Ana içeriğe geç
Sözlük

evine ile cümle

evine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bir kadının evine yangın olduğunu düşündüğü zaman, onun içgüdüsü, acele bir kerede. o en değerleri şey.När en kvinna tror att hennes hus i brand, hennes instinkt genast rusa till den sak som hon värden mest.
Bir kadının evine yangın olduğunu düşündüğü zaman, onun içgüdüsü, acele bir kerede. o en değerleri şey.Когда женщина думает, что ее дом горит, ее инстинкт сразу броситься вещь, которую она ценит больше всего.
Bir kadının evine yangın olduğunu düşündüğü zaman, onun içgüdüsü, acele bir kerede. o en değerleri şey.Коли жінка думає, що її будинок горить, її інстинкт відразу кинутися річ, яку вона цінує найбільше.
Bir kadının evine yangın olduğunu düşündüğü zaman, onun içgüdüsü, acele bir kerede. o en değerleri şey.כאשר אשה חושבת שהבית שלה עולה באש, האינסטינקט שלה בבת אחת למהר את הדבר שהיא הכי ערכי.
Bir kadının evine yangın olduğunu düşündüğü zaman, onun içgüdüsü, acele bir kerede. o en değerleri şey.عندما تكون المرأة تعتقد أن بيتها على النار ، وغريزة في آن واحد لها هو التسرع في الشيء الذي كانت أهم القيم.
Bir kadının evine yangın olduğunu düşündüğü zaman, onun içgüdüsü, acele bir kerede. o en değerleri şey.彼女はほとんどの値だ。 それは完全に圧倒インパルスであり、私は一度だけ撮影利点以上を持っている
Bir kez daha evine geldi, yemeğe oturduk ve o sırada MMO oyun motorumuzu çoktan denemiştik.Je me suis rendu à son appartement pour discuter du moteur de jeu MMO sur lequel nous travaillions.
Bir kez daha evine geldi, yemeğe oturduk ve o sırada MMO oyun motorumuzu çoktan denemiştik.제가 피터의 아파트에 다시 한 번 갔고 함께 점심을 먹었죠. 이때 이미 MMO 게임 엔진에 관한 실험을 한 상태였어요
‹‹Bir kimse güçlü adamın evine girip malını nasıl çalabilir? Ancak onu bağladıktan sonra evini soyabilir.Je kunt het huis van de duivel niet leegroven als je niet eerst de duivel hebt vastgebonden.
‹‹Bir kimse güçlü adamın evine girip malını nasıl çalabilir? Ancak onu bağladıktan sonra evini soyabilir.사람이 먼저 강한 자를 결박하지 않고야 어떻게 그 강한 자의 집에 들어가 그 세간을 늑탈하겠느냐 결박한 후에야 그 집을 늑탈하리라
‹‹Bir kimse güçlü adamın evine girip malını nasıl çalabilir? Ancak onu bağladıktan sonra evini soyabilir.או איך יוכל איש לבוא לבית הגבור ולגזל את כליו אם לא יאסר בראשונה את הגבור ואחר ישסה את ביתו׃
‹‹Bir kimse güçlü adamın evine girip malını nasıl çalabilir? Ancak onu bağladıktan sonra evini soyabilir.ام كيف يستطيع احد ان يدخل بيت القوي وينهب امتعته ان لم يربط القوي اولا. وحينئذ ينهب بيته.
‹‹Bir kimse güçlü adamın evine girip malını nasıl çalabilir? Ancak onu bağladıktan sonra evini soyabilir.人 怎 能 進 壯 士 家 裡 、 搶 奪 他 的 家 具 呢 、 除 非 先 捆 住 那 壯 士 、 纔 可 以 搶 奪 他 的 家 財
‹‹Bir kimse güçlü adamın evine girip malını nasıl çalabilir? Ancak onu bağladıktan sonra evini soyabilir.人 怎 能 進壯 士 家裡 、 搶奪 他 的 家具 呢 、 除非 先 捆住 那 壯士 、 纔可以 搶奪 他 的 家財
Bir kızla nişanlanıp da evlenmeyen var mı? Evine dönsün. Belki savaşta ölür, kızı başka biri alır.›I oświadczą się, mówiąc: Ręce nasze nie wylały tej krwi, ani oczy nasze na to patrzały.
Bir kızla nişanlanıp da evlenmeyen var mı? Evine dönsün. Belki savaşta ölür, kızı başka biri alır.›여자와 약혼하고 그를 취하지 못한 자가 있느냐 그는 집으로 돌아갈지니 전사하면 타인이 그를 취할까 하노라 하고
Bir kızla nişanlanıp da evlenmeyen var mı? Evine dönsün. Belki savaşta ölür, kızı başka biri alır.›ומי האיש אשר ארש אשה ולא לקחה ילך וישב לביתו פן ימות במלחמה ואיש אחר יקחנה׃
Bir kızla nişanlanıp da evlenmeyen var mı? Evine dönsün. Belki savaşta ölür, kızı başka biri alır.›ومن هو الرجل الذي خطب امرأة ولم يأخذها. ليذهب ويرجع الى بيته لئلا يموت في الحرب فياخذها رجل آخر.
Bir kızla nişanlanıp da evlenmeyen var mı? Evine dönsün. Belki savaşta ölür, kızı başka biri alır.›誰 聘 定 了 妻 、 尚 未 迎 娶 、 他 可 以 回 家 去 、 恐 怕 他 陣 亡 、 別 人 去 娶
Bir kızla nişanlanıp da evlenmeyen var mı? Evine dönsün. Belki savaşta ölür, kızı başka biri alır.›誰聘 定 了 妻 、 尚 未 迎娶 、 他 可以 回家 去 、 恐怕 他 陣亡 、 別人 去 娶
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.(54:15) с которым мы разделяли искренние беседы и ходили вместе в дом Божий.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.(55:15) Ensemble nous vivions dans une douce intimité, Nous allions avec la foule à la maison de Dieu!
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.ale ty, biedny človeče, rovný mne samému, môj druh a môj známy,
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Ale ty, člověče mně rovný, vůdce můj a domácí můj;
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Ale ty, człowiecze mnie równy, wodzu mój, i znajomy mój.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Chúng tôi đã cùng nhau nghị bàn cách êm dịu; Chúng tôi đi với đoàn đông đến nhà Ðức Chúa Trời.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Chúng_tôi đã cùng nhau nghị bàn cách êm_dịu ; Chúng_tôi đi với đoàn đông đến nhà Ðức_Chúa_Trời .
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Conservávamos juntos tranqüilamente, e em companhia andávamos na casa de Deus.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Dahulu kita bergaul dengan ramah, dan biasa beribadat bersama-sama di Rumah Tuhan
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.die wir freundlich miteinander waren unter uns; wir wandelten im Hause Gottes unter der Menge.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Hanem te, hozzám hasonló halandó, én barátom és ismerõsöm,
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.ki sva skupaj sladko se družila, v hišo Božjo hodila z veselo množico.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.우리가 같이 재미롭게 의논하며 무리와 함께 하여 하나님의 집안에서 다녔도다
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Maar het is een goede vriend, iemand als ik die ik altijd heb vertrouwd.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Ma sei tu, mio compagno, mio amico e confidente
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.men det er du, du som var min likemann, min venn og min kjenning -
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Nej, du gör det, du som var min jämlike, min vän och förtrogne,
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Noi, cari trăiam împreună într'o plăcută prietenie, şi ne duceam împreună cu mulţimea în Casa lui Dumnezeu!
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.og det skønt vi delte Samværets Sødme, vandrede endrægtelig i Guds Hus.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.que juntos compartíamos dulcemente los secretos, y con afecto nos paseábamos en la casa de Dios
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.vaan sinä, minun vertaiseni, sinä, minun ystäväni ja uskottuni,
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.οιτινες συνωμιλουμεν μετα γλυκυτητος, συνεπορευομεθα εις τον οικον του Θεου.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Заедно се разговаряхме сладко, С множеството ходехме в Божия дом.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.אשר יחדו נמתיק סוד בבית אלהים נהלך ברגש׃
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.الذي معه كانت تحلو لنا العشرة. الى بيت الله كنا نذهب في الجمهور‎.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.我 們 素 常 彼 此 談 論 、 以 為 甘 甜 . 我 們 與 群 眾 在 神 的 殿 中 同 行
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.我 們 素常 彼此 談論 、 以 為 甘甜 . 我 們與 群眾 在 神 的 殿中 同行
Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.저희는 로켓 부서에서 탐사 부서로 바뀌었죠.
Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.liczyły się nie rakiety, ale badanie kosmosu.
Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.We veranderden van een rakethuis in een ontdekkingshuis.
Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.Wir verlagerten den Fokus von Raketen zu Forschung.
Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.Změnili jsme se z raketového centra ve výzkumné centrum.
Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.Преобразихме се от къща за ракети в къща за проучвания.
Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.ממכון רקטות הפכנו למכון מחקר,
Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.انتقلنا من كوننا مطورين للصواريخ إلى مؤسسة للاستكشاف.
Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.変換は数年間で成し遂げ
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Caminhámos no interior do túnel menos de uma hora, e encontrámos o lugar de alguém.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Chodzimy po tunelach mniej niż godzinę, a już natrafiliśmy na czyjś dom.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Hemos caminando en el túnel al menos una hora, y hemos llegado al hogar de alguien.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Hemos caminando en el túnel al menos una hora, y hemos llegado al hogar de alguien.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod