Ana içeriğe geç
Sözlük

evlat ile cümle

evlat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu çocuklar Sosyal Servisler Bölümünde evlatlık olarak gözükmektedir.Les deux enfants sont des représentants de leur rang social.
Bu durumda da geminin kaptanı onu evlatlık edinmiştir.C'est le capitaine du navire qui prend l'enfant avec lui.
Evlat edinilmiştir.L’Accouchée.
Üvey babası onu evlat edindiğinde gerçek adı Christopher Charles Collins oldu.Son nom officiel devint Christopher Charles Collins lorsque son beau-père l'adopta.
Clara teyze: Lennie'yi küçükken evlatlık almış birisidir.Tante Clara : Femme qui a élevé Lennie Small.
Jolie, Zahara'yı Addis Ababa'da bulunan Wide Horizons For Children adlı yetimhaneden evlat edindi.Angelina Jolie l'adopte via l'agence Wide Horizons For Children, située à Addis-Abeba.
Rukia ile arkadaşlığına, Rukia, Kuchiki ailesi tarafından evlat edinildikten sonra mesafe girmişti.Ils se sont éloignés l'un de l'autre à cause de l'adoption de Rukia par la noble famille des Kuchiki.
Asker evlatlarımız bizi başlarında görmek isterler.Pour les articles homonymes, voir Les enfants d'abord.
6 yaşında evlat edinilmiş, çocukluğunu Cezayir ve Senegal'de geçirmiştir.Fils d'un pasteur, il a vécu son enfance en Algérie et au Maroc.
“Umarım haklısındır evlat.”«Moi, je suis honnête.»
Jolie, ikinci çocuğu olan Zahara Marley'i altı aylıkken Etiyopya'dan 6 Haziran 2005'te evlat edindi.Angelina Jolie adopte une fille de sept mois originaire d'Éthiopie, Zahara Marley, le 6 juillet 2005.
Öğrencilerin çoğu bakanlar evlatlarıdır.La majorité des élèves sont des garçons.
Luis Fernando María'yı akıl hastanesinden çıkarır ve onun başka bir çocuk evlatlık edinmesini sağlar.Luis Fernando retrouve Maria dans un hôpital psychiatrique et on lui dit que leur fils est mort.
Hayırsever bir kadın tarafından evlat edinilir.Chéilite granulomateuse chez une enfant.
Monica ve Chandler evlat edinmeye karar verir ve Erica (Anna Faris) isimli bir hamileyle anlaşırlar.Monica et Chandler décident d'adopter et rencontrent Erica, mère porteuse qui ne peut garder son enfant.
Denise Richards Haziran 2011'de Eloise Joni adında yeni bir kız çocuğu evlat edinmiştir.En 2010, elle adopte une petite fille prénommée Eloise Joni.
Tarihçi Sallust'un evlatlık torunu ve öz büyük büyük yeğeniydi.C'est le petit-fils adoptif et l'arrière-petit-neveu de l'historien Salluste.
Onu evlatlık olarak verdi ve Allison 30 yaşındayken onunla tekrar iletişime geçti.Il abandonna femme et enfant alors qu'Allyson avait 6 ans.
Leia ise Senatör Bail Organa tarafından evlat edinilir.Il ignore qu'il s'agit de sa propre fille, adoptée à la naissance par le Sénateur Bail Organa.
Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir.Elle se retrouve accidentellement enceinte et décide de garder le bébé.
Augustus, Tiberius'u Germanicus'u evlatlığı ve vârisi olarak almaya mecbur bıraktı.Auguste ordonna à Tibère d’adopter Germanicus comme fils et héritier.
Ling Bouvier, Nancy Cartwright tarafından seslendirilmektedir, Selma Bouvier'ın evlatlık kızıdır.Ling Bouvier, fille adoptive de Selma Bouvier.
Diane Lane, Martha Kent: Clark’ı evlatlık edinen anne.Martha Kent Mère adoptive de Clark.
Bayan Havisham, evlatlığı Estella ile yaşayan yalnız bir kadındır.Younghee est une fille intelligente qui vit seule avec sa grand-mère.
İkinci kocası Billy Bob Thornton'dan boşandıktan sonra onu evlat edindi.Après son divorce de son second mari, Billy Bob Thornton, l'actrice obtient la garde exclusive de Maddox.
Bunun haricinde çocuk kelimesi sıklıkla evlat anlamında da kullanılır.A tel point, qu'on la prend souvent pour un garçon.
Fransız bir aile tarafından 7 yaşında evlat edinilmiş, 1977 yılında ise Fransız vatandaşı olmuştur.Adopté sous forme plénière à l'âge de sept ans par une famille française, il passe son enfance en Normandie.
Geyler ve lezbiyenler yasal olarak eşlerinin biyolojik çocuklarını evlat edinebilir (Üvey çocuk olarak).La maternité de substitution a permis aux « gays » d'avoir des enfants biologiques.
"Müsrif Evlat".Il figliol prodigo.
Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol.Entre ellos se encuentra Lot y sus hijas.
Philippus üvey evlatlarını kendi çocukları gibi bağrına basmıştı.Filipo los trató como si fueran sus propios hijos.
“Umarım haklısındır evlat.”«Te tengo de nieto».
Germanicus aynı zamanda Tiberius'un evlatlık oğludur.Germánico era además hijo adoptivo de Tiberio.
Leia ise Senatör Bail Organa tarafından evlat edinilir.Ella finalmente, salvaría al Senador Bail Organa de tales ataques.
Karen Gillan, Nebula: Gamora ile kardeş olarak büyüyen, Thanos'un evlatlık kızı.Karen Gillan como Nebula: Una hija adoptiva de Thanos que se crió con Gamora como hermanas.
Tiberius, varis ve oğul olarak evlat edinildi.Tiberio fue adoptado como hijo y heredero de pleno derecho.
Alma, evlat edindiği Sofia’nın eğitmeni Bayan Isringhausen’ı kovar.Alma despide a Miss Isringhausen, tutora de su hija Sophia.
Bazı kaynaklara göre Urfa'ya geldiğinde Thoros'a evlatlık ve varis olarak kabul edildi.Una vez allí, convenció al señor de la ciudad, Thoros, de que lo adoptase como hijo y heredero.
Gallus, Decius'un oğlu Hostilian'ı evlat edindi ve onu müşterek imparator yaptı.Éste adoptó al hijo de Decio, Hostiliano, y lo hizo coemperador.
Tehcirden alınarak evlat edinilen başka kimselerin hikâyeleri de anlatılır.Además se cuentan historias de anacondas que se han tragado a niños.
Rusesabagina bugün karısı, çocukları ve evlat edindiği yeğenleriyle birlikte Belçika’da yaşamaktadır.Iturrusgarai vive hoy en día en Patagonia con su mujer y su pequeña hija.
Öğrencilerin çoğu bakanlar evlatlarıdır.La mayor parte de sus miembros son estudiantes.
"Müsrif Evlat".M. Biedmaé hijo.
Evlatlarından hayatta olan da yoktur.Ninguno de los hijos que tuvieron sobrevivía.
1962'de Carl adında bir oğulları oldu ve 1968 yılında da Michelle isimli bir kızı evlat edindiler.En el año siguiente tuvieron un hijo, también llamado Paul, y en 1966 una hija, Sarah.
Ancak, evliliği altı yılında varis olacak bir erkek evlat olmaması sebeplerden bir olabilir.La falta de un heredero varón tras seis años de matrimonio pudo también ser una de las razones.
Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir.Le dijo que estaba embarazada y que iba a dar al bebé en adopción.
Öcal soyadı yalnız mesebsel olarak ayrıdır görüş olarak da ama aynı babanın evlatları olduğu söylenmektedir.El nombre Godafrid incita a creer que era también miembro de la misma línea familiar.
İlk eşinin kızını evlatlık edindi ve aynı zamanda ikilinin 4 çocuğu daha oldu.Dio a luz a su primera hija, Melissa, luego tuvo otros dos hijos.
LGBT'lerin evlat edinmesiApoyo LGBT.
Genç senatör Lucius Calpurnius Piso Licinianus'u varisi olarak evlatlık edindi.Adoptó a un joven senador, Lucio Calpurnio Pisón Liciniano, como su sucesor.
Evlat edinilmiştir.Ragazza adottata.
"Allah asla evlat edinmedi.Nessuno di loro ha avuto figli (anche se ci hanno provato).
48'ini evlat edindiği 52 çocuğu vardır.45 giri Figlio che vuoi?
Dük, O'nu Campbell soyadı ile kaydetti ve ömür boyu evlat olarak edindi.Il duca lo arruolò col cognome Campbell, che poi adottò per il resto della vita.
“Umarım haklısındır evlat.”“Hai ragione, tuo malgrado.”
5 aylıkken Arkansas'ta, Amerikalı bir aile tarafından evlat edinilmiştir.Venne adottata da una coppia americana dell'Arkansas all'età di cinque mesi.
Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir.Lei è incinta e vuole tenere il bambino.
Jolie, Zahara'yı Addis Ababa'da bulunan Wide Horizons For Children adlı yetimhaneden evlat edindi.Zahara era ospitata al Wide Horizons for Children, un orfanotrofio di Addis Abeba.
LGBT'lerin evlat edinmesiSuicidio tra i giovani LGBT
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod