Ana içeriğe geç
Sözlük

evladı ile cümle

evladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ali evliydi ve iki evladı var.Ο Λι είναι παντρεμένος και έχει δύο παιδιά.
Valentinianus'un erkek bir evladı yoktu ve yerine geçecek kimseyi işaret etmemişti.Ο Βαλεντινιανός δεν είχε αρσενικούς απογόνους και δεν είχε ορίσει ποτέ του διάδοχο.
Ben Tanrı'nın bir evladıyım!Jeg er Herren eders Gud!"
Evladınıza yapamayacağınız hiçbir şeyi onlara da yapmayın." diyerek projeye katkıda bulundu.Der lærte han «If Not For You» og deltok i en til nå uutgitt (men bootlegget) innspilling.
Oğluna; “Anlat evlâdım!Akhirnya ia menyuruh dia kepada mereka, katanya: Anakku akan mereka segani.
Bu evlilikten bir kız evladı olmuştur. ^Dari pernikahan mereka lahir satu anak laki-laki. ^ "About me".
Mübarek Al-Sabah'ın ikinci evladıydı ve Al-Sabah ailesinin Al-Salim dalının atası.Ia adalah putra kedua dari Mubarak Al-Sabah dan leluhur dari cabang Al-Salem dari keluarga Al-Sabah.
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.Hingga saat ini mereka belum dikaruniai anak.
Evin en büyük evladıdır.Ia anak tertua di keluarganya.
"Evlâdım Mahmud bu su ne kadar ısınmış böyle.Baginya Mahar adalah suhunya yang agung.
"Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı."“"Huyện Tiên Lãng không phá nhà ông Vươn"”.
Ali evliydi ve iki evladı var.Louis đã kết hôn và có hai đứa con.
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.Mẹ đừng vứt con mà tội nghiệp.
Mine, ailesinin öz evladı değildir ve ailesi bunu ondan sır gibi saklamaktadır.そのためマモルの事を実の孫にもかかわらず、孫とは認めていない。
"Evlâdım Mahmud bu su ne kadar ısınmış böyle.木村竜治 『地球は暖かくなるのか?
"Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı."『渡る世間に鬼はなし』。
Vatanın cesur evladı ebediyete kavuştu.家督は実子の正永が継いだ。
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.相手フィールドには侵入できない。
Bilirim sizin her biriniz dağlarde gezüp kök yüzünde uçan bulutlar ile yarışan Arslanların evlâdısınız.(テレビ朝日) やぐちひとり(テレビ朝日) 大人の山歩き-自分に出会える百名山-(テレビ朝日) 情熱大陸(毎日放送) 笑っていいとも!
Özün de başınız dübüne hoyarsınız, saba hahlar yersiniz.- olur evladınız’ - dedi.現行 それゆえ、ナアマンの重い皮膚病はあなたに着き、ながくあなたの子孫に及ぶであろう」。
Ben Tanrı'nın bir evladıyım!神様の子供である。
Vatanın cesur evladı ebediyete kavuştu.父幼,位终永昌郡守。
Üftâde eğilerek; "Haydi evlâdım suyu dök." dedi.潛令健隸入岸傍社,誡之曰:「水中人出,械以來。
Mine, ailesinin öz evladı değildir ve ailesi bunu ondan sır gibi saklamaktadır.但母無兄弟,約定其子女從母姓者,從其約定(第一項)。
"Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı."“造反派不能坐江山论”。
Özün de başınız dübüne hoyarsınız, saba hahlar yersiniz.- olur evladınız’ - dedi.你们应当趁着有光,信从这光,使你们成为光明之子。
Bunun üzerine Pir-i Sanii oğluna: “Evladım daha olmamışsın, git tahsiline devam et” buyurmuş.”《孟子·告子》有:“至于子都,天下莫不知其姣也。
Üftâde tekrar; "Haydi evlâdım!老婦人說:「他是我兒子。
Dört erkek evladı bir gruplandırılır, İsis'ten olma olduklarına inanılır.聲名四起,人稱「姚江黃孝子」,明思宗尝叹其为“忠臣孤子”。
Babasını döven evladın iki eli kesilir.아들이 아버지를 때리면 두 손을 자른다.
"Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı."“세상의 급소에 못질한다”.
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.대한민국에는 발매되지 않았다.
Evladınıza yapamayacağınız hiçbir şeyi onlara da yapmayın." diyerek projeye katkıda bulundu.그를 맞이한 손권이 말하길, "도(道)가 없는 군주(=유비)를 섬기느라 수고하십니다."
Bilirim sizin her biriniz dağlarde gezüp kök yüzünde uçan bulutlar ile yarışan Arslanların evlâdısınız.친원파는 고려 시대 친 몽골(원나라) 세력으로서 반란을 일으킨 사람을 가리킨다.
Tuğrul onu çok iyi karşıladı ve kendisine evladım diye hitap etti.היא עצמה ידעה לדובב והיה תענוג לראות אותה עושה את זה.
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.שלא הביא לעולם צאצאים.
Kendisinin evladı olmamıştır, kız kardeşinden yeğenleri vardır.יש לו אחיינית יפה, אבל לא אחיינים ישירים.
Oğluna; “Anlat evlâdım!Той пише на дъщеря си: "Чу ли, сестрице?
Çift; St. George, ]]Utah]]'a taşındı ve burada Carrera'nın ilk kız evladı Catalina, 4 Mart 2005'te doğdu.Двойката се премества да живее в Юта където Карера ражда дъщеря, на 4 март, 2005.
Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış.Майка му Ривка Джина Даум произхожда от богато търговско семейство в Шопорн, Унгария.
1938 yılında Leningrad'da ilk evladı Ali dünyaya gelmiştir.През 1981 в Ленинград е открит първият рок клуб.
Ali evliydi ve iki evladı var.Лий е женен и има две деца.
Kendisinin evladı olmamıştır, kız kardeşinden yeğenleri vardır.Те нямат деца и е наследен от своя племенник Фердинанд I (осиновен).
Ben Tanrı'nın bir evladıyım!Ja sam dijete Božje.
Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış.Jeho matka Rivka Gina Daum pochádza z rodiny prosperujúceho obchodníka zo Šopronu v Maďarsku.
Adem evladı. Ey maneviyata inanan insanoğlu dinle!أيها البشر الذين يؤمنون بالروحانية ، إسمعوا !
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.A njegov nasmeh mi je dal misliti. Vseeno je moj otrok.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Dar... văzându-l zâmbind, m-a făcut să mă gândesc... ... ah... chiar e copilul meu!
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Maar...hem te zien lachen zette me aan het denken... hij is écht mijn kind.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Mais... le voir sourire m'a fait penser... ah... c'est vraiment mon fils.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Ma oggi quando ho visto il suo viso sorridente ho capito... ah... č proprio mio figlio.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Pero... viéndolo sonreír he pensado... ah... es mi niño.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Αλλά... όταν τον είδα να χαμογελά σκέφτηκα... α... ότι είναι πράγματι παιδί μου.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.Но вот теперь увидел его улыбку, и подумал... ох... он же мое родное дитя.
Ama...onu böyle güleryüzle uğurlayınca... ...o benim evladım.و لكن..رؤيته و هو يبتسم جعلني أفكر إنه طفلي فعلا
Bir yandan da hayat adil değil diye düşünüyorum, evladım de bak, büyüt, gelsin müşterilerini elinden alsın.Pero entonces pienso que , no es un buen negocio Mi hijo se hizo con mi negocio.
Bir yandan da hayat adil değil diye düşünüyorum, evladım de bak, büyüt, gelsin müşterilerini elinden alsın.Vzal mi celé mé podnikání. Vlastně chci, abyste si tady něčeho všimli, co se okamžitě stalo.
Bir yandan da hayat adil değil diye düşünüyorum, evladım de bak, büyüt, gelsin müşterilerini elinden alsın.Але тоді я кажу, гаразд, ви знаєте, це не хороший стан справ. Він привласнив весь мій бізнес.
Bir yandan da hayat adil değil diye düşünüyorum, evladım de bak, büyüt, gelsin müşterilerini elinden alsın.彼が、私の商売を横取りしたのです。 ここで、急に何が起こったのか、気をつけて欲しいのですが、
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.Além disso, filho meu, sê avisado. De fazer muitos livros não há fim; e o muito estudar é enfado da carne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod