Ana içeriğe geç
Sözlük

evler ile cümle

evler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Evlerinde zengin bir kütüphaneleri vardı.V chrámu byla bohatá knihovna s mnoha cennými svazky.
Akşam, ayı yine evlerine gelince sevinmişler.Zvony se však přes noc vrátily zpět domů.
Evleri, Ibrox Stadyumu, şehrin güneybatısındadır.Jeho domovským stadionem je Ibrox Stadium, který stojí na jihozápadě města Glasgow.
Bu sağlık ocaklarına bağlı sağlık evleri de halka sağlık hizmetlerini sunmaktadır.Dále pak tyto zdravotní pojišťovny musí mít smlouvy se zdravotnickými zařízeními.
Bu evler genelde iki katlıdır, ilk kat ara kattır ve kışlık olarak kullanılmaktadır.Ty by měly být delší, protože lyže jsou dvakrát vyšší než ty zimní.
Eskiden Siam kentinin yarısı bambu sandalların üzerinde suda yüzen evlerden oluşurdu.Ve středověkém Japonsku se luky vyráběly z bambusových stromků.
1638'de ise bölgedeki evlerin sayısı kırka yükseldi.Před rokem 1648 byla rozloha obce dvojnásobná.
Birinci kısım, çeşitli teatral perili evlere dayanan bir perili evi içermektedir.Zajímavostí je učebna č. 13, jež je vybavena nábytkem napodobujícím vybavení za první republiky.
Evler genelde beton yapı tarzında olup eskiden kalma kerpiç ve taş evlerde mevcuttur.Základy bývaly kamenné, dnes obvykle betonové a větší domy jsou podsklepené.
Evlerin çoğu kullanılamaz haldedir.Většina domů zůstala nepoškozená.
Bazı kanalların üzerinde tekne evler bulunur.Po stranách podél lodi jsou umístěny rozsáhlé zpěvácké tribuny.
Evlerde ve lokantalarda da yerel yiyecekler genelde elle yenir.Místní restaurace a hospůdky rovněž nabízejí speciální jídla.
Evler taştan yapılmıştır.Stavby byly budovány z kamene.
Bu arada karşılaşılan bütün evler de ateşe verilip yakıldı.Dům s nevěřícími bude vyhlazen a oni budou spáleni do země.
Yöreye ait eski ahşap işlemeli evlerin pek çoğu yanmış veya yıkılmıştır.Spousta doposud zachovalých středověkých hradních budov se zřítila nebo vyhořela.
Güvenli evlerinde birçok silah bulundurur.Mezi uprchlíky se mělo nacházet mnoho zbraní.
Böylece yeni göçmenler için 1933'te evler yapıldı.Roku 1933 byla dokončena výstavba obytných domů.
1940 yılından sonra köy halkı yassı örtü evler yerine kiremitli binaları kullanmaya başlamıştır.V roce 1941 došlo v osadě k výstavbě zděných domů namísto dosavadních stanů.
Evleri herkese açıktır.Rodinný dům pro každého snadněji.
Meyve ağaçları ise daha ziyade evlerin bahçelerinde yetiştirilmekteydi.Ovocné stromy jsou v zahradách spíše výjimečně.
3.304 kişilik nüfusa sahip Çaldıran'da evlerin %95'i yıkıldı ve 615 kişi öldü.Povodní bylo celkově postiženo 11 milionů obyvatel a zničeno 5 960 000 budov.
Yayın ekipmanları ise onların olduğu evlerine taşındı.Vojáci se tedy rozešli do domů, kde byli ubytováni.
Mekke'ye inen hacı adayları evlere yerleşir ve Umre yaparlar.Valčíkovi přišli do kostela, připravit se na smrt.
Evler genelde birbirine uzaktır.Jejich stavba je většinou všesměrná.
Bundan sonra gelen misafirler evlerine dönerler.I ostatní hosté se pak odebírají domů.
Tüm bu yapılanların içinde, en önemlisi evler bu kez ahşaptan değil taş ve tuğladan yapıldı.Na tomto umělém pahorku původně stávala vrchní část zkonstruovaná ze dřeva a bez malty poskládaných kamenů.
Bandırma ilçesinde bütün Rum evleri Yunan Bayrakları ile donatılmıştır.Při každém výročí je většina veřejných budov a bydlišť ozdobena řeckými vlajkami.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.O treime din casele sale au fost avariate sau distruse, iar orașul a pierdut jumătate din populație.
Kilometre Tozlu Çizmeler Evler..EvlerCasele Micești, Cluj Pârâul Casele
Bu görüntü onlara tam o noktada yeni evlerini kurmalarını öğütleyen bir kehaneti tamamlamaktaydı.Aceasta viziune completează o profeție care spune cum ei au găsit noua casă în această locație.
Ertesi gün geldiklerinde evler boşalmıştır ve ortalıkta kimse yoktur.Yerleşke terkedilmiştir.După inundații satul a devenit pustiu, ne mai locuiind nimeni.
Bünyesinde evler, bir kütüphane, üç restoran ve bir konservatuvar vardır.Aici se află, de asemenea, o bibliotecă, trei restaurante și un conservator.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Familia sa a fost silită să își părăsească locuința, trebuind să se mute într-o zonă mărginașă a orașului.
Çift New York'ta yaşasalar da Edinburgh'da da evleri vardır.Ei locuiesc în Los Angeles ,dar au și o a doua casă în Hamburg.
İRTİBATI KOPARMAYIN.GÜZEL EVLER YAPTIRIN.Nu confundați cu Nobila casă.
Gemilerini batıdaki evlerine dönmek için Adriyatik Denizi'ne taşımış, karaya çıkmışlardır.Au debarcat, pentru a-și căra barca la Marea Adriatică, înspre vest, pentru a ajunge înapoi acasă.
28 Kasım 2005'te Manson ve von Teese evlerinde düzenledikleri bir tören ile evlendi.Pe 28 noiembrie 2005, Manson și Von Tesse s-au căsătorit în privat, o ceremonie în propria casă.
Evlerde daha çok bulunur.Mai multe găsiți aici.
Bölgede bulunan eski evlerin çoğu yüz yıldan yaşlıdır.Majoritatea caselor au o vechime de aproape un secol.
Sağ kalanlar ise 1944'te evlerine döndüler.Ultimii supraviețuitori s-au întors acasă în 1952.
Evlerimiz fevkalade sağlam inşa edilmiştir.Locuințele erau foarte dezvoltate.
Takımdaki ilk golünü 1 Eylül 2013 tarihinde evlerinde 6-2 yendikleri TSG Hoffenheim'a attı.A marcat primul său gol pentru Stuttgart pe 1 septembrie 2013 într-o victorie de 6-2 cu TSG Hoffenheim.
TV ekipleri bir sonraki gün evlerindeydi.Telespectatorii au parte doar de câteva momente din casă.
Bu opera Mozart'ın ölümünden sonra birçok yıl popüler olarak opera evlerinde sahnelendi.Opera a rămas populară pentru mulți ani după moartea lui Mozart.
Yalnızca erkeklerce kullanılan evlerdir.Este consumat ocazional numai de localnici.
Tarlalar evlerden uzaktadır.Terenurile sportive sunt lângă cămin.
Evleri ve bağları yakıldı.Le arde casele și locurile unde lucrau.
Siyasi tutukluların ve sürgün edilenlerin büyük kısmına, evlerine dönme izni verildi.Unele articole prevăd repatrierea forțată a refugiaților și imunitatea lor după reîntoarcerea în patrie.
Bunların çoğu evlerin altındadır.Majoritatea acestora se află în clădiri-monument.
Köyde bulunan bazı evlerde aynı Rus mimari üslubunda yapılmıştır.Deasupra pronaosului este amplasată clopotnița construită în stil rusesc.
Evlerinde zengin bir kütüphaneleri vardı.În atelierul său ținea o bibliotecă nu prea mare.
Zaten pis evleri seçermiş.Li s-au confiscat chiar casele.
Arazi üzerindeki evleri birbirine bağlamak üzere yollar inşa edilebilir.Clădirile trebuie să fie unite prin drumuri.
Evler Birliğe yalnızca para değil gıda, giyecek, silah ve at da sağlardı.De aceea nu dăm salarii oficialilor sau soldaților, doar mâncare, îmbrăcăminte, încălțăminte și arme.
Bazen de evlerin uzağında kırlarda bulunurlar.Uneori ei sunt întâlniți și în locuințele umane.
Magnavox Odyssey evlere giren ilk video oyun konsoludur.Magnavox Odyssey este prima consolă de jocuri din lume.
Karaevli: Kara Otağlı yani evleri kara.Zona: Podișul Târnavelor - Terasele Mureșului.
Noel arifesi gecesi evlerde Noel Baba ve geyikleri için yiyecekler bırakılır.În Statele Unite, copiii lasă în seara de Ajun prăjituri și lapte pentru Moș Crăciun.
(NDP Diğer yandan Ordu protestoculara evlere gitmesi konusunda uyarıda bulundu.(Rusia a negat în mod repetat trimiterea de trupe sau echipamente militare în estul Ucrainei.)
Babası evlerinde küçük bir tıbbi klinik işletmektedir bütün aileyi kendi işinde kullanmaktadır.Părinții lui dețineau un magazin de dulciuri și era de așteptat ca întreaga familie să lucreze acolo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod