Bu dönemde bir - iki katlı evler inşa edildi.До этого на этом месте стояли одно- двухэтажные дома.
Bu evlere ve iş yerlerine yayıldı.Возводились дома и служебные постройки.
Bayram sabahı sahah namazı öncesi evlerin önünde ateş yakılır.После моления этот огонь разносят по домам.
İçlerinden çoğu öldü, bazıları evlerine dönebildi.Многих из них постигла мученическая смерть.
Marge, Lisa'ya hamile olduğu dönemde, Homer ile birlikte ilk evlerini satın alırlar.Когда через два года Мардж была беременна Лизой, они с Гомером купили дом.
Oğlu James Cole ise annesi ve kız kardeşini evlerinde çıkan bir yangın sonucu kaybetmiştir.Его дочь, Сара Хокинс, вместе с своим мужем и сыном погибла во время пожара, произошедшим в ее доме.
Yani evler dağınık bir şekilde yer almaktadır.Дома разбросаны беспорядочно.
Daha çok terk edilmiş evlerde rastlanır.Появляется в старых или незанятых домах.
Çoğunlukla bahçeli evlerde oturulur.Часто встречается в садах.
Evler genellikle, meyve ağaçları olan bahçelere sahipti.Было три господских дома и при них регулярные сады с плодовыми деревьями.
Evlerinde zengin bir kütüphaneleri vardı.Дома у них хранилась богатая библиотека по искусству.
Evlerin çoğu kullanılamaz haldedir.Но большая часть скважин не используется.
Evlerin çoğu tipik Karadeniz evidir.Большая часть зданий — жилые типовые дома.
Bu görüntü onlara tam o noktada yeni evlerini kurmalarını öğütleyen bir kehaneti tamamlamaktaydı.Тогда они решили построить над вратами часовню, там стали молится ей.
Evlerde telefon vardır.Дому кто-то звонит.
Evleri tamamen taş ve tek kattır.Все дома были деревянными и одноэтажными.
Köyün evleri tamamen ahşaptır.Все дома в деревне деревянные.
Tarlalar evlerden uzaktadır.Кошки оказываются вдали от дома.
2011 Eylül’de, 6 fakir aile için evler yapıldı.На 1 января 2013 года в деревне числилось 6 домохозяйств.
Savaşlarda başarılı olan atlar bazen evlerde misafir edilmiştir.Чуланы иногда устраивают в городских жилищах.
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.Многие древние сооружения на сегодняшний день лежат в руинах.
Sonrasında öğrenci evlerinde kaldı.Поселился в студенческом общежитие.
Dünyanın birçok yerinde pizza evlere servis edildiği için tüketimi oldukça yüksektir.Эта пицца доступна во многих магазинах в стране.
Bu dönemde aile Topağacı semtindeki evlerinde yaşadı.Жил в доме для престарелых в этом же городе.
Şehri terk ederken cemaat evlerini yakarlar.Перед уходом жители сожгли свои дома.
Bazı kanalların üzerinde tekne evler bulunur.На мелководьях существовали обозначенные по берегам броды.
Ekmek evlerde kadınlar tarafından yapılır.Бурки изготавливались женщинами.
Evlerin çoğu ahşaptır.Большинство зданий были деревянными.
Bu yüzden mahalle halkı evlerini başka yana taşımışlardır.Окрестные жители стали покидать свои дома.
Güvenli evlerinde birçok silah bulundurur.В их домах было обнаружено оружие.
Prens onlara evlerine götürmüş.Царевны отвели её в дом отца.
Bu sistemde sermaye sahibi hammaddeyi evlerinde çalışmak isteyenlere veriyor.Это был подарок для хозяев дома, в котором они будут жить.
Böylece ağaç evlerde barınma sağlanır.На деревьях они чувствуют себя как дома.
250 erkek ve kadın evlerinden tarlaya sürüldü.На фронт из села ушли 950 мужчин и женщин.
Evleri herkese açıktır.Все дома просторные.
Aile geçmişleri ve evleri ile gurur duymaktadırlar.Она потеряла воспоминания о своём прошлом и семье.
Evler genelde güneye bakar.Все дома смотрят на север.
"Elazığ'daki deprem, kerpiç evleri yıktı".Последствия землетрясения не ограничились разрушенными домами.
Batı kesiminde evler bulunur.В западной части находятся хоры.
1925'ten itibaren kerpiç evler yapılmaya başlanmıştır.С 1925 года в Арзни начались строительные работы.
Bu örümcek ortalığı kasıp kavurur, insanların evlerini yakıp yıkar.Что заставляло этих людей сжигать дома и убивать себе подобных?
Evlerde su şebekesi vardır.В части домов есть водопровод.
2000 verilerine göre Louisiana da 194.000 insan evlerinde Fransızca konuşmaktadır.По данным переписи 2000 года 92,25 % населения Мэна говорит дома на английском.
Ocaklar ise evlerin hem içinde hem de dışında yer alıyordu.Обитель не была устроена ни внутренне, ни внешне.
Peter, Stewie için kendi evlerinde şaşaalı bir parti hazırladığı yalanını söyler.Питер собирает для Стьюи игровую площадку за домом.
Rizi (Lehce: Ryży ) ailesinin evi köydeki en gösterişli evlerden biriydi.Они окружили дом семьи Ахмети, одной из самых состоятельных в деревне.
Daha sonra iki kardeş düşmanla savaşıp onları yenerler ve evlerine dönerler.Теперь два родные брата спорят о престоле, и если не старший, то младший получит его.
Evler taştan yapılmıştır.Жилища строили из камня.
Çoğunluğu eski evlerden oluşan bir mahalledir.Большинство их принадлежат к Древневосточным церквам.
Burada tarihi evler ve tarihi kalıntılar da mevcuttur.Сохранились исторические дома и крепости.
Grup bir hapishane bulur ve orayı yeni evleri yapmaya karar verir.Она нашла Землю и решила сделать её новым домом для своего народа.
Kiremitten şapkalı bacalar, Muğla evlerinin simgesi sayılır.Остатки маски образуют подобие заколки в волосах.
Evlerde de rastlanabilir.Могут обитать в домах.
Yemekler genelde lokantada sunulur ve yenir ama paket servisi ve evlere servisi olan lokantalar da vardır.Обычно это завтрак и ужин, но в некоторых отелях может быть завтрак и обед.
Tüketici elektroniği, genel olarak evlerde günlük kullanıma yönelik elektronik veya dijital ürünlerdir.Для приготовления еды на каждый день они как и весь мир используют электрические или газовые плиты.
Almanya'da, Lebensborn evlerinde yaklaşık 8.000 çocuk dünyaya geldi.На сегодняшний день в Чили проживает более 800 тысяч человек, рождённых за границей.
Cuma akşamı, her iki taraf da kendi evlerinde çalgılı eğlence düzenler.На Рождество они вместе украшают дома праздничную ель.
Eğer bu centilmenler evlerinize girmek isterse, siz evleriniz terk edin.لو أراد هؤلاء النبلاء دخول منازلكم، اتركوا منازلكم.
Yeni kütüphane binası eski ahşap evlerin ortamına uyacak şekilde tasarlanmıştır.وقد صمم مبنى المكتبة الجديدة ليتناسب مع بيئة المنازل الخشبية القديمة.
Bart, kısa bir süre sonra doğar ve çift, ilk evlerini satın alır.ووُلد بارت بعدها بفترة قصيرة، وقام الزوجان بشراء بيتهم الأول.