evinde ile cümle

evinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Damda olan, evindeki eşyalarını almak için aşağı inmesin.ואשר על הגג אל ירד לשאת דבר מביתו׃
Damda olan, evindeki eşyalarını almak için aşağı inmesin.والذي على السطح فلا ينزل لياخذ من بيته شيئا.
Damda olan, evindeki eşyalarını almak için aşağı inmesin.在 房 上 的 、 不 要 下 來 拿 家 裡 的 東 西
Damda olan, evindeki eşyalarını almak için aşağı inmesin.在 房 上 的 、 不 要 下來 拿 家裡 的 東西
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.A háztetõn levõ pedig le ne szálljon a házba, se be ne menjen, hogy házából valamit kivigyen;
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.ai ở trên mái nhà chớ xuống , và chớ vào trong nhà mà chuyên bất_luận vật gì ;
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.ai ở trên mái nhà chớ xuống, và chớ vào trong nhà mà chuyên bất luận vật gì;
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.a kdor je na strehi, ne stopaj doli in ne hodi noter, da bi kaj vzel iz hiše svoje;
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.A kdož na střeše jest, nesstupuj do domu, ani vcházej, aby co vzal z domu svého.
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.A kto będzie na dachu, niech nie zstępuje do domu, ani wchodzi, aby co wziął z domu swego;
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.a ten, kto bude na streche, nech nesostupuje do domu ani nech nevchádza, aby niečo vzal zo svojho domu;
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.chi si trova sulla terrazza non scenda per entrare a prender qualcosa nella sua casa
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.Cine va fi pe acoperişul casei, să nu se pogoare, şi să nu intre în casă, ca să-şi ia ceva din ea.
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.El que esté en la azotea no descienda ni entre para sacar algo de su casa
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.joka on katolla, älköön astuko alas älköönkä menkö sisään noutamaan mitään huoneestansa;
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.지붕 위에 있는 자는 내려가지도 말고 집에 있는 무엇을 가지러 들어가지도 말며
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.men den, som er på Taget, stige ikke ned eller gå ind for at hente noget fra sit Hus;
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.och den som är på taket må icke stiga ned och gå in för att hämta något ur sitt hus,
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.og den som er på taket, ikke stige ned i huset og ikke gå inn for å hente noget fra sitt hus,
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.Orang yang berada di atas atap rumah jangan turun dan masuk ke dalam rumah untuk mengambil sesuatu
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.que celui qui sera sur le toit ne descende pas et n`entre pas pour prendre quelque chose dans sa maison;
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.quem estiver no eirado não desça, nem entre para tirar alguma coisa da sua casa;
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.και ο επι του δωματος ας μη καταβη εις την οικιαν, μηδ' ας εισελθη δια να λαβη τι εκ της οικιας αυτου,
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.а кто на кровле, тот не сходи в дом и не входи взять что-нибудь из дома своего;
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.и който е на къщния покрив да не слиза в къщата си, нито да влиза да вземе нещо от нея;
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.хто ж на криші, нехай не злазить у хату, анї ввіходить узяти що з хати своєї;
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.ואשר על הגג אל ירד הביתה ואל יבא פנימה לשאת דבר מביתו׃
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.والذي على السطح فلا ينزل الى البيت ولا يدخل ليأخذ من بيته شيئا.
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.在 房 上 的 、 不 要 下 來 、 也 不 要 進 去 拿 家 裡 的 東 西
Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin.在 房 上 的 、 不 要 下來 、 也不 要 進去 拿 家裡 的 東西
Danoğulları Mikanın evinden biraz uzaklaştıktan sonra, Mikanın komşuları toplanıp onlara yetiştiler.Chúng đã đi xa khỏi nhà Mi-ca rồi , có những kẻ ở gần nhà Mi-ca nhóm lại đuổi theo người Ðan .
Danoğulları Mikanın evinden biraz uzaklaştıktan sonra, Mikanın komşuları toplanıp onlara yetiştiler.Chúng đã đi xa khỏi nhà Mi-ca rồi, có những kẻ ở gần nhà Mi-ca nhóm lại đuổi theo người Ðan.
Danoğulları Mikanın evinden biraz uzaklaştıktan sonra, Mikanın komşuları toplanıp onlara yetiştiler.Da de alt var kommet langt fra Mikas hus, blev mennene i Mikas grend kalt sammen, og de innhentet Dans barn.
Danoğulları Mikanın evinden biraz uzaklaştıktan sonra, Mikanın komşuları toplanıp onlara yetiştiler.미가의 집을 멀리 떠난 때에 미가의 이웃집 사람들이 모여서 단 자손을 따라 미쳐서는
Danoğulları Mikanın evinden biraz uzaklaştıktan sonra, Mikanın komşuları toplanıp onlara yetiştiler.Quando erano gia lontani dalla casa di Mica, i suoi vicini si misero in armi e raggiunsero i Daniti
Danoğulları Mikanın evinden biraz uzaklaştıktan sonra, Mikanın komşuları toplanıp onlara yetiştiler.Ze waren al een heel eind van Micha's huis verwijderd, toen Micha met een groep buren hen inhaalde.
Danoğulları Mikanın evinden biraz uzaklaştıktan sonra, Mikanın komşuları toplanıp onlara yetiştiler.Когда они удалились от дома Михи, жители домов соседних с домом Михи собрались и погнались за сынами Дана,
Danoğulları Mikanın evinden biraz uzaklaştıktan sonra, Mikanın komşuları toplanıp onlara yetiştiler.המה הרחיקו מבית מיכה והאנשים אשר בבתים אשר עם בית מיכה נזעקו וידביקו את בני דן׃
Danoğulları Mikanın evinden biraz uzaklaştıktan sonra, Mikanın komşuları toplanıp onlara yetiştiler.ولما ابتعدوا عن بيت ميخا اجتمع الرجال الذين في البيوت التي عند بيت ميخا وادركوا بني دان
Danoğulları Mikanın evinden biraz uzaklaştıktan sonra, Mikanın komşuları toplanıp onlara yetiştiler.離 米 迦 的 住 宅 已 遠 、 米 迦 的 近 鄰 都 聚 集 來 、 追 趕 但 人
Danoğulları Mikanın evinden biraz uzaklaştıktan sonra, Mikanın komşuları toplanıp onlara yetiştiler.離米迦 的 住宅 已 遠 、 米迦 的 近鄰 都 聚集來 、 追趕 但 人
Deri bir valiz. Bunlar mekanik olarak tekrar üretilmiş objeler, evinde küçük çaplı üretim yapıyor.Tyto obrazy jsou totiž kopie z jeho domácí poloprofesionální tiskárny
Doğru, ve bu Livia'nın, Augustus'un karısının evinde bulundu. Bu, onun Primaporta'daki villasında bulundu.アウグストゥスの妻のリウィアが住んでいたプリマポルタのビラですね。
Doğru, ve bu Livia'nın, Augustus'un karısının evinde bulundu.Dat klopt en deze was ontdekt in het paleis van Livia, de vrouw van Augustus
Doğru, ve bu Livia'nın, Augustus'un karısının evinde bulundu.Det er rigtigt, og dette blev fundet i Livia's villa, Augustis' kone
Doğru, ve bu Livia'nın, Augustus'un karısının evinde bulundu.E' vero, e questo fu trovato nella villa di Liva, che era moglie di Augusto
Doğru, ve bu Livia'nın, Augustus'un karısının evinde bulundu.Intradevar, iar acest portret a fost descoperit in vila Liviei, aceasta fiind sotia lui August.
Doğru, ve bu Livia'nın, Augustus'un karısının evinde bulundu.Je to pravda, a bolo to zistene vo vile Lívie, ktorá bola Augustovou manželkou
Doğru, ve bu Livia'nın, Augustus'un karısının evinde bulundu.Mnoho lidí vlastní portrét svého manžela. To je pravda, toto bylo nalezeno ve vile Augustovi manželky Livie.
Doğru, ve bu Livia'nın, Augustus'un karısının evinde bulundu.Багато людей мають портрети своїх чоловіків. Це правда, а цей був знайдений на віллі Лівії, дружини Августа.
Doğru, ve bu Livia'nın, Augustus'un karısının evinde bulundu.Това е истина, това бе открито във вилата на Ливия, съпругата на Августус
Doğru, ve bu Livia'nın, Augustus'un karısının evinde bulundu.Это правда, и нечто подобное было найдено на вилле Ливии, жены императора Августа
Doğru, ve bu Livia'nın, Augustus'un karısının evinde bulundu.זה נכון, והספל הזה נמצא בוילה של ליויה, שהיתה אישתו של אוגוסטוס
Doğru, ve bu Livia'nın, Augustus'un karısının evinde bulundu.هذا صحيح، وهذه اللوحة وجدت في منزل ليفيا والتي كانت زوجة أوغستيس
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.세상에는 10억여명의 아이들이 있습니다 그 중 50%는 전기가 공급되지 않는 집과 학교에서 생활합니다
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.Có một tỷ trẻ em trên thế giới, và 50% trong số chúng không có được nguồn điện tai nhà hay tại trường.
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.Egymilliárd gyerek él a világon, és 50%-uk nem rendelkezik árammal otthon vagy az iskolában.
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.Há mil milhões de crianças no mundo e 50% delas não tem eletricidade em casa ou na escola.
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.Na světě žije jedna miliarda dětí a 50 procent z nich nemá přístup k elektřině doma nebo ve škole.
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.Na świecie żyje miliard dzieci. 50% z nich nie ma dostępu do elektryczności w domu ani szkole.

İlgili Sayfalar