Bu yüzden, kendisine bir evlat bahşetmesi için Tanrı'ya dua etti.Così decide di pregare Dio affinché gli mandi un amico.
Jolie, 15 Mart 2007'de Vietnam'dan 3 yaşındaki Pax Thien'i evlat edindi.Il 15 marzo 2007 ha adottato Pax Thien, un bambino di tre anni del Vietnam, nato il 29 novembre 2003.
Mümin evlatlarımız onlara itaat ederek yardımcı olsunlar.Annuncia loro che se lo aiuteranno li tratterà come figli.
Diane Lane, Martha Kent: Clark’ı evlatlık edinen anne.Martha Kent, interpretata da Diane Lane: madre adottiva di Clark.
İkinci kocası Billy Bob Thornton'dan boşandıktan sonra onu evlat edindi.Dopo il divorzio dal suo secondo marito, Billy Bob Thornton, l'attrice ha ricevuto l'affidamento di Maddox.
Momo'nun babası intihar edip ölünce de onu evlat edinir.Dopo la morte dei genitori di Milo quando era bambino, lo adotta.
Leia ise Senatör Bail Organa tarafından evlat edinilir.Sede di un avamposto ribelle del senatore Bail Organa.
İlk eşinin kocası öldükten sonra onların 3 çocuğunu evlat edinmişti.Alla morte della sorella ne adottò i tre figli rimasti orfani.
Sorumluluk sahibi,güvenilir bir evlat.È un uomo solido, affidabile.
Bu kadın eğer bir erkek evlat doğurursa Charles amcasının mirasından ve unvanından mahrum kalacaktır.Suo zio si sposa e ha un figlio, e questo priva definitivamente Charles dell'eredità.
Buna göre bir oğul ve vâris evlat ediniyorlardı.Risulterebbe che, rimasto vedono e con un figlio, scelse la vita diaconale.
Bir evlatlığın hanımıyla evlenmek, geleneğe göre babaya yasaktı.La partecipazione della madre nell'atto di dare una figlia in matrimonio non era usualmente praticata.
Kendisi, ailenin 4. çocuğu, 10.uncu evlatlarındandır.Era uno dei quattro figli di Horo dalla testa umana.
Sayfa: 75 ^ evlatlığıdır.Assistere al parto di un bambino 75.)
Ling Bouvier, Nancy Cartwright tarafından seslendirilmektedir, Selma Bouvier'ın evlatlık kızıdır.Ling Bouvier è una bambina cinese di 1 anno, figlia adottiva di Selma Bouvier.
Philippus üvey evlatlarını kendi çocukları gibi bağrına basmıştı.Stefano sopravvisse a tutti i suoi figli.
Daha sonra 3 çocuğu evlat edinmişlerdir.In seguito nasceranno altri tre figli.
Kendisini eBay'de satmış ve İsveç tarafından evlat edinilmiştir.Il bimbo venne fatto nascere in Svizzera ed affidato ad una balia.
İsveç eşcinsel çiftlerin evlat edinme haklarını tanıdı.Il 49% sosteneva i diritti di adozione per le coppie omosessuali.
Fitnat, Hacıbaba'nın evlatlığıdır.Lucina è una delle dee del parto.
Çiftin 4’ü kendilerinden, biri de evlat edinilmiş olmak üzere 5 çocukları vardır.Hanno cinque figli, di cui uno adottato.
Credence, evlatlık kardeşi Modesty'nin yatağının altında bir asa bulur.Aeryn porta Creis sul piccolo di Moya.
Dul bir kadın ve bir kız evlat bırakıyor.Он покидает вдову и дочь.
Credence, evlatlık kardeşi Modesty'nin yatağının altında bir asa bulur.Криденс находит палочку под кроватью своей сестры Модести.
Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol.В них также могут входить жены сыновей и их дети.
İlk eşinin kocası öldükten sonra onların 3 çocuğunu evlat edinmişti.После смерти его первой жены он воспитывал трех своих дочерей.
İsviçre onu kardeşi olarak evlat edinmiş ve onu evine almıştır.Марта усыновила племянника и привела его домой.
Firavunun kızı, çocuğa Musa (İbranice: Moşe משה, Sudan çıkarttım) ismini koyar ve onu evlat edinir.Дочь фараона находит младенца Моисея.
Baduarius ile evlenmiştir II. Tiberius - (574–582) evlat edinilmiştir.Замужем за Бадуарием (англ.) усыновлён Тиберий II — (574—582) В браке с Ино Анастасией (англ.).
Ipatieffs, ABD'de yaşarken iki Rus kızını evlatlık almıştır.Живя в США, Ипатьевы удочерили двух русских девочек.
Patria potestas yetişkin erkek evlatların üzerinde bile geçerliydi.Patria potestas не распространялась на усыновлённых детей.
Evlat edinilmiştir.Сын родился.
Desmond, çocuğunu evlatlık vermek için uğraşan Claire Littleton (Emilie de Ravin) ile karşılaşır.Дезмонд встречается с Клер Литтлтон, когда она идёт решать вопросы усыновления.
Böylece Demir Baba, çocuğu evlat edinir.Именуется также сыном (или потомком) Иаса.
Claire'e Los Angeles'ta bebeği evlat edinmek isteyen bir çift olduğunu söyler.Клэр должна была поехать в Лос-Анджелес, где «хорошие люди» позаботятся о её ребёнке.
Sezar'ın evlatlık vârisi olan Augustus, Sezar adıyla çağrılmayı tercih etmişti.Как приёмный сын и наследник Цезаря, Август предпочитал называться его именем.
İmparatorun evlatlık kızıdır.Считалась внебрачной дочерью императора.
Çiftin çocuğu olmadı; Baytursun’un yeğenini evlat edindiler.У пары не было детей, но они усыновили малолетнего сына одного из умерших братьев Прачадипока.
Daha sonra 3 çocuğu evlat edinmişlerdir.Там же решила взять ещё троих детей.
“Umarım haklısındır evlat.”Но, что ж, надо быть честным».
Sayfa: 75 ^ evlatlığıdır.Детский билет: 75p.
Ling Bouvier, Nancy Cartwright tarafından seslendirilmektedir, Selma Bouvier'ın evlatlık kızıdır.Линг Бувье́ (англ. Ling Bouvier; озвучена Нэнси Картрайт) — приёмная дочь Сельмы Бувье.
Hemcins çiftler çocuklara evlat edinemezler.Однополым парам не разрешено усыновлять детей.
"Müsrif Evlat".«Unfortunate Son».
Daha sonra Lebensborn'dan bir çocuk evlat edindi.Позднее усыновил своего внука Беота..
Yalnız bir kadın olan Lolotta bu bebeği evlat edinir.Скарлетт вынуждена принимать ребёнка одна.
Beni evlat edinmiş gibiler." sözleriyle bu durumu desteklemektedir.Похож!», укрепил их в этом мнении.
Ziyareti sırasında Ekim 2006'da David Banda adındaki bir oğlan çocuğunu evlat edinmeye karar verdi.وفي أثناء تلك الزيارة قررت تبني طفل صبي اسمه ديفيد باندا، في نوفمبر 2006.
"Allah asla evlat edinmedi.وعن ابن عباس رضي الله عنهما: أنه لم تلد العواقر مثله.
İkinci kocası Billy Bob Thornton'dan boşandıktan sonra onu evlat edindi.وحصلت على قرار التبني بعد طلاقها من بيلي بوب ثورنتون.
Silius'un çocuğu yoktu ve Britannicus'u evlatlık edinmeyi istiyordu.لم يكن لديها اى اطفال ،ولكنها في نفس الوقت كانت تريد السيطرة على ولاية بريطانيوس.
Aileler kan bağı (veya evlatlık) üzerine dayalıydı ancak aynı zamanda siyasi ve ekonomik ittifaklardı.وتقوم العشائر على روابط الدم أو التبني، ولكن أيضا التحالفات السياسية والاقتصادية.
1954 yılında Jones ve eşi, kısmen Kızılderili soyundan gelen Agnes Jones’u da evlat edindi.في عام 1954، هو وزوجته أغنيس كما اعتمدت جونز، الذي كان جزئيا الأمريكيين النسب.
Philippus üvey evlatlarını kendi çocukları gibi bağrına basmıştı.اعتز فيليبوس بأولاد زوجته كما لو كانوا من أبناء عائلته.
1962'de Carl adında bir oğulları oldu ve 1968 yılında da Michelle isimli bir kızı evlat edindiler.أنجب الزوجان ابننا في عام 1962، وأسموه كارل، وتبنيا ابنتهم ميشيل عام 1968.
Hayırlı evlat yetiştirmek ve onun yaptığı hayırlı işlerde hayrat şeklinde tanımlanabilinmektedir.أي من بقي منهم، وعاملهم على نحو ما عامل عليه أهل خيبر.
Bu yüzden, kendisine bir evlat bahşetmesi için Tanrı'ya dua etti.إبراهيم، مع ذلك، كان يصلي باستمرار إلى الله ليرزقه ولدا.
Evlatlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır.فإن جنودنا الأسرى يعودون إلى ديارهم في سلام وأنكم قادرون على العيش في سلام وأمن".
Bunun haricinde çocuk kelimesi sıklıkla evlat anlamında da kullanılır.وفي كثير من الأحيان، ما يقوله الطفل في العلاج هو ما يعنيه الطفل.
Gürsel çiftinin Hatice Ergün adlı bir evlatlıkları da bulunmaktaydı.كان لها مقالًا أسبوعيًا تحت اسم أولادي حبايب قلبي.