Ana içeriğe geç
Sözlük

evlâ ile cümle

evlâ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Daha sonra 3 çocuğu evlat edinmişlerdir.Später adoptierte sie weitere Kinder.
Evlatlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır.Eure Söhne liegen nun an unserer Brust und sind in Frieden.
Silius'un çocuğu yoktu ve Britannicus'u evlatlık edinmeyi istiyordu.Er hatte keinen Sohn und wollte Choi zu seinem Erben machen.
Çiftin 4’ü kendilerinden, biri de evlat edinilmiş olmak üzere 5 çocukları vardır.Das Paar hat fünf Kinder, davon vier adoptiert.
Bunun yanı sıra evlatlık edindiği bir kız çocuğuda vardır.Zudem haben sie eine Adoptivtochter, die in Afrika arbeitet.
Ben Tanrı'nın bir evladıyım!Ich gebe zu, dass ich ein Arbeiter Gottes bin.
Sorumluluk sahibi,güvenilir bir evlat.Er ist ein loyaler und verlässlicher Freund.
Vatanın cesur evladı ebediyete kavuştu.Der Vater zeugt auf Ewigkeit den Sohn.
Günümüz Pakistan’ındaki Indrabhuti kralının evlatlık oğlu olarak yetişmiştir.Er wuchs als Pflegesohn des Königs Indrabhuti im heutigen Pakistan auf.
Öğrencilerin çoğu bakanlar evlatlarıdır.Die Mehrheit der Fahrgäste sind Schülerinnen und Schüler.
Sønner av Norge, ya da Norveç'in Evlatları, yönetmen Jens Lien'in çektiği 2011 yapımı filmdir.Im Film Sons of Norway (Sønner av Norge, 2011) von Jens Lien gab Høeg sein Leinwanddebüt.
Ülke en değerli evlatlarını siyasal teröre kurban veriyordu.Geburtstages seines berühmtesten Sohnes dem Landkreis zur öffentlichen Nutzung übergeben.
Bir erkek evlada sahip olmak en büyük isteğidir.Es ist der sehnlichste Wunsch der Fischersfrau, ein Kind zu besitzen.
Evlatlarından hayatta olan da yoktur.Keines der Kinder soll überlebt haben.
Ölümlerinden kısa bir süre sonra Evelyn Einstein (1941–2011) Evelyn adında bir kız çocuğu evlat edindiler.Die Tochter Evelyn (1941–2011) wurde adoptiert.
Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış.Seine Mutter, Rivka Gina Daum, entstammte einer Kaufmannsfamilie aus Sopron.
Evlat edindikleri kızlarının ismi de Shuli'dir.Der Vater der Kinder, den er gerettet hat, heißt Kevin.
O zamanki evlat edinme adeti böyleymiş.Überglücklich dürfen sie den Jungen adoptieren.
Galatasaray'da 17-18 senedir buradayım, ben buranın evladıyım.Von 1917 bis 1918 war Walther Schotte in dieser Position.
Hayırlı evlat yetiştirmek ve onun yaptığı hayırlı işlerde hayrat şeklinde tanımlanabilinmektedir.Gleichwohl sind die guten Werke wegen der Heuchler (hypocritae) als heilsnotwendig zu lehren.
Bu durumda da geminin kaptanı onu evlatlık edinmiştir.So kam es, dass der Kapitän des Schiffes Johnny zu sich nahm.
Gay ve lezbiyen ebeveynler için evlat edinme Amerika'da hararetli bir tartışma konusu olmaya devam etmektedir.L'adoption des parents gays et lesbiens reste un sujet de polémique aux Etats-Unis.
Ben evlat alındım.J'ai été adopté.
"Allah asla evlat edinmedi.Aucun d'entre eux n'eurent de descendants.
Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol.Ils sont rejoints par leurs enfants et leurs amis (Les tentacules du Mal).
O zamandan bu yana, İspanyol hukuku kişilerin tek başına evlat edinmesine izin vermektedir.À l'époque, la loi espagnole permettait aux célibataires d'adopter des mineurs.
5 aylıkken Arkansas'ta, Amerikalı bir aile tarafından evlat edinilmiştir.À l’âge de 5 mois, elle est adoptée par une famille américaine de l’Arkansas.
Hayat arkadaşı Mat Hennek’le beraber, iki çocuk evlat edinmiştir.Compagne du photographe Mat Hennek, elle a adopté ses deux enfants.
Ben Tanrı'nın bir evladıyım!Je suis la merde de Dieu.
Bu çocuklar Sosyal Servisler Bölümünde evlatlık olarak gözükmektedir.Les deux enfants sont des représentants de leur rang social.
Bu durumda da geminin kaptanı onu evlatlık edinmiştir.C'est le capitaine du navire qui prend l'enfant avec lui.
Evlat edinilmiştir.L’Accouchée.
Üvey babası onu evlat edindiğinde gerçek adı Christopher Charles Collins oldu.Son nom officiel devint Christopher Charles Collins lorsque son beau-père l'adopta.
Hvanin'in Hvanung adında dünyadaki yaylalarda ve dağlarda yaşamanın hasretini çeken bir evladı vardı.Hwanin avait un fils, Hwanung, qui languissait de vivre sur la terre parmi les vallées et les montagnes.
Clara teyze: Lennie'yi küçükken evlatlık almış birisidir.Tante Clara : Femme qui a élevé Lennie Small.
Vatanın cesur evladı ebediyete kavuştu.Le Fils procède du Père par génération éternelle.
Valentinianus'un erkek bir evladı yoktu ve yerine geçecek kimseyi işaret etmemişti.Justinien n'a pas de fils et semble ne pas avoir nommé d'héritier.
Jolie, Zahara'yı Addis Ababa'da bulunan Wide Horizons For Children adlı yetimhaneden evlat edindi.Angelina Jolie l'adopte via l'agence Wide Horizons For Children, située à Addis-Abeba.
Rukia ile arkadaşlığına, Rukia, Kuchiki ailesi tarafından evlat edinildikten sonra mesafe girmişti.Ils se sont éloignés l'un de l'autre à cause de l'adoption de Rukia par la noble famille des Kuchiki.
Asker evlatlarımız bizi başlarında görmek isterler.Pour les articles homonymes, voir Les enfants d'abord.
6 yaşında evlat edinilmiş, çocukluğunu Cezayir ve Senegal'de geçirmiştir.Fils d'un pasteur, il a vécu son enfance en Algérie et au Maroc.
Oğluna; “Anlat evlâdım!Il me dit : Fils de l'homme, va vers la maison d'Israël, et dis-leur mes paroles ! ».
“Umarım haklısındır evlat.”«Moi, je suis honnête.»
Jolie, ikinci çocuğu olan Zahara Marley'i altı aylıkken Etiyopya'dan 6 Haziran 2005'te evlat edindi.Angelina Jolie adopte une fille de sept mois originaire d'Éthiopie, Zahara Marley, le 6 juillet 2005.
Öğrencilerin çoğu bakanlar evlatlarıdır.La majorité des élèves sont des garçons.
Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış.Sa mère, Rivka Gina Daum, vient d'une famille de commerçants prospères de Sopron, Hongrie.
Luis Fernando María'yı akıl hastanesinden çıkarır ve onun başka bir çocuk evlatlık edinmesini sağlar.Luis Fernando retrouve Maria dans un hôpital psychiatrique et on lui dit que leur fils est mort.
Hayırsever bir kadın tarafından evlat edinilir.Chéilite granulomateuse chez une enfant.
Monica ve Chandler evlat edinmeye karar verir ve Erica (Anna Faris) isimli bir hamileyle anlaşırlar.Monica et Chandler décident d'adopter et rencontrent Erica, mère porteuse qui ne peut garder son enfant.
Denise Richards Haziran 2011'de Eloise Joni adında yeni bir kız çocuğu evlat edinmiştir.En 2010, elle adopte une petite fille prénommée Eloise Joni.
Tarihçi Sallust'un evlatlık torunu ve öz büyük büyük yeğeniydi.C'est le petit-fils adoptif et l'arrière-petit-neveu de l'historien Salluste.
Onu evlatlık olarak verdi ve Allison 30 yaşındayken onunla tekrar iletişime geçti.Il abandonna femme et enfant alors qu'Allyson avait 6 ans.
Leia ise Senatör Bail Organa tarafından evlat edinilir.Il ignore qu'il s'agit de sa propre fille, adoptée à la naissance par le Sénateur Bail Organa.
Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir.Elle se retrouve accidentellement enceinte et décide de garder le bébé.
Augustus, Tiberius'u Germanicus'u evlatlığı ve vârisi olarak almaya mecbur bıraktı.Auguste ordonna à Tibère d’adopter Germanicus comme fils et héritier.
Ling Bouvier, Nancy Cartwright tarafından seslendirilmektedir, Selma Bouvier'ın evlatlık kızıdır.Ling Bouvier, fille adoptive de Selma Bouvier.
Diane Lane, Martha Kent: Clark’ı evlatlık edinen anne.Martha Kent Mère adoptive de Clark.
Bayan Havisham, evlatlığı Estella ile yaşayan yalnız bir kadındır.Younghee est une fille intelligente qui vit seule avec sa grand-mère.
İkinci kocası Billy Bob Thornton'dan boşandıktan sonra onu evlat edindi.Après son divorce de son second mari, Billy Bob Thornton, l'actrice obtient la garde exclusive de Maddox.
Bunun haricinde çocuk kelimesi sıklıkla evlat anlamında da kullanılır.A tel point, qu'on la prend souvent pour un garçon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod