Tom evlenmek istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to get married.
Tom ve ben evlenmek istiyoruz.Tom and I want to get married.
Tom ve Mary bana evlenmek istediklerini söyledi.Tom and Mary told me that they want to get married.
Tom Mary'yi John'la evlenmekten caydıramadı.Tom wasn't able to talk Mary out of marrying John.
Tom ve Mary üniversiteden mezun olur olmaz evlenmek istiyorlar.Tom and Mary want to get married as soon as they graduate from college.
Tom Mary'nin evlenmek istediği ilk erkek değildi.Tom wasn't the first man Mary wanted to marry.
Tom ve Mary hemen evlenmek istiyor.Tom and Mary want to get married right away.
Tom ve Mary bir gün evlenmek istiyor.Tom and Mary want to get married someday.
Tom ve Mary hemen evlenmek istediklerini söylüyor.Tom and Mary say they want to get married right away.
Tom ve Mary evlenmek istemediklerini söyledi.Tom and Mary said they didn't want to get married.
Tom ve Mary evlenmek için yeterince yaşlı değiller.Tom and Mary aren't old enough to get married.
Tom, Mary ve John'un kızı ile evlenmek istedi.Tom wanted to marry Mary and John's daughter.
Tom bir daha evlenmek istemiyor.Tom doesn't want to get married again.
Tom benimle evlenmek istemiyor.Tom doesn't want to marry me.
Tom benimle evlenmek istemedi.Tom didn't want to marry me.
Tom evlenmek istedi.Tom wanted to get married.
Tom benimle evlenmek istedi.Tom wanted to marry me.
Tom mezun olduktan sonra evlenmek istiyordu.Tom wanted to get married after he graduated.
Tom ve Mary'nin evlenmek istediğinden şüpheleniyorum.I suspect that Tom and Mary want to get married.
Tom'un evlenmek istememesinden şüpheleniyorum.I suspect Tom doesn't want to get married.
Tom'un evlenmek istediğinden şüpheleniyorum.I suspect Tom wants to get married.
Sanırım Tom evlenmek istiyor.I suspect Tom wants to get married.
Sami, Mısırlı bir kadınla evlenmek istedi.Sami wanted to marry an Egyptian woman.
Mary bir bankacıyla evlenmek istiyor çünkü parayı seviyor.Mary wants to marry a banker because she loves money.
Sami, Leyla ile evlenmek istiyordu.Sami wanted to marry Layla.
Tom'un evlenmek istediğini biliyorum.I know that Tom wants to get married.
Tom, Mary'ye hemen evlenmek istediğini söyledi.Tom told Mary he wanted to get married right away.
Sami, Leyla ile evlenmek istemedi.Sami didn't want to marry Layla.
Evlenmek için çok gençsin, değil mi?You're too young to get married, aren't you?
Hiç evlenmek için nişanlandın mı?Have you ever been engaged to be married?
Evlenmektense bekâr kalmanın daha iyi olduğunu hissediyorum.I feel that it is better to stay single than to get married.
Sami Müslüman bir kadınla evlenmek istiyordu.Sami wanted to marry a Muslim woman.
Sami Müslüman bir kadınla evlenmek istiyor.Sami wants to marry a Muslim woman.
Tom'la evlenmektense ölürüm daha iyi.I'd rather die than marry Tom.
Olga bir Rus'la evlenmek ve vatanında kalmak istedi.Olga herself wanted to marry a Russian and remain in her home country.
1849’da John Taylor’un ölümünden sonra, Taylor ve Mill, 1851'e kadar evlenmek için bekledi.After John Taylor died in 1849, Taylor and Mill waited two years before marrying in 1851.
Hatta Sien de fakir olmasına rağmen onla evlenmek istemişti.Sien wanted to be married to him, too, even though he was poor.
Onların ölümlerinden sonra Leon, Eudokia Baïana'yı karısı olarak seçerek yine evlenmek istedi.Following their deaths, Leo proposed to marry yet again, choosing Eudokia Baïana as his wife.
Elisa Aminta ile evlenmek için kendi babasından izin almıştır.Elisa gets permission from her father to marry Aminta.
Tamiri Aminta ile evlenmek istememektedir.Tamiri does not want to marry Aminta.
Döndükten sonra Nazlı, Türk kuzeni Halil Sabri ile evlenmek zorunda kaldı.After returning, Nazli was forced to marry her Turkish cousin, Khalil Sabri.
2009 yılı Haziran ayında, Antonescu partiden Adina Vălean ile tekrar evlenmek istediğini açıkladı.In June 2009, Antonescu announced he would get married again to party colleague Adina Vălean.
Eudoxia'yı kendisiyle evlenmek ya da idam edilmek seçenekleri ile karşı karşıya bırakır.Eudoxia was forced to marry him or face execution.
Bu sebeple Charles, Şubat 875'te Adelaide ile evlenmek zorunda kaldı.This accomplished, Charles married his son to Adelaide in February 875.
Sebastian hayal kırıklığına uğrar ve Veronica ile evlenmekten vazgeçer.Deeply disappointed, she marries Sebastian.
Ali Paşa da, Leyla ile evlenmek ister ve Gábor'u idama mahkûm eder.The pasha Ali, who wants to marry Leila, sentences him to death.
Gelin, evlenmek üzere olan veya yeni evlenmiş kadındır.A bride is a woman who is about to be married or who is newlywed.
Televizyonda evlenmek kolay peki ya sonrası?"Marriage made in heaven, or on TV?
Elizabeth aşk için evlenmek arzusundadır.It seems that Aunt Charlie is the only one who married for love.
Oysa Fatma, zengin bir adamla evlenmek arzusundadır.Sofija marries a rich man.
Evlenmek için istemeye gelinse de Teoman hep bir muzurluk çıkartmıştır.But as they prepare for their wedding, they keep arguing constantly.
Babası bu sıralarda Martin'e bir öğüt verdi; evlenmek için daha çok gençti.Her father gave her advice saying that she was too young to be married.
Ottavio Anna'yi kendisiyle hemen evlenmek için zorlamaktadır.Later Mark urges her to marry him as soon as possible.
"Türkiye'den evlenmek şart mı?".""Do You Wish Her to Marry?"
En büyük hayali evlenmektir.Her biggest dream is to marry him.
Evlenmek isteseler de ikisinin de ailesi bunu istemedi.They wanted to marry, but neither side of their families were in favour.
Ona hayattan zevk aldırtmak, ve hem de onunla evlenmek için çalışır.He follows her everywhere and even proposes his wish to marry her.
Sonra da şimdiki karısını bıraktıktan sonra onunla evlenmek istediğini de bildirir.Later he finds out that she is already married.
Kendi cinsiyetinden biriyle evlenmek istiyorsan bence mesele yok.- If you want to marry the same sex that's okay.
Kimileri eyaletin birinde yaşayıp... evlenmek istiyorlar.- I don't know.