Ana içeriğe geç
Sözlük

evini ile cümle

evini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
(Başka bir görüş de, kendini evinin pencere demirlerinden asarak intihar ettiğidir.)(Ebben közrejátszott az is, hogy az erőd építőanyagát a város lakói elhordták saját házaikhoz alapanyagul.)
Bu programda her pazar günü ünlü kişilerin evini ziyaret etti.Vasárnaponként a vidék minden katonatisztjét vendégül látta.
İlk önce kendi evinin altında kurduğu matbaayı kısa süre sonra Eminönü'nde kiraladığı bir odaya taşıdı.Az első nap sikertelensége után szobát bérel egy olcsó panzióban.
Bazı sağcı öğrenciler ise evinin önünde protesto gösterileri yaptı.Jobboldali diákok egy csoportja a lakása előtt is tüntetett.
Belirlenen müşteri istekleri, Şekil’de gösterildiği gibi kalite evinin ilgili bölümüne (A) yerleştirilir.A Batthyány család Lajoskomárom házhelyeit főúri rangjának megfelelően a "H" betű alakjában jelölte ki.
Ak Ağaç fidanını evinin önüne dikti.A ház előtti téren álló szökőkút szobrát Johs.
Bay Yengecin evinin tam karşısındadır.Windsorral szemben, a Temze másik oldalán fekszik.
Müze binası restore edilmiş üç Odunpazarı evinin birleştirilmesiyle oluşmuştur.A ház, három korábbi épület egybeépítésével keletkezett.
Kentin 80.000 sakininin yaklaşık 70.000'inin bu yangında evini kaybettiği sanılmaktadır.On arvioitu, että kaupungin 80 000 asukkaasta 70 000 menetti kotinsa palossa.
Edison evinin arkasına gömülmüştür.Thomas Edison on haudattu kotinsa pihalle.
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa siz de ona karşı zalimce davranın.Jos vieras asumuksessasi ärsyttää sinua, kohtele häntä julmasti ja armottomasti.
Herkes evinin altına birer dükkân yapmıştır.Kukin sääty sai talosta oman istuntosalinsa.
Talihsiz olaylar sonucu Crassus evini terk etmiştir.Tappion jälkeen Crassus menetti toimintakykynsä.
Mandos'un evi kendi evinin hemen yanındaydı.Mandosin Huoneessa asui hänen vaimonsa Vairë.
Kendisi için güneş gözlemevi inşa edilmiş ve 1902 yılına kadar bu gözlem evini yönetmiştir.Hän alkoi suuntautua vaatesuunnitteluun ja perusti oman muotitalon vuonna 1970.
Neredeyse Kafasız Nick (31 Ekim 1492) Harry Potter serisinde Gryffindor evinin hayaleti.31. lokakuuta 1492) on Harry Potter -kirjasarjan rohkelikkotornin tupakummitus.
White, annesinin evinin de bulunduğu Cicero'ya gömüldü.White haudattiin uuteen kotikaupunkiinsa Ciceroon.
Bay Yengecin evinin tam karşısındadır.Se sijaitsee Jenisein sivujoen Kureikan varrella.
Amaç kendi evini korumaktır.Pirkko hoitaa kotiaan.
Bayırlı Mahallesi'nin köy evinin inşaatı ise tamamlanarak 2008 yazında hizmete açılmıştır.Sen ensimmäinen talo, Hakalan Amerikan talo, avattiin yleisölle kesällä 2008.
Oğlan evinin önüne yıkarlar yemekleryenir.Lapsen on ruokaillessa istuttava suorassa omassa syöttötuolissa tai sylissä.
6 Temmuz 1996 günü evinin önünde vurularak öldürüldü.Hänet löydettiin ammuttuna kotoaan 1. heinäkuuta 2009.
Kilise tesisi papaz evini de içermektedir.Seurakuntaa johtaa pastori Usko Katto.
Fred'in bowling e merakı vardır, evinin salonunun çevresinde bilardo, poker ve golf oynar.Retu on hyvin temperamenttinen ja harrastaa keilaamista, biljardia, pokeria, golfia ja kotonaan löhöilemistä.
Spinner's End, Severus Snape'in evinin bulunduğu bir Muggle caddesidir.Spinner's End) on jästikatu, jonka varrella Severus Kalkaroksen talo sijaitsee.
Evini ona satacak mısın?Myisitkö sinä talosi hänelle?
Tom Mary'ye evinin nerede olduğunu sordu.Tom kysyi Maryltä, missä tämän koti oli.
Mary'nin ofisi evinin iki mil batısındadır.Maryn toimisto sijaitsee kaksi mailia hänen kodistaan länteen.
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa siz de ona karşı zalimce davranın.Αν ένας φιλοξενούμενος στην κηδεία σας σας ενοχλεί, να τον μεταχειριστείτε σκληρά και χωρίς έλεος.
(Sizin) Evinizi buradan görebiliyorum.Μπορεί να δείτε την προτομή εδώ.
Şubat 1903'te Proust'un ağabeyi Robert evlenip aile evini terk etti.Τον Φεβρουάριο του 1903 ο αδερφός του, Ρόμπερτ Προυστ, παντρεύτηκε και εγκατέλειψε το σπίτι της οικογένειας.
Her aile evini kendi tarla ya da bahçesinin bir kenarına yapmıştır.Κάθε σπίτι είχε και τον δικό του φούρνο στην αυλή ή μέσα.
Potifar'ın evinin de bereketi artmıştı.Επίσης επεκτάθηκε και το ανάκτορο του Καποντιμόντε.
Evinin bahçesine gömülmeyi vasiyet etti.Η οικογένεια τον κήδευσε στον κήπο του σπιτιού.
Virginia'nın annesi Maria Clemm, bu küçük ailenin evinin bakımını üstlenmişti.Η αδελφή μου Όλγα λυπήθηκε αυτή τη φτωχή γυναίκα.
Ne var ki bu sağlık evinin hiçbir zaman ebesi olmamıştır.Μόνο που, νά, δεν έχουμε ασχοληθεί ποτέ με την ποδηλασία.
Evinin yanması sebebi ile birçok eseri kayboldu.Η συντριβή του στο έδαφος προκάλεσε την καταστροφή πολλών σπιτιών.
Bu arada bir hırsızlık çetesi de yaşlı çiftin evini soymaya karar vermiştir.Ένα ζευγάρι κακοποιών αποφασίζει να ληστέψουν την κεντρική τράπεζα της πόλης.
22 Temmuz 1980'de evinin önünde vurularak öldürüldü.Στις 1 Ιουλίου 2002 δολοφονήθηκε στο σπίτι του.
Gruptan ayrıldıktan bir ay kadar sonra, kendi evinin havuzunda ölü bir şekilde bulundu.Το βράδυ της ίδιας μέρας, βρέθηκε νεκρός στο δωμάτιό του.
Eviniz büyük.Το σπίτι σας είναι μεγάλο.
Tom'un evinin elektriği yok.Το σπίτι του Τομ δεν έχει ρεύμα.
Preveze'deki Notis Botsaris evinin kitabesiΗ επιγραφή της οικίας Νότη Μπότσαρη στην Πρέβεζα
Akşam boyunca Michael, Wallace'ların evinin penceresinden Annie'yi izler.Om aftenen overvåger Michael Annie gennem vinduerne i Wallaces hus.
(Sizin) Evinizi buradan görebiliyorum.Hendes signatur kan ses her.
Augustus, aynı zamanda evinin yanına bir de Apollon tapınağı yaptırmıştır.Augustus byggede også et tempel til Apollo her, ved siden af sit hus.
Müfettişler evini aradığında, vücut parçaları ve cinayete dair video kaydı bulundu.Forskere gennemsøgte hans hjem og fandt kropsdele og videobåndet med drabet på.
Mandos'un evi kendi evinin hemen yanındaydı.Nash's House ligger lige ved siden af.
Hizmetçilik veya hizmetçi, kadınların evinin günlük işlerine yardım etmek üzerine çalışan kadın personeldir.En husassistent eller tjenestepige er en pige, der bor og arbejder for andre familier med husarbejde.
Herkes evinin altına birer dükkân yapmıştır.Man kan blandt andet oprette sin egen butik hjemme.
Kadın, son 30 yıldır evini terk etmemiştir.Hans enke overlevede ham i godt 30 år.
Eviniz büyük.Jeres hus er stort.
Şubat 1903'te Proust'un ağabeyi Robert evlenip aile evini terk etti.I februar 1903 ble Prousts bror Robert gift og forlot hjemmet.
Augustus, aynı zamanda evinin yanına bir de Apollon tapınağı yaptırmıştır.Augustus bygde også et tempel til Apollo her, ved siden av huset sitt.
Haramilerden biri, Ali Baba'nın evini bulmaya çalışırken.Et medlem av de førti røverne forsøker å finne Ali Babas hus.
(Sizin) Evinizi buradan görebiliyorum.Bildet av denne bussen kan sees her.
Ne var ki bu sağlık evinin hiçbir zaman ebesi olmamıştır.Noe sanatoriumdrift ble det imidlertid aldri.
Mandos'un evi kendi evinin hemen yanındaydı.Landsbyen Orongo lå like ved Rano Kau.
Neredeyse Kafasız Nick (31 Ekim 1492) Harry Potter serisinde Gryffindor evinin hayaleti.Nesten-Hodeløse Nikk (død 31. oktober 1492) er kallenavnet til husspøkelset til Griffing.
3 Temmuz'da Brian Jones, Sussex'teki evinin yüzme havuzunda ölü bulundu.Brian Jones ble funnet død i svømmebassenget sitt 3. juli 1969.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod