Ana içeriğe geç
Sözlük

evladım ile cümle

evladım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Niye ağlıyorsun evladım? Anlat bakayım.Child, why are you crying? Tell me.
Ben tek evladım.I'm a single child.
Üç kız evladım var.I have three daughters.
Üftâde eğilerek; "Haydi evlâdım suyu dök." dedi.Then God said, "Let there be a horizon in the middle of the water in order to separate the water".
"Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.""Alanyanin Dünyaya Açilan Kapisi".
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.But... seeing him smile made me think... ah... he really is my child.
Ne kadar kıza benzerse benzesin... ...o benim evladım!Even if he looks like a girl... he really is my child!
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Now, even if I die, I have no regrets, child.
Evladımı iyi yetiştiremediğim için suçluyum.For not having disciplined my child well, I feel very guilty.
Evladım. Seol.Aigoo, my baby, Seol!
Bu fikri özellikle çocuklara öğretme. Merhaba evladım.Hello my child.
Lokman oğluna nasihat ederken: “Evladım! dedi, sakın Allah'a eş, ortak uydurma!(Remember) when Luqman counselled his son: "O son, do not associate any one with God.
Nuh Rabbine hitâb edip: “Ya Rabbî, dedi, elbette boğulan oğlum da ailemdendi, öz evladımdı.And Nooh prayed to his Lord – submitted he, “My Lord!
“Evladım!” dedi babası, “sakın bu rüyanı kardeşlerine anlatma.He said, “O my child!
Oğluna; “Anlat evlâdım!Il me dit : Fils de l'homme, va vers la maison d'Israël, et dis-leur mes paroles ! ».
"Evlâdım Mahmud bu su ne kadar ısınmış böyle.Este efecto Foehn provoca que el calor en el valle sea muy elevado.
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.No ha calificado al mundial.
Üftâde tekrar; "Haydi evlâdım!Il padre, con amarezza, asserì: «Io non conosco mio figlio!».
Tuğrul onu çok iyi karşıladı ve kendisine evladım diye hitap etti.I fan l'hanno accolta calorosamente e l'hanno fatta sentire a casa.
"Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı."«Я стараюсь не прилепляться к земным вещам».
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.Народ в овраг не пускали.
Oğluna; “Anlat evlâdım!قال‌ (الجدّ): "يا بُني‌ّ!
Üftâde eğilerek; "Haydi evlâdım suyu dök." dedi.قال: فمنعوا معبدًا الماءَ وضارّوه حتى مات هُزالا.
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.وضاع العمر يا ولدي.
Üftâde tekrar; "Haydi evlâdım!Daarop zou zij gezegd hebben: "Mijn man was onschuldig, mijn zoon niet."
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.Živé do podsvětí nepustí.
Bunun üzerine Pir-i Sanii oğluna: “Evladım daha olmamışsın, git tahsiline devam et” buyurmuş.O podstatě Zákona Hilel řekl: „Nečiň druhým, co nechceš, aby oni činili tobě.
"Evlâdım Mahmud bu su ne kadar ısınmış böyle.Otakar Hromádko "Jak se kalila voda".
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.Lumea nu înghițea comunismul.
"Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı."Birja a váradi deák káptalan.”
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.Tälle risteilylle ei päästetä lapsia iltalehti.fi.
Oğluna; “Anlat evlâdım!Akhirnya ia menyuruh dia kepada mereka, katanya: Anakku akan mereka segani.
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.Hingga saat ini mereka belum dikaruniai anak.
"Evlâdım Mahmud bu su ne kadar ısınmış böyle.Baginya Mahar adalah suhunya yang agung.
"Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı."“"Huyện Tiên Lãng không phá nhà ông Vươn"”.
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.Mẹ đừng vứt con mà tội nghiệp.
"Evlâdım Mahmud bu su ne kadar ısınmış böyle.木村竜治 『地球は暖かくなるのか?
"Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı."『渡る世間に鬼はなし』。
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.相手フィールドには侵入できない。
Üftâde eğilerek; "Haydi evlâdım suyu dök." dedi.潛令健隸入岸傍社,誡之曰:「水中人出,械以來。
"Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı."“造反派不能坐江山论”。
Bunun üzerine Pir-i Sanii oğluna: “Evladım daha olmamışsın, git tahsiline devam et” buyurmuş.”《孟子·告子》有:“至于子都,天下莫不知其姣也。
Üftâde tekrar; "Haydi evlâdım!老婦人說:「他是我兒子。
"Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı."“세상의 급소에 못질한다”.
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.대한민국에는 발매되지 않았다.
Tuğrul onu çok iyi karşıladı ve kendisine evladım diye hitap etti.היא עצמה ידעה לדובב והיה תענוג לראות אותה עושה את זה.
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.שלא הביא לעולם צאצאים.
Oğluna; “Anlat evlâdım!Той пише на дъщеря си: "Чу ли, сестрице?
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.A njegov nasmeh mi je dal misliti. Vseeno je moj otrok.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Dar... văzându-l zâmbind, m-a făcut să mă gândesc... ... ah... chiar e copilul meu!
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Maar...hem te zien lachen zette me aan het denken... hij is écht mijn kind.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Mais... le voir sourire m'a fait penser... ah... c'est vraiment mon fils.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Ma oggi quando ho visto il suo viso sorridente ho capito... ah... č proprio mio figlio.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Pero... viéndolo sonreír he pensado... ah... es mi niño.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Αλλά... όταν τον είδα να χαμογελά σκέφτηκα... α... ότι είναι πράγματι παιδί μου.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Но вот теперь увидел его улыбку, и подумал... ох... он же мое родное дитя.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.و لكن..رؤيته و هو يبتسم جعلني أفكر إنه طفلي فعلا
Bir yandan da hayat adil değil diye düşünüyorum, evladım de bak, büyüt, gelsin müşterilerini elinden alsın.Pero entonces pienso que , no es un buen negocio Mi hijo se hizo con mi negocio.
Bir yandan da hayat adil değil diye düşünüyorum, evladım de bak, büyüt, gelsin müşterilerini elinden alsın.Vzal mi celé mé podnikání. Vlastně chci, abyste si tady něčeho všimli, co se okamžitě stalo.
Bir yandan da hayat adil değil diye düşünüyorum, evladım de bak, büyüt, gelsin müşterilerini elinden alsın.Але тоді я кажу, гаразд, ви знаєте, це не хороший стан справ. Він привласнив весь мій бізнес.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod