Ay, evlenmek, git diyorum, getir onu şuraya .-- Bu as't bana ilçe görelim .-- olması gerekir.Ez as't kell .-- Hadd lássam a megye; Igen, feleségül, menj, mondom, és hozd őt ide .--
Ay, evlenmek, git diyorum, getir onu şuraya .-- Bu as't bana ilçe görelim .-- olması gerekir.Hal ini harus as't .-- Coba saya lihat daerah; Ay, menikah, pergi, saya katakan, dan menjemputnya mari .--
Ay, evlenmek, git diyorum, getir onu şuraya .-- Bu as't bana ilçe görelim .-- olması gerekir.Questo è as't dovrebbe essere .-- Fammi vedere la contea, Ay, sposarsi, andare, dico, e prenderlo qui .--
Ay, evlenmek, git diyorum, getir onu şuraya .-- Bu as't bana ilçe görelim .-- olması gerekir.Tämä on as't pitäisi .-- Annas County, Ay, naimisiin, mene, sanon, ja noutamaan hänet tänne .--
Ay, evlenmek, git diyorum, getir onu şuraya .-- Bu as't bana ilçe görelim .-- olması gerekir.To je as't by mal byť .-- Ukážte mi kraja, Ay, vziať, ísť, hovorím, a prines ho sem .--
Ay, evlenmek, git diyorum, getir onu şuraya .-- Bu as't bana ilçe görelim .-- olması gerekir.To je as't by měl být .-- Ukažte mi kraje, Ay, vzít, jít, říkám, a přines ho sem .--
Ay, evlenmek, git diyorum, getir onu şuraya .-- Bu as't bana ilçe görelim .-- olması gerekir.To je as't treba .-- Da vidim občine, Ay, poročiti, pojdi, rečem, in prinesi ga Naovamo .--
Ay, evlenmek, git diyorum, getir onu şuraya .-- Bu as't bana ilçe görelim .-- olması gerekir.To jest as't należy .-- Pokaż mi powiecie, Ay, ożenić się, idź, mówię po niego i sprowadź tutaj .--
Ay, evlenmek, git diyorum, getir onu şuraya .-- Bu as't bana ilçe görelim .-- olması gerekir.Αυτό είναι as't θα πρέπει να .-- Για να δω το νομό? Ay, παντρεύονται, πάνε, λέω, και να τον φέρω εδώ .--
Ay, evlenmek, git diyorum, getir onu şuraya .-- Bu as't bana ilçe görelim .-- olması gerekir.Это as't должно быть .-- Позвольте мне видеть округа; Да, жениться, идите, я говорю, и приведи его сюда .--
Ay, evlenmek, git diyorum, getir onu şuraya .-- Bu as't bana ilçe görelim .-- olması gerekir.זה צריך להיות as't .-- תן לי לראות את המחוז; איי, להתחתן, ללכת, אני אומר, להביא אותו לכאן .--
Ay, evlenmek, git diyorum, getir onu şuraya .-- Bu as't bana ilçe görelim .-- olması gerekir.هذا هو as't ينبغي.-- دعني أرى المقاطعة ؛ آي والزواج وتذهب ، وأنا أقول ، وجلب له اقرب.--
Ay, evlenmek, git diyorum, getir onu şuraya .-- Bu as't bana ilçe görelim .-- olması gerekir.今、前述の神、この牧師聖なる修道士は、すべて私たちの街全体が非常に彼にバインドされています。
Ayrıca, ben bundan 20 sene önce benimle evlenmeyi kabul eden eşim olmasaydı da, aynı adam olamazdım.Et je ne seriais pas l'homme que je suis aujourd'hui sans la femme qui s'est commis a m'épouser il y a 20 ans.
Ayrıca, ben bundan 20 sene önce benimle evlenmeyi kabul eden eşim olmasaydı da, aynı adam olamazdım.Si nu as fi barbatul care sunt astazi fara femeia care a aceptat sa fie sotia mea acum 20 de ani.
Ayrıca, ben bundan 20 sene önce benimle evlenmeyi kabul eden eşim olmasaydı da, aynı adam olamazdım.Tampoco yo sería el hombre que soy sin la mujer que aceptó casarse conmigo 20 años atrás.
Ayrıca, ben bundan 20 sene önce benimle evlenmeyi kabul eden eşim olmasaydı da, aynı adam olamazdım.Und ich wäre nicht der Mann, den ich heute ohne die Frau bin, die mich heiraten 20 Jahre vereinbart vor.
Ayrıca, ben bundan 20 sene önce benimle evlenmeyi kabul eden eşim olmasaydı da, aynı adam olamazdım.Και δε θα ήμουν αυτός που είμαι απόψε χωρίς τη γυναίκα που συμφώνησε να με παντρευτεί 20 χρόνια πριν.
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.A keby aj odišla, nech zostane nevydatá, alebo nech sa smieri s mužom. A muž nech neopúšťa ženy.
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.(če pa se vendar loči, naj ostane brez moža ali pa naj se spravi z možem), in mož naj ne odpušča žene.
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.e qualora si separi, rimanga senza sposarsi o si riconcili con il marito - e il marito non ripudi la moglie
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.(만일 갈릴지라도 그냥 지내든지 다시 그 남편과 화합하든지 하라)남편도 아내를 버리지 말라
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.mutta jos hän eroaa, niin pysyköön naimatonna tai sopikoon miehensä kanssa; eikä mies saa hyljätä vaimoansa.
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.Pakliť by odešla, zůstaniž nevdaná, anebo smiř se s mužem svým. Tolikéž muž nepropouštěj ženy.
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.se, porém, se apartar, que fique sem casar, ou se reconcilie com o marido; e que o marido não deixe a mulher.
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.αλλ' εαν και χωρισθη, ας μενη αγαμος η ας συνδιαλλαγη με τον ανδρα και ο ανηρ να μη αφινη την εαυτου γυναικα.
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.ואם פרש תפרש ממנו תשב בלא איש או תתרצה לבעלה ואיש אל ישלח את אשתו׃
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.وان فارقته فلتلبث غير متزوجة او لتصالح رجلها. ولا يترك الرجل امرأته.
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.若 是 離 開 了 、 不 可 再 嫁 . 或 是 仍 同 丈 夫 和 好 . 丈 夫 也 不 可 離 棄 妻 子
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.若是 離開 了 、 不 可 再嫁 . 或是 仍 同 丈夫 和好 . 丈夫 也 不可離棄 妻子
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Anda harus sebaliknya saya! menikah, 'tis waktu .-- Nah kata, hati saya - Anda adalah princox, pergi!
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Bạn phải trái tôi! kết hôn, 'tis thời gian .-- nói, trái tim của tôi - là một princox; đi:
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Devi contrario di me! sposare 'di tempo, tis .-- Ben detto, il mio cuore - Tu sei un princox, vai!:
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Du måste tvärtom mig! gifta sig, 'tis tiden .-- Bra sagt, mina hjärtan - Du är en princox, Go!:
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Du skal tværtimod mig! gifte sig, 'tis tid .-- Nå sagde, min hjerter - Du er en princox; Go!:
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Je moet integendeel mij! trouwen, 't is tijd .-- Wel zei, mijn hart - Je bent een princox, ga!
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Meg kell ellentétben nekem! feleségül, 'tis idő .-- Hát azt mondta, a szíve!
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Morate nasprotno me! poročiti, "tis čas .-- No povedal, moje srce - Ste princox, go!:
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Musisz wbrew mnie! małżeństwa, "czas tis .-- Dobrze powiedziane, moje serce - Jesteś princox, idź!:
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Musíte naopak ma! vziať, "Je čas .-- Dobre povedané, moje srdce - Ste princox, Go!:
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Musíte naopak mě! vzít, "Je čas .-- Dobře řečeno, moje srdce - Jste princox, Go!:
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!당신이 날 반대합니다! 결혼, '어두운 시간 .-- 그럼 내 마음은 말했다 - 당신은 princox되며 가자! :
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Sie müssen vielmehr mich! heiraten, 'tis Zeit .-- Gut gesagt, mein Herz - Du bist ein princox; go!:
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Sinun on päinvastoin minua! naimisiin, 'Tis aika .-- No sanoin, sydämet!
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Trebuie să contrar mine! căsători, "tis timp .-- Ei bine spus, inima mea - Esti un princox; du-te!
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Usted debe contrario me! casarse, "Ya es hora .-- Bien dicho, mi corazón - Usted es un princox; ir!
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Você deve contrário de mim! casar, 'tis tempo .-- Bem dito, o meu coração - Você é um princox; ir!:
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Vous devez contrairement moi! se marient, il est temps .-- Bien dit, mon cœur - Vous êtes un princox, allez!:
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Πρέπει αντίθετα με! παντρευτεί, "χρόνος ΤΗΣ .-- Καλά είπε, οι καρδιές μου - Είστε ένας princox?
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Вы должны Напротив меня! жениться, 'это время .-- Хорошо сказано, мое сердце - Вы princox, иди!:
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!Трябва да противоречи ми! женят, тис време .-- Добре казано, моите сърца - Вие сте princox; тръгваме!:
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!אתה חייב לי להיפך! להתחתן, "זמן TIS .-- טוב אמר, הלב שלי - אתה princox; ללכת!:
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!يجب العكس لي! الزواج ، والوقت تيس ".-- وقال حسنا ، وقلوب بلدي -- انت princox ؛ تذهب!
Bana aykırı gerekir! Eh benim kalpleri evlenmek, 'tis zaman .-- dedi - Bir princox;!もっと明るく、より多くの光 - - !静か、またはでなければ恥は!私はあなたが静かに作ってあげる。何が - !cheerly、私の心。
Başka bir erkeğe evlenme teklif eden bir erkek.Chłopak oświadczający się chłopakowi.
Başka bir erkeğe evlenme teklif eden bir erkek.Il y avait un garçon qui a fait sa demande en mariage à un garçon.
Başka bir erkeğe evlenme teklif eden bir erkek.Một người nam cầu hôn nam.
Başka bir erkeğe evlenme teklif eden bir erkek.Un chico proponiéndole a un chico.
Başka bir erkeğe evlenme teklif eden bir erkek.Un gay che fa una proposta a un gay.
Başka bir erkeğe evlenme teklif eden bir erkek.どうかしてるよ!