evinde ile cümle
evinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Berlin'deki evinde bir seyahat dönüşü beklenmedik şekilde öldü.Povratak na pozornicu u rodnom gradu došao je neočekivanim putem.
César evinde bir doğum günü partisi vermektedir.Stuart organizira slavlje u svojoj kući.
Kız kınası kız evinde olur.Naša draga kćer bi trebala biti ovdje.
Başlarda Simon Vouet'nin evinde kaldı.Izvorno ih je okupio Simon Cowell.
Latif Yalınlı, 6 Şubat 1965 tarihinde evinde ölü olarak bulundu.Ubili su ih u mjestu Gostuša, 6. veljače.
Ömrüm boyunca yalnız iyilik ve sevgi izleyecek beni, Hep RAB'bin evinde oturacağım."Ljubit ću te i poštivati u sve dane života svoga.”
27 Eylül'de İtalyan kulüp Udinese'ye karşı oynadığı ilk Şampiyonlar Ligi maçına kendi evinde çıktı.Messijevo prvo istrčavanje na domaćem terenu bilo je 27. rujna u Ligi prvaka protiv talijanskog Udinesea.
Erken yaşta evinden ayrıldı ve öğretmenlik yapmaya başladı.U mladosti je pobjegao od kuće i počeo se baviti krađom.
Birlikte Irma'nın evinde yaşamaya başlarlar.Zajedno se ipak sretnu kod kuće Mame Leone.
Bodrum'daki evinde inzivaya çekildi.Nalazila se u podrumu župne kuće.
Yeraltındaki demir evinde yaşar.Živi u Željeznom.
17 yaşında evinden kaçtı ve Fransız yabancı lejyonuna girdi.U dobi od 17 godina postaje pripadnik francuske Legije stranaca.
Sage Stallone, Los Angeles kentindeki evinde ölü bulundu.Pjevač Linkin Parka pronađen mrtav u svom domu u Los Angelesu
"Bıktım Be" "Mavi" "Hiroşima" "Evet Evet" "Boyalı Kuş" "Evinde Gitarın Var Mı?"Požega i Osijek – "kužni pilovi", Zagreb – "brončani Šenoa", "Matoš na klupi" …).
Barcelona B evindeki maçlarını Mini Estadi'de oynar, Camp Nou da bitişiğinde bulunur.FC Barcelona B hrá svoje zápasy na štadióne Mini Estadi, v tesnej blízkosti Camp Nou.
8 Nisan 1994 tarihinde Cobain, Seattle'daki evinde ölü bulundu.8. apríla 1994 našli Cobaina v jeho dome mŕtveho.
Ayrıca o cadılar evinde yaşıyor.Vyskytuje sa tu aj dom čarodejnice.
Büyükannesinin evinde yaşar.Býval u matkinej rodiny.
Şampiyon olan sekiz takımdan altısı kendi evinde şampiyon olmayı başardı.Šesť z ôsmich krajín, ktoré dokázali zvíťaziť na majstrovstvách, zvíťazili na turnaji vo svojej krajine.
Sabit telefon sadece muhtarın evinde vardır. telefon vardır.Iba v jedinom dome v dedine sme mali telefón.
Çünkü onun kendi evinde kayıt stüdyosu vardı ve boş zamanında orada şarkılar besteleyebilecekti.V blízkosti domu má vlastné nahrávacie štúdio v ktorom trávi svoj voľný čas.
25 Aralık 2016 'da Oxfordshire'daki evinde 53 yaşında hayatını kaybetti.Zomrel 25. decembra 2016, vo veku 53 rokov, doma v Goring-on-Thames v Oxfordshire.
Haziran 2015'te, evinde 56 tane ödül bulunduğunu söyledi.V Rešove je v januári 2015 evidovaných 56 adries.
Cuma günü damat evinde yemek verilir, hazırlıklar yapılmaya başlar.V piatok sa začne ďalšia charitatívna zbierka na pomoc deťom .
81 yaşında Florida'da evinde öldü.Zomrel v nemocnici, vo veku 81 rokov.
28 Aralık 2015'te evinde ölü olarak bulunmuştur.27. novembra 2011 sa obesil vo svojom dome.
Adam onu evindeki bir partiye götürür.Požiada ho o schôdzku v jej byte.
Akşam erkek evinde düğün gecesi kız evinde kına gecesi yapılır.Pri svadobnej noci je potom žena narezaná.
11 Haziran 2011'de evinde ölmüştür.Zomrel 11. júna 2008, po tom, čo sa obesil vo svojom dome.
Aynı yıl Bona Dea ("iyi tanrıçalar") festivali Sezar'ın himayesinde ve onun evinde yapılmıştı.V tom istom čase bola v Caesarovom dome usporiadaná oslava na počesť bohyne Bona Dea (Dobrej bohyne).
Tabloyu bir süre kendi evinde sergiledi.Nejaký čas ho dokonca ukryl vo vlastnej kancelárii.
César evinde bir doğum günü partisi vermektedir.Hana usporiada vo svojom Parížskom zámku večierok.
1839’da Yorkshire’daki birçok ailenin evinde mürebbiyeliğe başladı ve 1841’e kadar bu işle uğraştı.V roku 1839 sa zamestnala ako guvernantka v rôznych rodinách a pracovala v tejto pozícii až do roku 1841.
John Wayne Kaliforniya'nın Newport Beach kentindeki evinde vefat etti.Z okrajového mesta Chino sa presťahuje do mesta Newport Beach v Kalifornii.
Salinger, 27 Ocak 2010'da Cornish, New Hampshire'daki evinde doğal sebeplerden vefat etti.Salinger je 27. januarja 2010 umrl naravne smrti na svojem domu v Cornishu, New Hampshire.
Aile, yaz aylarını genellikle 1908 yılında inşa ettirdikleri, Bad Tölz'deki çiftlik evinde geçiriyordu.Poletne mesece je družina pretežno preživljala v leta 1908 zgrajeni podeželni hiši pri Bad Tölzu.
Ardından, Becca, Loretta'ya evinden ayrıldığı günleri sorar.Po teh dogodkih Becca vpraša Loretto kaj se je zgodilo, ko je odšla od doma.
Kulüp, evindeki maçlarını 12,994 kapasiteli Ljudski vrt stadyumunda oynar.Klub igra tekme na stadionu Ljudski vrt, ki ima kapaciteto 12.994 gledalcev.
Şu anda ailesinin evinde kalmaktadır.Saj ostane v družini, kajne?
17 yaşında evinden kaçtı ve Fransız yabancı lejyonuna girdi.Ko je bil star 17 let, je pobegnil od doma in se pridružil Kopenski vojski ZDA.
91 yaşında evinde kalp krizinden ölmüştür.Umrl je star 91 let za srčno kapjo.
Bu adamın kahve evinde oturduğunu düşünelim.Nato sede vsa družba k mizi pred kavarno.
Herkesin evinde bulunan bu eşya, günlük hayatta çok sık kullanılır.Tukaj je naprodaj vse kar ljudje potrebujejo v vsakdanjem življenju.
Evindeki maçlarını 3,200 kapasiteli Ventspils Olimpiskais Stadions'da oynamaktadır.Domači stadion Ventspilsa je Ventspils Olimpiskais Stadions, ki sprejme 3.200 gledalcev.
Jamie şerifin evindedir.Joséja zajame domotožje.
Uzun süre lenf kanseri sebebiyle tedavi gören Ömer Kavur, 12 Mayıs 2005'te Teşvikiye'deki evinde öldü.Po večletnem boju z rakom prostate in boleznijo srca so ga 12. oktobra 2011 v njegovem domu našli mrtvega.
Mulisch 2010 yılında Amsterdam'da ailesinin evinde vefat etti.Mulisch mirė 2010 savo namuose Amsterdame, apsuptas savo šeimos.
15 yaşındayken evinden ayrılıp Stockholm'deki bir tiyatro okuluna yazıldı.Sulaukus 15 metų išėjo iš namų ir įstojo į teatro mokyklą Stokholme.
Fındıkzade’de anneannesinin evinde büyümüştür.Mergaitė užaugo tetos namuose.
O sezon Inter evinde hiç kaybetmedi.Nė karto nepralaimėjo šiame sezone.
Buddy herkesten uzak evinde geçmişi düşünmektedir.Furo yra randamos kiekvienos šeimos namuose.
Babasını çocukluk çağında kaybetti ve anneannesinin evinde diğer dört kardeşiyle birlikte büyüdü.Tėvo Vladas neteko jaunystėje, augo su trimis vyresniais broliais.
McCartney ise kız arkadaşı Jane Asher'in evinde kalıyordu.Trumanas mirė savo senos draugės Joanne Carson namuose.
Çiftlik evinde bazı atlar da mevcuttur.Dvarvietės teritorijoje stovi keletas ūkinių pastatų.
Çünkü onun kendi evinde kayıt stüdyosu vardı ve boş zamanında orada şarkılar besteleyebilecekti.Ten ji dirbo signalizacijos įrengimo bendrovėje, o vakarais studijoje įrašinėjo savo dainas.
Sadece bir çocuk evinden düşen malzemelerle yaralanmıştır.Berniukas mirė nuo avarijoje patirtų sužeidimų.
Bu adamın kahve evinde oturduğunu düşünelim.Kol nešama kava, jis prisimena, kaip dirbo automobilių stovėjimo aikštelėje.
Cemal beyin evinde durdum.Prasideda vidurinių smegenų dangtyje.
16 yaşında ailesine lezbiyen bir ilişki yaşadığı açıkladı ve evinden ayrıldı.16-aastaselt identifitseeris ta end lesbina ning lahkus kodust.
Winehouse, Londra'daki evinde 23 Temmuz 2011 tarihinde ölü bulundu.Amy Winehouse suri ootamatult 23. juulil 2011 oma kodus.