Şampiyon olan sekiz takımdan altısı kendi evinde şampiyon olmayı başardı.Šest z osmi zemí, které dokázaly zvítězit na mistrovství, zvítězily alespoň jednou na turnaji ve své zemi.
Küba bütün maçları kendi evinde oynadı.Jamajka hrála všechny své zápasy venku.
1 Ağustos 1991'de "şartlı tahliye" yasasıyla ceza evinden çıktı.V říjnu 1991 byl z vězení podmínečně propuštěn na svobodu.
İnsan hiçbir yerde kendisini evinde olduğu kadar güvende hissedemez.Bohužel se s ním jinde než doma neumí předvést.
82 yaşında evinde kanserden öldü.Zemřel ve věku 82 let na rakovinu.
30 Mart günü muhtarın evinde askerler tarafından ablukaya alınırlar.V Brně bylo pokřtěno na Musilce 30. listopadu.
28 Aralık 2015'te evinde ölü olarak bulunmuştur.Dne 27. srpna 2015 byl nalezen mrtvý ve svém bytě.
Evinde ve deplasmanda giydiği formalar çok sade bir şekildedir.Široké uplatnění v oděvu i interiéru našel modrotisk.
16 Mayıs 2014'te İzmit ilçesinin Topçular Mahallesindeki evinde kendini iple tavana asarak intihar etti.18. května 1980 spáchal ve svém bytě sebevraždu oběšením na prádelní šňůře.
Pazartesi günü ise erkek evinde Duvak yapılmaktaydı.V jejím středu bylo místo pro řečníka.
1. Sahne: Larina'nin evindeki parti salonu Tatyana'nın isim günü kutlanmaktadır.V domě paní Larinové se slaví Taťánin svátek.
8 Ocak 1991 tarihinde kız arkadaşının evinde ölü bulundu.V červnu 1982 byl nalezen mrtev v bytě své přítelkyně.
Emma Morano 115.yaş gününde hala evinde yalnız yaşıyordu.Morano a trăit singură în casa ei până la vârsta de 115 ani.
Madonna, kayıt sürecinden şöyle bahsetti: "Kayıtları onun evinde yaptık.Madonna a declarat: „Am realizat câteva înregistrări la el acasă.
Salinger, 27 Ocak 2010'da Cornish, New Hampshire'daki evinde doğal sebeplerden vefat etti.Salinger a murit de bătrânețe pe data de 27 ianuarie 2010, în locuința sa din Cornish, New Hampshire.
8 Nisan 1994 tarihinde Cobain, Seattle'daki evinde ölü bulundu.Pe 8 aprilie 1994 Cobain a fost găsit mort în casa lui din Seattle.
Cemal beyin evinde durdum.Este situat în trunchyul cerebral.
Kısa süre önce nişanlısından ayrılan Michelle, evinden ayrıldıktan sonra trafik kazası geçirir.La scurt timp după ce a și-părăsit logodnicul, Michelle este implicată într-un accident de mașină.
Milan, kendi evindeki maçlarını Stadio Giuseppe Meazza olarak da bilinen San Siro'da oynamaktadır.Milan joacă meciurile de acasă pe San Siro, de asemenea cunoscut și ca Stadionul Giuseppe Meazza.
11 Ekim 2017'de Tiflis'teki evinde 57 yaşında ölü olarak bulundu.A fost găsit moartă în propriul apartament din Tbilisi la vârsta de 57 de ani, la 11 octombrie 2017.
Jamie şerifin evindedir.Jamie părăsește casa.
8 Haziran 1954’te temizlikçisi onu Manchester'deki evinde ölü buldu.La 8 iunie 1954, menajera l-a găsit mort.
Nansen, 13 Mayıs 1930 tarihinde, evinde bir kalp krizi sonucu öldü.Nansen a murit de infarct, acasă, la 13 mai 1930.
Ekip Makedonya karşı evinde oynadığı ilk turnuva maçını 1-0 kazandı.Echipa a câștigat primul ei meci, 1-0 acasă împotriva Macedoniei.
Nüfusun %12.2' sini oluşturan 5 yaşından büyük 34 milyon kişi evinde öncelikle İspanyolca konuşmaktadır.34 de milioane sau 12,2% a populației cu vârsta mai mare de cinci ani folosesc spaniola în uzul familial.
“İman ve İslâm Atlası” adlı eserini yazmak için 1981 yılında Erenköy’deki evinde odasına kapandı.În 1981 s-a retras în casa sa din Erenköy pentru a scrie„ Atlasul de credintă și Islam”.
24 Haziran 2007'de evinde karısı ve çocuğuyla birlikte ölü olarak bulunmuştur.Pe data de 25 iunie 2007, Benoit a fost găsit mort la domiciliu, împreună cu soția și fiul său, Daniel.
Mühendis Şurik evinde bir zaman makinesi yapmaya çalışmaktadır.Inginerul Șurik a inventat o mașină a timpului în apartamentul său.
Evinden ayrılarak tek başına yaşamaya başlar.(Ai putea supraviețui singur acasă?).
Klip basit bir konu üzerine oturtulmuştur; Sanz yeni kız arkadaşının evinden, Shakira'yı gözetliyordur.Primele cadre îl arată pe Sanz spionând-o pe Shakira din apartamentul noii sale iubite.
Sanatçı, 27 Haziran 2015'te Phoenix, Arizona'daki evinde hayatını kaybetti.Pe 27 iunie 2015 Squire a decedat la vârsta de 67 de ani în casa sa din Phoenix, Arizona.
27 Eylül'de İtalyan kulüp Udinese'ye karşı oynadığı ilk Şampiyonlar Ligi maçına kendi evinde çıktı.Primul meci al lui Messi în UEFA Champions League a venit pe 27 septembrie împotriva echipei italiene Udinese.
Bodrum'daki evinde inzivaya çekildi.A creat prima bere în pivnița casei sale.
Evindeki maçlarını Alfredo di Stéfano Stadyumu'nda oynar.Ei joacă pe Stadionul Alfredo Di Stéfano.
Jack zor bir durumda kaçmaya çalışıyor fakat evinden binlerce kilometre uzaklıktadır.Misiunea sa are loc pe mii de kilometrii distanță, iar Kate începe să își schimbe modul de viață.
Moulin yaşamının son yıllarını akıl hastalarının bakıldığı bir bakım evinde geçirmiştir.Își petrece ultimii ani ai vieții sub îngrijire psihiatrică.
Büyükannesinin evinde yaşar.Apoi ea locuiește în casa unchiului său.
Albümdeki şarkıların çoğu Price'ın evinde kaydedildi.Cântecele au fost, în mare, înregistrate la Price acasă.
Delikanlılar konakta beğendiği gençkızı, kına evinde eline kına koyması için davet eder.Este cea pe care o adori ca pe copiii tăi când îi strângi la piept...
Sabah, hizmetçisi onu Londra, Green Street'teki evinde asılmış olarak buldu.El a instalat femeia și pe mama acesteia la Londra într-o casă pe strada Gloucester.
(Örneğin Delos'un evinde olduğu gibi.)(Vezi și Procesele de la Praga).
The Mob Rules şarkısı John Lennon'ın Birleşik Krallık'taki eski evinde kaydedildi.A The Mob Rules című számot John Lennon egy régi angliai házában rögzítették.
Henüz 12 yaşındayken Fatinelli ailesinin evinde hizmetçi oldu.Szülei már 12 éves korában cselédnek adták Luccába a Fatinelli családhoz.
8 Haziran 1954’te temizlikçisi onu Manchester'deki evinde ölü buldu.1954. június 8-án a takarítója talált rá holtan.
25 Aralık 2016 'da Oxfordshire'daki evinde 53 yaşında hayatını kaybetti.2016. december 25-én, 53 évesen hunyt el oxfordshire-i otthonában.
Evinde otururken boyun ağrısından şikayet etti.Szállására hazatérve fejfájásra panaszkodott.
8 Nisan 1994 tarihinde Cobain, Seattle'daki evinde ölü bulundu.Egy héttel később, 1994. április 8-án, pénteken Cobaint holtan találták seattle-i házában.
Bu adamın kahve evinde oturduğunu düşünelim.Ezek után leül az étkezdébe egy kávéra.
Artık Duru, onun evinde kalmaktadır.Giulia este otthon marad.
1839’da Yorkshire’daki birçok ailenin evinde mürebbiyeliğe başladı ve 1841’e kadar bu işle uğraştı.1839-ben különböző családoknál kezdett nevelőnőként dolgozni Yorkshire-ben, 1841-ig.
(Örneğin Delos'un evinde olduğu gibi.)(Ma Fusztáthoz hasonlóan Kairó része.)
Şu an bir çiftlik evinde çocuklarıyla yaşamaktadır.Jelenleg egy farmer él itt a családjával.
César evinde bir doğum günü partisi vermektedir.Ennek örömére Stu rendez egy partit a házában.
Şu anda babası, ağabeyleri ve kızkardeşiyle birlikte evinde yaşamaktadır.Jelenleg is a szülővárosában, a szülői házban él testvérével és a szüleivel.
Aile, yaz aylarını genellikle 1908 yılında inşa ettirdikleri, Bad Tölz'deki çiftlik evinde geçiriyordu.A nyári hónapokat leginkább Bad Tölzben töltötték egy 1908 körül épült vidéki házban.
Artık kimse ile görüşmüyor evinden dışarı çıkmıyordu.Többé nem akart enni és nem volt hajlandó elhagyni a házat.
8 Ocak 1991 tarihinde kız arkadaşının evinde ölü bulundu.1939. január 23-án barátnőjével egyetemben holtan találták a lakásában.
Evinden kovulan Joleen Reedy’nin 11 yaşındaki kızı Tara ile birlikte kalacak bir yere ihtiyacı vardır.Joleen Reedy férjét letartoztatják, így kénytelen kiköltözni a lakásból 12 éves lányával együtt.
"Annemin evinde silah bulundurmam hataydı"."Az én legjobb tulajdonságom az, hogy segítek az anyukámnak a házimunkában."
Çünkü onun kendi evinde kayıt stüdyosu vardı ve boş zamanında orada şarkılar besteleyebilecekti.Egy stúdiója van az otthonában, ahol tudott írni és rögzíteni dalokat.