Ana içeriğe geç
Sözlük

evlâ ile cümle

evlâ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat VI: Leon'un hala erkek evladı yoktu ve ardılı belirsizdi.Léon VI n'ayant par ailleurs pas eu de fils, sa succession n'était pas assurée.
Fransız bir aile tarafından 7 yaşında evlat edinilmiş, 1977 yılında ise Fransız vatandaşı olmuştur.Adopté sous forme plénière à l'âge de sept ans par une famille française, il passe son enfance en Normandie.
Geyler ve lezbiyenler yasal olarak eşlerinin biyolojik çocuklarını evlat edinebilir (Üvey çocuk olarak).La maternité de substitution a permis aux « gays » d'avoir des enfants biologiques.
"Müsrif Evlat".Il figliol prodigo.
Evladın var mı, derdin var.Si tienes un hijo, tienes una preocupación.
Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol.Entre ellos se encuentra Lot y sus hijas.
Philippus üvey evlatlarını kendi çocukları gibi bağrına basmıştı.Filipo los trató como si fueran sus propios hijos.
“Umarım haklısındır evlat.”«Te tengo de nieto».
Germanicus aynı zamanda Tiberius'un evlatlık oğludur.Germánico era además hijo adoptivo de Tiberio.
Leia ise Senatör Bail Organa tarafından evlat edinilir.Ella finalmente, salvaría al Senador Bail Organa de tales ataques.
Karen Gillan, Nebula: Gamora ile kardeş olarak büyüyen, Thanos'un evlatlık kızı.Karen Gillan como Nebula: Una hija adoptiva de Thanos que se crió con Gamora como hermanas.
Evlad-ı Fatihan tabiri bir tamlamadır.Como regalo para la niña un Lazo.
Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış.Su madre, Rivka Gina Daum provenía de una próspera familia comerciante de Sopron, Hungría.
Tiberius, varis ve oğul olarak evlat edinildi.Tiberio fue adoptado como hijo y heredero de pleno derecho.
Alma, evlat edindiği Sofia’nın eğitmeni Bayan Isringhausen’ı kovar.Alma despide a Miss Isringhausen, tutora de su hija Sophia.
Evlât, müsterih ol.¡Hijo mío, cuidado!
Bazı kaynaklara göre Urfa'ya geldiğinde Thoros'a evlatlık ve varis olarak kabul edildi.Una vez allí, convenció al señor de la ciudad, Thoros, de que lo adoptase como hijo y heredero.
Ben Tanrı'nın bir evladıyım!¡Hijo de mi alma!.
Gallus, Decius'un oğlu Hostilian'ı evlat edindi ve onu müşterek imparator yaptı.Éste adoptó al hijo de Decio, Hostiliano, y lo hizo coemperador.
Tehcirden alınarak evlat edinilen başka kimselerin hikâyeleri de anlatılır.Además se cuentan historias de anacondas que se han tragado a niños.
Davete Japon oğlu (evlatlıktır) Willie Wang (Richard Narita) ile birlikte gelir.Sidney Wang (Peter Sellers) va acompañado por su hijo adoptivo japonés Willie (Richard Narita).
Rusesabagina bugün karısı, çocukları ve evlat edindiği yeğenleriyle birlikte Belçika’da yaşamaktadır.Iturrusgarai vive hoy en día en Patagonia con su mujer y su pequeña hija.
Sana hasret kalan evlâdın için dünyâda Varsa kahrolmadan ârâm edecek yer, neresi?Los pies con que pisotea vuestras ciudades ¿de dónde los saca si no es de los vuestros?
Londra'da on iki çocuklu bir ailenin evladı olarak dünyaya geldi.Nació en el seno de una familia con 12 hijos.
Öğrencilerin çoğu bakanlar evlatlarıdır.La mayor parte de sus miembros son estudiantes.
"Müsrif Evlat".M. Biedmaé hijo.
3 çocuklu ailenin ortanca evladı idi.La familia también acogió a tres niños de un orfanato.
"Evlâdım Mahmud bu su ne kadar ısınmış böyle.Este efecto Foehn provoca que el calor en el valle sea muy elevado.
Evlatlarından hayatta olan da yoktur.Ninguno de los hijos que tuvieron sobrevivía.
1962'de Carl adında bir oğulları oldu ve 1968 yılında da Michelle isimli bir kızı evlat edindiler.En el año siguiente tuvieron un hijo, también llamado Paul, y en 1966 una hija, Sarah.
Ancak, evliliği altı yılında varis olacak bir erkek evlat olmaması sebeplerden bir olabilir.La falta de un heredero varón tras seis años de matrimonio pudo también ser una de las razones.
Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir.Le dijo que estaba embarazada y que iba a dar al bebé en adopción.
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.No ha calificado al mundial.
Öcal soyadı yalnız mesebsel olarak ayrıdır görüş olarak da ama aynı babanın evlatları olduğu söylenmektedir.El nombre Godafrid incita a creer que era también miembro de la misma línea familiar.
İlk eşinin kızını evlatlık edindi ve aynı zamanda ikilinin 4 çocuğu daha oldu.Dio a luz a su primera hija, Melissa, luego tuvo otros dos hijos.
LGBT'lerin evlat edinmesiApoyo LGBT.
Genç senatör Lucius Calpurnius Piso Licinianus'u varisi olarak evlatlık edindi.Adoptó a un joven senador, Lucio Calpurnio Pisón Liciniano, como su sucesor.
Şakir Ağa'nın evladı olup olmadığı bilinmemektedir.C., pero se desconoce si era Julia Mayor o Menor.
Evlat edinilmiştir.Ragazza adottata.
"Allah asla evlat edinmedi.Nessuno di loro ha avuto figli (anche se ci hanno provato).
48'ini evlat edindiği 52 çocuğu vardır.45 giri Figlio che vuoi?
Üftâde tekrar; "Haydi evlâdım!Il padre, con amarezza, asserì: «Io non conosco mio figlio!».
Dük, O'nu Campbell soyadı ile kaydetti ve ömür boyu evlat olarak edindi.Il duca lo arruolò col cognome Campbell, che poi adottò per il resto della vita.
“Umarım haklısındır evlat.”“Hai ragione, tuo malgrado.”
5 aylıkken Arkansas'ta, Amerikalı bir aile tarafından evlat edinilmiştir.Venne adottata da una coppia americana dell'Arkansas all'età di cinque mesi.
Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir.Lei è incinta e vuole tenere il bambino.
Jolie, Zahara'yı Addis Ababa'da bulunan Wide Horizons For Children adlı yetimhaneden evlat edindi.Zahara era ospitata al Wide Horizons for Children, un orfanotrofio di Addis Abeba.
LGBT'lerin evlat edinmesiSuicidio tra i giovani LGBT
Bu yüzden, kendisine bir evlat bahşetmesi için Tanrı'ya dua etti.Così decide di pregare Dio affinché gli mandi un amico.
Jolie, 15 Mart 2007'de Vietnam'dan 3 yaşındaki Pax Thien'i evlat edindi.Il 15 marzo 2007 ha adottato Pax Thien, un bambino di tre anni del Vietnam, nato il 29 novembre 2003.
Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış.Sua madre, Rivka Gina Daum, proveniva da una ricca famiglia di commercianti di Sopron, in Ungheria.
Mümin evlatlarımız onlara itaat ederek yardımcı olsunlar.Annuncia loro che se lo aiuteranno li tratterà come figli.
Yaşına bakılmaksızın, erkek evlada "oğul", dişi evlada "kız" denir.Gli uomini aggiungevano -son (figlio) al nome del padre, le donne -dóttir (figlia).
Diane Lane, Martha Kent: Clark’ı evlatlık edinen anne.Martha Kent, interpretata da Diane Lane: madre adottiva di Clark.
İkinci kocası Billy Bob Thornton'dan boşandıktan sonra onu evlat edindi.Dopo il divorzio dal suo secondo marito, Billy Bob Thornton, l'attrice ha ricevuto l'affidamento di Maddox.
Cameron (öz), Taylor (evlatlık) ve Dana (evlatlık) adlı erkek kardeşleri vardır.Ha un fratello maggiore di nome Cameron e due fratelli adottivi, Taylor e Dana.
Momo'nun babası intihar edip ölünce de onu evlat edinir.Dopo la morte dei genitori di Milo quando era bambino, lo adotta.
Leia ise Senatör Bail Organa tarafından evlat edinilir.Sede di un avamposto ribelle del senatore Bail Organa.
İlk eşinin kocası öldükten sonra onların 3 çocuğunu evlat edinmişti.Alla morte della sorella ne adottò i tre figli rimasti orfani.
Bu kadın eğer bir erkek evlat doğurursa Charles amcasının mirasından ve unvanından mahrum kalacaktır.Suo zio si sposa e ha un figlio, e questo priva definitivamente Charles dell'eredità.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod