evlat ile cümle
evlat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ülke en değerli evlatlarını siyasal teröre kurban veriyordu.Geburtstages seines berühmtesten Sohnes dem Landkreis zur öffentlichen Nutzung übergeben.
Evlatlarından hayatta olan da yoktur.Keines der Kinder soll überlebt haben.
Ölümlerinden kısa bir süre sonra Evelyn Einstein (1941–2011) Evelyn adında bir kız çocuğu evlat edindiler.Die Tochter Evelyn (1941–2011) wurde adoptiert.
Evlat edindikleri kızlarının ismi de Shuli'dir.Der Vater der Kinder, den er gerettet hat, heißt Kevin.
O zamanki evlat edinme adeti böyleymiş.Überglücklich dürfen sie den Jungen adoptieren.
Hayırlı evlat yetiştirmek ve onun yaptığı hayırlı işlerde hayrat şeklinde tanımlanabilinmektedir.Gleichwohl sind die guten Werke wegen der Heuchler (hypocritae) als heilsnotwendig zu lehren.
Bu durumda da geminin kaptanı onu evlatlık edinmiştir.So kam es, dass der Kapitän des Schiffes Johnny zu sich nahm.
Gay ve lezbiyen ebeveynler için evlat edinme Amerika'da hararetli bir tartışma konusu olmaya devam etmektedir.L'adoption des parents gays et lesbiens reste un sujet de polémique aux Etats-Unis.
Ben evlat alındım.J'ai été adopté.
"Allah asla evlat edinmedi.Aucun d'entre eux n'eurent de descendants.
Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol.Ils sont rejoints par leurs enfants et leurs amis (Les tentacules du Mal).
O zamandan bu yana, İspanyol hukuku kişilerin tek başına evlat edinmesine izin vermektedir.À l'époque, la loi espagnole permettait aux célibataires d'adopter des mineurs.
5 aylıkken Arkansas'ta, Amerikalı bir aile tarafından evlat edinilmiştir.À l’âge de 5 mois, elle est adoptée par une famille américaine de l’Arkansas.
Hayat arkadaşı Mat Hennek’le beraber, iki çocuk evlat edinmiştir.Compagne du photographe Mat Hennek, elle a adopté ses deux enfants.
Bu çocuklar Sosyal Servisler Bölümünde evlatlık olarak gözükmektedir.Les deux enfants sont des représentants de leur rang social.
Bu durumda da geminin kaptanı onu evlatlık edinmiştir.C'est le capitaine du navire qui prend l'enfant avec lui.
Evlat edinilmiştir.L’Accouchée.
Üvey babası onu evlat edindiğinde gerçek adı Christopher Charles Collins oldu.Son nom officiel devint Christopher Charles Collins lorsque son beau-père l'adopta.
Clara teyze: Lennie'yi küçükken evlatlık almış birisidir.Tante Clara : Femme qui a élevé Lennie Small.
Jolie, Zahara'yı Addis Ababa'da bulunan Wide Horizons For Children adlı yetimhaneden evlat edindi.Angelina Jolie l'adopte via l'agence Wide Horizons For Children, située à Addis-Abeba.
Rukia ile arkadaşlığına, Rukia, Kuchiki ailesi tarafından evlat edinildikten sonra mesafe girmişti.Ils se sont éloignés l'un de l'autre à cause de l'adoption de Rukia par la noble famille des Kuchiki.
Asker evlatlarımız bizi başlarında görmek isterler.Pour les articles homonymes, voir Les enfants d'abord.
6 yaşında evlat edinilmiş, çocukluğunu Cezayir ve Senegal'de geçirmiştir.Fils d'un pasteur, il a vécu son enfance en Algérie et au Maroc.
“Umarım haklısındır evlat.”«Moi, je suis honnête.»
Jolie, ikinci çocuğu olan Zahara Marley'i altı aylıkken Etiyopya'dan 6 Haziran 2005'te evlat edindi.Angelina Jolie adopte une fille de sept mois originaire d'Éthiopie, Zahara Marley, le 6 juillet 2005.
Öğrencilerin çoğu bakanlar evlatlarıdır.La majorité des élèves sont des garçons.
Luis Fernando María'yı akıl hastanesinden çıkarır ve onun başka bir çocuk evlatlık edinmesini sağlar.Luis Fernando retrouve Maria dans un hôpital psychiatrique et on lui dit que leur fils est mort.
Hayırsever bir kadın tarafından evlat edinilir.Chéilite granulomateuse chez une enfant.
Monica ve Chandler evlat edinmeye karar verir ve Erica (Anna Faris) isimli bir hamileyle anlaşırlar.Monica et Chandler décident d'adopter et rencontrent Erica, mère porteuse qui ne peut garder son enfant.
Denise Richards Haziran 2011'de Eloise Joni adında yeni bir kız çocuğu evlat edinmiştir.En 2010, elle adopte une petite fille prénommée Eloise Joni.
Tarihçi Sallust'un evlatlık torunu ve öz büyük büyük yeğeniydi.C'est le petit-fils adoptif et l'arrière-petit-neveu de l'historien Salluste.
Onu evlatlık olarak verdi ve Allison 30 yaşındayken onunla tekrar iletişime geçti.Il abandonna femme et enfant alors qu'Allyson avait 6 ans.
Leia ise Senatör Bail Organa tarafından evlat edinilir.Il ignore qu'il s'agit de sa propre fille, adoptée à la naissance par le Sénateur Bail Organa.
Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir.Elle se retrouve accidentellement enceinte et décide de garder le bébé.
Augustus, Tiberius'u Germanicus'u evlatlığı ve vârisi olarak almaya mecbur bıraktı.Auguste ordonna à Tibère d’adopter Germanicus comme fils et héritier.
Ling Bouvier, Nancy Cartwright tarafından seslendirilmektedir, Selma Bouvier'ın evlatlık kızıdır.Ling Bouvier, fille adoptive de Selma Bouvier.
Diane Lane, Martha Kent: Clark’ı evlatlık edinen anne.Martha Kent Mère adoptive de Clark.
Bayan Havisham, evlatlığı Estella ile yaşayan yalnız bir kadındır.Younghee est une fille intelligente qui vit seule avec sa grand-mère.
İkinci kocası Billy Bob Thornton'dan boşandıktan sonra onu evlat edindi.Après son divorce de son second mari, Billy Bob Thornton, l'actrice obtient la garde exclusive de Maddox.
Bunun haricinde çocuk kelimesi sıklıkla evlat anlamında da kullanılır.A tel point, qu'on la prend souvent pour un garçon.
Fransız bir aile tarafından 7 yaşında evlat edinilmiş, 1977 yılında ise Fransız vatandaşı olmuştur.Adopté sous forme plénière à l'âge de sept ans par une famille française, il passe son enfance en Normandie.
Geyler ve lezbiyenler yasal olarak eşlerinin biyolojik çocuklarını evlat edinebilir (Üvey çocuk olarak).La maternité de substitution a permis aux « gays » d'avoir des enfants biologiques.
"Müsrif Evlat".Il figliol prodigo.
Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol.Entre ellos se encuentra Lot y sus hijas.
Philippus üvey evlatlarını kendi çocukları gibi bağrına basmıştı.Filipo los trató como si fueran sus propios hijos.
“Umarım haklısındır evlat.”«Te tengo de nieto».
Germanicus aynı zamanda Tiberius'un evlatlık oğludur.Germánico era además hijo adoptivo de Tiberio.
Leia ise Senatör Bail Organa tarafından evlat edinilir.Ella finalmente, salvaría al Senador Bail Organa de tales ataques.
Karen Gillan, Nebula: Gamora ile kardeş olarak büyüyen, Thanos'un evlatlık kızı.Karen Gillan como Nebula: Una hija adoptiva de Thanos que se crió con Gamora como hermanas.
Tiberius, varis ve oğul olarak evlat edinildi.Tiberio fue adoptado como hijo y heredero de pleno derecho.
Alma, evlat edindiği Sofia’nın eğitmeni Bayan Isringhausen’ı kovar.Alma despide a Miss Isringhausen, tutora de su hija Sophia.
Evlât, müsterih ol.¡Hijo mío, cuidado!
Bazı kaynaklara göre Urfa'ya geldiğinde Thoros'a evlatlık ve varis olarak kabul edildi.Una vez allí, convenció al señor de la ciudad, Thoros, de que lo adoptase como hijo y heredero.
Gallus, Decius'un oğlu Hostilian'ı evlat edindi ve onu müşterek imparator yaptı.Éste adoptó al hijo de Decio, Hostiliano, y lo hizo coemperador.
Tehcirden alınarak evlat edinilen başka kimselerin hikâyeleri de anlatılır.Además se cuentan historias de anacondas que se han tragado a niños.
Davete Japon oğlu (evlatlıktır) Willie Wang (Richard Narita) ile birlikte gelir.Sidney Wang (Peter Sellers) va acompañado por su hijo adoptivo japonés Willie (Richard Narita).
Rusesabagina bugün karısı, çocukları ve evlat edindiği yeğenleriyle birlikte Belçika’da yaşamaktadır.Iturrusgarai vive hoy en día en Patagonia con su mujer y su pequeña hija.
Öğrencilerin çoğu bakanlar evlatlarıdır.La mayor parte de sus miembros son estudiantes.
"Müsrif Evlat".M. Biedmaé hijo.
Evlatlarından hayatta olan da yoktur.Ninguno de los hijos que tuvieron sobrevivía.