evine ile cümle
evine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Έτσι την φέραμε σπίτι και προσευχήθηκα να μην ξεβραστεί η πετρελαιοκηλίδα στην παραλία της πριν πεθάνει.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Ми привезли її додому, і я молилась, щоб нафту на прибило на її берег до того, як вона помре.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Поэтому мы привезли ее домой и молились, чтобы нефтяное пятно не прибило к ее пляжу до того, как она умрет.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Така че я докарахме у дома, и аз се молех петрола да не се отмие на нейния плаж преди да умре.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.אז הבאנו אותה הביתה, ואני התפללתי שהנפט לא יגיע לחופה לפני שהיא תמות.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.لذلك أحضرناها للمنزل ، وصليت أن لا يغسل النفط شاطئها قبل وفاتها.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.所以我地帶佢返屋企, 我祈禱,系佢去世之前, 油污唔會玷污佐佢嘅沙灘,
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.母が亡くなるまでは どうか石油が母の愛する海岸に 打ち寄せないよう祈りました 祈りは通じました
Biz Seung Jo'ların evine geri taşınmaya karar verdik.Abbiamo deciso di trasferirci di nuovo a casa di Seung Jo.
Biz Seung Jo'ların evine geri taşınmaya karar verdik.Chúng tôi quyết định sẽ quay lại nhà Seung Jo.
Biz Seung Jo'ların evine geri taşınmaya karar verdik.Kami memutuskan pindah lagi ke rumah Baek Seung Jo.
Biz Seung Jo'ların evine geri taşınmaya karar verdik.Ne-am decis sa ne mutam inapoi in casa lui Seung Jo.
Biz Seung Jo'ların evine geri taşınmaya karar verdik.Nous avons décidé de retourner chez Sung Jo.
Biz Seung Jo'ların evine geri taşınmaya karar verdik.Rozhodli sme sa, že sa presťahujeme naspäť do Seung Jo-vho domu.
Biz Seung Jo'ların evine geri taşınmaya karar verdik.Vi har bestämt att flytta tillbaka till Seung Jo's hus.
Biz Seung Jo'ların evine geri taşınmaya karar verdik.We hebben besloten om terug te keren in Seung Jo's huis.
Biz Seung Jo'ların evine geri taşınmaya karar verdik.Wir haben entschieden zurück in Seung Jos Haus umzuziehen.
Biz Seung Jo'ların evine geri taşınmaya karar verdik.Zdecydowaliśmy na wprowadzenie się do domu Seung Jo
Biz Seung Jo'ların evine geri taşınmaya karar verdik.Αποφασίσαμε να μετακομίσουμε πάλι στο σπίτι του Σουνγκ Τζο.
Biz Seung Jo'ların evine geri taşınmaya karar verdik.Мы решили снова переехать в дом Сын Чжо.
Biz Seung Jo'ların evine geri taşınmaya karar verdik.لقد قررنا العودة إلى منزل سونج جو
Biz Seung Jo'ların evine geri taşınmaya karar verdik.ここは不便なこともあって なにより俺が新しい家のことで頭が痛いんだ
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Así fue que firmé el alta, y la ambulancia junto con los paramédicos la llevaron a su casa.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Assim, assinei os papéis da alta e uma ambulância veio e os paramédicos levaram-se para casa.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.A tak som podpísal prepúšťaciu správu, došla sanitka a odviezla ju domov.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Donc j'ai signé les formulaires, et une ambulance est arrivée, et les ambulanciers sont venus la chercher.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Dus ik tekende de ontslagpapieren, en de ambulance kwam om haar naar huis te brengen.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.그래서 전 퇴원 허가서에 서명을 했고 구급차가 와서 응급구조요원들이 그녀를 집으로 데려다 줬죠.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Podpisałem więc wypis ze szpitala i podjechała karetka z sanitariuszami, by zabrać ją do domu.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Tak jsem podepsal propouštěcí formuláře, a sanitka přijela, a odvezli ji domů.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Thế là tôi kí giấy tờ xuất viện, và xe cứu thương tới, y sĩ đưa bà về nhà.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Οπότε υπέγραψα το εξιτήριο, και ήρθε ένα νοσοκομειακό όχημα με τους τραυματιοφορείς να την πάνε σπίτι.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Подписах документите за изписване, линейката дойде и парамедиците я отведоха в къщи.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Я виписав її, приїхала швидка і парамедики забрали її додому.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Я подписал бумаги о выписке, приехала скорая, и медицинские работники увезли её домой.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.אז חתמתי על מסמכי השיחרור, הגיע אמבולנס, באו פרמדיקים כדי לקחתה הביתה.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.بهذا قمت بتوقيع اوراق الخروج, وجاءت سيارت الاسعاف, المسعفين واخذوها لمنزلها.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.救急車が着くと 救急隊員が来て彼女を帰しました 私は病棟の仕事に戻りました
Bu ağaçların biri eski müdavimi diye evine geçtiğini hatırlıyorAz egyik öreg törzsvendég ezen erdők emlékszik ez ahogy telt házat one
Bu ağaçların biri eski müdavimi diye evine geçtiğini hatırlıyorEen oude bezoeker van deze bossen herinnert zich, dat als hij haar huis een gepasseerd
Bu ağaçların biri eski müdavimi diye evine geçtiğini hatırlıyorEin alter Stammgast dieser Hölzer erinnert, dass, als er ihr Haus ein weitergegeben
Bu ağaçların biri eski müdavimi diye evine geçtiğini hatırlıyor이 숲 중 하나는 오래된 자주는 그가 그녀의 집에 하나를 통과한 것을 기억
Bu ağaçların biri eski müdavimi diye evine geçtiğini hatırlıyorОдин старий завсідник цих лісах пам'ятає, що коли він проходив повз її вдома сама
Bu ağaçların biri eski müdavimi diye evine geçtiğini hatırlıyorאחת frequenter הישן של היערות האלה זוכר, כי כשעבר לבית היחידה שלה
Bu ağaçların biri eski müdavimi diye evine geçtiğini hatırlıyorواحد متكرر لهذه الغابة القديمة يتذكر أنه مر عليه منزلها one
Bu ağaçların biri eski müdavimi diye evine geçtiğini hatırlıyor"あなたがたはすべての骨である、 - 正午彼は彼女が彼女のゴボゴボというポットを介して自分自身につぶやいて聞いた
Bu genç bayanı evine bırakmalısın.Cậu nên đưa cô gái trẻ này về nhà.
Bu genç bayanı evine bırakmalısın.Dovresti accompagnare questa signorina a casa.
Bu genç bayanı evine bırakmalısın.Du borde skjutsa hem denna unga dam .
Bu genç bayanı evine bırakmalısın.Du solltest diese junge Dame nach Hause begleiten.
Bu genç bayanı evine bırakmalısın.Je moet deze jonge dame veilig thuis brengen.
Bu genç bayanı evine bırakmalısın.Kau harus memberikan wanita muda ini tumpangan.
Bu genç bayanı evine bırakmalısın.Sa o conduci pe domnisoara acasa.
Bu genç bayanı evine bırakmalısın.Tu devrais reconduire cette personne chez elle.
Bu genç bayanı evine bırakmalısın.Θα πρέπει να συνοδεύσεις αυτή τη νεαρή δεσποινίδα σπίτι της.
Bu genç bayanı evine bırakmalısın.Ты должен проводить девушку.
Bu genç bayanı evine bırakmalısın.يجب اعطاء هذه الانسة الشابة توصيله الي المنزل
Bu genç bayanı evine bırakmalısın.いいえ 本当に大丈夫ですから
Bugün polis kontrolü olacak. Evine gidip ders çalış.Ще има проверка, прибирай се да учиш.
Bugün polis kontrolü olacak. Evine gidip ders çalış.سيكون هناك تفتيش اليوم إذهبي إلى البيت وإدرسي