Ana içeriğe geç
Sözlük

evler ile cümle

evler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Evlerinin Müslümanlarınkinden yüksek olmaması gerekiyordu.بيوتهم لا يمكن أن ترتفع عن بيوت المسلمين.
Yüzde 92'sinin cep telefonu vardır ve evlerin yüzde 58'inde internet bağlantısı vardır.يمتلك حوالي 92 ٪ هاتفاً محمولاً و 85٪ اتصالاً بالإنترنت في المنزل في عام 2009.
Evlerde bile Türkçe konuşmak yasaklanmıştır.في البيت تحدثوا باللغة التركية.
Ayrıca, hiçbir itfaiye görevlisinin bu tabloları kendi evlerine sokmak istemedikleri iddia edildi.وأكمل بأنه ليس هناك رجل إطفاء يسمح بدخول هذه اللوحة إلى منزله.
Bunun üzerine evlere servis yapılmaktadır.النسب: يعود نسب آل عزازي إلى آل البيت، وهم من ذرية محمد صلى الله عليه وسلم.
Daha sonrasında da köydeki evlerinin ateşler içinde yanmasını izliyorlar.وبعدها أضرمت النار في منازل القرية.
Evlerde telefon vardır.في البيوت أسرار.
İçlerinden çoğu öldü, bazıları evlerine dönebildi.فعرض بهم وذلوّا ، واشتهى الكثيرون منهم الموت .
Sonrasında boşalttıkları evleri ve saklandıkları yerleri ateşe vererek askeri harekatı güçleştirdiler.وبعد ذلك قد صعبوا حركات الجيش مطلقين النار على الأماكن التي اختبئوا فيها والبيوت التي دخلوها.
Babası Shivrampant Mumbai'de evlerde hizmetli olarak çalıştı, daha sonra Kandalgaon'da çiftçilik yaptı.عمل والده، شيفرامبانت، كخادم منزلي في مدينة مومباي وأصبح لاحقا مزارعا بسيطا في كاندالغوان.
Çok eski Osmanlı evleri vardır.ويوجد به العديد من البيوت الطينية القديمة.
Evleri mezarları hâline geldi.يوم خروج أهل القبور من قبورهم .
Dizide bütün ahtapotların evleri aynı görünümdedir.جميع مباني الوزارات متطابقة في المظهر.
Taş evlerin ise çoğu yıkılmıştır.دُمّرت المنازل في معظمها.
Aile geçmişleri ve evleri ile gurur duymaktadırlar.الشوق إلى البيت والأصدقاء القدامى .
Bu kullanım, Hindistan, Çin ve Sahraaltı Afrika'daki evlerin %80'inin enerji kaynağıdır.ويتم استخدامها كمصدر رئيسٍ للطاقة في 80% من المنازل في الهند والصين والدول الأفريقية جنوب الصحراء.
Evlerdeki ana görevleri sahibi adına ticaret yapmak ve gezilerde ona eşlik etmekti.وكان الدور الرئيسي للعبد في المنزل هو النيابة عن سيده في تجارته، ومصاحبته في الرحلات.
Polis, üst düzey yetkililerin evlerini aradı ama bir şey bulamadı.نصحت الشرطة السكان بالبقاء في منازلهم وقامت بتفتيش المنطقة، ولكن لم يعثروا على شيء.
Bazı enkaz parçaları da Hrabove'da ki evlerin yakınına düştü.بعض الحطام سقط بالقرب من منازل في خرابوف.
Evleri herkese açıktır.الحائط متاح للجميع.
Devlet evleri ve arazileri yurttaşlarına kullanmaları için verir.توزيع ونقل الأراضي السكنية للمواطنين.
Daha pahalı ve daha geniş evler doğrudan sokağa bakıyordu.تتركز على الشارع أهم المقرات والمؤسسات المالية.
Heradot Mısırlıların, hayvanlarını kendi evlerinde tutan biricik toplum olduğunu gözlemlemiştir.وقد لاحظ هيرودوت أن المصريين هو الشعب الوحيد في ذلك الوقت الذي ربى الحيوانات داخل منازلهم.
İngiltere'nin en büyük malikane evlerinden biri olan saray 1705-1722 yılları arasında inşa edilmiştir.تم بناء القصر، كواحد من أكبر البيوت في إنجلترا، بين 1705 وحوالي عام 1724.
Hatta bunun için de evlerini satarlar.كما قاموا كذلك بتفجير منازلهم.
İRTİBATI KOPARMAYIN.GÜZEL EVLER YAPTIRIN.آبي: لا تسخر، للهروب اوجه حسنة جدا..
Onlara evlerini bulduracak hiçbir ipucu bırakmaz.لم يبق أي أثر من منازلها.
Daha çok terk edilmiş evlerde rastlanır.وسكنوا في بيوت مدمرة .
Konak Mahallesi; Yerleşim yeri olarak evler birbirine yakın olarak sıralanmıştır.أنواع المنازل القصور، ومن الأمثلة على ذلك: قصر المصمك، الذي يقع في قلب مدينة الرياض.
Bu sebeple evlerden uzak bahçelerde yetiştirilir.وهي تزرع في البيوت المحمية.
