Ana içeriğe geç
Sözlük

evlenme ile cümle

evlenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.Mary, naopak, nemá vo všetkých štátoch rovnaké práva ako má Henry vo všetkých, napríklad právo na svadbu.
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.Mary, por su parte, no tiene los mismos derechos al matrimonio que Henry en todos los estados, por ejemplo.
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.Mặt khác, Mary, không thể có những quyền tương tự như Henry ở tất cả các tiểu bang, ví dụ, quyền kết hôn.
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.Samtidigt har inte Mary samma rätt, vilket Henry har i alla delstater, att gifta sig.
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.Sementara Mary, di beberapa negara bagian, tidak memiliki hak yang sama dengan Henry yaitu hak untuk menikah.
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.В същото време, Мери не може да има същото право, като Хенри във всички щатове, а именно да сключи брак.
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.Однак Мері, не в усіх штатах, може мати ті ж права, що й Генрі, а саме, право вступати у шлюб.
Bu arada Mary tüm eyaletlerde Henry'nin sahip olduğu haklarada sahip değil. MEsela evlenme hakkı.Однако Мэри не во всех штатах имеет те же права, что и Генри, например, право жениться.
Bu babamın, 20 yaşında ilk evlendiğim kadınla evlenmemi söylediği mektup.이것은 아버지께서 쓴 편지입니다. 제가 20살 때 처음으로 결혼했던 여자와 결혼하라는 내용입니다.
Bu babamın, 20 yaşında ilk evlendiğim kadınla evlenmemi söylediği mektup.Aceasta e scrisoarea tatălui meu în care îmi spune să mă căsătoresc cu cea pe care o iubeam la 20 de ani.
Bu babamın, 20 yaşında ilk evlendiğim kadınla evlenmemi söylediği mektup.Đây là bức thư của bố tôi nói về việc tôi cưới một người phụ nữ. Tôi kết hôn lần đầu tiên khi tôi 20.
Bu babamın, 20 yaşında ilk evlendiğim kadınla evlenmemi söylediği mektup.Esta é a carta do meu pai a dizer-me para me casar com a primeira mulher com quem me casei aos 20 anos.
Bu babamın, 20 yaşında ilk evlendiğim kadınla evlenmemi söylediği mektup.Ez édesapám levele, amiben azt írja, hogy vegyem feleségül a nőt, akit 20 évesen vettem el legelőször.
Bu babamın, 20 yaşında ilk evlendiğim kadınla evlenmemi söylediği mektup.Questa é la lettera di mio padre con cui mi dice di sposare la mia prima moglie, a 20 anni.
Bu babamın, 20 yaşında ilk evlendiğim kadınla evlenmemi söylediği mektup.To je můj dopis od otce, který mi píše abych si vzal ženu, kterou jsem si vzal poprvé, když mi bylo 20 let.
Bu babamın, 20 yaşında ilk evlendiğim kadınla evlenmemi söylediği mektup.To je pismo mojega očeta, ki mi pravi, naj poročim žensko, s katero sem se prvič poročil, ko sem bil star 20.
Bu babamın, 20 yaşında ilk evlendiğim kadınla evlenmemi söylediği mektup.To list od mojego ojca, który radził mi, żebym ożenił sie z kobietą, z którą się ożeniłem, gdy miałem 20 lat.
Bu babamın, 20 yaşında ilk evlendiğim kadınla evlenmemi söylediği mektup.Toto je list od môjho otca, hovoril mi, že si mám zobrať ženu, ktorú som si bral prvýkrát, keď som mal 20.
Bu babamın, 20 yaşında ilk evlendiğim kadınla evlenmemi söylediği mektup.Това е писмото на баща ми, в което ми казва да се оженя за първата си жена, когато бях 20-годишен.
Bu babamın, 20 yaşında ilk evlendiğim kadınla evlenmemi söylediği mektup.Це лист від мого батька, в якому він радить одружитися з жінкою, з якою я був одружений вперше, мені було 20
Bu babamın, 20 yaşında ilk evlendiğim kadınla evlenmemi söylediği mektup.זה היה מכתבו של אבי, בו הוא אומר לי להתחתן עם האישה שעימה התחתנתי כשהייתי בן 20.
Bu babamın, 20 yaşında ilk evlendiğim kadınla evlenmemi söylediği mektup.هذه رسالة والدي إليّ، يخبرني فيها أن أتزوج المرأة التي كانت زوجتي الأولى حين كان عمري 20 سنة
Bu babamın, 20 yaşında ilk evlendiğim kadınla evlenmemi söylediği mektup.私が20歳の時に 初めての結婚を勧めてきたものです これは娘と私です
Bu benim başıma gelmezdi... Biz birbirimizi çok sevdik ve evlenmek üzereydik.Chúng tôi yêu nhau, sắp làm đám cưới.
Bu benim başıma gelmezdi... Biz birbirimizi çok sevdik ve evlenmek üzereydik.Das hätte mir einfach nicht passieren dürfen, wir liebten uns doch, wir wollten heiraten.
