Ana içeriğe geç
Sözlük

evine ile cümle

evine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Evine endişe ile koşar.Z nemirom v duši se vrača domov.
Gizlice kaptan ın evine gider.Francoski iz hiše Kapetingov.
Ölümünden önce son günlerini geçirmek için Arizona’daki evine dönmek istemiş ancak izin verilmemişti.Zoa ga je prosila za dovoljenje, da bi ga pred smrtjo še zadnjič obiskala, vendar ji tega ni dovolil.
Augustus onu evine davet eder.Werther je stopil ponjo v hišo.
Yetişkinliği, evine bakmak ve çocuklarını büyütmekle geçirdi.S pomočjo varušk je skrbela za dom in strogo vzgajala otroke.
Bir gün, 4 genç erkek yan evine taşınır.Vienąsyk mažas berniukas paprašė perkelti į kitą krantą.
Nora, marangoz olan ikinci kocası Bruce Wilder ile evine kitap rafları yaptırmak istediği zaman tanıştı.Nora Roberts su savo antru vyru Bruce Wilder susipažino jam tvirtinant keletą knygų lentynų jos namuose.
Bir gün koşmayı aniden bırakır ve evine döner.Vieną dieną gaišo nuvykimui, kitą – grįžimui.
Ve onun evine gittiler.Gyveno jo namuose.
Bazıları evine dönmüş, bazıları farklı sebeplerle (aşkını bulmak gibi) ayrılmıştır.Daug žmonių neteko namų, kai kurie pasitraukė iš krašto.
Martha evine koşar.Karlas grįžta namo.
Evine girerken, bir arabadan ona ateş edilir.Kai jis važiuoja namo taksi, patenka į autokatastrofą.
Ardından Hardesty Ailesi'ne ait eski çiftlik evine gitmeye karar verirler.Vėliau savo augančiai šeimai jie nusiperka namą Brukline.
Bob amcasının evine uğradı.Bobas užsuko į savo dėdės namus.
Joseph Pacely bir kadının evine cinsel saldırı amacıyla girmekle suçlanmıştır.Joseph Pacelyt süüdistati naise koju sisse murdmises eesmärgiga teda seksuualselt rünnata.
Bir yıl sonra Rihanna ve annesi Rogers'ın Connecticut Stamford'daki evine taşındılar.Järgmisel aastal reisis Rihanna koos emaga tihti Rogersi juurde Stamfordi, Connecticuti osariigis.
Daha sonra da fakirlerin evine giderek bu çavdarları onlara vermişler.Mis kivile viidi, võtsid vaesed pärast endale.
Evine kapandı, uyuyamıyor ve sınırsızca içiyordu.Saadud saagist jõi ta veini ja jäi purju ning jäi alasti oma telgis magama.
Evine yerleşen Carl üzgün bir şekilde Ellie'nin çocukluk albümüne gömülür.Ta on koos oma naise Elleniga maetud Schliersee kalmistule.
Gelin, erkek evine getirilir.Samuti toodi ta maja külasse tagasi.
Ayrıca arkadaşının lüks arabasıyla kız evine bırakır.Kapteni tütar Iige sõidab kaasa.
Yetişkinliği, evine bakmak ve çocuklarını büyütmekle geçirdi.Selles vaimus kasvas ta ise ja kasvatas omi poegi.
Knut evine geri döndü.Georges naaseb oma kodulinna.
Perşembe erkek evine bayrak dikilir.Lipp langetati kapitooliumi hoone juures reedel, 10. juulil.
Cesedi Harlem'deki evine yakın bir noktadaki 139.Organisatsiooni kontor asub Kohtla-Järves aadressil Pärna tänav 49.
Söylenenlere göre vergi toplandığında sürülerce küçükbaş ve büyükbaş hayvan evine gelirmiş.Oletame, et sa oled sattunud lõksu tillukesse majja koos kasvava lapsega.
Evine gider.Mees läinud koju.
Frank, Jenifer'i barınaktan alıp evine götürür ve ona yatacak bir yer hazırlar.Näiteks tungib keegi Caesari koju ja viib minema tema voodi.
14 yaşındayken nişanlanmış ve yaklaşık 21 yaşındayken Kayınvalidesinin evine taşınmış.A fost logodită la 14 ani, iar pe la 21 de ani s-a mutat în casa socrilor.
14 yaşındayken nişanlanmış ve yaklaşık 21 yaşındayken Kayınvalidesinin evine taşınmış.Zaręczyła się w wieku 14 lat, a w wieku około 21 przeprowadziła się do domu rodziny męża.
1977, Horst'un Munich'teki evine bir telefon geldi.1977-ben Horst-ot felhívták a Munchen-i otthonában.
1977, Horst'un Munich'teki evine bir telefon geldi.1977 blev Horst uppringd i sitt hem i München.
1977, Horst'un Munich'teki evine bir telefon geldi.En 1977, Horst recibió una llamada en su casa de Múnich.
1977, Horst'un Munich'teki evine bir telefon geldi.I 1977 modtog Horst et opkald i sit hjem i München.
1977, Horst'un Munich'teki evine bir telefon geldi.In 1977 kreeg Horst een telefoontje in zijn huis in München.
1977, Horst'un Munich'teki evine bir telefon geldi.<b>(في عام 1977 ، تلقى (هورست (مكالمة في بيته في (ميونخ</b>
1977, Horst'un Munich'teki evine bir telefon geldi.Pada tahun 1977, Horst menerima panggilan dari rumahnya di Munich.
1977, Horst'un Munich'teki evine bir telefon geldi.През 1977 година Хорст получи обаждане в дома си в Мюнхен.
1977, Horst'un Munich'teki evine bir telefon geldi.През 1977 г. Хорст получи покана в дома си в Мюнхен.
1977, Horst'un Munich'teki evine bir telefon geldi.בשנת 1977, הורסט קיבל .שיחה לביתו במינכן
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.Einige von Papas Leibwächtern begleiten die Sänfte, die sie heimbringt.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.Kiệu sẽ đưa chị về nhà, dưới sự hộ tống của các vệ sĩ.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.가장 나이 많은 언니와 작별하기 위해 아트리움으로 건너왔습니다.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.Ze gaat naar huis in een draagstoel, geëscorteerd door pa's bodyguards.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.Она отправится домой в паланкине, в сопровождении телохранителей отца.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.שנישאת לביתה באפיריון, מלווה על ידי כמה משומרי הראש של אביה.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.お父さんの護衛に付き添われています 家に戻って
Aç bir leoparın komşularımızdan birinin evine girip uyuyan çocuğunu yatağından aldığı bir gece hatırlıyorum.어느 밤, 굶주린 표범이 이웃집에 뛰어들어
Aç bir leoparın komşularımızdan birinin evine girip uyuyan çocuğunu yatağından aldığı bir gece hatırlıyorum.Я помню, как однажды ночью голодный леопард проник в дом одного из наших соседей и унёс его спящего ребёнка.
Aç bir leoparın komşularımızdan birinin evine girip uyuyan çocuğunu yatağından aldığı bir gece hatırlıyorum.(לא ברור) היינו מורעבים. אני זוכר לילה
Aç bir leoparın komşularımızdan birinin evine girip uyuyan çocuğunu yatağından aldığı bir gece hatırlıyorum.أذكر تلك الليلة عندما دخل نمر جائع إلى منزل
Aç bir leoparın komşularımızdan birinin evine girip uyuyan çocuğunu yatağından aldığı bir gece hatırlıyorum.眠っていた子どもを 連れ去ったのです とても悲しい話です
Acele edelim, arkadaşım, benin aileminde olduğu adı efsanevi olan kardeşik cemiyeti evine.Deprisa, mi amigo... a la casa de la fraternidad donde mi apellido se volvió leyenda.
Acele edelim, arkadaşım, benin aileminde olduğu adı efsanevi olan kardeşik cemiyeti evine.Laat ons haasten ons, mijn vriend, Naar het broederlijke huis waar mijn achternaam legende werd.
Acele edelim, arkadaşım, benin aileminde olduğu adı efsanevi olan kardeşik cemiyeti evine.Pojdiva, prijatelj, do bratovščine, kjer je ime moje družine postalo legenda.
Acele edelim, arkadaşım, benin aileminde olduğu adı efsanevi olan kardeşik cemiyeti evine.Pospìšme si, mùj pøíteli, do otcovo domu, kde se mé rodné jméno stalo legendou.
Acele edelim, arkadaşım, benin aileminde olduğu adı efsanevi olan kardeşik cemiyeti evine.Să ne grăbim, prietene, către casa frăţiei unde numele familiei mele a devenit legendă.
Acele edelim, arkadaşım, benin aileminde olduğu adı efsanevi olan kardeşik cemiyeti evine.Ας σπεύσουμε, φίλε μου, στην αδελφότητα όπου το όνομα της οικογένειας μου έγινε θρύλος.
Adam da kalkıp evine gitti.A on vstal a odišiel domov.
Adam da kalkıp evine gitti.Då stod han upp och gick hem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod