Ana içeriğe geç
Sözlük

evine ile cümle

evine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Haydi, hemen evine dön! Seni ödüllendireceğimi söylemiştim. Ama RAB seni ödül almaktan yoksun bıraktı.››Zdaj pa se hitro poberi v svoj kraj! Mislil sem te s častmi obsipati, a glej, GOSPOD ti ni privoščil časti.
Haydi, hemen evine dön! Seni ödüllendireceğimi söylemiştim. Ama RAB seni ödül almaktan yoksun bıraktı.››τωρα λοιπον φυγε εις τον τοπον σου ελεγον να σε τιμησω με τιμας αλλ' ιδου, ο Κυριος σε εστερησε της τιμης.
Haydi, hemen evine dön! Seni ödüllendireceğimi söylemiştim. Ama RAB seni ödül almaktan yoksun bıraktı.››итак, беги в свое место; я хотел почтить тебя, но вот, Господь лишает тебя чести.
Haydi, hemen evine dön! Seni ödüllendireceğimi söylemiştim. Ama RAB seni ödül almaktan yoksun bıraktı.››ועתה ברח לך אל מקומך אמרתי כבד אכבדך והנה מנעך יהוה מכבוד׃
Haydi, hemen evine dön! Seni ödüllendireceğimi söylemiştim. Ama RAB seni ödül almaktan yoksun bıraktı.››فالآن اهرب الى مكانك. قلت اكرمك اكراما وهوذا الرب قد منعك عن الكرامه.
Haydi, hemen evine dön! Seni ödüllendireceğimi söylemiştim. Ama RAB seni ödül almaktan yoksun bıraktı.››如 今 你 快 回 本 地 去 罷 . 我 想 使 你 得 大 尊 榮 、 耶 和 華 卻 阻 止 你 不 得 尊 榮
Haydi, hemen evine dön! Seni ödüllendireceğimi söylemiştim. Ama RAB seni ödül almaktan yoksun bıraktı.››如今 你 快 回 本地 去 罷 . 我 想 使 你 得 大 尊榮 、 耶和華 卻 阻止 你 不得尊榮
Hayır! Yeni evine hoş geldin.Добре дошла в новия си дом!
Hee-joong sinirlenip sarhoş olmuştu. Ardından da bir erkeğin evine gitmişti.Хі Чжун із злості напилася і відправилася в будинок до хлопця.
‹‹Hemen Paddan-Arama, annenin babası Betuelin evine git. Orada dayın Lavanın kızlarından biriyle evlen.일어나 밧단아람으로 가서 너의 외조부 브두엘 집에 이르러 거기서 너의 외삼촌 라반의 딸 중에서 아내를 취하라
‹‹Hemen Paddan-Arama, annenin babası Betuelin evine git. Orada dayın Lavanın kızlarından biriyle evlen.Pergilah ke Mesopotamia, kepada keluarga Betuel, kakekmu, dan kawinlah dengan salah seorang anak pamanmu Laban
‹‹Hemen Paddan-Arama, annenin babası Betuelin evine git. Orada dayın Lavanın kızlarından biriyle evlen.קום לך פדנה ארם ביתה בתואל אבי אמך וקח לך משם אשה מבנות לבן אחי אמך׃
‹‹Hemen Paddan-Arama, annenin babası Betuelin evine git. Orada dayın Lavanın kızlarından biriyle evlen.قم اذهب الى فدّان ارام الى بيت بتوئيل ابي امك وخذ لنفسك زوجة من هناك من بنات لابان اخي امك.
‹‹Hemen Paddan-Arama, annenin babası Betuelin evine git. Orada dayın Lavanın kızlarından biriyle evlen.你 起 身 往 巴 旦 亞 蘭 去 、 到 你 外 祖 彼 土 利 家 裡 、 在 你 母 舅 拉 班 的 女 兒 中 、 娶 一 女 為 妻
‹‹Hemen Paddan-Arama, annenin babası Betuelin evine git. Orada dayın Lavanın kızlarından biriyle evlen.你 起身 往 巴旦亞 蘭去 、 到 你 外祖 彼 土利 家裡 、 在 你 母舅 拉班 的 女兒 中 、 娶 一 女 為妻
Her ebeveynin evine gönderdiğim bu takvimlerle karşılaştım.Asa ca mi-a venit ideea sa fac aceste calendare, pe care le-am trimis acasa la fiecare parinte.
Her ebeveynin evine gönderdiğim bu takvimlerle karşılaştım.Criei estes calendários que enviei a todos os pais
Her ebeveynin evine gönderdiğim bu takvimlerle karşılaştım.Ho ideato questi calendari che ho inviato a casa di ogni genitore.
Her ebeveynin evine gönderdiğim bu takvimlerle karşılaştım.Ich habe also diese Kalender eingeführt, die ich den Eltern nach Hause schickte.
Her ebeveynin evine gönderdiğim bu takvimlerle karşılaştım.Ik bedacht deze kalenders die ik alle ouders toezond.
Her ebeveynin evine gönderdiğim bu takvimlerle karşılaştım.Inventé estos calendarios que mandé a casa de cada padre.
Her ebeveynin evine gönderdiğim bu takvimlerle karşılaştım.Izdelala sem te koledarje, ki sem jih poslala domov staršem.
Her ebeveynin evine gönderdiğim bu takvimlerle karşılaştım.J'ai eu l'idée de ces calendriers que j'ai envoyé à tous les parents.
Her ebeveynin evine gönderdiğim bu takvimlerle karşılaştım.그래서 이런 달력을 만들어서 각 가정에 배포했습니다.
Her ebeveynin evine gönderdiğim bu takvimlerle karşılaştım.Tôi phát minh ra các cuốn lịch mà tôi gửi về nhà cho phụ huynh.
Her ebeveynin evine gönderdiğim bu takvimlerle karşılaştım.Измислих тези календари, които изпращах вкъщи на всеки родител.
Her ebeveynin evine gönderdiğim bu takvimlerle karşılaştım.Я придумала такие календарики, которые я послала всем родителям домой.
Her ebeveynin evine gönderdiğim bu takvimlerle karşılaştım.הגיתי רעיון של לוחות שנה ששלחתי לכל ההורים.
Her ebeveynin evine gönderdiğim bu takvimlerle karşılaştım.أتيت ومعي هذه الأجندات .. وقمت بارسال نسخه لوالدي كل طفل في منزلهم .
Her ebeveynin evine gönderdiğim bu takvimlerle karşılaştım.これで私のプログラムが理解され始めたのです
Herkesi evine getirmek için bir hedef günü hakkında... ...bir şeylerden bahsettiğinizi düşünüyorum.Credo che hai accennato una volta a stabilire una data di scadenza entro la quale portare tutti a casa.
Herkesi evine getirmek için bir hedef günü hakkında... ...bir şeylerden bahsettiğinizi düşünüyorum.Creo que mencionó algo acerca de tener una fecha tentativa para traer a todo de vuelta a casa.
Herkesi evine getirmek için bir hedef günü hakkında... ...bir şeylerden bahsettiğinizi düşünüyorum.Je pense que vous avez mentionné quelque chose comme une date cible pour le retour des troupes.
Herkesi evine getirmek için bir hedef günü hakkında... ...bir şeylerden bahsettiğinizi düşünüyorum.Myslím, že ste spomínal niečo o cieľovom termíne, kedy sa všetci vrátia domov.
Herkesi evine getirmek için bir hedef günü hakkında... ...bir şeylerden bahsettiğinizi düşünüyorum.Și cred că s-a menționat ceva despre un termen de a aduce pe toată lumea acasă.
Herkesi evine getirmek için bir hedef günü hakkında... ...bir şeylerden bahsettiğinizi düşünüyorum.Νομίζω ότι είπατε κάτι για "Ημερομηνία στόχος" για να τους φέρετε όλους πίσω.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."Bạn đã hoàn thành công việc.Về nhà được rồi" và họ đã ra về với 1 số tiền
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."Du hast alles beantwortet, Du kannst nach Hause gehen," und das Geld hat er behalten.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."Já terminou tudo, vá para casa", e ele foi com o dinheiro.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."Kalau selesai, pulanglah ke rumah," dan mereka bisa pergi dengan uangnya.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."Klaar, je mag naar huis", en ze vertrokken met het geld.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."다 끝냈으면 가세요"라고 했고 이들은 돈을 그냥 가져갔으니까요.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."Αφού τελείωσες, μπορείς να φύγεις." και έφευγαν με τα χρήματα.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."Ты всё закончил, иди домой", и тот уходил с деньгами.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."סיימת הכל. לך הביתה" והשחקן הלך עם הכסף.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti." أنتهيت من كل شئ. أذهب للبيت،" وقد ذهبوا بالمال.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti.つまり ここでもまた単に捕まる可能性が問題なのではありません
H-ha Ni'nin Seung Jo'nun evine uyumaya gittiğinden?!H- Ha Ni wird bei Seung Jo zu Hause übernachten?!
H-ha Ni'nin Seung Jo'nun evine uyumaya gittiğinden?!Ha.. Ha Ni sẽ ngủ lại ở nhà Baek Seung Jo?
H-ha Ni'nin Seung Jo'nun evine uyumaya gittiğinden?!Ha Ni dormirà a casa di Seung Jo!?
H-ha Ni'nin Seung Jo'nun evine uyumaya gittiğinden?!Ha Ni va dormir chez Seung Jo ?!
H-ha Ni'nin Seung Jo'nun evine uyumaya gittiğinden?!H-ha Ni akan tidur di rumah Seung Jo?
H-ha Ni'nin Seung Jo'nun evine uyumaya gittiğinden?!H-Ha Ni gaat overnachten bij Seung Jo's huis?!
H-ha Ni'nin Seung Jo'nun evine uyumaya gittiğinden?!H-ha Ni's ska sova över hemma hos Seung Jo?
H-ha Ni'nin Seung Jo'nun evine uyumaya gittiğinden?!H-ha Ni va dormi acasa la Seung Jo?
H-ha Ni'nin Seung Jo'nun evine uyumaya gittiğinden?!Η Χ-Χα Νι θα κοιμηθεί στο σπίτι του Σουνγκ Τζο;!
H-ha Ni'nin Seung Jo'nun evine uyumaya gittiğinden?!Х-ха Ни собирается переночевать в доме Сын Чжо?
H-ha Ni'nin Seung Jo'nun evine uyumaya gittiğinden?!?! הא-ני הולכת לישון בדירה של סונג-ג'ו
H-ha Ni'nin Seung Jo'nun evine uyumaya gittiğinden?!هانى سوف تذهب لتبقى فى منزل سونج جو؟
H-ha Ni'nin Seung Jo'nun evine uyumaya gittiğinden?!スンジョの家はどこなんですか?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod