Evine geldiğinde yatağına yattı ve "Beni örtün!" dedi.A sosit acasă obosit și transpirat și i-a spus soției: „Acoperă-mă, acoperă-mă!”.
Yedin mi göze batarcasına coşma, *yenilince de yeisle evine kapanıp inleme.Să nu mîncați pîne dospită; ci, în toate locuințele voastre, să mîncați azimi.”
Colombey-les-deux-Églises'deki evine çekildi ve savaş anılarını yazdı.Ekkor visszavonult Colombey-les-Deux-Églises-i otthonába, hogy megírja háborús memoárját.
Jack evine döner, ancak David evde değildir.Jack hazaér, de nem találja Davidet.
Evine endişe ile koşar.Félelemmel telve indulnak hazafelé.
Eylül 1958 tarihinde evine dönmeyi başardı.1958 szeptemberében tért haza.
Evine gelip araca bakmalarını teklif eder.Bemennek, hogy körülnézzenek.
Herkes evine döner.Ekkor mindenki haza megy.
Nora, marangoz olan ikinci kocası Bruce Wilder ile evine kitap rafları yaptırmak istediği zaman tanıştı.Második férje, Bruce Wilder, akit akkor ismert meg, amikor megbízta őt egy könyvespolc megépítésével.
Peter Papa'yı evine getirir.Péter felkeresi az apját.
Hurley umutsuz bir şekilde evine döner.Angel kétségbeesetten rohan vissza a szállására.
Optimistliğini yitiren İvan, kendisini evine kapatır.A reményét vesztett Ida megmérgezi magát.
Annesiyle birlikte dedesinin evine taşınmak zorunda kaldı.Később apjával a nagymamához költöztek.
Arkadaşlarına yetişemeyen Hurley kayboluyor ve Jacob'un evine çok yaklaşıyor.Lemaradva a csapattól, Hurley eltéved és ráakad Jacob kunyhójára.
Gelin, erkek evine getirilir.Összeházasodnak és a férfi vidéki házába költöznek.
Evine dönmek için her fırsatı kolluyor.Nem képes teljesen visszahúzódni a házába.
Birgün onu evine yemeğe çağırır.Tom egyszer meghívja vacsoravendégül is.
De Gaulle politikayı bırakıp evine çekilir.O'Neill kinyitja a kaput nekik és hazatérnek.
Jane ve Bingley’nin arkadaşlığı da gelişmeye devam etmektedir ve Jane Bingley’nin evine bir ziyarette bulunur.Jane és Bingley is egymásra talál, Mrs. Bennet nagy megelégedésére.
Cumartesi akşamı kız evine tekrar gidilir ve “ Kına Gecesi” yapılır.Anna még aznap éjjel „hazamegy”.
Müziğe küstü, uzun ve sıkıntılı bir döneme girerek evine kapandı.A Véres Róka sápadtan és fáradtan érkezett haza, nehéz út állt mögötte.
Film çekimi sonrası Sharon Tate Polanski'nin Londra'daki evine taşındı.Tate férje, Polanski Londonban dolgozott egy filmen.
Boone, Shannon'ı geri götürmek için evine gelir ve Bryan'a bakarak hadi gidelim der Shannon'ın elini tutarak.Boone ismét elmegy Bryan házába, hogy magával vigye Shannont.
Az ileride kendisini bekleyen Heurtebise tarafından arabayla evine bırakır.Autóval maguk mögött hagyják el a Heelshire birtokot.
Babasının evine doğru yola koyulur.Elmennek Andy apjának a házához.
Evine girerken, bir arabadan ona ateş edilir.Miközben a nő hazafelé tart egy férfi elsodorja őt az autójával.
Cenaze sonrası 20 Ekim'de Los Angeles'taki evine döndü.1994. október 20-án hunyt el Los Angeles-ben.
8 Mayıs 1945'te savaşın sona ermesinin ardından hemen evine dönmedi.1956-ban a forradalom bukása után nem jött haza.
Laurent, Raquin ailesinin evine sık sık gelip gider.A kör gyakran vendégeskedett a Purgold családnál.
Bölümün sonunda Brian, ailesi ile birlikte Rhode Island'daki evine döner.Az epizód végén Séf bácsi is hazatér Aruba szigetéről.
Evine endişe ile koşar.Hän juoksi pelästyneenä kotiinsa.
Will Anna'yı evine üstüne değiştirmesi için tam yolun karşısındaki evine davet eder.Will tarjoaa Annalle mahdollisuutta vaihtaa vaatteensa kadun toisella puolella olevassa asunnossaan.
22 Temmuz 1991'de Dahmer, Tracy Edwards'ı evine davet etti.22. heinäkuuta 1991 Tracy Edwards onnistui pakenemaan Dahmerin asunnosta.
McCartney aynı yıl Amerikalı fotoğrafçı Linda Eastman'la dünya evine girdi.McCartneyn ensimmäinen vaimo oli yhdysvaltalainen valokuvaaja Linda Eastman.
1945 yılında Doğu Prusya'da yaralandı ve Stuttgart'taki evine taşındı.Weizsäcker haavoittui Itä-Preussissa vuonna 1945 ja palasi kotiinsa Stuttgartiin.
İnci Eviner (d.İnci Eviner (s.
Hurley umutsuz bir şekilde evine döner.Carrie palaa tyynesti kotiin.
Akşam tekrar oğlan evi, kız evine davul zurna eşliğinde maşalamaya gider.Seuraavana päivänä Kirsti joutuu jälleen pakenemaan poliisia poikamiesten taloon.
O çiçek toplarken kurt büyük annenin evine varıp onu yutar; büyük annenin geceliğini giyip yatağına girer.Susi menee oikotietä isoäidin talolle, syö isoäidin ja pukeutuu tämän vaatteisiin.
Cullen'ların evine pek çok yeni vampirin gelmesi dönüşümlerini tetiklemiştir.Elokuvassa paljastuu myös muutaman Cullenin perheen jäsenen takauma siitä, kuinka he muuttuivat vampyyreiksi.
Ne olup bittiğini anlamak için Wallace'ların evine gider.Samalla saapuu Stansfield paikalle selittäen poliiseille tapahtumien kulkua.
Sonunda hep beraber kasabaya baba evine dönerler.Lopulta heidän on palattava kaupunkiin.
Nora, marangoz olan ikinci kocası Bruce Wilder ile evine kitap rafları yaptırmak istediği zaman tanıştı.Roberts tapasi toisen aviomiehensä, puuseppä Bruce Wilderin palkattuaan tämän rakentamaan kirjahyllyä.
Ünlü bir yapımcı olan Russell onu beğenmiş ve evine görüşmeye çağırmıştır.Virta oli aidosti ylpeä kodistaan ja esitteli sitä mielellään tuttavilleen.
Yetişkinliği, evine bakmak ve çocuklarını büyütmekle geçirdi.Annen on aika vihdoinkin aikuistua ja oppia ajattelemaan myös lapsiaan.
O gecenin geç saatlerinde, Nina evine Lily ile birlikte döner ve annesiyle yeniden kavga ederler.Kun Nina viimein palaa kotiin, hän riitelee jälleen äitinsä kanssa.
1874'te evine döndükten kısa bir süre sonra, Ottawa Parlamentosu Üyeliği'ne seçildi.Vuonna 1874 hän palasi takaisin Kanadaan ja tuli valituksi parlamentin alahuoneeseen Ottawassa.
Carl, 5 yıl sonra evine dönmek zorunda kalmıştı.Viiden päivän jälkeen hänet lähetettiin takaisin kotimaahansa.
Gelin, erkek evine getirilir.Vaimo kuitenkin palaa miehensä luokse.
10 Ağustos akşamı, Ulusal Meclis aktivisti Armand-Gaston Camus'nün evine sığınmak zorunda kaldı.10. elokuuta Vaublanc joutui pakenemaan kokouksen arkistonhoitajan Camus'n luokse.
Perşembe erkek evine bayrak dikilir.Heinäkuun 15. on Meänmaan lipun ja kansan päivä.
Sonra evine döner.Pitää kuitenkin palata takaisin kotiin.
Aynı gün evine yakın bir yerde bulundu ve hastaneye götürüldü.Hänen löydettiin tienvarresta ja toimitettiin sairaalaan.
Herkes evden ayrılır; Elena ise evine girer.Muut lähtevät ja Amina vajoaa Teresan syliin.
Evine gider.Matkalla kotiin.
Çete onlar evden ayrılınca Jasper'ın evine ulaşır ve onu da öldürürler.Etsiessään Jasonia, he menevät teinien taloon ja löytävät heidät kuolleena.
Evine gelen konuklara da kuşkuyla bakar.Taloon sai myös kutsua vieraita.
Tom Hagen'i evine davet etmiştir.Ramsay kuitenkin kutsui Gaben Tomin paikalle.
Daryl ve Beth mezarlıktaki cenaze evine girer.Vappu ja Virpin äiti saapuvat hautajaisista.
O, 1941'de savaş başladığında Avrupa'dan evine döndü.Hän palasi Euroopasta kotiin vuonna 1941, sinä vuonna alkoi sota.