Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Vanhurskas Jumala tarkkaa jumalattoman taloa, hän syöksee jumalattomat onnettomuuteen.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Vyučuje Bůh spravedlivého na domě bezbožného, kterýž vyvrací bezbožné pro zlost.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Ο δικαιος συλλογιζεται την οικιαν του ασεβους, οταν οι ασεβεις κατακρημνιζωνται εις την κακιαν αυτων.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Праведник наблюдает за домом нечестивого: как повергаются нечестивые в несчастие.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Справедливият Бог наблюдава дома на нечестивия, Той съсипва нечестивите до унищожение.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.משכיל צדיק לבית רשע מסלף רשעים לרע׃
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.البار يتأمل بيت الشرير ويقلب الاشرار في الشر.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.義 人 思 想 惡 人 的 家 、 知 道 惡 人 傾 倒 、 必 至 滅 亡
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.義人 思想 惡 人 的 家 、 知道 惡 人 傾倒 、 必 至 滅亡
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/"Człowiek nierozsądny zbudował dom na piasku
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/"De dwaze mens bouwde zijn huis op het zand/
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/"Ein Narr aber hat auf Sand gebaut /
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/"그 어리석은 사람은 모래 위에 그의 집을 지었습니다/
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/"L'homme insensé a bâti sa maison sur le sable/
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/"Muž blázen stavěl dům svůj na písku...
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/"Người ngu dốt xây nhà trên cát /
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/"Omul nechibzuit și-a zidit casa pe nisip/
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/ Ve sular yükseldi/Ve kumların üstündeki evini yıktı""Il folle costruì la casa sulla sabbia.. e arrivarono le inondazioni... e la casa sulla sabbia si distrusse".
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/ Ve sular yükseldi/Ve kumların üstündeki evini yıktı""Глупавият човек строи къщата си на пясък/ и пороите придойдоха/ и къщата на пясъка се срути."
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/ Ve sular yükseldi/Ve kumların üstündeki evini yıktı""Глупец построил свой дом на песке, но началась буря и разрушила дом на песке".
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/"Ο ανόητος άνδρας έχτισε το σπίτι του στην άμμο/
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/"השוטה בנה את הבית שלו על החול/
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/"بنى الغبي بيته على الرمال/
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/洪水が襲い 砂の上の家は崩れた」
Ama burada anne yaşamını anlatıyor, gerçek evini değil.하지만 어머니는 지금 그녀의 삶을 설명하고 있습니다. 그녀의 실제 집이 아니지요.
Ama burada anne yaşamını anlatıyor, gerçek evini değil.אבל האם מתארת את חייה פה, לא את הבית עצמו.
Ama burada anne yaşamını anlatıyor, gerçek evini değil.لكن الأم هنا تقوم بوصف واقع الحياة التي تخوض غمارها وليس منزلها الحقيقي.
Ama burada anne yaşamını anlatıyor, gerçek evini değil.実際の家のことではありません 飢えや冷たく過酷な労働や貧困は 棘として表現されています
Ama bu salondaki bütün beceri ve yetenekleri düşündüğünüz de, huzur evinin de böyle olduğunu fark edeceksiniz.하지만, 생각해보면... 지금 여기 모여있는 모든 분들의 기술과 재능들 그게 바로 양로원에 있는 것들이에요.
Ama bu salondaki bütün beceri ve yetenekleri düşündüğünüz de, huzur evinin de böyle olduğunu fark edeceksiniz.Maar denk aan al de kennis en talent hier aanwezig in deze ruimte. Dat heeft een woonzorgcentrum ook.
Ama bu salondaki bütün beceri ve yetenekleri düşündüğünüz de, huzur evinin de böyle olduğunu fark edeceksiniz.Но, если задуматься, все навыки и способности присутствующих здесь сейчас, есть также и в доме престарелых.
Ama bu salondaki bütün beceri ve yetenekleri düşündüğünüz de, huzur evinin de böyle olduğunu fark edeceksiniz.אך אם תחשבו על כל הכישורים והכשרונות כאן באולם הזה, זה גם מה שיש בבית-אבות.
Ama bu salondaki bütün beceri ve yetenekleri düşündüğünüz de, huzur evinin de böyle olduğunu fark edeceksiniz.ولكن فكروا في كل المهارات والمواهب الموجودة الأن بالغرفة هذا هو ما لدى دار المسنين.
Ama bu salondaki bütün beceri ve yetenekleri düşündüğünüz de, huzur evinin de böyle olduğunu fark edeceksiniz.技や知恵といったものが、老人ホームには 存在しているのです。 老人ホームには、ご老人の方々が持つ
Ama eğer bir Zen Budisti iseniz eylül ayının ortasında evinizin dışında bir platformda여러분이 선불교 신도라면 9월중순에 집밖으로 나와 제단에 서서
Ama eğer bir Zen Budisti iseniz eylül ayının ortasında evinizin dışında bir platformdaאך אם אתם הייתם זן בודהיסטים באמצע ספטמבר, הייתם מתבקשים לצאת מביתכם, לעמוד על בימה קנונית
Ama eğer bir Zen Budisti iseniz eylül ayının ortasında evinizin dışında bir platformdaلكنك اذا كنت بوذيا في منتصف شهر سبتمبر, سوف تكون مأمورا ان تخرج من منزلك لتقف فوق مكان للتعبد
Ama eğer bir Zen Budisti iseniz eylül ayının ortasında evinizin dışında bir platformda月見の祝いをするように言われます 家の中から出て 縁側に立ち
Ama muhtemelen evini özlersin.De biztos honvágyad lenne.
Ama muhtemelen evini özlersin.Maar je zou waarschijnlijk heimwee krijgen.
Ama muhtemelen evini özlersin.Men du får nog hemlängtan.
Ama muhtemelen evini özlersin.Men du ville nok få hjemve.
Ama muhtemelen evini özlersin.Pero probablemente sentiría nostalgia.
Ama muhtemelen evini özlersin.Tapi mungkin kau akan meninggalkan rumah.
Ama muhtemelen evini özlersin.Αλλά θα ένοιωθες νοσταλγία.
Ama muhtemelen evini özlersin.Но може би ще се носталгия.
Ama muhtemelen evini özlersin.Но сигурно ти липсва дома.
Ama muhtemelen evini özlersin..אבל בטח תתגעגע הביתה
Ama muhtemelen evini özlersin.لكن ، لربما تفتقد الوطن
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.Ale to vedzte, že keby vedel hospodár, v ktorú hodinu prijde zlodej, bdel by a nedal by preboriť svoj dom.
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.Hãy biết rõ , nếu chủ nhà hay kẻ_trộm đến giờ nào , thì sẽ tỉnh thức , chẳng để cho nó đào ngạch nhà đâu .
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.Hãy biết rõ, nếu chủ nhà hay kẻ trộm đến giờ nào, thì sẽ tỉnh thức, chẳng để cho nó đào ngạch nhà đâu.
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.Jullie begrijpen wel dat iemand niet in zijn huis zou laten inbreken als hij wist wanneer de dief zou komen.
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.너희도 아는바니 집 주인이 만일 도적이 어느 때에 이를줄 알았더면 그 집을 뚫지 못하게 하였으리라
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.Vedite pa to: Ko bi vedel hišni gospodar, ob kateri uri pride tat, bi čul in ne bi dal podkopati hiše svoje.
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.וזאת דעו אשר אם ידע ידע בעל הבית באי זו שעה יבוא הגנב כי עתה שקד שקוד ולא יתן לחתר את ביתו׃
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.وانما اعلموا هذا انه لو عرف رب البيت في اي ساعة يأتي السارق لسهر ولم يدع بيته ينقب.
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.家 主 若 知 道 賊 甚 麼 時 候 來 、 就 必 儆 醒 、 不 容 賊 挖 透 房 屋 、 這 是 你 們 所 知 道 的
Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez.家主若 知道 賊甚麼時 候來 、 就 必 儆醒 、 不容賊 挖 透 房屋 、 這是 你 們 所 知道 的
Amerika'da yaşayanlar bir çocuğun evinin önünde futbol oynarken böylesine öldürülmesini kabullenebilir miydi?Accepterar det amerikanska folket att ett barn blev dödat framför sitt hem när han spelade fotboll?