Hiç evlenmemiş ve bir aşk söylentisinde adı geçmemiştir.Он никогда не был женат и слыл ярым женоненавистником.
30 yaşından büyüktür ve hala evlenmemiştir.Ей почти 30 лет и она боится, что никогда не выйдет замуж.
Bundan dolayı kelime ''evlenmemiş olan kadını'' ifade etmektedir.Слово «девушка» обозначает молодую женщину или женщину, не вступившую в брак.
Iromuji (色無地): Tek renkli ve hem evli hem de evlenmemiş kadınlar tarafından giyilen kimono.يلبس الإيروموجي كل من المرأة المتزوجة وغير المتزوجة على حد سواء.
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.Para proteger Wollstonecraft, Imlay registou-a como sua esposa em 1793, apesar de de não serem casados.
Julie Walters - Rosie, Donna'nın en yakın arkadaşlarından biri ayrıca hiç evlenmemiş eğlence düşkünü yazar.Rosie (Julie Walters): Outra das melhores amigas de Donna, escritora solteira que gosta de divertir-se.
Hiç evlenmemiştir ve 1891 yılında Sankt-Peterburg kentinde ölmüştür.Goncharov nunca se casou e morreu em St. Petersburg, em 1891.
Pek evlenmemiş Japonlar gibi, OL'ler genellikle anne-babalarıyla erken yetişkinlik durumunda yaşar.Como muitos solteiros japoneses, as OLs frequentemente vivem com seus pais mesmo depois de adultos.
Kraliçe, 30'lu yaşlarına gelmiş ama hala evlenmemiştir.O seu marido viveu mais vinte-e-sete anos do que ela, mas nunca se voltou a casar.
Nikola Tesla hiç evlenmemiştir.Tesla nunca se casou.
Çocuğu olmayan oyuncu bir daha hiç evlenmemiştir.De nog jeugdige componist hertrouwde niet.
Çünkü genç kraliçe henüz evlenmemiş ve çocuksuzdu.Door zijn jonge leeftijd was hij ongehuwd en kinderloos gebleven.
Evli insanlar, evlenmemiş insanlardan daha mutlu.Getrouwde mensen zijn gelukkiger dan ongetrouwde mensen.
Üçüncü eşinin 1736'da ölümünden sonra bir daha evlenmemiştir.Nigdy nie ożeniła się ponownie po śmierci męża w 1936.
Guy'dan olan kızı Berta Theodora hiç evlenmemiştir.Jej młodsza siostra Elżbieta, nigdy nie wyszła za mąż.
En büyük kızım daha evlenmemiştir.Dwie młodsze córki nie wyszły nigdy za mąż.
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.För att skydda Wollstonecraft anmälde Imlay henne som sin fru 1793, trots att de inte var gifta.
Nikola Tesla hiç evlenmemiştir.Mariana Koskull gifte sig aldrig.
Bekar olan Thibodeau, hiç evlenmemiştir.De fick inga barn och Breuning gifte aldrig om sig.
30 yaşından büyüktür ve hala evlenmemiştir.Мені 60 і в мене нема здоров'я.
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.Щоб захистити від переслідувань Волстонкрафт, Імлей формально зареєстрував її в 1793 році як свою дружину.
16 yaşında ve henüz evlenmemişti.Мей вже 16, але у неї ще немає хлопця.
Hiçbir zaman evlenmemiş ve kadınlarla arasını hep soğuk tutmuştur.Він ніколи не був одружений і не мав тривалих зв'язків із жінками.
Iromuji (色無地): Tek renkli ve hem evli hem de evlenmemiş kadınlar tarafından giyilen kimono.(色無地) jednobarevné kimono, které mohou nosit svobodné i vdané ženy.
Yaşlı evlenmemiş bir bilim insanıdır.Starým, nevěstiným bratrem.
Çünkü genç kraliçe henüz evlenmemiş ve çocuksuzdu.Královna však přesto zemřela bezdětná a předčasně.
Ertesi yıl tanınmış bir tarihçinin hiç evlenmemiş kızı Anna Nikolaevna Engelhardt ile evlendi.Anul următor s-a căsătorit cu Anna Nikolaevna Engelhardt, o aristocrată, fiica a unui cunoscut istoric.
16 yaşında ve henüz evlenmemişti.Este necăsătorită, având doar 16 ani.
Kendisi hiç evlenmemiş, elde ettiği tüm hediyeleri, para ve ganimet mallarını kız kardeşlerine sarf etmiştir.Si niciodata nu a luat bani: toate lucrarile le facea cadou, le dona.
Üçüncü eşinin 1736'da ölümünden sonra bir daha evlenmemiştir.După moartea celui din urmă, în 1943, nu s-a recăsătorit.
Çünkü genç kraliçe henüz evlenmemiş ve çocuksuzdu.Az ifjú királynak már nem volt ideje megnősülni és gyermeket nemzeni.
Kraliçe, 30'lu yaşlarına gelmiş ama hala evlenmemiştir.A királynő már harminchét éves volt, férj nélkül.
30 yaşından büyüktür ve hala evlenmemiştir.Hän on 35-vuotias ja naimaton.
Edda Göring hayatı boyunca evlenmemiştir.Anna Freud ei koskaan elämänsä aikana mennyt naimisiin.
Çünkü genç kraliçe henüz evlenmemiş ve çocuksuzdu.Η Βασιλική ήταν εκ γενετής ανάπηρη και δεν παντρεύτηκε ποτέ.
Edda Göring hayatı boyunca evlenmemiştir.Ο Ναρασίμχαν δεν παντρεύτηκε ποτέ σε όλη του τη ζωή.
Koirala evlenmemiş ve sıradan bir hayat yaşadığı bilinir.Η Ντανστ δεν είναι παντρεμένη και δεν έχει ταυτιστεί με μια μακροχρόνια σχέση.
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.For at beskytte Wollstonecraft registrerede Imlay hende som sin hustru i 1793, selv om de ikke var gift.
Hem evli hem de evlenmemiş kadınlar giyebilir.Bruges både af gifte og ugifte kvinder.
Edda Göring hayatı boyunca evlenmemiştir.Nørregaard forblev ugift hele livet.
Çünkü genç kraliçe henüz evlenmemiş ve çocuksuzdu.Prinsesse Elisabeth var ugift og havde ingen børn.
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.For å beskytte Wollstonecraft registrerte Imlay henne som sin hustru i 1793, selv om de ikke var gift.
30 yaşından büyüktür ve hala evlenmemiştir.Han ble 20 år gammel og ble aldri gift.
Philetairos hiç evlenmemiştir ve çocuğu yoktur.Fillinger forble ugift og hadde ingen barn.
Edda Göring hayatı boyunca evlenmemiştir.Hanff tidak pernah menikah seumur hidupnya.
30 yaşından büyüktür ve hala evlenmemiştir.Cukup luar biasa, adipati yang berusia lebih dari tiga puluh tahun masih belum menikah.
16 yaşında ve henüz evlenmemişti.Ông mới có mười sáu tuổi và chưa lập gia đình.
Philetairos hiç evlenmemiştir ve çocuğu yoktur.Epicurus không bao giờ kết hôn và không có con.
Koirala evlenmemiş ve sıradan bir hayat yaşadığı bilinir.Clairaut không lập gia đình, và được biết đến với một cuộc sống xã hội tích cực.
Şu anda erkek çocuğu yoktur ve 1996'da boşanmasının ardından hiç evlenmemiştir.Cô bây giờ đơn thân và không có một mối quan hệ nghiêm túc nào sau khi ly hôn.
Kendisi hiç evlenmemiş ve çocuk sahibi olmamıştır.Bà chưa từng kết hôn và cũng không có con.
Hem evli hem de evlenmemiş kadınlar giyebilir.また、既婚者・独身者どちらでも着用してかまわない。
Kraliçe, 30'lu yaşlarına gelmiş ama hala evlenmemiştir.30歳になろうかという年だが妻は娶っていない。
Çünkü genç kraliçe henüz evlenmemiş ve çocuksuzdu.エリザベス女王は生涯結婚しなかったため、子供もなかった。
30 yaşından büyüktür ve hala evlenmemiştir.30歳を超えているが未婚。
Hem evli hem de evlenmemiş kadınlar giyebilir.未婚女性也可以着用。
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.1793年,为了保护沃斯通克拉夫特,尽管他们并没有结婚,伊姆利仍在大使馆将她注册为了他的妻子。
Bayram Paşa ölünce bir daha evlenmemiştir.佩德羅一世至死時也沒有再結婚。
Kendisi hiç evlenmemiş ve çocuk sahibi olmamıştır.他從未結婚,無子女。
30 yaşından büyüktür ve hala evlenmemiştir.七十余岁,终身不娶。