Gece geç vakitte evine dönerken, saldırıya uğradı.Il a été agressé alors qu'il rentrait chez lui tard dans la nuit.
Mayıs 1951 - Bir Yahudi evine saldırıldı.En mai 1951, une maison juive est attaquée.
Zaman yolcusu evine döner, karısının beklediği yere.Le voyageur temporel rentre ensuite chez lui, où son épouse l'attend.
1780 yılında ölmek üzere olan annesine bakmak için çağrıldığı evine geri döndü.En 1780, elle revient chez elle pour prendre soin de sa mère mourante.
Ocak 1956 tarihinde serbest bırakıldı ve Almanya'ya evine döndü.Il fut relâché en janvier 1956 et retourna chez lui en Allemagne.
Sonra Blackfoot, Montana'ya gider, sesizce Steadman'nın evine girer ve ona direnir.À son arrivée à Blackfoot, elle parvient à entrer furtivement dans la maison de Steadman et le confronte.
De Gaulle politikayı bırakıp evine çekilir.De Gaulle menace de se retirer.
Anlatıcı kediyi evine götürür ama bir süre sonra bu kediden de nefret etmeye, hatta korkmaya başlar.Le narrateur le prend chez lui, mais se met bientôt à le détester, et même à éprouver de la peur à son égard.
T-Bag Susan Hollander'ın Ness City, Kansas'taki evine gider ve kendini içeri davet ettirir.Puis il se dirige vers la maison de Susan Hollander à Ness, au Kansas, et s'invite à l'intérieur.
Martha evine koşar.Martha est de retour chez elle.
Miller zindandan çıkartılmıştır ve evine geri dönmektedir.Tom est sorti du coma et peut rentrer chez lui.
Öteki ona anne babasının evine dönmesini öğütler.Il lui télégraphie de revenir chez ses parents.
Onu yiyecek ve içecekler sunar, evine dönmesi için yardım eder.Il mangera et boira à son retour!
Evine gider.Rentrez chez vous.
Gece evine gider.Le soir, il rentre à la maison.
Herkes evine döner.Ainsi chacun rentre chez eux.
Bir gün, 4 genç erkek yan evine taşınır.L’année avance, les quatre jeunes gens vivent maintenant dans la résidence.
Yine de, Gestapo'nun gözetimi altında evine yerleşti.Malheureusement, elle se fit enlever sous ses yeux par la Gestapo.
Lincoln, Michael ve Sara delilin yeri sormak için Pope'un evine gider.Sara et Michael se rendent à la maison de Pope.
Tom Hagen'i evine davet etmiştir.Il accueille les rencontres à domicile du Tom Tomsk.
Evine girerken, bir arabadan ona ateş edilir.Mais, dans sa fuite, il est renversé par une voiture.
Eylül 1958 tarihinde evine dönmeyi başardı.Il revient chez lui en décembre 1958.
Beyni ise kendi sefer tasına koydu ve evine götürdü.Il a trouvé son crâne... et l'a porté chez lui.
Bunlar olmadan önce Laurie Tommy ve Lindsey'i yardım istemeleri için Mackenzie'lerin evine göndermiştir.Laurie Strode ordonne à Tommy et Lindsay d'aller chez les McKenzie pour qu’ils puissent appeler la police.
Hastaneden kaçıp onu evine kadar takip eder ve artık onu hiç bırakmayacağını söyler.Il le chasse de chez lui et lui demande de ne plus jamais revenir.
Onu evine davet eder.Celle-ci l'invite chez elle.
Evine çağırırlar, gelir; ama tekrar aslanın yanına gider.Il accomplit sa mission et revient chez lui avec les vers à soie.
Sultanbey'in evine gelir.C'est Suleiman qui vient alors chez Sultan-Bey.
Carl, 5 yıl sonra evine dönmek zorunda kalmıştı.Il fait son retour au pouvoir cinq ans plus tard.
Cesedi Harlem'deki evine yakın bir noktadaki 139.Il meurt à son domicile situé 49 avenue d'Orléans.
10 Ağustos akşamı, Ulusal Meclis aktivisti Armand-Gaston Camus'nün evine sığınmak zorunda kaldı.Le soir du 10 août, il doit se réfugier chez Camus, l'archiviste de l'Assemblée.
Cumartesi akşamı oğlan evi tüm misafirlerini çalgılar eşliğinde kız evine getirir.Après le dîner, la jeune femme conduit alors ses invités jusqu'à leurs chambres.
Gelin, erkek evine getirilir.Et il m'a conduit à la Maison du Peuple.
Evine dönmekte olan Kadı bir vazoyu kıran köleye dayak attırmaktadır.Il est interdit de ramener un esclave en fuite à son maître.
Usta keşiş, genç kadına artık iyileştiğini söyler ve kadını evine yollar.Lorsque le maître s'en aperçoit, la femme étant guérie, il la renvoie chez elle.
Evine dönmek için her fırsatı kolluyor.Chacun est sommé de rentrer chez lui.
Mart 1883'te Marx'ın ölümünden sonra, Helene Demuth Engels'in evine yerleşti.Après la mort de Karl Marx en 1883, Helene Demuth rejoint Friedrich Engels, dont elle devient la gouvernante.
Ona ve üç erkek kardeşine Felsted School'unda annelerinin aile evine yakın bir eğitim verildi.Lui et sa jeune sœur, Rebecca, ont tous deux été scolarisé à la maison.
Joseph Pacely bir kadının evine cinsel saldırı amacıyla girmekle suçlanmıştır.Ellen Plainview est arrêtée pour avoir agressé une femme dans un parking.
Adamın evine gitmeden olayın ne olduğunu anlar.Vous ne savez pas ce qui se passe quand ils rentrent chez eux.
Bir gün CJ, Sweet'in evine gitti ancak hiç kimseyi bulamadı.Il est venu ce matin chez Honoré, mais il n'y a trouvé personne.
Cenaze sonrası 20 Ekim'de Los Angeles'taki evine döndü.À la fin des années 1920, il retourna au théâtre à Los Angeles.
Cevriye sürekli onun evine gider.L'ingénieur rentre quelquefois chez lui.
Aslında sadece yaralanmış ve iyleşince evine geri dönmüştür.Heureusement, il n'est que blessé et peut remonter.
Evine endişe ile koşar.Inquiète, elle se réfugie chez elle.
Bunun üzerine Doktor, çocuğun evine ziyarete gelmiştir.C’est pourquoi il est venu visiter l’appartement.
Ali'yle beraber Zeus'un evine sızarlar ve Sofia'yı kurtarırlar.Je veux et j’exige que Jésus gise et songe chez Zachée.
Davet edilen damat tarafı, yakın akrabalarını alarak kız evine giderler.À la demande de l'inconnue, les jeunes filles la ramènent chez elle.
Charlie de kızın evine gider ama onu hasta bulur.Ils se rendent chez Peterson et le trouvent malade.
İstanbul, Kadıköy'deki evine çekildi.Mustafa s'échappa dans la maison de sa sœur.
David, temizlikçiyi kurbanların evine kadar izler.Tom décide de les conduire jusqu'à la maison de son maître.
Beni evine davet etti.Ella me invitó a su casa.
Öğleden önce onun evine varacağımızı düşünüyor musun?¿Crees que llegaremos a su casa antes del mediodía?
Ebeveynlerimin evine gelmek ister misin?¿Quieres venir a casa de mis padres?
O, beni evine davet etti.Me invitó a su casa.
Tom evine gidiyor.Tom se va a su casa.
Tom Mary'ye onun evine nasıl gideceğini sordu.Tom le preguntó a Mary cómo llegar a su casa.
Tom öldükten sonra, Mary ebeveynlerinin evine geri döndü.Después de que muriera Tom, Mary volvió a casa de sus padres.
Tom evine geri döndü.Tom volvió a su casa.
Lütfen işe giderken bu paketi Jones'ların evine bırak.Por favor, deja este paquete en la casa de los Jones cuando vayas al trabajo.