evine ile cümle
evine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sang-man hastaneden taburcu edilir ve hayaletler onu evine kadar takip eder.Sang-man is released from the hospital and the ghosts follow him back to his apartment.
Herbert Tan Tiu'nun evine baskınRaid of Herbert Tan Tiu's home
Başlangıçta, vücudu Upshur'un cenaze evine götürüldü.Initially, her body was laid out at Upshur's funeral home.
Pamuk Prenses, ona yardım eden yedi cücenin evine rastlar.Snow White stumbles upon the home of the Seven Dwarfs, who happily aid her.
Tamir etmek için Adrian'ın arabasını kendi evine çeker.He towed Adrian's car to his (Tomás') house to fix it.
Margaret, Nicky ile ilgilenmek için Gardner'ın evine taşınır.Margaret moves in to help take care of Nicky.
Bu, birinin evine ikinci kez ateş etmesiydi.[1][2]This was reportedly the second time that someone shot at his house.[21][22]
Anna'yı Oiwa'ların evine götürürler. Anna, Marnie ile yüzleşir.They bring her back to the Oiwas, where Anna confronts Marnie.
Mo-gyeong'un evine giderler.The gang quickly close in on Mo-gyeong's apartment.
Meera'nın arabası kaportacıya götürülür ve bir Uber ile evine döner.Meera’s car is taken to the body shop and she gets an Uber home.
Ethra'yı, torunları Demophon ve Acamas, Truva düştüktan sonra evine geri getirirler.She was ultimately returned to her home by her grandsons Demophon and Acamas after the fall of Troy.
İsa'nın Meryem ve Marta'nın evine ikinci ziyareti .Christ’s second visit to the house of Mary and Martha.
Jesse Helms'in evine prezervatif takılmasıCondoming of Jesse Helms' house
Herse'ye aşık olur ve onunla evlenmeyi talep etmek için evine gider.He falls in love with Herse and goes to her house to ask for her hand.
İki oyuncu da kazanmadı; Shirley Booth, Come Back, Little Sheba ile ödülü evine götürdü.Neither actress won; Shirley Booth took home the prize for Come Back, Little Sheba.
Simon ormanı terk eder ve bir gölün içinden evine doğru yol alır.Simon leaves the forest and rows through a lake to his hometown.
Evine ulaşır ve annesinin onu beklediğini sanar ama ev boştur.He finally reaches his house and expects his mother to be waiting for him but the house is empty.
Minnettar Daniel yemeğini yedikten sonra, Rab'bin meleği Habakkuk'u evine geri götürdü.After the grateful Daniel ate his dinner, the angel of the Lord carried Habakkuk back to his place.
Penrose, evine bir şimşeğin düşmesine izin verme "ihmalinden" Tanrı'yı sorumlu tuttu.Penrose blamed God for his "negligence" in allowing a lightning bolt to strike her house.
İsyan başladığında Arap bayrağını Salhad kalesine ve kendi evine dikti.As the revolt started he raised the Arab flag on the citadel of Salkhad and on his own house.
Balatonakarattya'daki evine çekildi.He retreated to his house in Balatonakarattya.
Savaş bittikten sonra İngiltere'ye evine döner.After the war ends, she returns home to England.
Bir St. Bernard yavrusu kaçar ve Newton ailesinin evine gizlice girer.A St. Bernard puppy escapes and sneaks into the Newton family's home.
El sallayarak, onu uçakla evine, annesinin yanına gönderir.He, waving goodbye, sends her off on her flight back home to her mother.
Alcock daha sonra tıp eğitimine başlamak için evine yelken açabildi.Alcock was then able to sail home to begin his medical training.
Hamburg'da böcek bilimci Wilhelm Von Winthem tarafından karşılandı ve onun evine davet edildi.He was met in Hamburg by the entomologist Wilhelm Von Winthem, who invited him to stay at his home.
Beni halamın evine götürecek misin?Bringst du mich zum Haus meiner Tante?
Tom Mary'nin evine gitti.Tom fuhr zu Maria nach Hause.
Ben Tom'un evine gidiyorum.Ich bin auf dem Weg zu Tom.
1976 yılında karısı ve kızı ile "The Old Rectory" isimli bir Victoria devri evine taşındılar.1976 bezog er mit Frau und Tochter ein viktorianisches Pfarrhaus (The Old Rectory).
Herkes evine döner.Alle fahren wieder nach Hause.
Malcolm Ethan'ı evine götürürken, Ethan Leland'ın hala canlı olduğunu ve arabanın bagajında olduğunu anlar.Während der Fahrt entdeckt Ethan, dass Leland noch lebt und im Kofferraum liegt.
Pazar günü gelin damat evine indiğinde biter.Du solltest am Freitag von der Treasury anrufen, wenn du kommst.
Arabayı terk edip yakındaki bir çiftlik evine koşar.Sie verlassen das Fahrzeug und laufen zu einem dunklen Haus.
Yine de, Gestapo'nun gözetimi altında evine yerleşti.Er blieb jedoch unter ständiger Beobachtung durch die Gestapo.
Kendi evine sahip olacak kadar varlıklı olduğu görülmüştür.Trotzdem ist sie stolz auf die eigene Wohnung.
Evine yerleşen Carl üzgün bir şekilde Ellie'nin çocukluk albümüne gömülür.Im Haus sitzend, blättert Carl noch einmal durch Ellies Abenteuerbuch.
Bir gün, 4 genç erkek yan evine taşınır.Eines Tages nähern sich drei Fremde dem Haus.
Bu sezon ikinci kez evine döndü.Er fährt ein zweites Mal zu diesem Haus.
Dizinin başında Gabi iş aramak için Josh'ın evine gelir.Am Treffpunkt findet sie Josh vor.
Gelin, erkek evine getirilir.Sie wird am Männerhaus gepflanzt.
Mart 1883'te Marx'ın ölümünden sonra, Helene Demuth Engels'in evine yerleşti.Nach Marx' Tod im Jahr 1883 zog Helena Demuth zu Engels, dem sie fortan den Haushalt führte.
Tanrı Peter'ın evine altı bela gönderir.Der Brief des Petrus an Philippus.
Adamın evine gitmeden olayın ne olduğunu anlar.Sie erfahren nicht, was in ihrer Abwesenheit im Haus passiert war.
Kadının evine de bu yüzden gelmiştir.그 여자네 집 Das Haus der Frau.
Evine girerken, bir arabadan ona ateş edilir.Am Rückweg wird sie von einem Auto angefahren.
Setenay-guaşe taşı bir beze sarıp evine götürür ve fırına koyar.Ausgekühlt setzen sie eine Knoblauchzehe obendrauf und nehmen ihn mit nach Hause.
Onu evine davet eder.Sie lädt ihn zu sich nach Hause ein.
Cesedi Harlem'deki evine yakın bir noktadaki 139.Die Anlegestelle befand sich in Harlem an der Kreuzung der 130.
Koruma: Geceyken korumak istediğiniz kişinin evine gidin.Tritt her und laß sie schwirren, bald ist es Schlafenszeit.
Bunun üzerine ana karakter hemen Sayori'nin evine koşar.Das Hauptaugenmerk ist natürlich auf die Person Domelas gewendet.
Ona ve üç erkek kardeşine Felsted School'unda annelerinin aile evine yakın bir eğitim verildi.Er und seine jüngere Schwester Rebecca wurden beide zu Hause unterrichtet.
Onları kurtardıktan sonra Lucy'yi evine bırakır.Bis dahin soll Lucy im Heim wohnen.
Bazı durumlarda ise yolcu evine geri dönemez.Er könne auf keinen Fall in seine Heimat zurückkehren.
David, temizlikçiyi kurbanların evine kadar izler.Albert patrouilliert dann vor dem Wohnhaus der Geliebten.
Onu evine alır.Er schickt sie nach Hause.
Cevriye sürekli onun evine gider.Dort verkehrt er oft bei seinem Onkel.
Artık hep yanlarında kalmak isteyen Gulliver’e izin vermez, onu evine gönderirler.Nicht genug, um den einen zu finden, der ihn zurück nach Hause führt.
İkinci bomba patlamadan 1 gün önce, yani 8 Ağustos'ta Nagazaki'deki evine dönmüştür.Er kam am 8. August in Nagasaki an.
O gecenin geç saatlerinde, Nina evine Lily ile birlikte döner ve annesiyle yeniden kavga ederler.Als Layla abends wieder zu Hause eintrifft, kommt es zur erneuten Konfrontation mit ihrer Mutter.