evlat ile cümle
evlat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.A spus, "Nu știu cum faci asta, fiule, vreau să spun, nu mergi cu mașina, nu vorbești.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Cha không biết làm thế nào con làm được, con trai, ý cha là con không lái xe, con không nói chuyện.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.Han sade, "Jag vet inte hur du lyckas med det här, jag menar, du åker inte i bil, du pratar inte.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.Hij zei, "Ik weet niet hoe je 't voor elkaar krijgt, jongen. Ik bedoel, je rijdt geen auto, je praat niet.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Ich weiß nicht, wie du das machst, mein Sohn, ich meine, du fährst nicht Auto und du redest nicht.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Je ne sais pas comment tu fais, fiston, je veux dire, tu ne conduis pas, tu ne parles pas.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.말씀하시길 "너가 어떻게 하는 건지 모르겠구나. 얘야. 넌 차도 안 타고 말도 안 하잖니.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Não sei como é que consegues, filho. "Isto é, não andas de carro, não falas.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Nem tudom, hogy csinálod ezt fiam, nem ülsz kocsiba, nem beszélsz.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Nevím, jak to děláš, synu, chci říct, nejezdíš v autech, nemluvíš.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Nie wiem, jak to, synu, robisz, znaczy, nie jeździsz samochodami, nie mówisz.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Non so come fai, voglio dire, non guidi e non parli...
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.Povedal, "Neviem, ako to robíš, synu, nejazdíš na autách, nerozprávaš.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.Y dijo, "No sé cómo haces esto, hijo, quiero decir, no viajar en autos, no hablas.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.Каза: "Не знам как го правиш синко." Имам предвид, не караш кола, не говориш.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Сынок, я не знаю, как ты это делаешь, я имею в виду твой отказ водить, разговаривать.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.הוא אמר, "אני לא יודע איך אתה עושה את זה, בן, אני מתכוון, אתה לא נוסע במכוניות, אתה לא מדבר.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.قال،"بُنَيَّ، لا أدري كيف تفعل ذلك، أقصد، أنت لا تركب السيارات، لا تتكلم.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.お前は車に乗らないし、話もしない 姉は、お前を放っておくようと言っている
- Deldik onu! - Evet! Evlat, gitmeliyiz!Браво на теб, Ей Джей!
- Deldik onu! - Evet! Evlat, gitmeliyiz!Браво на теб, Ей Джей!
- Deldik onu! - Evet! Evlat, gitmeliyiz!?זה טוב או רע
- Deldik onu! - Evet! Evlat, gitmeliyiz!نعم طريقها للذهاب أعرف ذلك
Devlet Simyacısı Edward Elric geldi! -Bu inanılmaz, evlat! -Çok teşekkürler!¡El alquimista Edward Elric está aquí! - ¡Es increíble!
Dinle. Zeki biri olabilirsin, evlat, ama ben daha zekiyim.Hör mal, du magst ja schlau sein, aber ich bin schön länger schlau.
Dinle. Zeki biri olabilirsin, evlat, ama ben daha zekiyim.Jij bent misschien slim, jongen, maar ik ben al langer slim.
Dinle. Zeki biri olabilirsin, evlat, ama ben daha zekiyim.그 또한 불운한 연극 작가인 크리스토버 볼린을 인용하고 있는거지. 내 말을 들어봐. 너는 좀 똑똑한 아이일 수 있어 그치만 내가 너 보다 더 오랜 시간동안 똑똑했다고.
Dinle. Zeki biri olabilirsin, evlat, ama ben daha zekiyim.Можешь умничать сколько угодно, малыш, у меня все равно опыта больше.
Dinle. Zeki biri olabilirsin, evlat, ama ben daha zekiyim.תקשיב. אתה אולי חכם, ילד, אבל אני חכם יותר זמן ממך.
"Dıdımın dıdısının dıdısı Çin'e gitti ve bir kız çocuğu evlat edindi." diyorlar.Antka szwagra teściowej brat zaadoptował w Chinach dziewczynkę.
"Dıdımın dıdısının dıdısı Çin'e gitti ve bir kız çocuğu evlat edindi." diyorlar.베이비시터의 사돈의 팔촌이 중국에 가서 소녀 아이를 입양했다는 등의 이야기를 말하죠.
"Dıdımın dıdısının dıdısı Çin'e gitti ve bir kız çocuğu evlat edindi." diyorlar."Sabe, a galinha do cão da babysitter da irmã da minha tia foi para a China e adoptou uma rapariga."
"Dıdımın dıdısının dıdısı Çin'e gitti ve bir kız çocuğu evlat edindi." diyorlar."Sai, la tipa del cane della babysitter della sorella di mia zia è andata in Cina e ha adottato una bambina."
"Dıdımın dıdısının dıdısı Çin'e gitti ve bir kız çocuğu evlat edindi." diyorlar."Știi, sora doicii puiului căţelului mătuşii mele s-a dus în China și a adoptat o fetiță."
"Dıdımın dıdısının dıdısı Çin'e gitti ve bir kız çocuğu evlat edindi." diyorlar."Vieš, mojej tety sestry opatrovateľky pes mal sliepku, ktorá šla do Číny a adoptovala si dievčatko."
"Dıdımın dıdısının dıdısı Çin'e gitti ve bir kız çocuğu evlat edindi." diyorlar."Víš, kadeřnice holky na hlídání sestry mojí tety byla v Číně a adoptovala tam holčičku."
"Dıdımın dıdısının dıdısı Çin'e gitti ve bir kız çocuğu evlat edindi." diyorlar."Ξέρεις, η κότα του σκύλου της νταντάς της αδερφής της θείας μου πήγε στην Κίνα και υιοθέτησε ένα κορίτσι".
"Dıdımın dıdısının dıdısı Çin'e gitti ve bir kız çocuğu evlat edindi." diyorlar."Понимаете, цыплёнок собаки няни сестры моей тёти уехал в Китай и удочерил там девочку".
"Dıdımın dıdısının dıdısı Çin'e gitti ve bir kız çocuğu evlat edindi." diyorlar."هل تعلمين ان دجاجة كلب جليسة بنت خالتي ذهبت الى الصين وتبنت فتاة"
"Dıdımın dıdısının dıdısı Çin'e gitti ve bir kız çocuğu evlat edindi." diyorlar.中国で女の子を養女にしたのよ」 ほんとに誰もが中国にまつわる話を持っているみたいなんです
Dört ay sonra evlatlık belgeleri geldi.E quattro mesi dopo, le carte dell'adozione giunsero a buon fine.
Dört ay sonra evlatlık belgeleri geldi.Et quatre mois plus tard, les papiers d'adoption sont arrivés.
Dört ay sonra evlatlık belgeleri geldi.Iar patru luni mai târziu, actele de adopție erau gata.
Dört ay sonra evlatlık belgeleri geldi.그리고 넉달 후에 입양서류가 도착했습니다.
Dört ay sonra evlatlık belgeleri geldi.Po czterech miesiącach przeszły papiery adopcyjne.
Dört ay sonra evlatlık belgeleri geldi.(Risos)
Dört ay sonra evlatlık belgeleri geldi.Und 4 Monate später kamen die Adoptionspapiere an.
Dört ay sonra evlatlık belgeleri geldi.Và chỉ bốn tháng sau, thủ tục xin con nuôi đã hoàn tất.
Dört ay sonra evlatlık belgeleri geldi.Vier maanden later waren de adoptiepapieren er.
Dört ay sonra evlatlık belgeleri geldi.Y cuatro meses después los papeles de la adopción ya estaban completos.
Dört ay sonra evlatlık belgeleri geldi.Τέσσερις μήνες αργότερα, πέρασαν τα χαρτιά υιοθεσίας.
Dört ay sonra evlatlık belgeleri geldi.И через 4 месяца бумаги по удочерению прошли.
Dört ay sonra evlatlık belgeleri geldi.Пет месеца по-късно, документите за осиновяване бяха готови.
Dört ay sonra evlatlık belgeleri geldi.ארבעה חודשים מאוחר יותר, הגיעו מסמכי האימוץ.
Dört ay sonra evlatlık belgeleri geldi.و بعد أربعة أشهر، كان التبني قد تم.
Dört ay sonra evlatlık belgeleri geldi.孤児院のみんなにお別れを言うときの写真です
Dünya'nın Doğusundan Batısına baktık ve Efendimizin (sav) evlatlarından bir avuç dışında başkasını bulamadık-Buscamos en todo el mundo, de Oriente a Occidente y encontramos a los descendientes del Profeta (saws).
Dünya'nın Doğusundan Batısına baktık ve Efendimizin (sav) evlatlarından bir avuç dışında başkasını bulamadık-Kami mencari dari Timur hingga Barat dunia, & kami belum ketemu kecuali dari keluarga Baginda Nabi (saws).
Dünya'nın Doğusundan Batısına baktık ve Efendimizin (sav) evlatlarından bir avuç dışında başkasını bulamadık-Мы искали от востока до запада во всём мире и мы не нашли, только от сынов Пророка (сас).
-Durun! -Hey, evlat.- Eh, niño,