evinde ile cümle
evinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir arkadaşımın evindeydim, kitaplığında zihinsel rahatsızlıkları içeren DSM kitapçığı vardı.На полиці в неї був довідник з психічних розладів ("DSM Manual").
Bir arkadaşımın evindeydim, kitaplığında zihinsel rahatsızlıkları içerenועל המדף היה לה עותק של "ספר האבחנות הפסיכיאטריות",
Bir arkadaşımın evindeydim, kitaplığında zihinsel rahatsızlıkları içerenكان لديها على رف المكتبة نسخة من دليل DSM
Bir arkadaşımın evindeydim, kitaplığında zihinsel rahatsızlıkları içerenこれは精神障害を診断する マニュアルで
Birazdan cenaze evinden gelecekler.Cei de la Pompe Funebre vor fi aici curând.
Birazdan cenaze evinden gelecekler.De begrafenisondernemer zal hier zo zijn.
Birazdan cenaze evinden gelecekler.Les employés du funérarium vont bientôt arriver.
Birazdan cenaze evinden gelecekler.O pessoal da funerária não vai demorar.
Birazdan cenaze evinden gelecekler.Pogrebniki bodo kmalu prišli.
Birazdan cenaze evinden gelecekler.Quelli delle pompe funebri saranno qui a momenti.
Birazdan cenaze evinden gelecekler. Tamam.- Pronto llegarán los de la funeraria.
Birazdan cenaze evinden gelecekler.Το προσωπικό του γραφείου κηδειών θα έρθει σύντομα.
Birazdan cenaze evinden gelecekler.Служащие похоронного дома скоро приедут.
Birazdan cenaze evinden gelecekler.سيحضر الجماعة من دار الجنائز قريبا
Bir dağ evinde tanıştım, İsviçreli bir kızla.Am cunoscut o micã elveþiancã într-o cabanã elveþianã.
Bir dağ evinde tanıştım, İsviçreli bir kızla.Elle chante d'une jolie voix
Bir dağ evinde tanıştım, İsviçreli bir kızla.I met a little Swiss girl in a Swiss chalet
Bir dağ evinde tanıştım, İsviçreli bir kızla.I met a little Swiss girl in a Swiss chalet.
Bir dağ evinde tanıştım, İsviçreli bir kızla.Tout le village saute de joie
Bir dağ evinde tanıştım, İsviçreli bir kızla.Und eine schöne Sennerin Nahm mich dann bei sich auf
Bir dağ evinde tanıştım, İsviçreli bir kızla.Γνώρισα μια μικρή Ελβετίδα σε μια Ελβετική σάλα.
Bir fon kuruldu ve şimdi aile kırda bir çiftlik evinde yaşıyor, ve bütün temel ihtiyaçları karşılanmakta.신탁 기금이 설립되었으며 현재 그의 가족들은 교외의 주택에서 살고 있고 그들의 기본 생필품도 갖추어져 있습니다.
Bir fon kuruldu ve şimdi aile kırda bir çiftlik evinde yaşıyor, ve bütün temel ihtiyaçları karşılanmakta.Még alapítványt is alapítottak, és a család ma egy házban él vidéken és minden alapvető szükségletük megvan.
Bir fon kuruldu ve şimdi aile kırda bir çiftlik evinde yaşıyor, ve bütün temel ihtiyaçları karşılanmakta.Perustettiin rahasto, ja nyt perhe asuu talossa maaseudulla, ja kaikista heidän perustarpeistaan huolehditaan.
Bir fon kuruldu ve şimdi aile kırda bir çiftlik evinde yaşıyor, ve bütün temel ihtiyaçları karşılanmakta.Stworzono fundusz, dzięki któremu ta rodzina ma teraz dom i jest w stanie się utrzymać.
Bir fon kuruldu ve şimdi aile kırda bir çiftlik evinde yaşıyor, ve bütün temel ihtiyaçları karşılanmakta.Был организован благотворительный фонд и сейчас семья живёт в доме за городом и обеспечена всем необходимым.
Bir fon kuruldu ve şimdi aile kırda bir çiftlik evinde yaşıyor, ve bütün temel ihtiyaçları karşılanmakta.Сметка беше открита и сега семейсвото живее в къща на село и всичките им основни нужди са покрити.
