evlat ile cümle
evlat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Büyük Umutlar"dan Pip evlat edinilmişti.Pip dans "les grandes espérances" était adopté ;
"Büyük Umutlar"dan Pip evlat edinilmişti.Pip di "Grandi Speranze" era stato adottato;
"Büyük Umutlar"dan Pip evlat edinilmişti.Pip, din romanul "Marile Speranţe", era adoptat.
"Büyük Umutlar"dan Pip evlat edinilmişti.Pip en "Grandes Esperanzas" era adoptado;
"Büyük Umutlar"dan Pip evlat edinilmişti.Pip-et a "Szép remények"-ből örökbefogadták;
"Büyük Umutlar"dan Pip evlat edinilmişti.Pip trong "Great Expectations" cũng được nhận nuôi;
"Büyük Umutlar"dan Pip evlat edinilmişti.Pip van "Grote Verwachtingen" was geadopteerd;
"Büyük Umutlar"dan Pip evlat edinilmişti.Pip z "Wielkich Nadziei" był adoptowany.
"Büyük Umutlar"dan Pip evlat edinilmişti.Ο Πιπ από τις "Μεγάλες Προσδοκίες" ήταν υιοθετημένος.
"Büyük Umutlar"dan Pip evlat edinilmişti.Пипа из "Больших надежд" усыновили.
"Büyük Umutlar"dan Pip evlat edinilmişti.Пип от "Големите надежди" е осиновен;
"Büyük Umutlar"dan Pip evlat edinilmişti.פיפ מ"ציפיות גדולות" היה מאומץ;
"Büyük Umutlar"dan Pip evlat edinilmişti.بيب من "Great Expectations" كان متبنّى:
"Büyük Umutlar"dan Pip evlat edinilmişti.スーパーマンは里子で
Bu yüzden evlat edinilmeden önce kaldığım yetimhaneden başlamak istiyorum.Alors, je veux commencer par l'orphelinat où j'étais avant mon adoption.
Bu yüzden evlat edinilmeden önce kaldığım yetimhaneden başlamak istiyorum.Ezért annál az árvaháznál akarom kezdeni, ahol azelőtt voltam, hogy örökbe fogadtak.
Bu yüzden evlat edinilmeden önce kaldığım yetimhaneden başlamak istiyorum.Έτσι σκέφτομαι να ξεκινήσουμε από το ορφανοτροφείο που με υιοθέτησαν.
Bu yüzden evlat edinilmeden önce kaldığım yetimhaneden başlamak istiyorum.لذا افكر ان ابدأ من الميتم الى يوم تبنيني
Çocuklar rızaları alınmadan evlat edinilemezler.Barnet kan inte adopteras utan barnets medgivande.
Çocuklar rızaları alınmadan evlat edinilemezler.Lasta ei voi adoptoida ilman hänen suostumustaan.
Çocuklar rızaları alınmadan evlat edinilemezler.L'enfant ne peut pas être adopté sans son accord.
Çocuklar rızaları alınmadan evlat edinilemezler.No se puede adoptar al menor sin su consentimiento.
Çocuklar rızaları alınmadan evlat edinilemezler.Ребёнка нельзя усыновить без его согласия.
Çocuklar rızaları alınmadan evlat edinilemezler.من غير الممكن تبني الطفل دون موافقته.
Çocuklar rızaları alınmadan evlat edinilemezler.如果家庭环境不佳,儿童有权请求他人寄养。寄养儿童不与其父母居住。
Çok çalış evlat.Il ne faut pas t'avouer vaincu.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Fiindcă ştie că am adoptat-o şi că nu pot avea copii.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Karena dia tahu bahwa dia adalah anak angkat dan saya tidak dapat memliki anak.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.제가 뮬란을 입양했고, 또 아이를 못 갖는다는 것을 알기 때문이죠.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Mert tudja, hogy örökbe fogadtam, és nem lehet saját gyerekem.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Nó biết tôi nhận nuôi nó và tôi không thể có con.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Ona vie, že som si ju adoptovala a že nemôžem mať deti.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Parce qu'elle sait que je l'ai adoptée et que je ne peux pas avoir d'enfants.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Perché lei sa che l'ho adottata e che non posso avere figli.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Porque ela sabe que foi adotada e que eu não posso ter filhos.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Porque ella sabe que la adopté y que no puedo tener hijos.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Protože ví, že jsem ji adoptovala a nemohu mít děti.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Sie weiß nämlich, dass ich sie adoptiert habe und keine leiblichen Kinder haben kann.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Wiedziała, że ją adoptowałam i że nie mogę mieć dzieci.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Ze is geadopteerd en weet dat ik geen kinderen kan krijgen.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Γιατί το ξέρει ότι την έχω υιοθετήσει και δεν μπορώ να κάνω παιδιά.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Вона ж знає, що я її вдочерила, бо не можу мати дітей.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Защото тя знае, че аз съм я осиновила и не мога да имам деца.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.Она знает, что я удочерила ее и что я не могу иметь детей.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.כי היא יודעת שאימצתי אותה ושאני לא יכולה להביא ילדים.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.لأنها تعلم أننى قمت بتبنيها وأننى لا يمكنني إنجاب أطفال.
Çünkü çocuk sahibi olamadığını ve onu evlat edindiğimi biliyor.そして私は言います「そうよ」
Çünkü onun evlatlarından Abdullah II bu makamın sahibidir, sahibu seyftir.Abdullah II., dieser Abdullah ist der Halter des Schwertes!
Çünkü onun evlatlarından Abdullah II bu makamın sahibidir, sahibu seyftir.Abdullah II...
Çünkü onun evlatlarından Abdullah II bu makamın sahibidir, sahibu seyftir.Abdullah II, questo Abdullah, il detentore della spada!
Çünkü onun evlatlarından Abdullah II bu makamın sahibidir, sahibu seyftir.Абдулла второй, этот Абдулла, обладатель меча!
Danny... kimse arkada kalmayacak. Beni anladın mı evlat? Evet generalim.Widzicie ją?!
Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim.Ik stelde voor aan de oom dat we Father Keene gingen opzoeken om uit te vinden hoe het adoptieproces werkte.
Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim.저는 아이의 삼촌에게 킨 신부님을 만나보고 입양 절차가 어떻게 되는지 알아보자고 권했습니다.
Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim.Tinha três mulheres a cuidar das crianças.
Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim.Tôi đã đề nghị người cậu cùng đi tới đó gặp Cha Keene để hỏi thêm về thủ tục nhận con nuôi.
Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim.Предложих на чичото да отидем при отец Кийни, за да разберем как протича процесът на осиновяване.
Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim.אז הצעתי לדוד שנלך לשם ונפגוש את האב קין, ונברר איך ילך הליך האימוץ.
Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim.ومن ثم فقد اقترحت على الخال أن نذهب لملاقاة الأب كين لنتعرف على الكيفية التي تتم بها عملية التبني.
Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim.キーン神父に会って養子縁組の過程が どうなっているか見るように勧めました 伯父さんには こういったことは全て