşılamak için evleri çiçekler ve çiçek açan dallarla süslemektir.A roma đurđevdan hagyományai szerint otthonukat virágokkal és virágzó ágakkal díszítik a tavasz tiszteletére.
Buna rağmen Csaba, çamurlu sokakları ve tıkış tıkış evleri ile büyük bir köye benzer.Ettől függetlenül még mindig egy nagyra nőtt falura hasonlított kis házaival, zsúfolt, sáros utcáival.
Bu kızların evlerine gelin olarak getirilmesi önemli sayıldı.Ezekben a házasságokban a nő hozományát az új háztartás megalapítására használták.
Evlerin kapıları hep doğuya açılır.A ház bejárata minden esetben kelet felé néz.
Evlerin çoğu yakın zamanda restore edilmiştir.A házak nagy részét újjáépítették.
Hasankeyf'in eski evleri.Régi tornácos lakóházak.