Ana içeriğe geç
Sözlük

evlenmeye ile cümle

evlenmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Mark, Marnie'yi kendisi ile evlenmeye mecbur eder ve balayına giderler.Stuart heiratet Kit und reist mit ihr in die Flitterwochen.
Üniversitedeki son senelerinde evlenmeye karar verdiler.Am Abend ihres gemeinsamen Abschlusstages heirateten sie.
Ancak, genç kadın şeytanla ilgilenmez ve başka bir adamla evlenmeye karar verir.Damit der Kleine nicht vaterlos aufwächst, hatte sie sich jedoch entschlossen, einen anderen Mann zu heiraten.
Benedick ve Beatrice'de evlenmeye karar verirler ve iki çift evlenir.Ben und Beverly heiraten zwei Wochen später und werden in der Folge Eltern.
Marina Lysimakus ile evlenmeye hazırlanır.Sie will Lysander heiraten.
Muazzez ise Yusuf’u sevdiği için Ali ile evlenmeye yanaşmaz.Weil er dem Engel nicht glaubt, wird Zacharias stumm.
Evlenmeye karar verirler.Sie entscheiden sich zu heiraten.
Onunla evlenmeye söz verdi, ama evlenmedi.Elle avait promis de se marier avec lui mais elle ne l'a pas fait.
Takaki, Tokyo'da bir bilgisayar programcısıdır ve Akari de evlenmeye hazırlanmaktadır.Takaki est maintenant un programmeur informatique à Tokyo, et Akari prépare son mariage.
Evlilik hakkında tartışırlar ve Fritz, David ile asla evlenmeyeceğine üzüm bağlarından birine bahse girer.Ils discutent de mariage et Fritz parie une de ses vignes qu'il ne se mariera jamais.
Onunla evlenmeye karar verir fakat nişan yüzüğünü almanın bir yolunu bulması gerekir.Décidé à la demander en mariage, il cherche un moyen de pouvoir lui acheter une belle bague de fiançailles.
48 yılında Messalina ölünce, Claudius dördüncü defa evlenmeye karar verdi.À la mort de Messaline en 48, Claude souhaite se remarier.
Onlardan kurtulmak için bir kızla evlenmeye karar verir.Doit-il se marier avec l’une pour la sauver ?
Henriette kızkardeşi Armande'ye Clitandre ile evlenmeye karar verdiğini belirtir.Scène 1 Henriette annonce à Armande son intention d'épouser Clitandre.
Evlenmeye karar verirler.Ils décident de se marier.
İki genç birbirine aşık olmuşlar ve evlenmeye karar vermişlerdir.Tous deux tombent amoureux et décident de se marier.
Üniversitedeki son senelerinde evlenmeye karar verdiler.Elle se marie au cours de ses études à l'université.
Konstantinos ölüm döşeğinde iken, tekrar evlenmeyeceğine dair yemin etmiştir.Bolívar fit le serment de ne jamais plus se marier.
Avukatlar aracılığıyla María evlenmeye ikna edilir.Denise est demandée en mariage.
Bardayken Bill aniden Mae ile evlenmeye karar verir ve sonuçta da evlenirler.Mac, pendant ce temps, demande Paula en mariage et ils se fiancent.
Benimle evlenmeye karar verdiğinde, bana bir yüzük ver.Llámame cuando decidas casarte conmigo.
Sue ve John evlenmeye karar verdiler.Sue y John decidieron casarse.
O, onunla evlenmeye söz verdi fakat evlenmedi.Ella prometió casarse con él, pero no lo hizo.
Tom ve Mary nihayet evlenmeye karar verdiler.Finalmente, Tom y Mary decidieron casarse.
Gelecek ay evlenmeye karar verdiler.Han decidido casarse el mes que viene.
Biz evlenmeyeceğiz.No nos vamos a casar.
Evlenip evlenmeyeceğimi merak ediyorum.Me pregunto si me casaré algún día.
Tom ve Mary ekim ayında evlenmeye karar verdiler.Tom y María decidieron casarse en octubre.
Tom ve Mary aşık oldular ve evlenmeye karar verdiler.Tom y María se enamoraron y decidieron casarse.
Tom seninle evlenmeyecek.Tom no se va a casar contigo.
Asla evlenmeyeceğimizi biliyorum.Sé que no nos casaremos nunca.
Takaki, Tokyo'da bir bilgisayar programcısıdır ve Akari de evlenmeye hazırlanmaktadır.Takaki es un informático en Tokio, y Akari se está preparando para su matrimonio.
Nero'nun ölümünün ardından, Otho 69 yılında öldürülmeden önce onunla evlenmeye söz vermiştir.Tras la muerte de Nerón, Otón le prometió casarse con ella, pero el emperador se suicidó en 69.
Evlenmeye zorlanan çift nikahtan hemen sonra birbirinden ayrılırlar.Dos personas que no se conocen se encuentran casadas de la noche a la mañana.
Evlenmeye karar verirler.Ellos planean casarse.
Hiç evlenmeyen Mitchell, hayatı boyunca ailesine yakın yaşamıştır.Daniel fue ciego y vivió con su familia toda su vida.
Mary'ye birçok öneri sunuldu ve Mary İspanya Prensi II. Felipe ile evlenmeye karar verdi.Maria tuttavia aveva ben altri progetti e alla fine decise di sposarsi con Filippo II di Spagna.
İki genç birbirine aşık olmuşlar ve evlenmeye karar vermişlerdir.Ma i due giovani finiscono per innamorarsi davvero e decidono di sposarsi.
Arya Stark kılığına girmeye ve Ramsay Bolton’la evlenmeye zorlandırıldı.Nel quinto romanzo viene spacciata per Arya Stark e costretta a sposare Ramsay Bolton.
Armıda en nihayet Ramiro ile evlenmeye karar verir.Infine riuscirà finalmente a sposarsi con Andrea.
Ancak, genç kadın şeytanla ilgilenmez ve başka bir adamla evlenmeye karar verir.Purtroppo l'ufficiale la dimentica e si sposa con un'altra donna.
Onunla evlenmeye niyetim yok.Я не намереваюсь выходить за него замуж.
Evlenmeye karar verirler.Они решают пожениться.
Fakat Aleksios'un annesi bu evlenmeye karşı çıkmıştır.Родные Алексея были против этого брака.
Çift, evlenmeye karar verir.Пара решает пожениться.
İki genç birbirine aşık olmuşlar ve evlenmeye karar vermişlerdir.Молодые люди полюбили друг друга и решили пожениться.
Figaro Marcellina'dan borç para almış ve bunu zamanında geri ödeyemezse onunla evlenmeye söz vermiştir.В своё время Фигаро занял у Марселины деньги и письменно обязался в случае неуплаты жениться на ней.
Benedick ve Beatrice'de evlenmeye karar verirler ve iki çift evlenir.Оба: и Бенедикт, и Беатриче торжественно заявляют, что никогда не вступят в брак.
Aile bireylerinin talimatları ile onu evlenmeye ikna etmeye çalışır.Родственники же, желая чтоб он «образумился», заставили его жениться.
Hiç evlenmeyen Mitchell, hayatı boyunca ailesine yakın yaşamıştır.Философ никогда не женился и всю жизнь провёл холостяком.
Konstantinos ölüm döşeğinde iken, tekrar evlenmeyeceğine dair yemin etmiştir.وعندما كان قسطنطين على فراش الموت اقسم على عدم زواجه مره اخرى.
Hiç evlenmeyen Way Chapel Hill, North Carolina'da 9 Aralık 1995 tarihinde öldü.وتوفت واي –التي لم تتزوج قط- في تشابل هيل بولاية نورث كارولينا في 9 ديسمبر عام 1995.
Kız ile evlenmeye karar verirler.بالتالي يمكنه أن يتزوج الفتاة.
Wheeler, ilişkileri ilerlediği sırada Avrupa'ya gitmişti, fakat, döner dönmez evlenmeye karar verdiler.قام ويلر بخطبتها بعد ثالث لقاء بينهما، وإتفقوا على تأجيل الزواج حتى عودته من أوروبا .
İkisinin ilişkisi ilerlemiş ve evlenmeye karar vermişlerdir.يعرف الأب بما حدث، ويقرر زواجهما.
Bir daha hiç evlenmeyen Mayer'in çocuğu da olmadı.ولم يكن هناك أطفال من هذا الزواج، ولم تتزوج إيفانز مرة أخرى.
Avukatlar aracılığıyla María evlenmeye ikna edilir.أثناء الإحتفال بالزواج يصبح أتارو قادر على الزواج.
Claudius bir daha evlenmeyen annesi tarafından büyütüldü.Cláudio ficou então a cargo de sua mãe, que nunca voltou a casar-se.
Nero'nun ölümünün ardından, Otho 69 yılında öldürülmeden önce onunla evlenmeye söz vermiştir.Otão havia prometido se casar com ela antes de ele também se suicidar em 69.
Ölüm yatağında kocasına bir daha evlenmeyeceğine yemin ettirmişti—kocası da bu yemini tutmuştur.Ele jurou jamais se casar de novo para não dividir o afeto da filha com outra pessoa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
evlenmeye ile cümle - Sayfa 3 - evlenmeye kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App