Bu benim başıma gelmezdi... Biz birbirimizi çok sevdik ve evlenmek üzereydik.Ez nem történhetett velem... nagyon szerettük egymást és össze akartunk házasodni.
Bu benim başıma gelmezdi... Biz birbirimizi çok sevdik ve evlenmek üzereydik.Αυτό δεν θα έπρεπε να έχει συμβεί σε μένα αγαπούσαμε ο ένας τον άλλον και ήμασταν έτοιμοι να παντρευτούμε.
Bu benim başıma gelmezdi... Biz birbirimizi çok sevdik ve evlenmek üzereydik.Это не должно было случиться со мной... мы любили друг друга и хотели пожениться.
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Doufám, že to není to bude šok, ale byste si mě vzít? Wow!
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Dúfam, že to nie je to bude šok, ale by ste si ma vziať? Wow!
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Espero que esto no va a ser un shock, pero,
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Espero que isto não vai ser um choque, mas, iria se casar comigo? Wow!
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Ich hoffe, das ist nicht gonna ein Schock sein, aber, würdest du mich heiraten? Wow!
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Ik hoop dat dit niet gaat een schok, maar, zou je met me trouwen? Wow!
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Jeg håber, at dette er ikke gonna være et chok, men vil du gifte dig med mig? Wow!
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?J'espère que cela ne va pas être un choc, mais, Voulez-vous m'épouser?
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?내가 당신에게 줄 게있다. 나는 이것이 충격 않을 거란 희망하지만,
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Mam nadzieję, że nie zamierzam być szokiem, ale Czy wyjdziesz za mnie?
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Remélem ez nem lesz egy sokk, de
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Saya harap ini tidak akan menjadi kejutan, namun, akan kau menikah? Wow!
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Sper că acest lucru nu va fi un şoc, dar, doriţi casatoresti cu mine? Wow!
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Tôi hy vọng điều này là con sẽ không là một cú sốc, nhưng, bạn sẽ kết hôn với tôi? Wow!
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Toivottavasti tämä ei tule olemaan shokki, mutta olisi Tuletko vaimokseni? Wow!
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Upam, da to ne bo v šok, vendar, bi se poročila z mano? Wow!
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Wow!
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Ελπίζω ότι αυτό δεν είναι gonna είναι ένα σοκ, αλλά, Θα με παντρευτείς; Wow!
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Надявам се, че това няма да е шок, но омъжиш ли за мен? Уау!
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Я надеюсь, что это не собирается быть шок, но, Вы женитесь на мне?
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?Я сподіваюся, що це не збирається бути шок, але, Ви берете на мені?
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?יש לי משהו בשבילך. אני מקווה שזה לא יהיה הלם, אבל,
Bu bir şok olacak değil umut, ama benimle evlenmek istiyorsunuz?あなたが私と結婚か? うわー!これは大きな驚きです。私にはわからない
Bu bir yol ayrımıydı. Bu geleneğe uyduğumda evlenmeye hazır bir kadın olacaktım.Era decisiv, odată trecută prin ceremonie urma să devin soție.
Bu çok mantıklı değil, çünkü kısır insanların evlenmesi için hiçbir sakınca göstermiyorlar.Dat slaat nergens op, omdat je ook ziet dat onvruchtbare mensen gewoon mogen trouwen.
Bu çok mantıklı değil, çünkü kısır insanların evlenmesi için hiçbir sakınca göstermiyorlar.Detta verkar inte särskilt vettigt eftersom även andra personer som inte kan få barn får gifta sig.
Bu çok mantıklı değil, çünkü kısır insanların evlenmesi için hiçbir sakınca göstermiyorlar.Dette giver ikke meget mening, da andre mennesker, der ikke længere kan reproducere får lov til at blive gift.
Bu çok mantıklı değil, çünkü kısır insanların evlenmesi için hiçbir sakınca göstermiyorlar.Dieu nay that su chang co y nghia boi le cung co nhung nguoi khong co kha nang sinh san duoc phep cuoi nhau.
Bu çok mantıklı değil, çünkü kısır insanların evlenmesi için hiçbir sakınca göstermiyorlar.Ez nem nagyon értelmes, mert más ember is házasodhat, aki szaporodásra nem képes.
Bu çok mantıklı değil, çünkü kısır insanların evlenmesi için hiçbir sakınca göstermiyorlar.Kar pa je nesmisel, saj je poroka dovoljena mnogim ljudem, ki sicer niso zmožni imeti otrok.
Bu çok mantıklı değil, çünkü kısır insanların evlenmesi için hiçbir sakınca göstermiyorlar.하지만 이는 타당하지 않다. 왜냐햐면 출산을 할 수 없는 사람들도 결혼을 할 수 있기 때문이다.
Bu çok mantıklı değil, çünkü kısır insanların evlenmesi için hiçbir sakınca göstermiyorlar.Nie ma to zbytniego sensu, ponieważ jak widać również osoby niezdolne do dalszego rozmnażania mogą się pobrać.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod