Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Kevesebb mint egy órája bolyogunk ebben az alagútban, és máris belebotlottunk valakinek az otthonába.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Olemme kävelleet tunnelissa alle tunnin ajan ja jo nyt, olemme löytäneet sattumalta jonkun kodin.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Šli jsme v tunelech méně než hodinu, a už jsme narazili na něčí domov.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.We hebben nog geen uur gewandeld... en we komen al iemands huis tegen.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Περπατάμε στα τούνελ εδώ και μια ώρα, και είδη πετύχαμε το σπίτι κάποιου.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Ушли смо у тунел пре скоро сат времена... и већ смо наишли на нечији дом.
Bir şey istemiyorsan evine git.Jeśli jesteście gotowi, chodźmy do domu.
Bir şey istemiyorsan evine git.Mene kotiin, jos et tarvitse mitään.
Bir şey istemiyorsan evine git.Se não precisas de nada, vai para casa.
Bir şey istemiyorsan evine git.Se non ti serve nulla, allora vai a casa.
Bir şey istemiyorsan evine git.Si no necesitas nada, te puedes ir a casa.
Bir şey istemiyorsan evine git.Vil du noget? Ellers kan du gå.
Bir şey istemiyorsan evine git.Vill du nåt? Annars kan du gå.
Bir şey istemiyorsan evine git.Αν δεν χρειάζεσαι κάτι, πήγαινε στο σπίτι σου.
Bir şey istemiyorsan evine git.Если тебе ничего не нужно, то иди домой.
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.A po onych dniach poczęła Elżbieta, żona jego, i kryła się przez pięć miesięcy, mówiąc:
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.A po těch dnech počala Alžběta manželka jeho, a tajila se za pět měsíců, řkuci:
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.A po teh dneh spočne Elizabeta, žena njegova, in se skriva pet mesecev,
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.A po tých dňoch počala Alžbeta, jeho manželka, a kryla sa päť mesiacov
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.Depois desses dias Isabel, sua mulher, concebeu, e por cinco meses se ocultou, dizendo:
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.Dopo quei giorni Elisabetta, sua moglie, concepì e si tenne nascosta per cinque mesi e diceva
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.E napok után pedig fogada méhében Erzsébet az õ felesége, és elrejtõzék öt hónapig, mondván:
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.Khỏi ít lâu, vợ người là Ê-li-sa-bét chịu thai, ẩn mình đi trong năm tháng, mà nói rằng:
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.Khỏi ít_lâu , vợ người là Ê - li-sa-bét chịu thai , ẩn mình đi trong năm_tháng , mà nói rằng :
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.이 후에 그 아내 엘리사벳이 수태하고 다섯 달 동안 숨어 있으며 가로되
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.Kort daarna werd Elisabeth zwanger. Vijf maanden lang kwam zij niet onder de mensen.
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.Men efter den tiden blev hans hustru Elisabet havande och höll sig dold i fem månader;
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.Men efter disse Dage blev hans Hustru Elisabeth frugtsommelig, og hun skjulte sig fem Måneder og sagde:
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.Quelque temps après, Élisabeth, sa femme, devint enceinte. Elle se cacha pendant cinq mois, disant:
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.Tidak berapa lama kemudian, Elisabet istrinya mengandung, lalu mengurung diri di rumah lima bulan lamanya
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.Und nach den Tagen ward sein Weib Elisabeth schwanger und verbarg sich fünf Monate und sprach:
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.Y después de aquellos días su mujer Elisabet concibió y se recluyó por cinco meses, diciendo
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.Μετα δε ταυτας τας ημερας συνελαβεν Ελισαβετ η γυνη αυτου, και εκρυπτεν εαυτην πεντε μηνας, λεγουσα
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.А след тия дни жена му Елисавета зачна; и криеше се пет месеца, като казваше:
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.Після ж тих днїв зачала Єлисавета, жінка його, й втаїлась пять місяцїв, говорячи:
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.После сих дней зачала Елисавета, жена его, и таилась пять месяцев и говорила:
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.ויהי אחרי הימים האלה ותהר אלישבע אשתו ותתחבא חמשה חדשים ותאמר׃
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.وبعد تلك الايام حبلت اليصابات امرأته واخفت نفسها خمسة اشهر قائلة
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.這 些 日 子 以 後 、 他 的 妻 子 以 利 沙 伯 懷 了 孕 、 就 隱 藏 了 五 個 月
Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı.這些 日子 以後 、 他 的 妻子 以利沙 伯懷 了孕 、 就 隱 藏 了 五個月
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Also brachten wir sie heim und ich betete, dass das Öl nicht an ihrem Strand ankäme, bevor sie starb.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Aşa că am adus-o acasă, şi m-am rugat ca ţiţeiul să nu ajungă pe plaja ei înainte să moară.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Dus we brachten haar naar huis, en ik bad dat de olie niet op haar strand zou aanspoelen voordat ze stierf.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Entonces, la trajimos, y recé para que el petróleo no llegara a su playa antes de que muriera.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Így hazavittük, és imádkoztam, hogy az olaj ne mossa el a kedvenc partját halála előtt.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Jadi kami membawanya pulang dan berdoa semoga minyak tidak akan mencemari pantainya sebelum dia meninggal.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.그래서 저희는 그녀를 집에 데려가주었고 저는 어머니가 돌아가시기전엔 기름이 그녀의 바닷가를 더럽히지 않도록 해달라고 기도했습니다.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.L'abbiamo portata a casa, e ho pregato che il petrolio non raggiungesse la sua spiaggia prima della sua morte.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Por isso, levámo-la para casa, e rezei para que o petróleo não chegasse à praia dela antes de ela morrer.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Så vi förde henne hem, och jag bad för att oljan inte skulle sköljas upp på hennes strand innan hon dog.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Tak jsme ji vzali domů a já se modlila, aby se ropa nedostala k její pláži dřív, než zemře.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Vzali sme ju teda domov, a modlila som sa, aby ropa nezaniesla maminu pláž skôr, než zomrie.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Więc sprowadziliśmy ją do domu i modliłam się, by ropa nie zalała jej plaży zanim umarła.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Έτσι την φέραμε σπίτι και προσευχήθηκα να μην ξεβραστεί η πετρελαιοκηλίδα στην παραλία της πριν πεθάνει.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Ми привезли її додому, і я молилась, щоб нафту на прибило на її берег до того, як вона помре.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Поэтому мы привезли ее домой и молились, чтобы нефтяное пятно не прибило к ее пляжу до того, как она умрет.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.Така че я докарахме у дома, и аз се молех петрола да не се отмие на нейния плаж преди да умре.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.אז הבאנו אותה הביתה, ואני התפללתי שהנפט לא יגיע לחופה לפני שהיא תמות.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.لذلك أحضرناها للمنزل ، وصليت أن لا يغسل النفط شاطئها قبل وفاتها.
Biz de onu evine götürdük ve ben dua ettim, o ölmeden petrol onun kıyısına vurmasın diye.所以我地帶佢返屋企, 我祈禱,系佢去世之前, 油污唔會玷污佐佢嘅沙灘,