30 cm külün binalara yığılması evlerin yıkılmasına neden olabilir.حاويات أي أكثر من 40 قدما سيكون من الصعب التنقل في بعض المناطق السكنية.
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.تكون معظمها في العصر الحجري الحديث.
"Kudretli Oğuz beylerini hep çağırdılar evlerine getirdiler.ودائمًا ما كان يتم دعوة سادة الأغوز العظماء، ويحضرونهم إلى منازلهم، ويُضيفون بأفخم الضيافات.
Eski köydeki evler yıkılarak harabe olmuştur.دمّرت منازل القرية كلها.
Evler, birey ya da ailenin sürekli olarak yaşadığı sosyal ünitedir.المستوطنة هي جماعة مشتركة دائمة أو مؤقتة يعيش بها الناس.
Bursa'da evlerde de yapılan tatlı, aynı zamanda seyyar satıcılarda satılmaktadır.يُصنع في البيت كما في يٌباع في محلات الأكلات السريعة.
Neredeyse bütün evler çift kapılıdır, kapıların biri sağda, diğeri solda konumlandırılmıştır.ومن المثير للاهتمام، أن هناك غرفتين تطابق هذا الوصف ، واحدة على الجانب الأيسر من المدخل و الأخرى على اليمين.
Olaylarda Azerilerin evleri yakıldı, sokaklarda Azeri olduğu düşünülenler öldürüldü.حرقت منازل الازرين و كل من اعتقدوا أنة ازرى.
Evlerde yaşarlar.تجلس في المنزل ...
Büyük evlerde kaybolup, baz istasyonlarını bulamama riskleri bulunmaktadır.تزداد فرص انتشارها في المنازل التي تفتقر إلى شروط النظافة الأساسية.
Su: (1958)'de evlere su verilmiştir. elektrik: (1982)'de elektrik verilmiştir.1958 : الكهرباء (خصخصت عام 1992).
Evlerde kullanılan fırınlar genellikle elektrikle çalışır.تكون مخمدات المنطقة كما تستخدم في أنظمة HVAC المنزلية عادةً تعمل بالطاقة الكهربائية.
Yerleşimde evler oldukça sıkışık olup yolları dar ve düzensizdir.خلال القرون الوسطى، كانت المنازل في الحي بناؤها سيء جدا، وكانت طرقها ضيقة وغير معبدة.
Japonya'da evler, geleneksel ve modern stillerde üretilmişlerdir.جميع الرياضات تُمارس في إيران، التقليدية والحديثة.
Gayr-i müslimlerin evlerine giderek, onlara İslâmiyeti anlatırdı.فمضى أصاحبُه في سبيلهم وتركوه وحده، ولم يكن له في نفسه حيلة، فأدركه جنود إسماعيل وأخذوه أسيرا.
Evlerimizin neşesiydi.موسوعة أهل البيت.
Halk topraklara el koyup kendi evlerini inşa ettiler.وقد قام الاهالي بمجهودهم الذاتي ببناء منازلهم.
Bu evi çevredeki diğer evler ile adanın hastanesi izlemiştir.كان قائم في البيوت والمستشفيات المبنية في أنحاء البلاد.
Edirne evlerinin hepsinin genişçe bahçeleri vardı.كان بها منازل بني حارثة من الأوس.
Louvre’da kendisi için özel evler ayarlandı ve Fransız Bilim Akademisi’ne üye yapıldı.جلب له الكتاب شهرة واسعة وكان سببا في قبوله للأكاديمية الفرنسية للعلوم.
Evlerde sıkça yapılır.وغالبا ما يسري في الأسر.
Evlerine girdikten sonra, Simpsonlar televizyon izlemek için kanepeye otururlar.Ao entrar em sua casa, os Simpsons sentam em seu sofá para assistir televisão.
Malibu, California, ve Chicago'da evleri mevcuttur.Tem casas em Malibu, Califórnia, e em Chicago.
Evlerine giderlerken, arabada yan yana otururlar ve Summer Tom’u evinde yapacağı partiye çağırır.Eles se sentam lado a lado na viagem para casa e Summer convida Tom para uma festa em seu apartamento.
Bart, kısa bir süre sonra doğar ve çift, ilk evlerini satın alır.Bart nasceu logo depois, e o casal comprou sua primeira casa.
Evleri, Ibrox Stadyumu, şehrin güneybatısındadır.O seu terreno de origem, Ibrox Stadium, está no sudoeste da cidade.
Antik Yunan’daki evler genellikle avlu biçimliydi; odalar merkezî bir avlunun etrafına yerleştirilmişti.As casas na Grécia Antiga eram normalmente as de tipo átrio: os quartos eram arranjados ao redor de um pátio.
Peter, Quahog'daki evlerini gizlice sattığını söyleyerek onları yeniden işe alır.Peter contrata-os de volta e admite que vendeu secretamente a antiga casa de Quahog.
Çok sayıda insanı öldürdü ve evlerini, topraklarını yaktı.Cortou muitas pessoas e destruiu casas e terras.
Ailesi evlerinde onu beklerken Fransız metresi Madame Aubert ile diğer yolculara gösteriş yapmaktadır.Ele mostra sua amante francesa Madame Aubert para outros passageiros enquanto sua família o espera em casa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod