Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.כשהייתי בת חמש, גיליתי שאני מאורסת ושאינשא ברגע שאגיע לבגרות מינית.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.عندما كان عمري خمس سنوات، اِكتشفت أنني كنت مخطوبة و سأتزوج بمجرد وصولي سن البلوغ.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.私が思春期に入ったら 結婚をすることが すでに決まっていると知りました 母も 祖母も おばも
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?En le sachant, qui épouserait un homme qui a un testicule plus petit que l'autre ?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Kdo bi se poročila s lop velika žogo človek, če bi vedeli, kajne?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Která by si vzala chlapa s křivýma koulema, kdyby to věděla, no nemám pravdu?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?¿Quien se casaría con un hombre con un testiculo mal si supiera, no?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?¿Quién se casaría con un lop bola del tamaño de hombre, si lo sabían, ¿no?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Siapa yang akan menikah dengan pria yang berukuran bola utuh jika mereka tahu, kan?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Siapa yang akan menikah dengan pria yang berukuran bola utuh jika mereka tahu, kan?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Vem skulle gifta sig med en lop storlek boll man om de visste, eller hur?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Wie zou een lop-en kleinbedrijf bal man trouwen als ze wisten, toch?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Иначе коя би се оженила за теб, ако знаеше?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Кто захочет выйти замуж за мужчину с кривыми яйцами, правильно?
Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?من يتزوّج رجل مشذّب حجم الكرة إذا عرفوا، اليس كذلك؟
Biliyorum!Hatta Ha Ni'nin O'nunla evlenmek isteyeceğini kim bilirdi ki?Aku tahu! Siapa tahu dia akan memintanya untuk menikah dengannya?
Biliyorum!Hatta Ha Ni'nin O'nunla evlenmek isteyeceğini kim bilirdi ki?Ich weiss! Wer hätte gedacht, dass er sie sogar fragen würde, ob sie ihn heiratet?
Biliyorum!Hatta Ha Ni'nin O'nunla evlenmek isteyeceğini kim bilirdi ki?Ik weet. Wie wist dat hij haar zelfs ten huwelijk zou vragen?
Biliyorum!Hatta Ha Ni'nin O'nunla evlenmek isteyeceğini kim bilirdi ki?Jag vet! Vem visste att han skulle fråga henne å gifta sig med honom?
Biliyorum!Hatta Ha Ni'nin O'nunla evlenmek isteyeceğini kim bilirdi ki?Je sais ! Qui aurait pu penser qu'il irait jusqu'à la demander en mariage ?
Biliyorum!Hatta Ha Ni'nin O'nunla evlenmek isteyeceğini kim bilirdi ki?Lo so! Chi avrebbe mai pensato che le avrebbe addirittura chiesti di sposarlo?
Biliyorum!Hatta Ha Ni'nin O'nunla evlenmek isteyeceğini kim bilirdi ki?Mình biết nè! Ai mà ngờ là cậu ta đã cầu hôn Ha Ni rồi nữa chứ?
Biliyorum!Hatta Ha Ni'nin O'nunla evlenmek isteyeceğini kim bilirdi ki?Stiu! Cine si-ar fi inchipuit ca o va cere in casatorie?
Biliyorum!Hatta Ha Ni'nin O'nunla evlenmek isteyeceğini kim bilirdi ki?Vem! Kdo bi si mislil, da jo bo celo zasnubil?
Biliyorum!Hatta Ha Ni'nin O'nunla evlenmek isteyeceğini kim bilirdi ki?Wiem, ktoby pomyślał, że zapyta ją żeby za niego wyszła?
Biliyorum!Hatta Ha Ni'nin O'nunla evlenmek isteyeceğini kim bilirdi ki?Το ξέρω! Ποιός θα το φανταζόταν οτι θα της έκανε ακόμα και πρόταση γάμου;
Biliyorum!Hatta Ha Ni'nin O'nunla evlenmek isteyeceğini kim bilirdi ki?Знаю! Кто же знал, что он даже предложение ей сделал?
Biliyorum!Hatta Ha Ni'nin O'nunla evlenmek isteyeceğini kim bilirdi ki?!!!אני יודעת <BR> ?מי חשב שהוא יציע לה נישואים
Biliyorum!Hatta Ha Ni'nin O'nunla evlenmek isteyeceğini kim bilirdi ki?هذا صحيح ! من يصدق أنه قد قام بطلب يدها للزواج ؟
Biliyorum!Hatta Ha Ni'nin O'nunla evlenmek isteyeceğini kim bilirdi ki?今日返事するのかしら?
Bilmediğim tek şey, bir yabancıyla evlenmek için Katar hükümetinden izin istemenin gerekli olmasıydı.Nie wiedziałem, że powinienem był poprosić rząd Kataru o pozwolenie na poślubienie cudzoziemki.
Biz birbirimizi çok sevdik ve evlenmek üzereydik.Kochaliśmy się wzajemnie i mieliśmy się pobrać.
Biz birbirimizi çok sevdik ve evlenmek üzereydik.Milovali jsme se a měli jsme před svatbou.
Biz birbirimizi çok sevdik ve evlenmek üzereydik.Ne iubeam unul pe celalat si era gata sa ne casatorim.
Biz birbirimizi çok sevdik ve evlenmek üzereydik.On s'aime, on allait se marier...
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniAku heran terburu-buru ini, bahwa saya harus menikah
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniEu me pergunto neste pressa; que devo casar
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniIch frage mich, an dieser Eile, dass ich heiraten
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniIk vraag me af op dit haast, dat ik moet trouwen
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniJag undrar i denna brådska, att jag måste gifta
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniJeg spekulerer på denne hast, at jeg skal giftes
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniJe me demande à cette précipitation, que je dois Mer
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniKíváncsi vagyok, ezen a sietség, hogy meg kell sze
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniMă întreb la această grabă, că eu trebuie să căsătorit
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniMe pregunto a esta prisa, que debía casarse
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniMi chiedo a questa fretta, che devo sposare
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniMietin tässä kiireessä; että minun on Ke
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniTôi tự hỏi tại sự vội vàng này, mà tôi phải cưới
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniZajímalo by mě, na to spěchat, že musím provdat
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniZanima me, na tej naglici, da moram Wed
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniZastanawiam się w tym pośpiechu, że muszę poślubić
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniZaujímalo by ma, na to ponáhľať, že musím vydať
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniΑναρωτιέμαι σε αυτή τη βιασύνη? Ότι πρέπει να παντρευτεί
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniИнтересно в этой спешке, что я должен жениться
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniЧудя се това бързане, че аз трябва да Сря
Bu benim başıma gelmezdi... Biz birbirimizi çok sevdik ve evlenmek üzereydik.Chúng tôi yêu nhau, sắp làm đám cưới.
Bu benim başıma gelmezdi... Biz birbirimizi çok sevdik ve evlenmek üzereydik.Das hätte mir einfach nicht passieren dürfen, wir liebten uns doch, wir wollten heiraten.
Bu benim başıma gelmezdi... Biz birbirimizi çok sevdik ve evlenmek üzereydik.Ez nem történhetett velem... nagyon szerettük egymást és össze akartunk házasodni.
Bu benim başıma gelmezdi... Biz birbirimizi çok sevdik ve evlenmek üzereydik.Αυτό δεν θα έπρεπε να έχει συμβεί σε μένα αγαπούσαμε ο ένας τον άλλον και ήμασταν έτοιμοι να παντρευτούμε.
Bu benim başıma gelmezdi... Biz birbirimizi çok sevdik ve evlenmek üzereydik.Это не должно было случиться со мной... мы любили друг друга и хотели пожениться.