Bir fon kuruldu ve şimdi aile kırda bir çiftlik evinde yaşıyor, ve bütün temel ihtiyaçları karşılanmakta.הוקמה קרן נאמנות, וכעת המשפחה מתגוררת בבית בכפר ודואגים לכל צרכיהם הבסיסיים.
Bir fon kuruldu ve şimdi aile kırda bir çiftlik evinde yaşıyor, ve bütün temel ihtiyaçları karşılanmakta.تم تأسيس صندوق تأمين، وتعيش الأسرة الآن في منزل في الريف وتم العناية بكل إحتياجاتهم الضرورية.
Bir fon kuruldu ve şimdi aile kırda bir çiftlik evinde yaşıyor, ve bütün temel ihtiyaçları karşılanmakta.その家族は今や郊外の家に住み 彼らの生活必需品がすべてまかなわれています その物語は営業目的ではありませんでした
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenA stalo sa jedného dňa, keď jedli jeho synovia a jeho dcéry a pili víno v dome svojho prvorodeného brata,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenBeberapa waktu kemudian anak-anak Ayub sedang mengadakan pesta di rumah abang mereka yang tertua
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenCerto dia, quando seus filhos e suas filhas comiam e bebiam vinho em casa do irmão mais velho,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenDa nu en Dag hans Sønner og Døtre spiste og drak i den ældste Broders Hus,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenDes Tages aber, da seine Söhne und Töchter aßen und Wein tranken in ihres Bruders Hause, des Erstgeborenen,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenÎntr'o zi, pe cînd fiii şi fiicele lui Iov mîncau şi beau vin în casa fratelui lor celui întîi-născut,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenIn zgodi se nekega dne, ko so jedli in pili vino sinovi njegovi in hčere njegove v prvorojenega brata hiši,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenJednoho pak dne synové a dcery jeho jedli, a pili víno v domě bratra svého prvorozeného.
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerken하루는 욥의 자녀들이 그 맏형의 집에서 식물을 먹으며 포도주를 마실 때에
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenKun sitten eräänä päivänä hänen poikansa ja tyttärensä söivät ja joivat viiniä vanhimman veljensä talossa,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenLõn pedig egy napon, hogy az õ fiai és leányai esznek és bort isznak vala az õ elsõszülött bátyjoknak házában.
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenNär nu en dag hans söner och döttrar höllo måltid och drucko vin i den äldste broderns hus,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenSå hendte det en dag mens hans sønner og døtre åt og drakk vin i den eldste brors hus,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenUn jour que les fils et les filles de Job mangeaient et buvaient du vin dans la maison de leur frère aîné,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenXảy một ngày kia, khi các con trai và con gái người đương ăn và uống rượu trong nhà anh cả chúng nó,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenXảy một ngày_kia , khi các con_trai và con_gái người đương ăn và uống rượu trong nhà anh_cả chúng_nó ,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenИ был день, когда сыновья его и дочери его ели и вино пили в доме первородного брата своего.
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenИ един ден, когото синовете му и дъщерите му ядяха и пиеха вино в къщата на най-стария си брат,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenויהי היום ובניו ובנתיו אכלים ושתים יין בבית אחיהם הבכור׃
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenوكان ذات يوم وابناؤه وبناته ياكلون ويشربون خمرا في بيت اخيهم الاكبر
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerken有 一 天 、 約 伯 的 兒 女 正 在 他 們 長 兄 的 家 裡 、 喫 飯 喝 酒
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerken有一天 、 約伯 的 兒女 正在 他 們長 兄 的 家裡 、 喫飯 喝酒
"Bir kimsenin evinde bilgisayar istemesi için hiçbir sebep yoktur.""No hay razón para que alguien quisiera una computadora en su casa".
"Bir kimsenin evinde bilgisayar istemesi için hiçbir sebep yoktur.""Нет никаких причин, почему кто-либо захочет иметь компьютер у себя дома".
"Bir kimsenin evinde bilgisayar istemesi için hiçbir sebep yoktur."(笑)
Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.저희는 로켓 부서에서 탐사 부서로 바뀌었죠.
Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.liczyły się nie rakiety, ale badanie kosmosu.
Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.We veranderden van een rakethuis in een ontdekkingshuis.
Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.Wir verlagerten den Fokus von Raketen zu Forschung.
Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.Změnili jsme se z raketového centra ve výzkumné centrum.