Ana içeriğe geç
Sözlük

evini ile cümle

evini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
(Sizin) Evinizi buradan görebiliyorum.Zemljovid regije može se vidjeti ovdje.
Chiron zor geçen bir günün ardından Kevin'i evinin yakınındaki sahilde ziyaret eder.Druge noći Kevin posjećuje Chironea na plaži u blizini njegove kuće.
Evinizi iyice izole edin.Uvijek trebaš čuvati kuću.
Cinayet ile suçlanan Ed, Riedenschneider'ı yeniden tutmak için evini ipotek ettirir.Ed je optužen pa stavlja kuću pod hipoteku kako bi opet angažirao Riedenschneidera.
Bay Yengecin evinin tam karşısındadır.Grgura nalazi se nasuprot graditeljeve kuće.
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.Posebno mjesto u njegovu opusu zauzimaju portreti.
Geçit törenindeki yürüyüşçüler evinin penceresinde oturan Hugo'nun onuruna altı saat yürüdü.Narod je marširao 6 sati kako bi prošao kraj Hugova stana u kojem ih je on gledao sa prozora.
Bunun sonucunda pek çok Arnavut evini terk etmek zorunda kaldı.S 4 glasa Ivana je morala napustiti kuću.
Sağlık evinin tamir edilmesi gerekmektedir.Popravili su kuću strave.
"25 yıllık evini satıp buraya taşındı!Radnja se preseljava 25 godina poslije.
Evinin bahçesine gömülmeyi vasiyet etti.Na záhrade domu je i pochovaný.
(Başka bir görüş de, kendini evinin pencere demirlerinden asarak intihar ettiğidir.)(Opäť je tu aj iná verzia, podľa ktorej sa po smrti svojich detí aj manželky Amfión sám prebodol mečom.)
Karabalık da evini terk etmeyeceğini söyler.Kuropalat prisľúbil, že odíde z mesta.
Kilise tesisi papaz evini de içermektedir.Prestavba kostola sa dotkla aj interiéru.
Talihsiz olaylar sonucu Crassus evini terk etmiştir.Pod vplyvom sporov Claudelová opustila rodinný dom.
Augustus, aynı zamanda evinin yanına bir de Apollon tapınağı yaptırmıştır.Délos jej i tak poskytol útočisko len výmenou za sľub, že si Apolón zriadi na ostrove chrám.
Bir süre hastanede kaldıktan sonra eski eşiyle birlikte evini toplamaya giderler.Po opustení krytu istý čas spolu s rodinou bývala u známych.
Fakat daha sonra diziden ayrıldı, ayrılma sebebi ise evini özlemiş olmasıydı.Ale čoskoro bol kontrakt zrušený, pretože sa obával, že sa mu bude cnieť po domove.
Doc Brown'un evinin iç çekimleri Robert R. Blacker House'ta, dış çekimleri de Gamble House'ta gerçekleşti.Notranjost Docove hiše so posneli v hiši Roberta R. Blackerja, za zunanjost pa so uporabili Gamblovo hišo.
Bay Yengecin evinin tam karşısındadır.Na drugi strani vodnjaka stoji Germova hiša.
Külleri, eşinin külleri ile beraber evinin yakınındaki bir dağ kriptine konuldu.Njegov pepel in pepel njegove žene sta zapečatena v gorski grobnici blizu njegove hiše, Troldhaugen.
Herkes evinin altına birer dükkân yapmıştır.Marsikje so jo na kresni večer potresali po hiši.
Elvira'nin evinin dışında.Pred Margeretino hišo.
Kadın, son 30 yıldır evini terk etmemiştir.Njeno življenje je raziskovala kar 30 let.
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa siz de ona karşı zalimce davranın.Jei svečias tavo namuose jus pykdo, elkitės su jais žiauriai ir be pasigailėjimo.
(Sizin) Evinizi buradan görebiliyorum.Jų sąrašą rasite čia.
Külleri, eşinin külleri ile beraber evinin yakınındaki bir dağ kriptine konuldu.Jo ir žmonos pelenai palaidoti kalnuose, netoli jo namų.
Elvira'nin evinin dışında.Lewinella Šeima.
Burada Jena bir taksiye biner ve kendi evinin adresini verir.Evanas įleidžia jas į namus apšilti, o pats iškviečia taksi.
Amaç kendi evini korumaktır.Vyrauja nuosavi namai.
Ak Ağaç fidanını evinin önüne dikti.Priešais būstą įrengdavo akmeninę pakylą.
1971'de Warren çifti, Perron ailesinin evinin lanetli olduğunu söyledi.1979 m. parašė Klyvlendo Dievo Motinos parapijos istoriją.
Depremde evini kaybeden 64 depremzede aile için ev inşa etmiştir.Juose po 1966 m. žemės drebėjimo Taškente buvo apgyvendinta keliolika namų netekusių šeimų.
Her insan kendi evinin efendisidir.Kiekvienas žmogus yra savo namų šeimininkas.
Tom kendi evini inşa etti.Tomas pats pastatė savo namą.
Evinizi iyice izole edin.Korista oma tuba ära.
Ama aslında artık gerçek evinin neresi olduğunu bilmiyordu.Te tunnistate, et teie tegelik kodu on mujal.
Bunun için cenaze sahibi olan Ali Baba'nın evini hemen tespit eder.Sealsele kalmistule on maetud leedu näitlejanna Unė Babickaitė.
Sonra, Captain'in evinin oturma odasına kayıt yapmak için stüdyo kurdular.Ta sisustas stuudio oma perekonna kodu pööningule.
Herkes evinin altına birer dükkân yapmıştır.Kõik nad asusid ühe maja ühel koridoril.
Rolüne hazırlanmak için Rosa'nın kocasının evini ona verme teklifini kabul eder.Tööde avaldamisele on kaasa aidanud abikaasa Rosa.
Repin 29 Eylül 1930'da Kuokkala'da öldü ve evinin yakınına gömüldü.Ilja Repin suri 29. septembril 1930. aastal Kuokkalas ning sinna on ta ka maetud.
Evinin olduğu yer olan Mandos adıyla da bilinir.Tema abikaasa Rogneda hüüdnime Garõslava järgi on asula ka oma nime saanud.
8 yaşındayken, evinin oturma odasındaki halıyı yakmıştır.Kui ta oli 6-aastane, kolis tema pere Shkodërisse.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Bóg daje przestrogę sprawiedliwemu na domie niezbożnika, który podwraca niezbożnych dla złości ich.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Cel neprihănit se uită la casa celui rău, şi vede ce repede sînt aruncaţi cei răi în nenorocire. -
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Có một Ðấng công bình xem xét kỹ càng nhà kẻ ác; Ðấng ấy xô những kẻ ác vào tai họa.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Có một Ðấng công_bình xem_xét kỹ_càng nhà kẻ ác ; Ðấng ấy xô những kẻ ác vào tai_họa .
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Den Rättfärdige giver akt på den ogudaktiges hus, han störtar de ogudaktiga i olycka.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Den Retfærdige har Øje med den gudløses Hus, han styrter gudløse Folk i Ulykke.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Den Rettferdige [Gud.] gir akt på den ugudeliges hus; han styrter de ugudelige i ulykke.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Der Gerechte hält sich weislich gegen des Gottlosen Haus; aber die Gottlosen denken nur Schaden zu tun.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.El justo observa la casa del impío; cómo los impíos son arruinados por el mal
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Il Giusto osserva la casa dell'empio e precipita gli empi nella sventura
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.의로우신 자는 악인의 집을 감찰하시고 악인을 환난에 던지시느니라
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Le juste considère la maison du méchant; L`Éternel précipite les méchants dans le malheur.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Na hišo brezbožnih pazi Pravični in pahne brezbožne v nesrečo.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Nézi az igaz az istentelennek házát, hogy milyen veszedelembe jutottak az istentelenek.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.O justo observa a casa do ímpio; precipitam-se os ímpios na ruína.
Adil Olan, kötünün evini dikkatle gözler Ve kötüleri yıkıma uğratır.Spravedlivý sa učí na dome bezbožníka, keď Bôh podvracia bezbožných vrhajúc ich do zlého.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod