Ana içeriğe geç
Sözlük

evladım ile cümle

evladım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
48
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir yandan da hayat adil değil diye düşünüyorum, evladım de bak, büyüt, gelsin müşterilerini elinden alsın.彼が、私の商売を横取りしたのです。 ここで、急に何が起こったのか、気をつけて欲しいのですが、
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.Além disso, filho meu, sê avisado. De fazer muitos livros não há fim; e o muito estudar é enfado da carne.
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.A nad to viac, môj synu, daj sa poučiť! Robeniu kníh nieto nijakého konca, a mnoho čítať je zomdlením tela.
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.És igyekezett a prédikátor megtudni sok kivánságos beszédeket, igaz írást és igaz beszédeket.
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.내 아들아 또 경계를 받으라 여러 책을 짓는 것은 끝이 없고 많이 공부하는 것은 몸을 피곤케 하느니라
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.Lại, hỡi con, hãy chịu dạy: người ta chép nhiều sách chẳng cùng; còn học quá thật làm mệt nhọc cho xác thịt.
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.Sicer pa, sin moj, daj se posvariti: sestavljanje mnogih knjig nima konca, in mnogo učenja utruja telo.
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.ויתר מהמה בני הזהר עשות ספרים הרבה אין קץ ולהג הרבה יגעת בשר׃
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.وبقي فمن هذا يا ابني تحذر. لعمل كتب كثيرة لا نهاية والدرس الكثير تعب للجسد.
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.我 兒 、 還 有 一 層 、 你 當 受 勸 戒 . 著 書 多 、 沒 有 窮 盡 . 讀 書 多 、 身 體 疲 倦
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.我兒 、 還有 一 層 、 你 當受勸戒 . 著書 多 、 沒有窮盡 . 讀書 多 、 身 體 疲倦
Evladımı iyi yetiştiremediğim için suçluyum.Igazán bűnösnek érzem magam, hogy nem jól tanítottam a gyerekem.
Evladımı iyi yetiştiremediğim için suçluyum.Je me sens très coupable, d'avoir mal éduqué ma fille.
Evladımı iyi yetiştiremediğim için suçluyum.Πολύ από το φταίξιμο πέφτει σ εμένα γιατί δεν μπόρεσα να ελέγξω το ίδιο μου το παιδί.
Evladımı iyi yetiştiremediğim için suçluyum.جانب كبير يقع على عاتقي لانني لم استطع السيطرة على ابنتي
Evladım. Seol.Aigoo, kisbabám, Seol!
Evladım. Seol.Aigoo, mon bébé, Seol !
Evladım. Seol.Παιδί μου, Σολ..
İsteriz evladımız, iyalimiz, milletimiz insan sınıfına girsin.شعبنا ان يعبروا الى مرتبة البشر .
Merhaba evladım. Bu dünyaya hoş geldin.Bienvenido a este mundo
Merhaba evladım.Ciao bambini miei.
Merhaba evladım.Добре дошъл на този свят.
Ne kadar kıza benzerse benzesin... ...o benim evladım!Anche se č vestito come una ragazza... č mio figlio!
Ne kadar kıza benzerse benzesin... ...o benim evladım!Aunque parezca una chica... ¡es mi niño!
Ne kadar kıza benzerse benzesin... ...o benim evladım!Čeprav je podoben dekletu, je še vedno moj otrok!
Ne kadar kıza benzerse benzesin... ...o benim evladım!Chiar dacă arată ca o fată... ... e cu adevărat copilul meu!
Ne kadar kıza benzerse benzesin... ...o benim evladım!Ele realmente é a minha criança.
Ne kadar kıza benzerse benzesin... ...o benim evladım!Même s'il ressemblait à une femme... c'est vraiment mon fils!
Ne kadar kıza benzerse benzesin... ...o benim evladım!Zelfs als hij op een meisje lijkt... is hij echt mijn kind!
Ne kadar kıza benzerse benzesin... ...o benim evladım!Ακόμα κι αν μοιάζει με κορίτσι... είναι πράγματι παιδί μου.
Ne kadar kıza benzerse benzesin... ...o benim evladım!Пусть он и выглядит, как девушка... он же мое дитя!
Ne kadar kıza benzerse benzesin... ...o benim evladım!حتى لو كان يبدو كفتاة إنه طفلي بالفعل
Seol! Prensesim! Evladım.اوه سول, اميرتي
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Acum , daca as muri , nu as mai avea nici un regret , copile.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Adesso, anche se devo morire... non ho rimpianti, ragazzo mio.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Bây giờ cho dù ông có chết ông cũng không còn gì hối tiếc, cháu trai ah.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Jadi kalau sakarang saya meninggal pun.. Saya tidak punya penyesalan lagi anakku.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Jetzt, selbst wenn ich sterbe bedauere ich nichts, Kind.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.이젠 난 죽어도... 여한이 없다 아가...........
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Maintenant, même si je meurs... Je n'ai aucun regret, mon enfant.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Most, még ha meg is halok nincs bennem megbánás, fiam.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Nyt vaikka kuolen, minä en kadu, lapsi.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Ook als ik nu dood zou gaan.. heb ik geen spijt, kind.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Teraz, nawet jeśli umrę.. nie będę niczego żałował, dziecko.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Τώρα, ακόμα και αν πεθάνω, δεν μετανιώνω για <br />τίποτα, παιδί μου.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.И теперь даже если я умру я ни о чем не сожалею, дитя
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.الآن, حتى و إن متّ ليس نادما يا ولدي
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.悔いはない お前に頼んでもいいか
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod